canın ile cümle

canın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kaçın, canınızı kurtarın! Çölde yaban eşeğifö gibi koşun! ağacı››."Hebt euch weg und errettet euer Leben!" Aber du wirst sein wie die Heide in der Wüste.
Kaçın, canınızı kurtarın! Çölde yaban eşeğifö gibi koşun! ağacı››.Huid, salvad vuestras vidas y sed como el asno montés en el desierto
Kaçın, canınızı kurtarın! Çölde yaban eşeğifö gibi koşun! ağacı››.Kata mereka, 'Cepat! Selamatkan nyawamu! Larilah seperti keledai liar di gurun!
Kaçın, canınızı kurtarın! Çölde yaban eşeğifö gibi koşun! ağacı››.도망하여 네 생명을 구원하여 광야의 떨기나무 같이 될지어다
Kaçın, canınızı kurtarın! Çölde yaban eşeğifö gibi koşun! ağacı››.Mówiących: Uciekajcie, wybawcie duszę swoję, a staócie się jako wrzos na puszczy.
Kaçın, canınızı kurtarın! Çölde yaban eşeğifö gibi koşun! ağacı››.Paetkaa, pelastakaa henkenne ja olkaa kuin alaston puu erämaassa.
Kaçın, canınızı kurtarın! Çölde yaban eşeğifö gibi koşun! ağacı››.Utecte, vysvoboďte život svůj, a buďte jako vřes na poušti.
Kaçın, canınızı kurtarın! Çölde yaban eşeğifö gibi koşun! ağacı››.Utekajte, zachráňte svoju dušu! Všetky budú jako borievka na púšti.
Kaçın, canınızı kurtarın! Çölde yaban eşeğifö gibi koşun! ağacı››.Vlucht voor uw leven; verberg u in het struikgewas van de woestijn!
Kaçın, canınızı kurtarın! Çölde yaban eşeğifö gibi koşun! ağacı››.Φυγετε, σωσατε την ζωην σας, και γενεσθε ως αγριομυρικη εν τη ερημω.
Kaçın, canınızı kurtarın! Çölde yaban eşeğifö gibi koşun! ağacı››.Бегите, спасайте жизнь свою, и будьте подобны обнаженному дереву в пустыне.
Kaçın, canınızı kurtarın! Çölde yaban eşeğifö gibi koşun! ağacı››.Бягайте, отървете живота си, И бъдете като изтравничето в пустинята.
Kaçın, canınızı kurtarın! Çölde yaban eşeğifö gibi koşun! ağacı››.נסו מלטו נפשכם ותהיינה כערוער במדבר׃
Kaçın, canınızı kurtarın! Çölde yaban eşeğifö gibi koşun! ağacı››.اهربوا نجّوا انفسكم وكونوا كعرعر في البرية
Kaçın, canınızı kurtarın! Çölde yaban eşeğifö gibi koşun! ağacı››.你 們 要 奔 逃 、 自 救 性 命 、 獨 自 居 住 好 像 曠 野 的 杜 松
Kaçın, canınızı kurtarın! Çölde yaban eşeğifö gibi koşun! ağacı››.你 們要 奔逃 、 自救 性命 、 獨自 居住 好像 曠野 的 杜松
Kahretsin, canına susamış!Merda, joga logo!
Kahretsin, canına susamış!Мамка му, побързай!
Kana susamışlar dürüst kişiden nefret eder, Doğrularsa onun canını korur.A vérszomjasak gyûlölik a tökéletes embert; az igazak pedig oltalmazzák annak életét.
Kana susamışlar dürüst kişiden nefret eder, Doğrularsa onun canını korur.Bloeddorstige lieden hebben een hekel aan eerlijke mensen, maar oprechten trachten hun leven te redden.
Kana susamışlar dürüst kişiden nefret eder, Doğrularsa onun canını korur.De blodgiriga hata den som är ostrafflig, men de redliga söka skydda hans liv.
Kana susamışlar dürüst kişiden nefret eder, Doğrularsa onun canını korur.De blodtørstige hader lydefri Mand, de retsindige tager sig af ham.
Kana susamışlar dürüst kişiden nefret eder, Doğrularsa onun canını korur.De blodtørstige hater den ustraffelige, men de rettsindige søker å redde hans liv.
Kana susamışlar dürüst kişiden nefret eder, Doğrularsa onun canını korur.Die Blutgierigen hassen den Frommen; aber die Gerechten suchen sein Heil.
Kana susamışlar dürüst kişiden nefret eder, Doğrularsa onun canını korur.Gli uomini sanguinari odiano l'onesto, mentre i giusti hanno cura di lui
Kana susamışlar dürüst kişiden nefret eder, Doğrularsa onun canını korur.Kẻ làm đổ huyết ghét người trọn vẹn; Nhưng người ngay thẳng bảo tồn mạng sống người.
Kana susamışlar dürüst kişiden nefret eder, Doğrularsa onun canını korur.Kẻ làm đổ huyết ghét người trọn_vẹn ; Nhưng người ngay_thẳng bảo_tồn mạng sống người .
Kana susamışlar dürüst kişiden nefret eder, Doğrularsa onun canını korur.피 흘리기를 좋아하는 자는 온전한 자를 미워하고 정직한 자의 생명을 찾느니라
Kana susamışlar dürüst kişiden nefret eder, Doğrularsa onun canını korur.Les hommes de sang haïssent l`homme intègre, Mais les hommes droits protègent sa vie.
Kana susamışlar dürüst kişiden nefret eder, Doğrularsa onun canını korur.Ljudje krvoželjni sovražijo brezmadežnega, pošteni pa skrbé za dušo njegovo.
Kana susamışlar dürüst kişiden nefret eder, Doğrularsa onun canını korur.Los hombres sanguinarios aborrecen al íntegro, pero los rectos buscan su bien
Kana susamışlar dürüst kişiden nefret eder, Doğrularsa onun canını korur.Mężowie krwawi nienawidzą uprzejmego; ale uprzejmi staranie wiodą o duszę jego.
Kana susamışlar dürüst kişiden nefret eder, Doğrularsa onun canını korur.Murhamiehet vihaavat nuhteetonta, oikeamielisten henkeä he väijyvät.
Kana susamışlar dürüst kişiden nefret eder, Doğrularsa onun canını korur.Mužovia krvi nenávidia bezúhonného; ale čo do úprimných, tí hľadajú zachovať jeho dušu.
Kana susamışlar dürüst kişiden nefret eder, Doğrularsa onun canını korur.Oamenii setoşi de sînge urăsc pe omul fără prihană, dar oamenii fără prihană îi ocrotesc viaţa. -
Kana susamışlar dürüst kişiden nefret eder, Doğrularsa onun canını korur.Orang yang tulus hati dibenci oleh orang yang haus darah, tapi dilindungi oleh orang yang baik
Kana susamışlar dürüst kişiden nefret eder, Doğrularsa onun canını korur.Os homens sanguinários odeiam o íntegro; mas os retos procuram o seu bem.
Kana susamışlar dürüst kişiden nefret eder, Doğrularsa onun canını korur.Vražedlníci v nenávisti mají upřímého, ale upřímí pečují o duši jeho.
Kana susamışlar dürüst kişiden nefret eder, Doğrularsa onun canını korur.Οι ανδρες των αιματων μισουσι τον αμεμπτον αλλ' οι ευθεις εκζητουσι την ζωην αυτου.
Kana susamışlar dürüst kişiden nefret eder, Doğrularsa onun canını korur.Кровожадные люди ненавидят непорочного, а праведные заботятся оего жизни.
Kana susamışlar dürüst kişiden nefret eder, Doğrularsa onun canını korur.Кръвопийци мъже мразят непорочния, Но праведните се грижат* за живота му.
Kana susamışlar dürüst kişiden nefret eder, Doğrularsa onun canını korur.אנשי דמים ישנאו תם וישרים יבקשו נפשו׃
Kana susamışlar dürüst kişiden nefret eder, Doğrularsa onun canını korur.اهل الدماء يبغضون الكامل. اما المستقيمون فيسألون عن نفسه.
Kana susamışlar dürüst kişiden nefret eder, Doğrularsa onun canını korur.好 流 人 血 的 、 恨 惡 完 全 人 、 索 取 正 直 人 的 性 命
Kana susamışlar dürüst kişiden nefret eder, Doğrularsa onun canını korur.好 流 人血 的 、 恨惡 完全 人 、 索取 正直 人 的 性命
Karde,sinin ruhunu dönü,stürmek için kendi canını vermeyi istemek ne büyük bir sevgi!Chcieliście wrócić życie mamie! Byłeś gotowy poświęcić własne życie, aby transmutować duszę brata!
Karde,sinin ruhunu dönü,stürmek için kendi canını vermeyi istemek ne büyük bir sevgi!Olit valmis uhraamaan itsesi veljesi mielen transmutaation vuoksi.
Karde,sinin ruhunu dönü,stürmek için kendi canını vermeyi istemek ne büyük bir sevgi!Que amor enorme, para estares disposto a dar a vida para transmutares a alma do teu irmão!
Karde,sinin ruhunu dönü,stürmek için kendi canını vermeyi istemek ne büyük bir sevgi!Sikke en stor kærlighed at give sit liv - - for at omdanne sin brors sjæl.
Karde,sinin ruhunu dönü,stürmek için kendi canını vermeyi istemek ne büyük bir sevgi!¡Tu amor es tan grande que estás dispuesto a sacrificar tu vida para transmutar el alma de tu hermano!
Karde,sinin ruhunu dönü,stürmek için kendi canını vermeyi istemek ne büyük bir sevgi!Un amore così intenso da essere pronto a morire per trasmutare l'anima di tuo fratello!
Karde,sinin ruhunu dönü,stürmek için kendi canını vermeyi istemek ne büyük bir sevgi!Vilken stor kärlek att vilja ge sitt liv- -för att omvandla sin brors själ.
Karde,sinin ruhunu dönü,stürmek için kendi canını vermeyi istemek ne büyük bir sevgi!Φοβερή αγάπη, ήσουν πρόθυμος να δώσεις τη ζωή σου για να μεταστοιχειώσεις την ψυχή του αδερφού σου!
Karde,sinin ruhunu dönü,stürmek için kendi canını vermeyi istemek ne büyük bir sevgi!Какая огромная любовь - быть готовым отдать жизнь, чтобы трансмутировать душу своего брата!
Kendi canını acıtmazdı.Dá si pozor, aby se nezranil.
Kendi canını acıtmazdı. Elini aldık, Eddie'nin eline benzemesi için biraz makyaj yaptık.Anh ấy sẽ không làm đau mình. vì thế chúng tôi lấy tay anh ấy và vẽ lên cho nó giống tay Eddie hơn.
Kendi canını acıtmazdı.Er würde sich nicht weh tun.
Kendi canını acıtmazdı.Hän ei satuttaisi itseään.
Kendi canını acıtmazdı.Han ville ikke skade sig selv.
Kendi canını acıtmazdı.Hij zou zichzelf geen pijn doen.
İlgili Sayfalar