Canım bu akşam bira içmek istemiyor.I do not feel like drinking beer tonight.
Canım bu akşam bir şey yapmak istemiyor.I don't feel like doing anything tonight.
Bu akşam canım dışarıda yemek istemiyor.I don't feel like eating out this evening.
Bu akşam canım dışarı çıkmak istemedi.I didn't feel like going out this evening.
Canım yürüyüş yapmak istiyor.I feel like taking a walk.
Yürüyüş için canım dışarı çıkmak istedi.I felt like going out for a walk.
Benim canımı sıkan onun ne söylediği değil, ama bunu söyleme şekli.It isn't what he says that annoys me but the way he says it.
Canım ağlamak istedi.I felt like crying.
Canım dedektif hikayesi okumayı istedi.I felt like reading the detective story.
Ara sıra canım işimden ayrılmak istiyor.At times I feel like quitting my job.
Canım sinemaya gitmek istiyor.I feel like going to the movies.
Canım bir şey yemek istiyor.I feel like eating something.
Canım bir şey yemek istemiyor.I don't feel like eating anything.
Canım şarkı söylemek istiyor.I feel like singing.
Şimdi canım bir banyo yapmak istiyor.I feel like taking a bath now.
Şu anda canım dışarı çıkmak istemiyor.I don't feel like going out right now.
Canım bu gece biraz pizza yemek istiyor.I feel like having some pizza tonight.
Canım bir araba almak istemiyordu.I didn't feel like buying a car.
Canım kaçmak istedi.I felt like running away.
Ben canım sevgilimi ararım.I call my sweetheart darling.
Canım suşi yemek istemiyor.I don't feel like eating sushi.
Canım şaka yapmak istemiyor.I don't feel like joking.
Canım yemek istemiyor.I don't feel like eating.
Canım taze meyve istiyor.I have a craving for fresh fruit.
Canım biraz temiz hava almak istiyor.I feel like getting some fresh air.
Bekletildiğim zaman canım sıkılır.I get annoyed when I am kept waiting.
Canım biriyle konuşmak istedi.I felt like talking to someone.
Canım kimseyle konuşmak istemiyor.I don't feel like talking with anyone.
Geç kaldığı için canım onu azarlamak istemedi.I didn't feel like scolding her for being late.
Güzel bir gün ve canım balığa gitmek istiyor.It's fine day and I feel like going fishing.
O beni aldatmaya çalıştığında canım ona vurmak istedi.I felt like hitting him when he tried to cheat me.
Mektubu benim canımı sıkıyor.His letter makes me uneasy.
Onun konuşması canımızı sıktı.His speech turned us off.
O sorularla benim canımı sıkıyor.He annoys me with questions.
Canımı sıkmak için hataları kasıtlı olarak yaptı.He made mistakes on purpose to annoy me.
O geç kaldığında canım onu azarlamak istedi ama dilimi tuttum.When she was late, I felt like scolding her, but I held my tongue.
Benim bu konuda ona canım bir şey söylemek istemiyor.I don't feel like telling her about it.
Yorgundum ve canım hiçbir şey yapmak istemiyordu.Being tired, I felt like doing nothing.
Canım çalışmak istemiyor.I don't feel like studying.
Canım hiç yemek yemek istemiyor.I don't feel like eating at all.
Canım yarın bir gün izin almak istiyor.I feel like taking a day off tomorrow.
Canım kırlarda dans etmek istiyor.I feel like dancing in the fields.
Canım bir geziye gitmek istiyor.I feel like going on a trip.
Canım ona doğruyu söylemek istemiyor.I don't feel like telling her the truth.
Şimdi canım onunla karşılaşmak istemiyor.I don't feel like meeting her now.
O adam benim canımı sıkıyor.That guy annoys me.
Canım sıkılıyor.I'm bored.
Canım gerçekten dışarı çıkmak istemiyordu.I didn't really feel like going out.
Benim canım çalışmak istemiyor. Onun yerine bir sinemaya gitmeye ne dersin?I don't feel like working. How about going to a movie instead?
Açıkçası, canım, umurumda değil.Frankly, my dear, I don't give a damn.
Doğrusu, canım, vız gelir tırıs gider.Frankly, my dear, I don't give a damn.
Canımın istediği her şeyi yaparım.I do anything I feel like.
Hadi canım.Duh.
Tamam, canım, iyi geceler!OK, my dear, good night!
Canımı sıkıyorsun.You're annoying me.
Piyangoyu mu kazandın? Hadi canım!You won the lottery? No way!
Canım, süpermarkete gitmemiz lazım. Sütümüz bitmiş.Sweetheart, we need to go to the supermarket. We ran out of milk.
Hayır, canım, atla gitsen iyi olur.No, my dear, you had better go on horseback.
Anne! Hector benim canımı sıkıyor!Mom! Hector's bugging me!
Gerçekten canımı sıkıyorsun.You really annoy me.