Ana içeriğe geç
Sözlük

canım ile cümle

canım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Canımı, tekrar geri almak üzere veririm. Bunun için Baba beni sever.Tatăl Mă iubeşte, pentrucă Îmi dau viaţa, ca iarăş s'o iau.
Canımı, tekrar geri almak üzere veririm. Bunun için Baba beni sever.Zato me Oče ljubi, ker jaz dam življenje svoje, da ga zopet vzamem.
Canımı, tekrar geri almak üzere veririm. Bunun için Baba beni sever.Δια τουτο ο Πατηρ με αγαπα, διοτι εγω βαλλω την ψυχην μου, δια να λαβω αυτην παλιν.
Canımı, tekrar geri almak üzere veririm. Bunun için Baba beni sever.За те Отець мене любить, що я кладу душу мою, щоб знов прийняти її.
Canımı, tekrar geri almak üzere veririm. Bunun için Baba beni sever.Исус, прочее, в отговор им каза: Моето учение не е Мое, а на Онзи, Който Ме е пратил.
Canımı, tekrar geri almak üzere veririm. Bunun için Baba beni sever.Потому любит Меня Отец, что Я отдаю жизнь Мою, чтобы опять принять ее.
Canımı, tekrar geri almak üzere veririm. Bunun için Baba beni sever.על כן אהב אתי אבי כי את נפשי אתן למען אשוב ואקחה׃
Canımı, tekrar geri almak üzere veririm. Bunun için Baba beni sever.لهذا يحبني الآب لاني اضع نفسي لآخذها ايضا.
Canımı, tekrar geri almak üzere veririm. Bunun için Baba beni sever.我 父 愛 我 、 因 我 將 命 捨 去 、 好 再 取 回 來
Canımı, tekrar geri almak üzere veririm. Bunun için Baba beni sever.我 父愛 我 、 因我 將命捨 去 、 好 再 取回來
‹‹Canımızı kurtardın›› diye karşılık verdiler, ‹‹Efendimizin gözünde lütuf bulalım. Firavunun kölesi oluruz.››Da sa de: Du har holdt oss i live; la oss finne nåde for min herres øine, så skal vi være Faraos træler.
‹‹Canımızı kurtardın›› diye karşılık verdiler, ‹‹Efendimizin gözünde lütuf bulalım. Firavunun kölesi oluruz.››De svarede: "Du har reddet vort Liv; måtte vi eje min Herres Gunst, så vil vi være Faraos Trælle!"
‹‹Canımızı kurtardın›› diye karşılık verdiler, ‹‹Efendimizin gözünde lütuf bulalım. Firavunun kölesi oluruz.››Jawab mereka, "Tuan telah menyelamatkan kami dan kami berterima kasih. Kami rela menjadi hamba raja.
‹‹Canımızı kurtardın›› diye karşılık verdiler, ‹‹Efendimizin gözünde lütuf bulalım. Firavunun kölesi oluruz.››그들이 가로되 주께서 우리를 살리셨사오니 우리가 주께 은혜를 입고 바로의 종이 되겠나이다
‹‹Canımızı kurtardın›› diye karşılık verdiler, ‹‹Efendimizin gözünde lütuf bulalım. Firavunun kölesi oluruz.››Oni pa reko: Ohranil si nam življenje; najdemo naj milost v očeh gospoda svojega, in bodemo hlapci Faraonovi.
‹‹Canımızı kurtardın›› diye karşılık verdiler, ‹‹Efendimizin gözünde lütuf bulalım. Firavunun kölesi oluruz.››"U hebt onze levens gered", vonden de mensen. "Wij zullen Farao graag dienen als lijfeigenen."
‹‹Canımızı kurtardın›› diye karşılık verdiler, ‹‹Efendimizin gözünde lütuf bulalım. Firavunun kölesi oluruz.››И те рекоха: Ти опази живота ни; нека придобием благоволението на господаря си, и ще бъдем слуги на Фараона.
‹‹Canımızı kurtardın›› diye karşılık verdiler, ‹‹Efendimizin gözünde lütuf bulalım. Firavunun kölesi oluruz.››Они сказали: ты спас нам жизнь; да обретем милость в очах господина нашего и да будем рабами фараону.
‹‹Canımızı kurtardın›› diye karşılık verdiler, ‹‹Efendimizin gözünde lütuf bulalım. Firavunun kölesi oluruz.››ויאמרו החיתנו נמצא חן בעיני אדני והיינו עבדים לפרעה׃
‹‹Canımızı kurtardın›› diye karşılık verdiler, ‹‹Efendimizin gözünde lütuf bulalım. Firavunun kölesi oluruz.››فقالوا احييتنا. ليتنا نجد نعمة في عيني سيدي فنكون عبيدا لفرعون.
‹‹Canımızı kurtardın›› diye karşılık verdiler, ‹‹Efendimizin gözünde lütuf bulalım. Firavunun kölesi oluruz.››他 們 說 、 你 救 了 我 們 的 性 命 、 但 願 我 們 在 我 主 眼 前 蒙 恩 、 我 們 就 作 法 老 的 僕 人
‹‹Canımızı kurtardın›› diye karşılık verdiler, ‹‹Efendimizin gözünde lütuf bulalım. Firavunun kölesi oluruz.››他 們說 、 你 救 了 我 們 的 性命 、 但願 我 們 在 我 主 眼前 蒙恩 、 我們 就 作法 老的 僕人
Canımızı sıkma.Não enche. Pare de nos amolar.
Canımızı sıkma.Спри да ни досаждаш.
Canım kusura bakma, seni yalnız bıraktım.Siento mucho haber tardado, carino.
Canım kusura bakma, seni yalnız bıraktım.Съжалявам, че се забавих, скъпи. Готов ли си да тръгваме? Дааааааааа!
Canım kusura bakma, seni yalnız bıraktım.מצטערת שזה לקח לי כל כך הרבה זמן יקירי, אתה מוכן ללכת עכשיו?
Canım nasıl da sevgiyle dolu bir bardak süt çekti.Oh, comme je voudrais une tasse de lait qui déborde d'amour.
Canım nasıl da sevgiyle dolu bir bardak süt çekti.Ó, mennyire vágyom egy pohár tejre, ami csordulásig van szerelemmel.
Canım nasıl da sevgiyle dolu bir bardak süt çekti.Αχ, θέλω να πιω μία κούπα γάλα φτιαγμένη με αγάπη.
Canım nasıl da sevgiyle dolu bir bardak süt çekti.ايغو, اريد شرب كأس من الحليب معد بحب
Canım, nasıl yaparsın?Caro, come puoi fare questo?
Canım, nasıl yaparsın?Chéri, comment peux-tu faire cela ?
Canım, nasıl yaparsın?Dragule, cum poti sa faci asta?
Canım, nasıl yaparsın? Ha Ni de seninle gelmeli.얘, 벌써 가면 어떡해? 하니랑 같이 나가야지.
Canım, nasıl yaparsın? Ha Ni de seninle gelmeli.Αγάπη, πως μπορείς να το κάνεις αυτό; Η Χα Νι πρέπει να πάει μαζί σου.
Canım, nasıl yaparsın? Ha Ni de seninle gelmeli.יקירי, חכה . הא ני הולכת איתך
Canım, nasıl yaparsın? Ha Ni de seninle gelmeli.عزيزي ، كيف تفعل ذلك ؟ ها إن يجب أن تذهب معك
Canım, nasıl yaparsın? Ha Ni de seninle gelmeli.ちょっと!道も知らないのに
Canım, nasıl yaparsın?Jeg går nu Søde, hvordan kunne du gøre det?
Canım, nasıl yaparsın?Kära, hur kan du göra det?
Canım, nasıl yaparsın?Kochanie, jak możesz tak robić?
Canım, nasıl yaparsın?Lieverd, hoe kon je dat doen?
Canım, nasıl yaparsın?Sao con lại thế chứ?
Canım, nasıl yaparsın?Sayang, bagaimana mungkin?
Canım, nasıl yaparsın?Schätzchen, wie kannst du nur?
Canım, nasıl yaparsın?Zlatko, ako to môžeš urobiť?
Canım, nasıl yaparsın?Дорогой, подожди.
Canım, nasıl yaparsın?Скъпи, как може така?
Canım ne isterse yapabilirim, çünkü onun sorumluluğu bende ve onu korumam gerekiyor" diye düşündüm."Cool, môžem spraviť čo chcem, je mojou zodpovednosťou sa oň postarať."
Canım ne isterse yapabilirim, çünkü onun sorumluluğu bende ve onu korumam gerekiyor" diye düşündüm."Cool, pot să fac ce mă taie capul dacă-i responsabilitatea mea și eu trebuie să am grijă de ea."
Canım ne isterse yapabilirim, çünkü onun sorumluluğu bende ve onu korumam gerekiyor" diye düşündüm.Ich kann machen, was ich will, weil es meine Verantwortung ist und ich es in Stand halten muss."
Canım ne isterse yapabilirim, çünkü onun sorumluluğu bende ve onu korumam gerekiyor" diye düşündüm.Jag kan göra vad fan som helst, eftersom det är mitt ansvar att den underhålls."
Canım ne isterse yapabilirim, çünkü onun sorumluluğu bende ve onu korumam gerekiyor" diye düşündüm.왜냐하면 이건 내 책임이고 내가 유지를 해야하니까"라고 생각했죠.
Canım ne isterse yapabilirim, çünkü onun sorumluluğu bende ve onu korumam gerekiyor" diye düşündüm."Mooi, ik doe lekker wat ik wil, want het is mijn verantwoordelijkheid."
Canım ne isterse yapabilirim, çünkü onun sorumluluğu bende ve onu korumam gerekiyor" diye düşündüm."Oké, azt csinálok vele, amit akarok, mert az én felelősségem rendben tartani."
Canım ne isterse yapabilirim, çünkü onun sorumluluğu bende ve onu korumam gerekiyor" diye düşündüm."Pas de problèmes, je peux faire ce que je veux puisque c'est ma responsabilité et que je dois m'en occuper."
Canım ne isterse yapabilirim, çünkü onun sorumluluğu bende ve onu korumam gerekiyor" diye düşündüm.Posso dunque farci quel che mi pare e piace, dal momento che ne ho la responsabilità e devo mantenerla".
Canım ne isterse yapabilirim, çünkü onun sorumluluğu bende ve onu korumam gerekiyor" diye düşündüm.Posso fazer o que quero, "já que a manutenção é da minha responsabilidade."
Canım ne isterse yapabilirim, çünkü onun sorumluluğu bende ve onu korumam gerekiyor" diye düşündüm."Prima, můžu si do háje dělat co chci, když je to na mou odpovědnost a budu to udržovat."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod