Ana içeriğe geç
Sözlük

canlar ile cümle

canlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Hatta birçoğu, katliama uğrayarak canlarını da kaybettiler.Byli však pronásledováni a mnozí pobiti; silmaril jim byl odňat.
Bu sefer binlerce kişinin canlarına kaybetmesine sebep olmuştur.Tentokrát přijde o život 9 lidí.
Ama yine de canları sağolsun.Díky, že žiješ.
Bazen Persler Yahudilerin evlerine giriyor canlarının istediğini alıyorlar.Néha a perzsák betörnek a zsidók lakhelyeibe és elvesznek, akármit akarnak.
Ama yine de canları sağolsun.Hiszen életüket köszönik nekik.
Tüm canlar kaybedildiğindeyse oyun biter.Ha a társunk meghal, véget ér a játék.
Tüm canlar kaybedildiğindeyse oyun biter.Kun kaikki ihmiset kuolevat peli on voitettu.
Fakat "İkindi Duası" canları da çalmaktadır.Rukouksenpitäjä ("profeetta") ruoski osanottajia molemmille olkapäille.
Tüm canlar kaybedildiğindeyse oyun biter.Εάν όμως πεθάνει, το παιχνίδι τελειώνει.
RedFoo CNBC'deki bir dizideMad Money ve Jim Cramer ile bir tüccarı canlardırmıştır.Ο Redfoo είναι πρώην χρηματιστής και έχει εμφανιστεί στην εκπομπή του CNBC, Mad Money με τον Τζιμ Κράμερ.
Fakat "İkindi Duası" canları da çalmaktadır.Εκτελεί μετά, τις μετάνοιες «της προσευχής για το ταξίδι».
Canları düşüktür ama yüksek hasar verirler ve kolay ölebilirler.Κατορθώνει να αποβιβαστεί αλλα οι κάτοικοι του προξενούν μεγάλες ζημιές και αναγκάζεται να αποχωρήσει.
Canları farklı olabilir.Det kunne være anderledes.
En ünlü romanları Müfettiş adlı oyun ile Ölü Canlar romanıdır.Hans kendteste bog er romanen De fortabte spillemænd.
İnsanlar para ve adaklarını ona veriyor, onun için canlarını vereceklerini söylüyorlardı.De blev glade og aftalte at give ham penge for det.
Canları düşüktür ama yüksek hasar verirler ve kolay ölebilirler.Gør stor skade, men udsletter sig selv.
Tüm canlar kaybedildiğindeyse oyun biter.Når alle er fanget, er leken slutt.
Bu durumda iki ikizin de canları tehlikededir.Det er et farlig oppdrag som setter dem begge i livsfare.
Şah!" diye bağırarak, canlarını Şah'ın yolunda vermeyi bir şans olarak kabul ediyorlardı.Men jeg vil gjerne få ta det imot av Dem, konge, at De lar meg bli den største i landet med det navnet».
Hatta birçoğu, katliama uğrayarak canlarını da kaybettiler.Bahkan, sering menolak kehadiran mereka (rejected).
Şah!" diye bağırarak, canlarını Şah'ın yolunda vermeyi bir şans olarak kabul ediyorlardı.Kemudian mereka berlutut di hadapan-Nya dan mengolok-olokkan Dia, katanya: "Salam, hai Raja orang Yahudi!"
Canları yanarcasına sıkıyorlardı kabzalarını.Cô mệt mỏi nằm lên những xác chết đó.
Hızları, zıplama kuvvetleri ve canları farklı olabilir.Những máy này hoạt động ở các tốc độ và công suất khác nhau và có các mức hiệu suất khác nhau.
Fakat "İkindi Duası" canları da çalmaktadır.参拝の作法は「二拝二拍手一拝」である。
Bu durumda iki ikizin de canları tehlikededir.しかし、そんな二人に危険が・・・。
Çünkü öfkelenince adam öldürdüler, canları istedikçe sığırları sakatladılar.彼らは怒りに任せて人を殺し、ほしいままに雄牛の足の筋を切った。
Lit tüm gece tanrıların arasında koşuşturup, onların canlarını sıkmaktaydı.前日から泊り込みで神戶にみんなやってきて仮眠具神戶!
Yine de onların canlarını bağışladı.アウレもまたかれらをもっとも愛した。
Yine de onların canlarını bağışladı.而不服從者,就將其处斩。
Hatta birçoğu, katliama uğrayarak canlarını da kaybettiler.또한 무고(誣告)를 맹신하여 여러 사람을 살상하였다.
Ama yine de canları sağolsun.오히려 진심으로 감사하고 있다.
Şah!" diye bağırarak, canlarını Şah'ın yolunda vermeyi bir şans olarak kabul ediyorlardı.후세 사람들 중 누가 또 대감의 시를 현판해서 걸지 모르지 않습니까?"라며 조롱(嘲弄)하였다.
Lit tüm gece tanrıların arasında koşuşturup, onların canlarını sıkmaktaydı.낮에는 바깥 출입을 삼가고 밤이면 상복으로 변장하고 신자들을 방문하여 성사를 주었다.
Tüm canlar kaybedildiğindeyse oyun biter.כאשר אחד מהם נפצע, המשחק הופסק.
Lit tüm gece tanrıların arasında koşuşturup, onların canlarını sıkmaktaydı.התפילה נמשכה כל הלילה, עם הפסקות לפרקים, שבהן סעדו המתפללים את לבם.
Canları düşüktür ama yüksek hasar verirler ve kolay ölebilirler.הם לא הסבו נזקים קשים אך נעו מהר.
Ama yine de canları sağolsun.בבלי ברכות מ ע"א.
