canlandır ile cümle

canlandır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
FED, ekonomiyi canlandırmak istiyor olsun.So this is the Fed, and they want to stimulate the economy.
Ekonomiyi canlandırmak için para basmaya başlıyorlar.So they start printing some money.
Baktığımız sahnede, sanatçının bilinçaltının canlandırdıklarını görüyoruz.About our most sort of fundamental instincts and desires.
Üç boyutta düzlemler olarak gözünüzde canlandırırsanız, bu düzlemler birbirine paraleldir.If you visualize them in three-dimensions, they are actually parallel planes.
Bu süre içerisinde bilgisayarda yapılan canlandırmada bir atılım yarattılar.And along the way they created a breakthrough in computer visualization.
Bunu gözünüzde canlandırın.You can imagine summing them.
Mahvolmuş bir bölgeyi alıp biraz zaman ve yardımla yeniden canlandırabilirsiniz.You can take an area that's absolutely destroyed, with time and perhaps some help it can regenerate.
Evan aklında kolaylıkla canlandırabileceğin bir şey seç.So Evan, choose something that you can visualize clearly in your mind.
Resmi kafamda canlandırmak istedim fakat avukatlar gösteremedi. Ben de kendim bir tane yaptım.I want a picture." And the lawyers do not provide a picture, so I made one.
Renklerin güzelliğine ve bedende oluşan gerilimin ne kadar başarılı canlandırıldığına dikkat edin.I mean, look at the colors and the understanding of the torsion of the body.
Meryem ezeli ve ebedi, yani zamanın ötesinde gibi canlandırılmış. .Mary--you know--and she as you've pointed out earlier
- Bu soruların en zor kısmı, gözünüzde canlandırması. -The visualization really is the hardest part about these problems.
Bir doğruyu bu şekilde daha iyi gözümde canlandırıyorum. -So what's the divergence?
Puro, canlandırıcı ve rahatlatıcı.That's stimulating and relaxing.
Play-Doh'a gittim ve dedim ki... dedim bakın, bunu canlandırabilirim.You know, I said -- I went to Play-Doh, and said, "Look, I can animate this."
Ve ben de bir Lego canlandırıcısı yaptim.And then, I made a Lego animator.
Sizlere kimsenin hoşlanmadığı bir karakteri canlandıracağım.I'm going to do somebody that nobody likes.
İşte, "Güneş Sisteminin Harikaları" belgeselinde, bu şekilde bir canlandırma yaptık.This is how we visualize that in "Wonders of the Solar System."
Ve bütün bu detayların, küçücük taş ve cam parçalarıyla anlatıldığını, canlandırıldığını görüyoruz.So we're looking at a mosaic that we think is based on an ancient Greek painting.
Ve ben yüzüşü gözümde canlandırmalıydım.And I had to visualize the swim.
Artık deneyim edindiğiniz için gözünüzde canlandırabiliyorsunuzdur.You have some experience visualizing this right now.
Bu noktada, bilgisayar usulen bu yaratığı canlandırıyor.And so at this point the computer is procedurally animating this creature.
Hikayedeki her yeni karakterle birlikte, meddah sesini değiştirir, o karakteri canlandırırdı.With each new person in the story, the meddah would change his voice, impersonating that character.
Christopher Walken tarafından canlandırılan Whitley Strieber.Whitley Strieber was played by Christopher Walken.
İki: Plastik bir kukla tarafından canlandırılan uzaylı.Two: the alien was played by a rubber puppet.
Bunlar karakterlerin grafiksel olarak canlandırılmış halleri.They are a graphical visualization of a character.
Burada ekranda görebilirsiniz, o çöp adam fiziksel olarak canlandırıldı.That stick figure is physically stimulated. You can see it here on the screen.
Bunu da canlandırdıktan sonra esas kısım o ağa nasıl yürüyeceğini öğretmekti.So, we simulated that as well, and then the really tricky bit is to teach that network how to walk.
Canlandırmayı yapmak 3-4 saatimi aldı.It took about three to four hours to run the simulation.
Buradaki şey ise gerçek bir canlandırma.What this is now is a real simulation.
Animatörlerin bunları gerçekten canlandırması gerekiyordu.Animators had to actually animate them.
Yapay zeka, tam bir insan vücudunu canlandırmak için yeteri kadar iyi değil.The AI isn't good enough to simulate a full human body.
Bence, eğer bir baleti canlandırabilirsek oraya vardık diyebiliriz.And, I think, we're only there if we can have something like ballet dancing.
Vektörler herhangi bir sayıda eleman içerebilirler bu yüzden açıyı gözümüzde canlandırmak zordur. .These can have arbitrary number of components, so it's hard to visualize.
Dearborn'daki River Rouge'un yeniden canlandırılması.It's the revitalization of the River Rouge in Dearborn.
Ekonomiyi cidden canlandırırdı.It would really boost the economy.
Şunu söylemek yeterli -- sürdürülebilir çiftçilik için güzel bir tablo canlandırmıyor.Suffice to say it's like -- it's not the prettiest picture of sustainable farming.
Soldaki görüntüde canlandırması.Here's the cartoon on the left there.
"Queequeg!" - Ben şimdi canlandırmak onu çabaladı, ama onun tek cevap bir horlama.I now strove to rouse him--"Queequeg!"--but his only answer was a snore.
Filmin adı Kader, Engin Akyürek'in canlandırdığı karakterin adı da Cevat'tır.The name of the movie was Kader, and the character's name that Engin Akyurek played was Cevat.
Her yerime elektrik kabloları bağlamışlar ve beni canlandırmışlar.Electrical wires came all around and raised me.
-İyi. -...yeniden canlandırıldı.Good.
Bu yolla, bu kadınlar, dönüşümü canlandırıyorlar. güzel dönüşüm...And in this way, these women enacted a lot of transformation, beautiful transformation.
Eğer maddeyi canlandırabilirsek, bize zarar verebilir mi?If we can make matter alive, would we have a matterhazard?
Bu yüzden eğer maddeyi canlandıracaksak farklı şekilde düşünmeliyiz.So we have to think differently if we're going to make stuff come alive.
Meryem oğlunun ölü bedenini taşıyabilmek için oldukça büyük canlandırılmıştı.So what happened? Mannerism happened.
"Marilyn, Genie'nin geçmişteki hatıralarını canlandırmaya çalışıyor."'Marilyn tries to ellicit memories of Genie's past.'
Bazense, zihinde bir sahne canlandıracak biçimde konuşuruz.Other times though, we talk in a way that conjures up a small scene.
Yani, bu bize gözümüzde canlandırabileceğimiz, algılayabileceğimiz bir şekil verir.So that gives us a form that we can picture, that we can perceive.
Bu özel fotografta genç bir erkek cesedi bir suç mahalini yeniden canlandırmakta kullanılmış.And in this particular photograph the body of a young boy has been used to reenact a crime scene.
Hadi gerçekten bu iki noktadan geçen bir doğruyu aklımızda canlandırmaya çalışalımLet's actually try to figure out the equation of a line that goes through these two points.
Parçalarımın bazıları bu tarz tiyatral öğeler içeriyor, ve sık sık onları canlandırıyorum.Some of my pieces have these kind of weird theatric elements, and I often perform them.
Yani bunlar belirgin olarak-- bizim için bile kafamızda canlandırması zor, bu boyutlardaki şeyleri.So these are obviously-- it's hard for us to even process things of this size.
Onları, bir şekilde canlandırsın.It's doing something--it's activating in some way.
Hayal gücümü canlandırdılar.They stirred my imagination.
Şimdi, bir numara deneyeceğim, ve bu sabahtan bir deneyi canlandıracağım.Now, I'm going to try a trick, and recreate an experiment from this morning.
Bu ücret ve pay, ekonomiyi ve inovasyonları milyonlarca iş yaratarak canlandırırdı.This fee and dividend would stimulate the economy and innovations, creating millions of jobs.
Sizin enerjilerinizi canlandırmak için. Eloisa torununa ve size ihtiyacı var.Eloisa, granddaughter, you also need to reinvigorate your energies.
Boş uzayın enerjisi kuantum dalgalanmalarını canlandırıyor.The energy of empty space brings to life quantum fluctuations.
Bunu yapabilmek için ,öncelikle her bir sayının nasıl göründüğünü gözümüzde canlandıralım. .To do this, let's just first visualize what each of these numbers look like.

İlgili Sayfalar