Ana içeriğe geç
Sözlük

car ile cümle

car kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ben oldukça çaresizim.I'm quite helpless.
Söylediklerimi çarpıtıyorsun.You're distorting what I said.
O söylediklerimi çarpıttı.He distorted what I said.
O, tartışmamı çarpıttı.He distorted my argument.
O argümanımı çarpıttı.She distorted my argument.
O sözlerimi çarpıttı.He distorted my words.
O sözlerimi çarpıtıyor.He is distorting my words.
Ben asla hiç kimsenin sözlerini çarpıtmadım.I never distorted anyone's words.
Bu benim tartışmamın bir çarpıtılması.That's a distortion of my argument.
Her şey için bir çare var.There is a remedy for everything.
Ölüm dışında her şeye bir çare var.There is a remedy for everything except death.
Tom, arabasını Mary'nin çitine çarptı.Tom crashed his car into Mary's fence.
Sözlerimi çarpıtmayı bırak.Stop twisting my words.
Şu anda meteor çarpmaları önlemenin bir yoluna sahip değiliz.We currently have no way of preventing meteor strikes.
Meteor çarpmaları ciddi bir tehdittir.Meteor strikes are a serious threat.
Meteor çarpmaları ciddi bir tehlikedir.Meteor strikes are a serious threat.
Meteor çarpmalarını önlemek için ne yapabiliriz?What can we do to prevent meteor strikes?
Bugün çarşafları yıkadın mı?Did you wash the sheets today?
Meteor çarpmalarını önleyecek bir yol var mı?Is there any way to prevent meteor strikes?
Meteor çarpmasını önleyecek bir yol var mı?Is there any way to prevent a meteor strike?
Bir kız tarafından çarpıldım.I got hit by a girl.
Leyla çaresizdi.Layla was desperate.
Tom saatlerce telefonla car car konuşuyordu.Tom has been yakking on the phone for hours.
"Yarın çarşamba mı yoksa perşembe mi?" "Yarın çarşamba.""Tomorrow is Wednesday or Thursday?" "Tomorrow is Wednesday."
Dün çarşambaydı, yarın cuma olacak.Yesterday was Wednesday, and tomorrow will be Friday.
Bir meteor tarafından çarpılmaktan kaçınmak için ne yapabilirim?What can I do to avoid being hit by a meteor?
Sami, tecavüz ve saldırı nedeniyle 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı.Sami was sentenced 18 years for rape and assault.
Leyla'ya bir araba çarptı.Layla was hit by a car.
Tom yatak odasına koştu ve kapıyı çarparak kapattı.Tom ran to his bedroom and slammed the door.
Tom onu yapmaktan başka çaresi olmadığını söyledi.Tom said he had no choice but to do that.
Tom kapının çarptığını duydu.Tom heard the door slam.
Stres çarkları öğrenciler arasında popülerdir.Fidget spinners are popular with students.
Okullar stres çarklarını yasakladılar.The school banned fidget spinners.
Kapıyı çarpma!Don't you slam the door!
Leyla art arda iki ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.Layla was sentenced to two consecutive life sentences.
Hırsızlar 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.The thieves were sentenced to 5 years in prison.
Sami kendini bir çarşafla astı.Sami hung himself with a sheet.
Sami çaresizce Ferit'i sakinleştirmeye çalıştı.Sami desperately tried to calm Farid down.
Sana hiç araba çarptı mı?Have you ever been hit by a car?
Sinema salonları her pazartesi ve çarşamba indirim yaparlar.The movie theater has discounts every Monday and Wednesday.
Koreograf çarpıcı bir dans rutini yarattı.The choreographer created a stunning dance routine.
O, çarı inceledi.He studied the czar.
O çariçeyi inceledi.He studied the czarina.
O, çarları inceledi.He studied the czars.
Resim çarpık.The picture is askew.
Çarklı gemi şimdi limandan ayrılıyor.The paddle steamer is just leaving port.
Motosiklet, telgraf direğine çarptı.The motorcycle hit the telegraph pole.
Yarın çarşambadır.Tomorrow is Wednesday.
Dün çarşambaydı.Yesterday was Wednesday.
Dağcı kayalıklara çarptıktan sonra yok oldu.The climber died after he was hit by rocks.
Uzlaşma, amortisör kullanımıyla bir çarpışmadırA compromise is a collision with the use of shock absorbers.
Tom bunu yaparsa para cezasına çarptırılabilir.Tom might get fined if he does that.
Tom suçu kabul etti ve 300 dolar para cezasına çarptırıldı.Tom pled guilty and was fined $300.
Tom bunu yapmak için çok çaresiz olacak.Tom will be very desperate to do that.
Bence Tom çaresiz.I think Tom is desperate.
Tom bunu yapmak için çaresiz olmalı.Tom must've been desperate to do that.
Tom'un dişleri her zaman çarpık.Tom's teeth have always been crooked.
Çaresiz görünmek istemedim.I didn't want to seem desperate.
Tom bunu yaptığı için para cezasına çarptırılacak.Tom will be fined for doing that.
Tom, Mary'nin bunu yapmak için çaresiz olduğunu söyledi.Tom said Mary was desperate to do that.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod