canın ile cümle

canın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
O halde canın onlara karşı hasretlerle (üzüntülerle) sıkılıp gitmesin.So do not waste away your self with grief for them.
Onların bu kabil iddialarından ötürü senin canının sıkıldığını çok iyi biliyoruz.We are well aware that you are disheartened by what they say.
De ki: "Öfkenizden canınız çıksın."Say: "Die of your rage.
Sizden birine ölüm geldiği zaman elçilerimiz onun canını hiç vakit geçirmeden alırlar.When death comes to one of you, Our messengers take away his soul, and do not falter.
Onlara üzülme, planladıkları şeylerden ötürü de canını sıkma.Do not grieve over them, and do not be distressed by what they contrive.
ALLAH'a ve elçisine inanırsınız, ALLAH'ın yolunda canınız ve paranızla çaba gösterirsiniz.Come to believe in God and His Apostle, and struggle in the cause of God, wealth and soul.
De ki: "Öfkenizden canınız çıksın." Kuşkusuz ALLAH göğüslerin özünü Bilendir.Allah knows well what lies within the hearts.
Bir canın eceli gelip çatınca, Allah onu asla geri bırakmaz; Allah, işlediklerinizden haberdardır.But God will never defer any soul when its term comes. And God is aware of the things you do.
Birbirinizin canına kıymayın.And kill not one another.
İnsanlar arasında, Allah'ın rızasını kazanmak için canını verenler vardır.And of mankind is he who would sell himself, seeking the Pleasure of Allah.
Size açıklandığında canınızı sıkacak şeylerle ilgili soru sormayın.Ask not about things which, if made plain to you, may cause you trouble.
Lâkin sizin de canınızı alacak olan Allah'a taparım. Bana müminlerden olmam emredilmiştir".But I worship Allah Who causes you to die, I am commanded to be one of the believers.
Ben ancak, sizin canınızı alan ALLAH'a taparım. İnananlardan olmakla emrolundum."But I worship Allah Who causes you to die, I am commanded to be one of the believers.
Kimi, bu uğurda canını vermiş, kimi de beklemektedir. Ahdlerini hiç değiştirmemişlerdir.Some of them have fulfilled their vows; and some are still waiting, and never wavering.
Tam aksine ben, sizin canınızı alacak olan Allah'a kulluk edeceğim.But I serve God, the one who will terminate your lives.
Lâkin sizin de canınızı alacak olan Allah'a taparım.But I serve God, the one who will terminate your lives.
Kimi adağını ödedi (canını verdi), kimi de beklemektedir. Onlar, ahidlerini hiç değiştirmediler.Some of them have fulfilled their vows; and some are still waiting, and never wavering.
Ben ancak, sizin canınızı alan ALLAH'a taparım.But I serve God, the one who will terminate your lives.
Kimi, bu uğurda canını vermiş, kimi de beklemektedir.Among those some of them have fulfilled their vow and others await the appointed time.
Kimi adağını ödedi (canını verdi), kimi de beklemektedir.Among those some of them have fulfilled their vow and others await the appointed time.
Cennette sizin için canınızın çektiği ve istediğiniz her şey vardır."There you shall have all that you desire and all what you will ask for.
Orada canınızın çektiği ve istediğiniz her şey vardır."There you shall have all that you desire and all what you will ask for.
Geçim endişesi ile çocuklarınızın canına kıymayın. Biz, onların da sizin de rızkınızı veririz.Slay not your children, fearing a fall to poverty, We shall provide for them and for you.
Melekler, ellerini uzatmıştır: "Canınızı verin!With hands outstretched, the angels (will say): 'Yield up your souls.
Bu durum (Lut'un) canını sıktı ve (kendi kendine), "Bu, zor bir gün olacak," dedi.He said, "This is indeed a distressful day".
Canindeyúparaguay. kgmCanindeyú
Madagaskar'da 450 Hörgüçlü Sığır Çalma Teşebbüsü Ardından Çatışmalar 15 Kişiyi Canından EttiClashes After an Attempted Theft of 450 Cattle Leaves 15 Dead in Madagascar · Global Voices
Vay canına, zekanızı takdir etmeli miyim?Wow, should I praise you for being so smart?
Yaklaşık 37 bin kişinin canına mal olan çatışmalar sonrasında bir dönem sakin geçmişti.The conflict, which left some 37,000 people dead, was followed by a period of relative calm.
