Gerçekten can alıcı kareler yakalayabilmek için, Doğru yerde doğru zamanda bulunmalısınız.To really get the money shots, it's down to being in the right place at the right time.
Bu konuşmanın can alıcı noktası olarak, bunu alt-üst etmek istiyorum.And the basic punchline of my talk is, I'd like to turn that over on its head.
Rastladığımız eşyalar çok önemliydi... ...hikaye için can alıcıydı.Coming across the belongings was very important -- it was vital to the story.
İşte size ilk can alıcı nokta. Şehirler popülasyon bombasını etkisiz hale getirdi.So here's the first punch line: cities have defused the population bomb.
Ve size ikinci can alıcı nokta.And here's the second punch line.
Belki bunları böyle bırakabilirim. m'leri bırakayım, çünkü can alıcı nokta bununla ilgili. -But maybe I could leave them there. Let me leave those m's there because that's the big takeaway.
Sorunun en can alıcı kısmı burası.And that's actually what the whole crux of the problem is.
Can alıcı noktası "Büyük bir tane ile başlamış" olacak.Obviously, "He started with a large one," is the punchline.
İşin can alıcı noktası aynı kişinin ozon kimyası üzerine bir Nobel ödülü kazanmış olmasıydı.The big deal was he happened to have won the Nobel prize for ozone chemistry.
Şimdi size hızlıca bunu gerçekten gösterebilen can alıcı bir deneyi anlatmaya çalışayım.And let me quickly tell you some crucial experiment that was able to actually show this.
Ve en can alıcı nokta "Yani, Dean buradayız çünkü tıbbi şeyler yapiyorsun."So, Dean, we're here because you make medical stuff. You're going to give us an arm."
Ona gel, ona gel can alıcı noktaya gel, ona gel.Get to it. Get to the point.
Kafamı sallardım, ve kendime en can alıcı soruyu sorardım:I'd shake my head, and I'd ask myself the eternal question:
Büyükbabamla ilgili can alıcı şey şuydu.But here's the thing about my grandfather.
En can alıcı nokta da birbuçuk sene sonra,The punch line is that a year and a half later,
Şimdi sorunun can alıcı noktasına geliyoruz.But now we're getting to the crux of the issue.
İki türün birikmesi konusunda temas süresi ve sıcaklık kontrolü can alıcı öneme sahiptir.For the deposition of two species it can be crucial to control the contact time and temperature.
Ancak sürecin en can alıcı yönü, referans genin kararlı olması gerektiğidir. [1]However, the most crucial aspect of the process is that the reference gene must be stable.[22]
Diziden on beş bölüm uzak kalır "Bad Blood" bölümünde can alıcı bir rolle geri döner.Tras 15 episodios de ausencia, Pope vuelve en "Bad Blood", jugando un papel de vital importancia.
Güzelin en can alıcı unsurları kaşı ve gözüdür.Le parti più belle di quest'opera sono sicuramente il volto della Vergine e le mani.
Güzelin en can alıcı unsurları kaşı ve gözüdür.Největší a nejnápadnější z výsad bývá očnice.
Bu taktiğin can alıcı noktası saldırıların gece yapılmasıydı.Arbeidstittelen til denne filmen var Attack by Night.
Belki bunları böyle bırakabilirim. m'leri bırakayım, çünkü can alıcı nokta bununla ilgili. -Ale może mogę to tak zostawić. Pozwólcie, że zostawię te m tutaj, ponieważ to jest ważna nauka.
Belki bunları böyle bırakabilirim. m'leri bırakayım, çünkü can alıcı nokta bununla ilgili. -Pero tal vez podía dejarlos allí. Permítanme dejar esos m allí porque ese es el gran punto.
Bu konuşmanın can alıcı noktası olarak, bunu alt-üst etmek istiyorum.A piada da minha palestra é que gostaria de desmentir isso.
Bu konuşmanın can alıcı noktası olarak, bunu alt-üst etmek istiyorum.Dan penekanan dari pembicaraan saya adalah, saya ingin mengarahkannya pada kepala si lalat.
Bu konuşmanın can alıcı noktası olarak, bunu alt-üst etmek istiyorum.Das Verblüffende an meinem Vortrag ist aber, dass ich das auf den Kopf stellen möchte.
Bu konuşmanın can alıcı noktası olarak, bunu alt-üst etmek istiyorum.Điểm cơ bản chính của bài nói chuyện của tôi là quay trở lại nói về cái đầu của ruồi
Bu konuşmanın can alıcı noktası olarak, bunu alt-üst etmek istiyorum.Előadásom fő poénjaként szeretném feje tetejére állítani ezt a vélekedést.
Bu konuşmanın can alıcı noktası olarak, bunu alt-üst etmek istiyorum.E lo scopo del mio discorso è quello di capovolgere tutto questo.
