cantası ile cümle
cantası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Người lữ hành nọ rảo bước trên những cao nguyên của vùng Scotland, ông ta dừng chân ở một quán rượu.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Turista baťůžkář prochází skotskou vysočinou a zastaví se v hospodě na pití.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Turista s ruksakom ide cez vysočiny Škótska a zastaví sa v krčme na drink.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Turysta podróżuje z plecakiem przez wyżyny Szkocji i zatrzymuje się w pubie na coś do picia.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Un turista fa escursionismo nelle Highland scozzesi, e si ferma in un pub a bere.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Un turista mochilero va por las tierras altas de Escocia y se detiene en un pub a tomar un trago.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Un turist călătoreşte în ţinuturile muntoase ale Scoţiei, şi se opreşte la un pub pentru a bea ceva.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Андрю Стантън: Един турист обикаля из планините на Шотландия и спира в кръчма за едно питие.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Турист совершает поход по высокогорью Шотландии. Он заходит в паб чего-нибудь выпить.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.תרמילאי אחד מטייל לו ברמות של סקוטלנד, והוא עוצר למשקה באיזה פאב.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.يجول سائح بحقيبة ظهر عبر مرتفعات أسكتلندا، ويتوقف في حانة ليشرب.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.旅行中に 何か飲もうと パブに立ち寄ったところ ビール一杯で粘っている 老人と バーテンがいるだけでした パブに立ち寄ったところ ビール一杯で粘っている 老人と バーテンがいるだけでした
Böylece oyun bittiğinde kale rulo halinde spor çantasına konabilir.경기가 끝나면 골대를 말아서 체육 가방에 넣으시면 되겠습니다.
Böylece oyun bittiğinde kale rulo halinde spor çantasına konabilir.Na de wedstrijd rol je ze gewoon op en stop je ze in je sporttas.
Böylece oyun bittiğinde kale rulo halinde spor çantasına konabilir.So dass man am Ende des Spiels das Tor einfach nur aufrollt und in seine Sporttasche einpackt.
Böylece oyun bittiğinde kale rulo halinde spor çantasına konabilir.כך שבסוף המשחק, ניתן פשוט לגלגל את השער ולהכניס אותו לתיק.
Böylece oyun bittiğinde kale rulo halinde spor çantasına konabilir.بحيث في نهاية المباراة، تقومون فقط بلف المرمى ووضعه في حقيبتكم الرياضية.
Böylece oyun bittiğinde kale rulo halinde spor çantasına konabilir.(笑)
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.그러는 동안, 제 친구들은 다섯시간 동안 사람들의 골프가방을 지고 다니며 10불을 받는 일을 하였습니다.
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.Entretanto, os meus amigos trabalhavam cinco horas a arrastar um saco e recebiam 10 dólares.
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.Între timp prietenii mei lucrau 5 ore pentru a târâi geanta unuia de colo până colo şi primeau 10 dolari.
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.Közben a barátaim öt órán át cipelték a zsákokat 10 dollárért.
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.Mezitím, moji kolegové pracovali pět hodin, tahali celou dobu nějaký bag a dostali 10 dolarů.
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.Mientras tanto, mis amigos trabajaban por 5 horas transportando la bolsa de alguien y ganaban 10 dólares.
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.Terwijl mijn vrienden vijf uur lang werkten om iemands' tas rond te slepen en daar 10 dollar voor kregen.
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.Trong khi đó, tôi làm việc trong 5 tiếng kéo túi golf của người chơi đi loanh quanh và được trả 10$.
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.W tym czasie moi koledzy przez 5 godzin ciągnęli za facetem torbę i zarabiali 10 dolców.
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.Στο μεταξύ οι φίλοι μου δούλευαν πέντε ώρες μεταφέροντας την τσάντα κάποιου και έπαιρναν 10 δολάρια.
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.Междувременно другите работеха по пет часа, за да мъкнат нечия чанта наоколо, и им плащаха по 10 кинта: А аз:
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.Невдовзі мої друзі працювали по 5 годин, тягаючи сумку якогось хлопця, щоб заробити 10 баксів.
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.בינתיים החברים שלי היו עובדים במשך חמש שעות לסחוב את התיק של הבחור מסביב למסלול והיו מקבלים 10 דולר
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.وفي هذه الاثناء كان اصدقائي يعملون 5 ساعات بمرافقة شخص واحد طيلة الوقت لقاء 10 دولارات
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.誰かのバッグを運んで10ドルもらっていました 「5時間も働かなきゃならないなんて馬鹿みたいだ」と思いました
Buna bir örümceğin takım çantası diyebiliriz. Bu örümceğin çevresi ile etkileşim için sahip olduğu şey.La chiamiamo la cassetta degli attrezzi del ragno, quello che serve al ragno per interagire con l'ambiente.
Buna bir örümceğin takım çantası diyebiliriz.Chamamos-lhe o "cinto de ferramentas" da aranha.
Buna bir örümceğin takım çantası diyebiliriz.Ezt nevezzük a pók eszközkészletének.
Buna bir örümceğin takım çantası diyebiliriz.우리는 이걸 거미의 연장 세트라고 하지요.
Buna bir örümceğin takım çantası diyebiliriz.Llamamos eso el kit de herramientas de una araña.
Buna bir örümceğin takım çantası diyebiliriz.Nazywamy to kompletem narzędzi pająka.
Buna bir örümceğin takım çantası diyebiliriz.Noi numim asta trusa de unelte a paianjenului.
Buna bir örümceğin takım çantası diyebiliriz.Nous appelons cela la boîte à outils de l'araignée.
Buna bir örümceğin takım çantası diyebiliriz.Puhutaan hämähäkin työkalupakista.
Buna bir örümceğin takım çantası diyebiliriz.Říkáme tomu pavoučí souprava nářadí.
Buna bir örümceğin takım çantası diyebiliriz.Ta có thể gọi đó là bộ đồ nghề của chúng.
Buna bir örümceğin takım çantası diyebiliriz.Vi kallar det spindelns verktygslåda.
Buna bir örümceğin takım çantası diyebiliriz.We noemen dat de gereedschapskist van de spin.
Buna bir örümceğin takım çantası diyebiliriz.Wir nennen das den Werkzeugkasten der Spinne.
Buna bir örümceğin takım çantası diyebiliriz.Είναι θα λέγαμε τα εργαλεία μιας αράχνης.
Buna bir örümceğin takım çantası diyebiliriz.Мы называем это набор инструментов паука.
Buna bir örümceğin takım çantası diyebiliriz.Ние наричаме това инструменталния комплект на паяка.
Buna bir örümceğin takım çantası diyebiliriz.אנו קוראים לזה ערכת כלי העבודה של העכביש.
Buna bir örümceğin takım çantası diyebiliriz.نسمي ذلك شنطة ادوات العنكبوت
Buna bir örümceğin takım çantası diyebiliriz.我哋叫佢做蜘蛛 "工具箱"。
Buna bir örümceğin takım çantası diyebiliriz.環境に応じてクモは
Bu onun sırt çantası olmalı.Das muss sein Rucksack sein.
Bu onun sırt çantası olmalı.Αυτή πρέπει να είναι η τσάντα του.
Bu onun sırt çantası olmalı.Шкафчик Джейкоба.
Bu onun sırt çantası olmalı.電話
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.Alors, je me suis fabriqué un vêtement-mur que je pouvais porter à la façon d'un sac à dos.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.Also habe ich eine tragbare Wand gebaut, die ich wie einen Rucksack aufsetzen konnte.