Grevler Yunan çalışanların canını yakıyorAmid strikes, Greek workers are hurting
Arnavutluk'ta ev içi şiddet kadınların canına mal oluyor. [Linda Karadaku/SETimes]Domestic violence takes women's lives in Albania. [Ana Pekmezi/SETimes]
Çelik anlaşmasıyla Sırp ekonomisinin canını kurtarması hedefleniyorSteel deal seeks to spare Serbian economy
Örgütün Ankara'ya yönelik silahlı mücadelesi 30 binden fazla insanın canına mal oldu.Its campaign against Ankara has claimed more than 30,000 lives.
Türk medya grubuna kesilen ceza AB'nin canını sıktıEU vexed over Turkish media group fine
Bu kanlı ayaklanma, 1984 yılından bu yana neredeyse 40 bin kişinin canına mal oldu.The bloody insurgency has claimed almost 40,000 lives since 1984.
1684 yılında Pjetër Bogdani, kilisenin çanının yeraltına yerleştirildiğini bildirdi.In 1684, Pjetër Bogdani reported that the church's bell had been put underground.
Kendine gel ve eğer ağzını bir daha açarsan seni canını yakarım!" demiştir. [1]Watch yourself, and woe to you if you open your mouth in favour of anyone at all."[1]
Bu yarışta en çok galibiyet için Maria Canins ile eşitledi.She was now tied with Maria Canins for most wins in this race.
Ama onlar bunu yapmak istemedi ve bunun üzerine, eşi Alcestis Admetus'un yerine canını verdi.When they were unwilling, Alcestis instead died for Admetus.
Michael kendi canına kıymak üzereyken, Zoe onu bir süre daha direnmesi için ikna eder.Michael nearly takes his own life, but Zoe convinces him to hold out for a while longer.
Kreon'un karısı Eurydice, Haimon'un ölümünden haberdar oldu ve keder içinde kendi canına kıydı.Creon's wife Eurydice, informed of Haemon's death, took her own life in grief.
Clymenus kendi canına kıydı.Clymenus took his own life.
Rosa caninaDog rose showing the bright red hips
Kreon'un karısı Eurydice oğlunun ölümünü öğrendiğinde, o da kendi canına kıyar.When Creon's wife, Eurydice, was informed of their deaths, she too took her own life.
"Bazen o, bir çanın çalması gibidir."Sometimes it is revealed like the ringing of a bell.
(Süleymanın Meselleri 18:6) Umut varken oğlunu terbiye et ve canını onun ağlamasına ayırma.(Proverbs 18:6) Chasten thy son while there is hope, and let not thy soul spare for his crying.
"Vay canına!" rengi ilk kez öznel olarak deneyimlemenin verdiği yanıttır.She has the "Wow!" response from subjectively experiencing the color for the first time.
Vay canına! Bu fena değil!Donnerwetter! Das ist nicht schlecht!
Ayrıntılarla canını sıkmayacağım.Ich werde dich nicht mit den Details langweilen.
Vay canına, ne kadar çok yer gezmişsin!Unglaublich, wo du dich überall herumgetrieben hast!
Canın ne zaman isterse arayabilirsin.Du kannst anrufen, wann immer dir danach ist.
İsa, havarilerine şöyle dedi: "İçinizden kim Cennet karşılığında canını satar?"10,51): »Und Jesus hob an und sprach zu ihm: Was willst du, daß ich dir tun soll?
Bu tutumu nedeniyle de herkesi rahatsız etmiş, canından bezdirmiş.In seiner Wut wendet sich Jedermann auch von ihr ab und verstößt sie.
Ama canını bağışlayıp ömür boyu zindana attırır.Doch dann erliegt er seinen Leiden und stirbt.
Canını kurtar!Rette mich!
Muoth canına kıyar ve ölür.Muoth legt Hand an sich und stirbt.
Hiçbiri, ona canını vermez.Nichts darf ihn stören.
Sizin kendi evinizdeki misafir sizi rencide eder, canınızı sıkarsa siz de ona karşı zalimce davranın.Wenn dich ein Gast in deinen Räumlichkeiten belästigt, behandle ihn grausam und ohne Gnade.
Tekrar canınız yanar.Er erlitt erneut Verletzungen.
O güruhun hiçbiri elinden canını kurtaramadı.Von ihnen überlebte keine die Versenkung.
İlgili Sayfalar