Sadece canım kalkmak istemiyordu.I just didn't feel like getting up.
Benim canım doğum günümü kutlamak istemiyor.I just don't feel like celebrating my birthday.
Benim canım bu gece onu yapmak istemiyor.I just don't feel like doing that tonight.
Gerçekten canım Tom'u görmek istemiyor.I really don't feel like seeing Tom.
Gerçekten canım şu anda konuşmak istemiyor.I really don't feel like talking right now.
Gerçekten şu anda canım Tom'la konuşmak istemiyor.I really don't feel like talking to Tom right now.
Canım bugün Fransızca çalışmak istemiyor.I don't feel like studying French today.
Canım bugün Fransızca konuşmak istemiyor.I don't feel like speaking French today.
Bugün canım Fransızca konuşmak istiyor.I feel like speaking French today.
Bu akşam canım biraz kebap yemek istiyor.I feel like having some kebab.
Bugün canım okula gitmek istemiyor.I don't feel like going to school today.
Canım çok gülmek istemiyor.I don't feel much like laughing.
Canım hiçbir şey yapmak istemiyor.I don't feel like doing anything.
Canıma kıymak istiyorum.I want to commit suicide.
Canım havuza gitmek istiyor.I feel like going to the pool.
Tom bizi canımızdan bezdiriyor.Tom is boring the pants off us.
Canım yürüyüşe gitmek istemiyor.I don't feel like going for a walk.
Seni seviyorum, canım.I love you, honey.
Bu tür sıcakta canım hiçbir şey yapmak istemiyor.In this kind of heat, I just don't feel like doing anything.
Bu kadar soğuk olduğunda canım dışarı çıkmak istemiyor.When it's this cold, I don't like going outside.
Bu kadar sıcak olduğunda canım hiçbir şey yapmak istemiyor.When it's this hot, I don't feel like doing anything.
Bu kadar sıcak olduğunda canım bir şey yapmak istemiyor.I don't feel like doing anything when it's this hot.
Nasıl uyudun, canım?How did you sleep, dear?
Mary canımı sıkıyor.Mary bores me.
Onlar benim canımı sıkıyor.They bore me.
Beni davet etmediler - Canım istediği için geldim.They haven't invited me - I came because I felt like it.
İkimiz satrançta o kadar iyi değiliz. Sadece canımız istediği için oynuyoruz.The two of us aren't that good at chess. We're just playing because we felt like it.
Bugün sadece canım okula gitmek istemiyor.I just don't feel like going to school today.
Bugün canım seninle alışverişe gitmek istemiyor.I don't feel like going shopping with you today.
Canım gitmek istemedi.I didn't feel like going.
Canım seni görmek istiyor.I feel like seeing you.
Canım oynamak istemiyor.I don't feel like playing.
Şimdi onu yapmayı canım istemiyor.I don't feel like doing that right now.
Bugün canım Tom hakkında konuşmak istemiyor.I don't feel like talking about Tom today.
Bugün canım Tom'la konuşmak istemiyor.I don't feel like talking with Tom today.
Sadece bunu canım istemiyor.I just don't feel like it.
Canım bağırmak istedi.I felt like screaming.
Tom, canımı yakıyorsun!Tom, you're hurting me!
Canım sıkılıyordu.I was feeling blue.
Aslında canım konuşmak istiyor.Actually, I feel like talking.
Video oyunları hayatımı mahvetti, en azından benim hala iki canım var.Video games ruined my life, at least I still have two lives left.
Tom'a canımı sıkmaktan vazgeçmesini söyledim.I told Tom to quit bothering me.
O, şikayetleri ile her zaman benim canımı sıkıyor.He is always annoying me with his complaints.
Bu gece canım sinemaya gitmek istemiyor.I don't feel like going to the movies tonight.
O hep şikayetleri ile benim canımı sıkar.She is always annoying me with her complaints.
Komşular çok gürültü yapıyorlar - onlar canımı sıkmaya başlıyorlar.The neighbours are making too much noise – they're starting to annoy me!
Canım dışarı yürüyüşe çıkmak istemiyor.I don't feel like going out for a walk.
Bu sadece canımı sıkıyor.It just bugs me.
Düşmanlarımıza, canımızı alsalar da, özgürlüğümüzü asla alamayacaklarını söyle!Tell our enemies that they may take our lives, but they'll never take our freedom!
Canım istemiyor.I would prefer not to.
Benim canımı sıkmayı bırak.Stop bugging me.
Sadece canımı sıkmayı bırak, tamam mı?Just stop bugging me, okay?
Tom, benim canımı yakacağını söylüyor.Tom says he'll hurt me.
Canım kutlama yapmak istiyor.I feel like celebrating.
Gerçekten canım bunu yapmak istemiyor.I'm really not in the mood for this.
Canım seni öpmek istiyor.I feel like I want to kiss you.
Şirket için canım bir şey yapmak istemiyor.I'm not in the mood for company.
Benim canım arkadaşım!My dear friend!
O gerçekten canımı sıktı.It really bugged me.
Canım bir içki istiyor. Hiç biran var mı?I feel like drinking. Got any beer?