cansız ile cümle
cansız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çatıda hareketsiz hayat, fiçılarda cansız ağaçlar, kırık bir dal, köpekler, dışkı, gökyüzü.Натюрморт върху покрив, мъртви дървета във варели, счупена пейка, кучета, екскременти, небе.
Çatıda hareketsiz hayat, fiçılarda cansız ağaçlar, kırık bir dal, köpekler, dışkı, gökyüzü.Натюрморт на крыше, мертвые деревья в кадках, сломанная скамья, собаки, экскременты, небо.
Çatıda hareketsiz hayat, fiçılarda cansız ağaçlar, kırık bir dal, köpekler, dışkı, gökyüzü.דומם על הגג, עצים מתים שתולים בחביות, ספסל שבור, כלבים, צואה, שמים.
Çatıda hareketsiz hayat, fiçılarda cansız ağaçlar, kırık bir dal, köpekler, dışkı, gökyüzü.تبقى الحياة على السطح , الاشجار الميتة في برميل , مقعد مكسر , براز الكلاب , السماء .
Çünkü virüsler, canlılık ve cansızlık arasındaki çizgiyi bulanıklaştırıyorlar .Car ils se situent vraiment sur la frontière entre ce qui est vivant ou non.
Çünkü virüsler, canlılık ve cansızlık arasındaki çizgiyi bulanıklaştırıyorlar .바이러스는 생물과 무생물의 경계를
Çünkü virüsler, canlılık ve cansızlık arasındaki çizgiyi bulanıklaştırıyorlar .Ponieważ zacierają granicę pomiędzy tym, co jest żywe, a co nie.
Çünkü virüsler, canlılık ve cansızlık arasındaki çizgiyi bulanıklaştırıyorlar .Porque eles realmente confundem a fronteira entre o que é um objeto inanimado e o que é vida?
Çünkü virüsler, canlılık ve cansızlık arasındaki çizgiyi bulanıklaştırıyorlar .Porque eles realmente obscurecem a barreira entre o que é um objeto inanimado e o que é vida.
Çünkü virüsler, canlılık ve cansızlık arasındaki çizgiyi bulanıklaştırıyorlar .Protože opravdu stírají hranice mezi tím, co je neživý objekt a co je život?
Çünkü virüsler, canlılık ve cansızlık arasındaki çizgiyi bulanıklaştırıyorlar .Viren verwischen die Grenzen zwischen Lebendem und nicht-lebenden.
Çünkü virüsler, canlılık ve cansızlık arasındaki çizgiyi bulanıklaştırıyorlar .Тому що вони дійсно розмивають кордони між поняттями неживої і живої природи.
Çünkü virüsler, canlılık ve cansızlık arasındaki çizgiyi bulanıklaştırıyorlar .לדעתי וירוסים, במובן מסוים, הם הדבר המעניין ביותר בביולוגיה
Çünkü virüsler, canlılık ve cansızlık arasındaki çizgiyi bulanıklaştırıyorlar .لانها شئ ضبابي ما بين الاشياء الحية والجوامد
Çünkü virüsler, canlılık ve cansızlık arasındaki çizgiyi bulanıklaştırıyorlar .生気のないオブジェクトと生命とは何ですか?
Heykeller cansızdır.Las estatuas son inanimadas.
Heykeller cansızdır.Le sculture sono inanimate.
Heykeller cansızdır.Τα γλυπτά είναι άψυχα.
Heykeller cansızdır.Скульптуры - неживые.
Hissiz, aynı kız kardeşimizin cansız bedeni gibi, biz de hissiz miyiz?¿Estamos tan insensibilizados como el frío cadáver de nuestra hermana?
Hissiz, aynı kız kardeşimizin cansız bedeni gibi, biz de hissiz miyiz?Tout comme le corps inanimé et froid de notre soeur, sommes nous aussi devenus insensibles ?
Kızın cansız bedeni, evinin sadece 100 metre ilerisindeki dağın eteklerinde bulundu.Son corps inanimé a été retrouvé dans une montagne à quelques 200 ou 300 mètres de sa maison.
Kızın cansız bedeni, evinin sadece 100 metre ilerisindeki dağın eteklerinde bulundu.Su cuerpo fue encontrado en la falda de la montaña a menos de 300 metros de su casa.
Kızın cansız bedeni, evinin sadece 100 metre ilerisindeki dağın eteklerinde bulundu.Το άψυχο σώμα της βρέθηκε στην πλαγιά ενός βουνού, μόλις 200-300 μέτρα μακριά από το σπίτι της.
laboratuarı, yani cansız mankenleri eksik şekilde inceleyen bir bilimi, bu konuda baz almayı tercih ediyorlar.아이들에 대한 30년간의 데이터 대신 실험실에서 실험인형을 보면서 무척 불완전한 과학을 하지요.
laboratuarı, yani cansız mankenleri eksik şekilde inceleyen bir bilimi, bu konuda baz almayı tercih ediyorlar.la scienza imperfetta dei manichini, ai veri dati raccolti in 30 anni su bambini e seggiolini.
laboratuarı, yani cansız mankenleri eksik şekilde inceleyen bir bilimi, bu konuda baz almayı tercih ediyorlar.بعلم ناقص جدا بمجرد الاعتماد على الدمى وبعد ما رأينا 30 سنة من المعلومات مع الأطفال ومع مقاعد السيارة.
laboratuarı, yani cansız mankenleri eksik şekilde inceleyen bir bilimi, bu konuda baz almayı tercih ediyorlar.我々が検証した子供とチャイルド シートに関する 30年間にわたるデータと異なります この問題に対して
Nesne metaforları fiyat hareketlerini cansız şeylermiş gibi tanımlar. "Dow tuğla gibi düştü" gibi.Metafora objek menggambarkan pergerakan harga sebagai benda mati, contohnya, "Dow jatuh seperti batu bata."
Nesne metaforları fiyat hareketlerini cansız şeylermiş gibi tanımlar. "Dow tuğla gibi düştü" gibi.Metafory przedmiotowe opisują zmiany cen jako rzeczy, np. "Indeks Dow spadł jak kamień"
Nesne metaforları fiyat hareketlerini cansız şeylermiş gibi tanımlar. "Dow tuğla gibi düştü" gibi.Обектните метафори описват движенията на цените като неживи неща, като "Дау падна като тухла".
Nesne metaforları fiyat hareketlerini cansız şeylermiş gibi tanımlar.Metaforele-obiect descriu fluctuațiile de preț ca fiind lucruri neînsuflețite, ca de exemplu în:
Nesne metaforları fiyat hareketlerini cansız şeylermiş gibi tanımlar.목적어적 은유(object metaphors)는 가격의 동향을 무생물처럼 표현합니다.
Nesne metaforları fiyat hareketlerini cansız şeylermiş gibi tanımlar.Objektové metafory popisují cenové pohyby jako pohyby neživých věcí.
Nesne metaforları fiyat hareketlerini cansız şeylermiş gibi tanımlar.Об'єктні метафори зображають динаміку цін як неживу істоту, як у прикладі:
Nesne metaforları fiyat hareketlerini cansız şeylermiş gibi tanımlar.Объектная метафора описывает изменения цен, как неживой предмет:
Nesne metaforları fiyat hareketlerini cansız şeylermiş gibi tanımlar.מטאפורות עצם מתארות תזוזות מחירים כחפצים דוממים,
Nesne metaforları fiyat hareketlerini cansız şeylermiş gibi tanımlar.والإستعارة هنا تصف حركة الأسعار كما لو أنها جماد .
Nesne metaforları fiyat hareketlerini cansız şeylermiş gibi tanımlar."ダウはレンガのごとく落下した"のように 非生命体のように表現されます
Oldukça cansız bir şeydir bu.A taky živá není.
Oldukça cansız bir şeydir bu. Bir kez oluşunca, hiç bir şey yapmadan durur.Une fois qu'elle est formée, elle ne fait rien.
Oldukça cansız bir şeydir bu. Bir kez oluşunca, hiç bir şey yapmadan durur.Веднъж след като се формира, тя всъщност не прави нищо.
Oldukça cansız bir şeydir bu.Este, de fapt, destul de inanimată.
Oldukça cansız bir şeydir bu.Ez valójában meglehetősen élettelen.
Oldukça cansız bir şeydir bu.In realtà è senza vita.
Oldukça cansız bir şeydir bu.Jest ona całkiem pozbawiona życia.
Oldukça cansız bir şeydir bu.Je v podstate celkom bez života.
Oldukça cansız bir şeydir bu.프로토셀은 사실상 생명력이 없습니다
Oldukça cansız bir şeydir bu.Pada dasarnya benda ini tidak memiliki kehidupan.
Oldukça cansız bir şeydir bu.Sie ist sogar sehr lebenslos.
Oldukça cansız bir şeydir bu.Thực ra nó gần như phi sự sống.
Oldukça cansız bir şeydir bu.Una vez que se forma, no hace nada más.
Oldukça cansız bir şeydir bu.Ze is eigenlijk vrij levenloos.
Oldukça cansız bir şeydir bu.Είναι σχεδόν χωρίς ζωή.
Oldukça cansız bir şeydir bu.Насправді у ній досить таки мало життя.
Oldukça cansız bir şeydir bu.Она на самом деле довольно безжизненна.
Oldukça cansız bir şeydir bu.למעשה הוא חסר-חיים למדי. מרגע ההתגבשות,
Oldukça cansız bir şeydir bu.إنها خالية من الحياة في واقع الأمر. فما إن تتكون
Oldukça cansız bir şeydir bu.出来上がった後には 何もおきません
Rüzgar cansız bir varlık; yırtıcı hayvan ise irade sahibi bir etken.Be', il vento è inanimato, il predatore pericoloso è un agente intenzionale.