Hatta birçoğu, katliama uğrayarak canlarını da kaybettiler.И при загуби, те винаги са там многобройни."
Fakat "İkindi Duası" canları da çalmaktadır.Također je i molitva umirućih.
Canları farklı olabilir.Ar galėjo būti kitaip?
Fakat "İkindi Duası" canları da çalmaktadır.Rahvas jääb kahte surnut leinama.
'Ah, benim zavallı ayaklar, kim sizin için ayakkabı ve çorapları koyacağız merak ediyorum şimdi, canlarım?"Ach, môj úbohý nohy, zaujímalo by ma, kto bude klásť na svoje topánky a pančuchy pre Vás teraz, drahí?
'Ah, benim zavallı ayaklar, kim sizin için ayakkabı ve çorapları koyacağız merak ediyorum şimdi, canlarım?"Åh, min stackars små fötter, undrar jag vem som kommer att sätta på dina skor och strumpor för dig nu, kära?
'Ah, benim zavallı ayaklar, kim sizin için ayakkabı ve çorapları koyacağız merak ediyorum şimdi, canlarım?'Åh, min stakkels små fødder, jeg spekulerer på, som vil sætte på dine sko og strømper for dig nu, Dears?
'Ah, benim zavallı ayaklar, kim sizin için ayakkabı ve çorapları koyacağız merak ediyorum şimdi, canlarım?"Ay, mis pies la pobre, me pregunto quién va a poner en sus zapatos y las medias para que Ahora, queridos?
'Ah, benim zavallı ayaklar, kim sizin için ayakkabı ve çorapları koyacağız merak ediyorum şimdi, canlarım?'오, 불쌍한 내 작은 피트, 누가 당신을 위해 신발과 양말을 신으 것입니다 궁금해
'Ah, benim zavallı ayaklar, kim sizin için ayakkabı ve çorapları koyacağız merak ediyorum şimdi, canlarım?"Och, moja biedna stóp, zastanawiam się, kto włoży buty i pończochy dla Ciebie teraz, kochane?
'Ah, benim zavallı ayaklar, kim sizin için ayakkabı ve çorapları koyacağız merak ediyorum şimdi, canlarım?'Oh, i miei poveri piedi poco, mi chiedo che metteranno le scarpe e le calze per voi Ora, cari?
'Ah, benim zavallı ayaklar, kim sizin için ayakkabı ve çorapları koyacağız merak ediyorum şimdi, canlarım?"Oh, meus pobres pezinhos, eu pergunto quem vai colocar em seus sapatos e meias para você agora, queridos?
'Ah, benim zavallı ayaklar, kim sizin için ayakkabı ve çorapları koyacağız merak ediyorum şimdi, canlarım?'Oh, mijn arme kleine voeten, ik vraag me af wie zal op je schoenen en kousen opgemaakt voor u nu, lieverds?
'Ah, benim zavallı ayaklar, kim sizin için ayakkabı ve çorapları koyacağız merak ediyorum şimdi, canlarım?"Oh, moj ubogi mali noge, se sprašujem, kdo bo na vaše čevlje in nogavice za vas Zdaj, draga?
'Ah, benim zavallı ayaklar, kim sizin için ayakkabı ve çorapları koyacağız merak ediyorum şimdi, canlarım?"Oh, picioarele, bietul, mă întreb care va pune pe pantofii şi ciorapii pentru tine acum, dragilor?
'Ah, benim zavallı ayaklar, kim sizin için ayakkabı ve çorapları koyacağız merak ediyorum şimdi, canlarım?"Oi, minun pikku jalat, ihmettelen kuka laittaa kengät ja sukat sinulle nyt, Dears?
'Ah, benim zavallı ayaklar, kim sizin için ayakkabı ve çorapları koyacağız merak ediyorum şimdi, canlarım?"Ó, szegény kis lábak, kíváncsi vagyok ki fogja állítani a cipőt és harisnyát az Ön számára Most, dears?
'Ah, benim zavallı ayaklar, kim sizin için ayakkabı ve çorapları koyacağız merak ediyorum şimdi, canlarım?"Ω, φτωχοί λίγο τα πόδια μου, αναρωτιέμαι ποιος θα βάλει τα παπούτσια και τις κάλτσες σας για σας
'Ah, benim zavallı ayaklar, kim sizin için ayakkabı ve çorapları koyacağız merak ediyorum şimdi, canlarım?"Ах, мій бідний ніжки, мені цікаво, хто поставить на вашу взуття і панчохи для вас Тепер, дорогі?
'Ah, benim zavallı ayaklar, kim sizin için ayakkabı ve çorapları koyacağız merak ediyorum şimdi, canlarım?"Ах, мой бедный ножки, мне интересно, кто поставит на вашу обувь и чулки для вас Теперь, дорогие?
'Ah, benim zavallı ayaklar, kim sizin için ayakkabı ve çorapları koyacağız merak ediyorum şimdi, canlarım?"О, бедни ми малки крака, аз се чудя, които ще постави на обувки и чорапи за вас сега, елени?
'Ah, benim zavallı ayaklar, kim sizin için ayakkabı ve çorapları koyacağız merak ediyorum şimdi, canlarım?"אוי, הרגליים המסכנות שלי, אני תוהה מי יהיה לשים את הנעליים ואת הגרביים שלך בשבילך
'Ah, benim zavallı ayaklar, kim sizin için ayakkabı ve çorapları koyacağız merak ediyorum şimdi, canlarım?"أوه ، قدمي قليلا الفقراء ، ولا أدري من الذي سوف يضع على حذائك وجوارب لك
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod