canın ile cümle
canın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kendi canını acıtmazdı.Il ne se blesserait pas.
Kendi canını acıtmazdı.Não iria magoar-se.
Kendi canını acıtmazdı.No se haría daño.
Kendi canını acıtmazdı.Saját magának nem okozna sérülést.
Kendi canını acıtmazdı.Χωρίς να πονάει.
Kendi canını acıtmazdı.И себе он больно не сделает.
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-Aku tidak berdoa untuk kematian musuhku; tak pernah aku berbuat dosa semacam itu
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-Ale nedal som hrešiť svojim ústam kliatbou žiadať jeho dušu -,
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-(a nikoli nisem dopustil grlu svojemu grešiti, da bi bil s kletvijo zahteval smrt njegovo!),
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-(De nem engedtem, hogy szájam vétkezzék azzal, hogy átkot kérjek az õ lelkére!)
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-Denn ich ließ meinen Mund nicht sündigen, daß ich verwünschte mit einem Fluch seine Seele.
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-En ole sallinut suuni syntiä tehdä, kiroten vaatia hänen henkeänsä.
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-eu, care n'am dat voie limbii mele să păcătuiască, să -i ceară moartea cu blestem;
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-io che non ho permesso alla mia lingua di peccare, augurando la sua morte con imprecazioni
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-(I owszem nie dałem zgrzeszyć ustom moim, abym miał żądać przeklęstwa duszy jego.)
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-실상은 내가 그의 죽기를 구하는 말로 저주하여 내 입으로 범죄케 아니하였느니라
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-maar het is een feit dat ik nooit heb gezondigd door iemand te vervloeken)
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-(mas eu não deixei pecar a minha boca, pedindo com imprecação a sua morte);
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-Moi qui n`ai pas permis à ma langue de pécher, De demander sa mort avec imprécation;
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-Nedopustilť jsem zajisté hřešiti ani ústům svým, abych zlořečení žádal duši jeho.
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-Nei, jeg tillot ikke min munn å synde ved å forbanne ham og ønske ham døden.
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-Nej, jag tillstadde ej min mun att synda så, ej att med förbannelse begära hans liv.
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-nej, jeg tillod ikke min Gane at synde, så jeg bandende kræved hans Sjæl.
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-Trái lại tôi không cho phép miệng tôi phạm tội, Mà lấy sự rủa sả trù ẻo, nguyện hại mạng sống nó;
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-Trái_lại tôi không cho_phép miệng tôi phạm_tội , Mà lấy sự rủa_sả trù_ẻo , nguyện hại mạng sống nó ;
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-(yo no he entregado mi boca al pecado pidiendo su vida con imprecación)
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-διοτι ουδε αφηκα το στομα μου να αμαρτηση, ευχομενος καταραν εις την ψυχην αυτου
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-(Даже не съм допуснал на устата си да съгрешат Та да иксам живота му с проклетия); -
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-Не позволял я устам моим грешить проклятием души его.
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-ולא נתתי לחטא חכי לשאל באלה נפשו׃
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-بل لم ادع حنكي يخطئ في طلب نفسه بلعنة.
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-( 我 沒 有 容 口 犯 罪 、 咒 詛 他 的 生 命
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-( 我 沒有 容口 犯罪 、 咒詛 他 的 生命
Kişinin serveti gün gelir canına fidye olur, Oysa yoksul kişi tehdide aldırmaz.Az ember életének váltsága lehet az õ gazdagsága; a szegény pedig nem hallja a fenyegetést.
Kişinin serveti gün gelir canına fidye olur, Oysa yoksul kişi tehdide aldırmaz.Den rike måste giva sin rikedom såsom lösepenning för sitt liv, den fattige hör icke av något
Kişinin serveti gün gelir canına fidye olur, Oysa yoksul kişi tehdide aldırmaz.En manns rikdom er løsepenger for hans liv, men den fattige er det ingen som truer.
Kişinin serveti gün gelir canına fidye olur, Oysa yoksul kişi tehdide aldırmaz.Giá chuộc mạng sống loài người, ấy là của cải mình; Còn kẻ nghèo chẳng hề nghe lời hăm dọa.
Kişinin serveti gün gelir canına fidye olur, Oysa yoksul kişi tehdide aldırmaz.Giá chuộc mạng sống loài_người , ấy_là của_cải mình ; Còn kẻ nghèo chẳng hề nghe lời hăm_dọa .
Kişinin serveti gün gelir canına fidye olur, Oysa yoksul kişi tehdide aldırmaz.Het losgeld voor een welgestelde is zijn rijkdom; een arme kent zo'n bedreiging niet.
Kişinin serveti gün gelir canına fidye olur, Oysa yoksul kişi tehdide aldırmaz.사람의 재물이 그 생명을 속할 수는 있으나 가난한 자는 협박을 받을 일이 없느니라
Kişinin serveti gün gelir canına fidye olur, Oysa yoksul kişi tehdide aldırmaz.La richesse d`un homme sert de rançon pour sa vie, Mais le pauvre n`écoute pas la réprimande.
Kişinin serveti gün gelir canına fidye olur, Oysa yoksul kişi tehdide aldırmaz.Las riquezas del hombre pueden ser el rescate de su vida, pero el pobre ni oye las amenazas
Kişinin serveti gün gelir canına fidye olur, Oysa yoksul kişi tehdide aldırmaz.Mands Rigdom er Løsepenge for hans Liv, Fattigmand får ingen Trusel at høre.
Kişinin serveti gün gelir canına fidye olur, Oysa yoksul kişi tehdide aldırmaz.Mit Reichtum kann einer sein Leben erretten; aber ein Armer hört kein Schelten.
Kişinin serveti gün gelir canına fidye olur, Oysa yoksul kişi tehdide aldırmaz.Odkupnina življenja je možu bogastvo njegovo, ali siromak ne čuje pretenja.
Kişinin serveti gün gelir canına fidye olur, Oysa yoksul kişi tehdide aldırmaz.Okup żywota człowieczego jest bogactwo jego; ale ubogi nie słucha łajania.
Kişinin serveti gün gelir canına fidye olur, Oysa yoksul kişi tehdide aldırmaz.Omul cu bogăţia lui îşi răscumpără viaţa, dar săracul n'ascultă mustrarea. -
Kişinin serveti gün gelir canına fidye olur, Oysa yoksul kişi tehdide aldırmaz.Orang kaya harus mengeluarkan uang agar hidupnya aman; orang miskin bebas dari ancaman
Kişinin serveti gün gelir canına fidye olur, Oysa yoksul kişi tehdide aldırmaz.O resgate da vida do homem são as suas riquezas; mas o pobre não tem meio de se resgatar.
Kişinin serveti gün gelir canına fidye olur, Oysa yoksul kişi tehdide aldırmaz.Rikkautensa saa mies antaa henkensä lunnaiksi, mutta köyhän ei tarvitse uhkauksia kuunnella.
Kişinin serveti gün gelir canına fidye olur, Oysa yoksul kişi tehdide aldırmaz.Riscatto della vita d'un uomo è la sua ricchezza, ma il povero non si accorge della minaccia
Kişinin serveti gün gelir canına fidye olur, Oysa yoksul kişi tehdide aldırmaz.Výplata života člověku jest bohatství jeho, ale chudý neslyší domlouvání.
Kişinin serveti gün gelir canına fidye olur, Oysa yoksul kişi tehdide aldırmaz.Výplatou duše človeka je jeho bohatstvo; ale chudobný nečuje žehrania.
Kişinin serveti gün gelir canına fidye olur, Oysa yoksul kişi tehdide aldırmaz.Το λυτρον της ψυχης του ανθρωπου ειναι ο πλουτος αυτου ο δε πτωχος δεν ακουει επιπληξιν.
Kişinin serveti gün gelir canına fidye olur, Oysa yoksul kişi tehdide aldırmaz.Богатством своим человек выкупает жизнь свою , а бедный и угрозы не слышит.
Kişinin serveti gün gelir canına fidye olur, Oysa yoksul kişi tehdide aldırmaz.Богатството на човека служи за откуп на живота му; А сиромахът не внимава на заплашвания.
Kişinin serveti gün gelir canına fidye olur, Oysa yoksul kişi tehdide aldırmaz.כפר נפש איש עשרו ורש לא שמע גערה׃
Kişinin serveti gün gelir canına fidye olur, Oysa yoksul kişi tehdide aldırmaz.فدية نفس رجل غناه. اما الفقير فلا يسمع انتهارا.
Kişinin serveti gün gelir canına fidye olur, Oysa yoksul kişi tehdide aldırmaz.人 的 貲 財 是 他 生 命 的 贖 價 . 窮 乏 人 卻 聽 不 見 威 嚇 的 話
Kişinin serveti gün gelir canına fidye olur, Oysa yoksul kişi tehdide aldırmaz.人 的 貲財 是 他 生命 的 贖價 . 窮乏人卻聽不見威嚇 的 話
İlgili Sayfalar