Kafamı sallardım, ve kendime en can alıcı soruyu sorardım:Îmi scutur capul și îmi pun eterna întrebare:
Kafamı sallardım, ve kendime en can alıcı soruyu sorardım:Jeg rystede på hovedet, og jeg stille mig selv det evige spørgsmål:
Kafamı sallardım, ve kendime en can alıcı soruyu sorardım:Je secoue la tête, et je me pose la question éternelle:
Kafamı sallardım, ve kendime en can alıcı soruyu sorardım:머리를 가로저으며 스스로에게 늘 같은 질문을 던졌죠.
Kafamı sallardım, ve kendime en can alıcı soruyu sorardım:Kręciłem głową, i zadawałem sobie odwieczne pytanie:
Kafamı sallardım, ve kendime en can alıcı soruyu sorardım:Megráztam a fejem, és felvetődött az örök kérdés:
Kafamı sallardım, ve kendime en can alıcı soruyu sorardım:Potrasiem hlavou a spýtam sa večnú otázku:
Kafamı sallardım, ve kendime en can alıcı soruyu sorardım:Protáhl jsem si ruce a položil si tu základní otázku:
Kafamı sallardım, ve kendime en can alıcı soruyu sorardım:Sacudía mi cabeza, y me hacía la pregunta de siempre:
Kafamı sallardım, ve kendime en can alıcı soruyu sorardım:Saya menggelengkan kepala, dan bertanya pada diri sendiri:
Kafamı sallardım, ve kendime en can alıcı soruyu sorardım:Scuoto la testa, e mi faccio l'eterna domanda:
Kafamı sallardım, ve kendime en can alıcı soruyu sorardım:Tôi lắc đầu, và tự hỏi mình câu hỏi muôn thủa:
Kafamı sallardım, ve kendime en can alıcı soruyu sorardım:Κουνούσα το κεφάλι μου και έκανα στον εαυτό μου το αιώνιο ερώτημα:
Kafamı sallardım, ve kendime en can alıcı soruyu sorardım:Поклащам глава и си задавам вечния въпрос:
Kafamı sallardım, ve kendime en can alıcı soruyu sorardım:Я тряс головой, И задавал себе вечный вопрос:
Kafamı sallardım, ve kendime en can alıcı soruyu sorardım:נענעתי את הראש שלי, ושאלתי את עצמי את השאלה הנצחית:
Kafamı sallardım, ve kendime en can alıcı soruyu sorardım:فأهز رأسي واسئل نفسي بعض الاسئلة
Kafamı sallardım, ve kendime en can alıcı soruyu sorardım:永遠の問い掛けを 自分にするのです 「何で銀行勤めにしなかったんだろう?」と
Ona gel, ona gel can alıcı noktaya gel, ona gel.Găsește-l!
Ona gel, ona gel can alıcı noktaya gel, ona gel.Trovalo!
Ona gel, ona gel can alıcı noktaya gel, ona gel.Vas-y, viens en au fait !
Ona gel, ona gel can alıcı noktaya gel, ona gel.Vá, vão directos ao ponto.
Rastladığımız eşyalar çok önemliydi... ...hikaye için can alıcıydı.Assistir àqueles pertences era muito importante, era vital para a reportagem.
Rastladığımız eşyalar çok önemliydi... ...hikaye için can alıcıydı.Auf diese Gegenstände zu stoßen war sehr wichtig Es war essenziell für die Story.
Rastladığımız eşyalar çok önemliydi... ...hikaye için can alıcıydı.De bezittingen tegenkomen was heel belangrijk... en van vitaal belang voor het verhaal.
Rastladığımız eşyalar çok önemliydi... ...hikaye için can alıcıydı.Felvenni ezeket a dolgokat... nagyon fontos része volt a sztorinak.
Rastladığımız eşyalar çok önemliydi... ...hikaye için can alıcıydı.Kommande över tillhörigheter var mycket viktigt Det var avgörande för berättelsen.
Rastladığımız eşyalar çok önemliydi... ...hikaye için can alıcıydı.Natrafienie na te pozostałości było ważne-- najważniejsze w tej sprawie.
Rastladığımız eşyalar çok önemliydi... ...hikaye için can alıcıydı.Přehlídka těchto věcí byla velmi důležitá. To byl klíč k příběhu.
Rastladığımız eşyalar çok önemliydi... ...hikaye için can alıcıydı.Tavaroiden luo tuleminen, oli hyvin tärkeää. Se oli välttämätöntä tarinaan.
Rastladığımız eşyalar çok önemliydi... ...hikaye için can alıcıydı.Βρίσκοντας αυτά ήταν πολύ σημαντικό... Ήταν ζωτικής σημασίας για το θέμα.
Şimdi size hızlıca bunu gerçekten gösterebilen can alıcı bir deneyi anlatmaya çalışayım.이 사실을 보여줄 수 있었던 몇몇 중요한 실험들에 대해 간단히 얘기해볼게요.
Şimdi size hızlıca bunu gerçekten gösterebilen can alıcı bir deneyi anlatmaya çalışayım.Daţi-mi voie să vă povestesc repede despre un experiment crucial care a demonstrat asta.
Şimdi size hızlıca bunu gerçekten gösterebilen can alıcı bir deneyi anlatmaya çalışayım.E deixem-me contar-vos rapidamente uma experiência crucial que foi realmente capaz de mostrar isto.
