Ana içeriğe geç
Sözlük

canlar ile cümle

canlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.Có nhiều hành khách trên tàu, và họ đang buồn chán, vì vậy thuyền trưởng mời họ lên boong tàu.
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.Der var mange passagerer på skibet, de kedede sig, kaptajnen inviterede dem op på dækket
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.En el barco iban muchos pasajeros, que estaban aburridos, por lo que el capitán los invitó a la cubierta.
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.Er zaten veel passagiers op het schip, en die gingen zich vervelen. Dus nodigde de kapitein ze op het dek.
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.E su quella nave c'erano moltissimi passeggeri, ma si annoiavano, e allora il capitano li invitò sul ponte.
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.Il y avait beaucoup de passagers à bord, et ils s'ennuyaient. Alors le capitaine les invita sur le pont.
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.그 배 위에는 많은 승객들이 있었고, 그들은 지루해져서, 그 선장은 갑판위로 승객들을 초대했습니다.
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.Na lodi bolo veľa znudených cestujúcich a tak ich kapitán pozval na palubu.
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.Na palubě měl spoustu lidí, kteří už se začínali nudit, a tak je kapitán pozval na příď.
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.O capitão convidou-os para irem ao convés.
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.Pasażerowie się nudzili, więc kapitan zaprosił ich na pokład.
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.Și erau foarte mulți pasageri pe vapor, care se plictiseau. Prin urmare, căpitanul i-a invitat pe punte:
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.Sok utas volt a hajón, akik unatkoztak, ezért a kapitány meghívta őket a fedélzetre.
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.Και υπήρχαν πολλοί επιβάτες στο πλοίο, και βαριόντουσαν, έτσι ο καπετάνιος τους κάλεσε στο κατάστρωμα.
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.Имало много пасажери на кораба, на които започнало да им става скучно, затова капитана ги поканил на палубата.
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.На корабле было много пассажиров, которые скучали. Поэтому капитан пригласил их на палубу.
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.На кораблі було багато пасажирів, яким було нудно, тож капітан запросив їх на палубу.
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.והיו הרבה נוסעים על הספינה, והם השתעממו, לכן רב-החובל הזמין אותם על הסיפון.
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.وكان هناك الكثير من المسافرين على متن السفينة، وكانوا يحسون بالملل، لذلك يدعوهم القبطان إلى سطح السفينة.
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.キャプテンはお客をデッキに誘いました きれいな服で歌って踊りましょう
İnsanları öldürüyorlardı ve güçleri olduğu için canları ne isterse yapıyorlardı.Bọn chúng giết người. Chúng làm điều gì chúng muốn bởi vì chúng có sức mạnh.
İnsanları öldürüyorlardı ve güçleri olduğu için canları ne isterse yapıyorlardı.Erano assassini, facevano quello che gli pareva perché avevano il potere.
İnsanları öldürüyorlardı ve güçleri olduğu için canları ne isterse yapıyorlardı.Estaban asesinando a gente, estaban haciendo lo que querían porque tenían poder.
İnsanları öldürüyorlardı ve güçleri olduğu için canları ne isterse yapıyorlardı.Ils tuaient des gens et ils faisait tout ce qu'ils voulaient parce qu'ils en avaient le pouvoir.
İnsanları öldürüyorlardı ve güçleri olduğu için canları ne isterse yapıyorlardı.그들은 사람들을 죽이고 있었고, 하고 싶은 것은 무엇이든지 했으니까요 왜냐하면 그들에겐 권력이 있었으니깐요.
İnsanları öldürüyorlardı ve güçleri olduğu için canları ne isterse yapıyorlardı.Sie brachten Leute um. Sie taten, was sie wollten, weil sie die Macht dazu hatten.
İnsanları öldürüyorlardı ve güçleri olduğu için canları ne isterse yapıyorlardı.Soldatii omorau oameni, faceau ce vroiau pentru ca aveau puterea.
İnsanları öldürüyorlardı ve güçleri olduğu için canları ne isterse yapıyorlardı.Ze vermoordden mensen, ze deden wat ze maar wilden want ze hadden macht.
İnsanları öldürüyorlardı ve güçleri olduğu için canları ne isterse yapıyorlardı.Żołnierze zabijali ludzi i robili to co chcieli, ponieważ mieli władzę.
İnsanları öldürüyorlardı ve güçleri olduğu için canları ne isterse yapıyorlardı.Они убивали людей и делали все, что хотели, потому что у них была власть.
İnsanları öldürüyorlardı ve güçleri olduğu için canları ne isterse yapıyorlardı.Те убиваха хора, те правеха всичко, което искаха, защото те имаха силата да го направят.
İnsanları öldürüyorlardı ve güçleri olduğu için canları ne isterse yapıyorlardı.הם הרגו אנשים, הם עשו מה שהם רוצים בגלל שהיה להם הכח לעשות זאת.
İnsanları öldürüyorlardı ve güçleri olduğu için canları ne isterse yapıyorlardı.كانوا يقتلون الناس ,كانوا يفعلون مايريدون فقط لأنهم يملكون القوة .
İnsanları öldürüyorlardı ve güçleri olduğu için canları ne isterse yapıyorlardı.権力を持っていたからです では、だれが実行してたのでしょうか?
Kentlerden insan iniltileri yükseliyor, Yaralı canlar feryat ediyor, Ama Tanrı haksızlığı önemsemiyor.A városból haldoklók rimánkodnak, a megsebzettek lelke kiált, de Isten nem törõdik e méltatlansággal.
Kentlerden insan iniltileri yükseliyor, Yaralı canlar feryat ediyor, Ama Tanrı haksızlığı önemsemiyor.De drives fra By og Hus, og Børnenes Hunger skriger. Men Gud, han ænser ej vrangt.
Kentlerden insan iniltileri yükseliyor, Yaralı canlar feryat ediyor, Ama Tanrı haksızlığı önemsemiyor.Dentro das cidades gemem os moribundos, e a alma dos feridos clama; e contudo Deus não considera o seu clamor.
Kentlerden insan iniltileri yükseliyor, Yaralı canlar feryat ediyor, Ama Tanrı haksızlığı önemsemiyor.Fra byen lyder døendes stønn, og de hårdt sårede skriker om hjelp; men Gud enser ikke slik urett.
Kentlerden insan iniltileri yükseliyor, Yaralı canlar feryat ediyor, Ama Tanrı haksızlığı önemsemiyor.Iz mesta se sliši ječanje umirajočih, in duša ranjencev vpije. A Bog tega ne šteje za nepristojnost!
Kentlerden insan iniltileri yükseliyor, Yaralı canlar feryat ediyor, Ama Tanrı haksızlığı önemsemiyor.Kaupungista kuuluu miesten voihkina, ja haavoitettujen sielu huutaa; mutta Jumala ei piittaa nurjuudesta.
Kentlerden insan iniltileri yükseliyor, Yaralı canlar feryat ediyor, Ama Tanrı haksızlığı önemsemiyor.인구 많은 성 중에서 사람들이 신음하며 상한 자가 부르짖으나 하나님이 그 불의를 보지 아니하시느니라
Kentlerden insan iniltileri yükseliyor, Yaralı canlar feryat ediyor, Ama Tanrı haksızlığı önemsemiyor.Lidé v městech lkají, a duše zraněných volají, Bůh pak přítrže tomu nečiní.
Kentlerden insan iniltileri yükseliyor, Yaralı canlar feryat ediyor, Ama Tanrı haksızlığı önemsemiyor.Ľudia z mesta vzdychajú, a duša ranených volá o pomoc. A Bôh tomu nečiní prietrže.
Kentlerden insan iniltileri yükseliyor, Yaralı canlar feryat ediyor, Ama Tanrı haksızlığı önemsemiyor.Ludzie w mieście wzdychają, a dusze zabitych wołają, a Bóg temu wstrętu nie czyni.
Kentlerden insan iniltileri yükseliyor, Yaralı canlar feryat ediyor, Ama Tanrı haksızlığı önemsemiyor.В городе люди стонут, и душа убиваемых вопит, и Бог не воспрещает того.
Kentlerden insan iniltileri yükseliyor, Yaralı canlar feryat ediyor, Ama Tanrı haksızlığı önemsemiyor.Умиращите охкат из града, И душата на ранените вика; Но пак това безумие Бог не гледа.
Kentlerden insan iniltileri yükseliyor, Yaralı canlar feryat ediyor, Ama Tanrı haksızlığı önemsemiyor.מעיר מתים ינאקו ונפש חללים תשוע ואלוה לא ישים תפלה׃
Kentlerden insan iniltileri yükseliyor, Yaralı canlar feryat ediyor, Ama Tanrı haksızlığı önemsemiyor.من الوجع اناس يئنون ونفس الجرحى تستغيث والله لا ينتبه الى الظلم
Kentlerden insan iniltileri yükseliyor, Yaralı canlar feryat ediyor, Ama Tanrı haksızlığı önemsemiyor.在 多 民 的 城 內 有 人 唉 哼 、 受 傷 的 人 哀 號 . 神 卻 不 理 會 那 惡 人 的 愚 妄
Kentlerden insan iniltileri yükseliyor, Yaralı canlar feryat ediyor, Ama Tanrı haksızlığı önemsemiyor.在 多 民 的 城內 有 人 唉哼 、 受傷 的 人 哀號 . 神卻不理會 那 惡 人 的 愚妄
Köpeğini sevmeyi bırak ve onun ne bilmesini istiyorsan zihninde görüntüsünü canlardırmaya başla.Przestańcie go głaskać i stwórzcie w myślach obraz tego co chcecie mu przekazać.
Kýzgýn falan deđillerdi, bildiđin canlarý sýkýlmýţtý.A oni vypadali znuděně.
Kýzgýn falan deđillerdi, bildiđin canlarý sýkýlmýţtý.Og de så ud til at kede sig. De så ikke ud til at være vrede.
Kýzgýn falan deđillerdi, bildiđin canlarý sýkýlmýţtý."Siete dalla parte sbagliata della storia." E loro sembravano annoiati.
Kýzgýn falan deđillerdi, bildiđin canlarý sýkýlmýţtý.Και φαινόταν να βαριούνται. Δεν έδειχναν καν θυμωμένοι.
Kýzgýn falan deđillerdi, bildiđin canlarý sýkýlmýţtý."Вы находитесь на неправильной стороне истории". И они выглядели скучно. Они даже не смотрели сердиться.
Kýzgýn falan deđillerdi, bildiđin canlarý sýkýlmýţtý.И те изглеждаха отегчени. Те дори не изглеждаха ядосани Те просто изглеждаха отегчени.
Kýzgýn falan deđillerdi, bildiđin canlarý sýkýlmýţtý.وبدوا ملولين لم يبدوا غاضبين، بل فقط ملولين
Kýzgýn falan deđillerdi, bildiđin canlarý sýkýlmýţtý.そして同じ会話ばかりすべきでないと感じ始めた。
Onların "sosyal harekâtla" eğitildiğini gördüklerinde canları sıkılıyor.Se ven afectados cuando les ven ser educados por los "movimientos sociales".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod