cantası ile cümle

cantası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.Aşa că am făcut un perete care poate fi purtat pe care îl căram ca pe un rucsac.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.Dus maakte ik een muur die ik zou kunnen dragen als een rugzak.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.E così ho realizzato un muro da indossare che potevo portare come uno zainetto.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.Entonces hice una pared portátil para usar como mochila.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.Jadi saya membuat dinding yang bisa dikenakan yang bisa saya pakai sebagai tas punggung.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.그래서 전 배낭처럼 멜 수 있는 착용 가능한 벽을 만들었어요
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.Nên tôi đã tạo ra bộ trang phục bức tường mà tôi có thể mặc như đeo một cái ba lo.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.Por isso fiz uma parede para vestir que podia usar como uma mochila.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.Så jag gjorde en vägg man kunde ta på sig på samma sätt som en ryggsäck.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.Stworzyłam więc ścianę, którą noszę jak plecak.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.Takže jsem vytvořila obléknutelnou zeď, kterou lze nosit jako batoh.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.Takže som vyrobila nositeľnú stenu, ktorú som mohla nosiť ako ruksak.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.Úgyhogy csináltam egy hordható falat amit, mint egy hátizsákot tudtam viselni.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.Έτσι έφτιαξα ένα φορετό τοίχο που μπορούσα να φοράω σαν σακίδιο.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.Отже, я зробила переносну стіну, яку можна носити як рюкзак.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.Така че направих преносима стена, която можех да нося като раница.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.Так что я сделала носимую стену, которую можно носить как рюкзак.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.אז יצרתי קיר לביש שיכולתי ללבוש בתור תיק גב.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.لذا قمت بعمل جدار ملبوس بحيث أتمكن من إرتداؤه كحقيبة الظهر.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.背負える壁を作りました これを背負えば なんとなく
Çantasına uzanır ve ona bir 20'lik verir.그녀는 지갑을 꺼내 그에게 20달러를 건내줬습니다
Çantasına uzanır ve ona bir 20'lik verir.Hun tager hånden ned i hendes pung og giver ham 20.
Çantasına uzanır ve ona bir 20'lik verir.Jadi dia memberikan 20 dolar.
Çantasına uzanır ve ona bir 20'lik verir.Prende 20 dollari dalla borsa e glieli dà.
Çantasına uzanır ve ona bir 20'lik verir.Segla je v torbico in mu dala dvajsetaka.
Çantasına uzanır ve ona bir 20'lik verir.Siahne do kabelky a podá mu 20 dolárov.
Çantasına uzanır ve ona bir 20'lik verir.Sięga do portmonetki i daje mu dwudziestkę.
Çantasına uzanır ve ona bir 20'lik verir.Sie greift in ihre Geldbörse und gibt ihm einen Zwanziger.
Çantasına uzanır ve ona bir 20'lik verir.Tárcájába nyúl és átad egy húszdollárost.
Çantasına uzanır ve ona bir 20'lik verir.Thế là cô ta lấy ví ra và rút 20 đô đưa cho chàng nghệ sĩ.
Çantasına uzanır ve ona bir 20'lik verir.Βάζει το χέρι στην τσάντα της και του δίνει ένα χαρτονόμισμα των 20 δολαρίων.
Çantasına uzanır ve ona bir 20'lik verir.Бръкнала в чантата си и му подала 20.
Çantasına uzanır ve ona bir 20'lik verir.Вона витягнула свого гаманця і дала Джошуа двадцятку.
Çantasına uzanır ve ona bir 20'lik verir.Она открыла кошелёк и дала ему двадцатку.
Çantasına uzanır ve ona bir 20'lik verir.והיא מוציאה מארנקה 20 ומעניקה לו .
Çantasına uzanır ve ona bir 20'lik verir.فمدت يدها الى حقيبتها وقامت بالتبرع ب20 دولار
Çantasına uzanır ve ona bir 20'lik verir.(笑)
Çantası tavuk dolu!Sacul lui este plin de pui!
Elinde tenis çantasıyla erkenden çıktı.Eerder vandaag had hij een tennis tas vast en ging.
Elinde tenis çantasıyla erkenden çıktı.Mai devreme, tinea o geanta de tenis si a plecat.
Elinde tenis çantasıyla erkenden çıktı.Odišiel s raketou a tenisovým ruksakom.
Elinde tenis çantasıyla erkenden çıktı.Prima aveva una borsa da tennis ed è uscito.
Elinde tenis çantasıyla erkenden çıktı.Sebelumnya, dia membawa tas tenis dan pergi.
Elinde tenis çantasıyla erkenden çıktı.Tidigare, så höll han i en tennis väska och gick.
Elinde tenis çantasıyla erkenden çıktı.Vorher hatte er eine Tennis Tasche und ist gegangen.
Elinde tenis çantasıyla erkenden çıktı.Wziął ze sobą torbę do tenisa i wyszedł do klubu tenisa.
Elinde tenis çantasıyla erkenden çıktı.Νωρίτερα, κρατούσε μια τσάντα του τέννις και έφυγε.
Elinde tenis çantasıyla erkenden çıktı.Вроде бы, он взял теннисную сумку и ушёл.
Elinde tenis çantasıyla erkenden çıktı.Излезе навън с един тенис сак.
Elinde tenis çantasıyla erkenden çıktı..מקודם, הוא החזיק את התיק של הטניס והלך
Elinde tenis çantasıyla erkenden çıktı.وفي وقت سابق ، كان يحمل حقيبة التنس وغادر
Elinde tenis çantasıyla erkenden çıktı.あぁ テニス同好会に入ったのね
Hediye bir kadın çantasıydı.Era o poseta,primise o poseta.
Hediye bir kadın çantasıydı.Era una bolsa de mano...
Hediye bir kadın çantasıydı.Era una borsa, aveva ottenuto una borsa.
Hediye bir kadın çantasıydı."Es war eine Handtasche, sie bekam eine Handtasche..."
Hediye bir kadın çantasıydı.Itu adalah sebuah tas kecil, dia mendapat sebuah tas kecil.
Hediye bir kadın çantasıydı.Que era uma bolsa, ela teve uma bolsa.
Hediye bir kadın çantasıydı.To była torebka, dostała torebkę.
Hediye bir kadın çantasıydı.Ze was vier jaar oud.

İlgili Sayfalar