Şimdi size hızlıca bunu gerçekten gösterebilen can alıcı bir deneyi anlatmaya çalışayım.E fatemi descrivere velocemente alcuni esperimenti decisivi che lo hanno realmente mostrato.
Şimdi size hızlıca bunu gerçekten gösterebilen can alıcı bir deneyi anlatmaya çalışayım.Ik vertel snel over een cruciaal element dat dit aantoonde.
Şimdi size hızlıca bunu gerçekten gösterebilen can alıcı bir deneyi anlatmaya çalışayım.Permettez-moi de vous parler rapidement d'une expérience cruciale qui pu le démontrer.
Şimdi size hızlıca bunu gerçekten gösterebilen can alıcı bir deneyi anlatmaya çalışayım.Und lassen Sie mich rasch ein entscheidendes Experiment erklären, das dies zeigen konnte.
Şimdi size hızlıca bunu gerçekten gösterebilen can alıcı bir deneyi anlatmaya çalışayım.Y déjenme explicarles rápidamente un experimento crucial que permitió demostrarlo.
Şimdi size hızlıca bunu gerçekten gösterebilen can alıcı bir deneyi anlatmaya çalışayım.Επιτρέψτε μου να σας πω εν συντομία για ένα σημαντικό πείραμα που κατάφερε να το δείξει αυτό.
Şimdi size hızlıca bunu gerçekten gösterebilen can alıcı bir deneyi anlatmaya çalışayım.И ми позволете да ви разкажа набързо за важен експеримент, който всъщност успя да покаже това.
Şimdi size hızlıca bunu gerçekten gösterebilen can alıcı bir deneyi anlatmaya çalışayım.Сейчас я кратко расскажу Вам об очень важном эксперименте, который привёл меня к такому выводу.
Şimdi size hızlıca bunu gerçekten gösterebilen can alıcı bir deneyi anlatmaya çalışayım.אספר לכם בקצרה על כמה ניסויים מכריעים שהצליחו להוכיח זאת.
Şimdi size hızlıca bunu gerçekten gösterebilen can alıcı bir deneyi anlatmaya çalışayım.واسمحوا لي أن أقول لكم بسرعة بعض التجارب الحاسمة التي تمكنت من إظهار هذا.
Şimdi size hızlıca bunu gerçekten gösterebilen can alıcı bir deneyi anlatmaya çalışayım.この考えを裏付ける鍵となった 幾つかの実験を紹介しましょう 本来 私は このウイルスを研究していました
Şimdi sorunun can alıcı noktasına geliyoruz.Ale nyní se dostáváme k jádru problému.
Şimdi sorunun can alıcı noktasına geliyoruz.これらの2つのローンは、期日が来ました。
Sorunun en can alıcı kısmı burası.Así que si esta x y, a continuación, este x es x, esto es x, esto es x,
Sorunun en can alıcı kısmı burası.A to je vlastně celé jádro problému.
Sorunun en can alıcı kısmı burası.وذلك في الواقع هو طلب الموضوع لهذه المسألة
Ve ayrıca geleneksel diplomasi ötesinden, zamanımızın en can alıcı sorununa gitmeliyiz: iklim değişikliği.És túl kell, hogy lépjünk a tradicionális diplomácián napjaink létkérdésében, a klímaváltozásben is.
Ve ayrıca geleneksel diplomasi ötesinden, zamanımızın en can alıcı sorununa gitmeliyiz: iklim değişikliği.그리고 우리는 또한 전통적인 외교를 넘어서 우리 시대의 생존 문제인 기후변화의 문제까지
Ve ayrıca geleneksel diplomasi ötesinden, zamanımızın en can alıcı sorununa gitmeliyiz: iklim değişikliği.עלינו גם ללכת מעבר לדיפלומטיה המסורתית אל הנושא הקיומי של ימינו,
Ve ayrıca geleneksel diplomasi ötesinden, zamanımızın en can alıcı sorununa gitmeliyiz: iklim değişikliği.وعلينا المضي ايضا الى ما وراء الدبلوماسية التقليدية الى القضية المصيرية في وقتنا
Ve ayrıca geleneksel diplomasi ötesinden, zamanımızın en can alıcı sorununa gitmeliyiz: iklim değişikliği.現代の我々にとっての死活問題である 気候変動についても 取り組まなければなりません
Ve en can alıcı nokta "Yani, Dean buradayız çünkü tıbbi şeyler yapiyorsun.A puenta brzmiała: "Robisz różne medyczne sprzęty.
Ve en can alıcı nokta "Yani, Dean buradayız çünkü tıbbi şeyler yapiyorsun."그래서 저희는 Dean씨가 의료기기를 만드시기 때문에 이곳까지 온것입니다
Ve en can alıcı nokta "Yani, Dean buradayız çünkü tıbbi şeyler yapiyorsun.Depois a culminar: "Bem, Dean, estamos aqui porque você faz coisas médicas
Ve en can alıcı nokta "Yani, Dean buradayız çünkü tıbbi şeyler yapiyorsun.De punchline was: "Dus, Dean, wij zijn hier omdat jij medische dingen maakt.
Ve en can alıcı nokta "Yani, Dean buradayız çünkü tıbbi şeyler yapiyorsun.Poi è arrivata la battuta "Dean, noi siamo qui perché produci cose mediche.