Kafamı çarptım, gözümde şimşekler çaktı.I hit my head and saw stars.
Mary yatak odasının kapısını çarparak kapattı.Mary slammed her bedroom door shut.
Mary ağlayarak kaçtı ve yatak odasının kapısını çarptı.Mary ran off crying and slammed her bedroom door.
Tom yatak odası kapısını çarptı.Tom slammed his bedroom door.
Bir çare var.There is a cure.
Biz şimdi çaresiziz.We're desperate now.
Biz hepimiz çaresizdik.We were all helpless.
Park Caddesinde süpermarkete çarpan arabanın sürücüsü Tom'du.Tom was the driver of the car that crashed into the supermarket on Park Street.
Parti çarşamba.The party's Wednesday.
Parti çarşamba günü.The party's on Wednesday.
Gösteri çarşamba günü.The show is on Wednesday.
Olay çarşamba günü.The event is on Wednesday.
Savaşmaktan başka çaremiz yok.We have no choice but to fight.
Mücadele etmekten başka çaremiz yok.We have no choice but to fight.
Kamyon otomobil ile çarpıştı.The truck collided with the car.
Bugün salı mı yoksa çarşamba mı, bilmiyorum.I don't know if today is Tuesday or Wednesday.
Magnus Carlsen dünya satranç şampiyonu.Magnus Carlsen is the world chess champion.
İkisi de ölüm cezasına çarptırıldı.Both of them were sentenced to death.
Bina kesinlikle çarpıcı.The building is absolutely stunning.
Göktaşı çarpmaları ne kadar yaygındır?How common are meteorite strikes?
Bir çarpışma rotasında olabiliriz.We may be on a collision course.
Tom, Mary'ye ulaşmak için çaresizdir.Tom is desperate to reach Mary.
Silahlar için çaresiziz.We're desperate for weapons.
Tom'un kalbi çarpmaya başladı.Tom's heart started pounding.
Biz tamamen çaresiz değiliz.We aren't entirely helpless.
Tom ona neyin çarptığını hiç bilmiyordu.Tom never knew what hit him.
Sonuçlar çarpıcıydı.The results were stunning.
Tom 30 yıla çarptırıldı.Tom was given thirty years.
Zaman tek çaredir.Time is the only cure.
Tom çaresizdi.Tom was helpless.
Tom ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.Tom was sentenced to life in prison.
Hepimiz çaresizdik.We were all desperate.
Saat 14.30'da tren otobüsle çarpıştı.At 2:30 PM, the train collided with the bus.
Tom sarhoş bir sürücü tarafından çarpıldı.Tom was hit by a drunk driver.
Tom'un ahırı geçen sene iki kez yıldırım tarafından çarpıldı.Tom's barn was struck by lightning twice last year.
Duvara çarpan arabanın şoförü sarışın bir kadındı.The driver of the car that crashed into the wall was a blonde woman.
Tom çarpışmada öldü.Tom died in the collision.
Leyla, Fadıl'a bir bebek vermeyi çaresizce istiyordu.Layla desperately wanted to give Fadil a baby.
On yedi yıl hapiste yattıktan sonra Fadıl suçlarından ötürü ölüm cezasına çarptırıldı.After serving seventeen years in prison, Fadil was put to death for his crimes.
Tom ve Mary'nin ikisi de ölüm cezasına çarptırılıyor.Tom and Mary have both been sentenced to death.
Tom ve Mary'nin her ikisi de ölüm cezasına çarptırıldı.Tom and Mary were both sentenced to death.
Ben şeylere çarpmaya devam ediyorum.I keep bumping into things.
Kendimi çaresiz hissettim.I felt helpless.
Ben vazoya çarpıp onu kırdım.I knocked over the vase and broke it.
Ben çarparak kapıyı kapattım.I slammed the door.
Fadıl 5 yıl ev hapsi cezasına çarptırıldı.Fadil was sentenced to 5 years house arrest.
Temmuz 2004'te Fadıl, 24 yıl hapis cezasına çarptırıldı.In July 2004, Fadil was sentenced to 24 years in jail.
Fadıl uyuşturulmuş ve çaresizdi.Fadil was drugged and helpless.
Sami'ye bir araba çarptı.Sami was hit by a car.
Ok onu ıska geçti ve bir ağaca çarptı.The arrow missed him and hit a tree.
Tom bir arabayla çarpıp kaçma kazasında öldü.Tom was killed in a hit-and-run accident.
Başka gezegenlere gitmezsek, tek bir meteor çarpması hepimizi öldürebilir.If we don't travel to other planets, a single meteor strike could kill us all.
Meteor çarpmaları insanlığı yok edebilir.Meteor strikes could wipe out humanity.
Meteor çarpmalarını önlemek için bir şeyler yapmak zorundayız.We have to do something to prevent meteor strikes from happening.
Genel olarak, dünyadaki suyun kuyrukluyıldızlarla çarpışmalardan geldiği düşünülür.It is generally thought that the earth's water came from collisions with comets.
Meteor çarpması tehdidini ciddiye almazsak hepimiz öleceğiz.If we don't take the threat of meteor strikes seriously, we'll all die.
Caroline Herschel, bir kuyruklu yıldız keşfeden ilk kadındı.Caroline Herschel was the first woman to discover a comet.
Bu olaydan iki yıl sonra Caroline onun karısı oldu.Two years after this event Caroline became his wife.
Meteor çarpmaları çok gerçek bir tehdittir.Meteor strikes are a very real threat.
Meteor çarpmaları gerçek bir tehdittir.Meteor strikes are a real threat.