Bu konuşmanın can alıcı noktası olarak, bunu alt-üst etmek istiyorum.Hlavní pointou mé přednášky je, že bych to rád úplně otočil.
Bu konuşmanın can alıcı noktası olarak, bunu alt-üst etmek istiyorum.In feite kan ik daar niet mee akkoord gaan. In feite kan ik daar niet mee akkoord gaan.
Bu konuşmanın can alıcı noktası olarak, bunu alt-üst etmek istiyorum.Jednak ja w swoim wystąpieniu chciałbym postawić to twierdzenie na głowie.
Bu konuşmanın can alıcı noktası olarak, bunu alt-üst etmek istiyorum.그리고 저는 제 강연의 핵심을 파리의 머리에 두고 싶습니다.
Bu konuşmanın can alıcı noktası olarak, bunu alt-üst etmek istiyorum.Själva syftet med min presentation är att jag vill vända det uttalandet upp-och-ner.
Bu konuşmanın can alıcı noktası olarak, bunu alt-üst etmek istiyorum.Y el punto fuerte básico de mi charla es que me gustaría voltear esto cabeza abajo.
Bu konuşmanın can alıcı noktası olarak, bunu alt-üst etmek istiyorum.Но я хочу перевернуть эти представления вверх тормашками.
Bu konuşmanın can alıcı noktası olarak, bunu alt-üst etmek istiyorum.ושורת המחץ הבסיסית של השיחה שלי היא, הייתי רוצה להפוך זאת על הראש
Bu konuşmanın can alıcı noktası olarak, bunu alt-üst etmek istiyorum.والغرض من محادثتي هو أود قلب هذا رأساً على عقب.
Bu konuşmanın can alıcı noktası olarak, bunu alt-üst etmek istiyorum.僕に言わせれば、それは全くの勘違いだよ ハエの脳は単純なんかじゃないと思うんだ
Bunlar can alıcı sorular ve PISA'dan öğrendik ki yüksek performanslı eğitim sistemlerindeDies sind die entscheidenden Fragen.
Bunlar can alıcı sorular ve PISA'dan öğrendik ki yüksek performanslı eğitim sistemlerindeEstas são as perguntas críticas.
Bunlar can alıcı sorular ve PISA'dan öğrendik ki yüksek performanslı eğitim sistemlerinde이런 것들은 중요한 질문들이고, 우리가 PISA로부터 배운 것은, 성취도가 높은 교육 시스템에서
Bunlar can alıcı sorular ve PISA'dan öğrendik ki yüksek performanslı eğitim sistemlerindeSon preguntas críticas y lo que hemos aprendido de PISA es que, en los sistemas de alto desempeño,
Bunlar can alıcı sorular ve PISA'dan öğrendik ki yüksek performanslı eğitim sistemlerindeTo jsou zásadní otázky, a my se skrze srovnávání
Bunlar can alıcı sorular ve PISA'dan öğrendik ki yüksek performanslı eğitim sistemlerindeTo podstawowe pytania, a z PISY dowiedzieliśmy się, systemach edukacyjnych o lepszych osiągnięciach,
Bunlar can alıcı sorular ve PISA'dan öğrendik ki yüksek performanslı eğitim sistemlerindeאלו השאלות הקריטיות, ומה שלמדנו מ"פיסה" הוא שבמערכות חינוך עתירות-ביצועים,
Bunlar can alıcı sorular ve PISA'dan öğrendik ki yüksek performanslı eğitim sistemlerindeهذه هي الأسئلة المهمة، وما تعلمناه من برنامج پيسا هو،في الأنظمة التعليمية ذات الكفاءة العالية،
Bunlar can alıcı sorular ve PISA'dan öğrendik ki yüksek performanslı eğitim sistemlerinde私達がPISAから学んだことは 優秀な教育システムでは 国民が納得して 今日の消費より
Büyükbabamla ilgili can alıcı şey şuydu.Aber mit meinem Großvater war das so:
Büyükbabamla ilgili can alıcı şey şuydu.Dar e un aspect legat de bunicul meu.
Büyükbabamla ilgili can alıcı şey şuydu.Ešte jedna vec o starom otcovi.
Büyükbabamla ilgili can alıcı şey şuydu.하지만 제 할아버지에 대한 기억이 이런 게 있는데요.
Büyükbabamla ilgili can alıcı şey şuydu.Maar dit is wat mijn opa bijzonder maakte.
Büyükbabamla ilgili can alıcı şey şuydu.Ma ecco una cosa di mio nonno.
Büyükbabamla ilgili can alıcı şey şuydu.Mais voilà ce qu'il y a avec mon grand-père.
Büyükbabamla ilgili can alıcı şey şuydu.Mas eis o que é interessante sobre o meu avô.
Büyükbabamla ilgili can alıcı şey şuydu.Mělo to však jeden háček.
Büyükbabamla ilgili can alıcı şey şuydu.Men här är en tanke kring min farfar.
Büyükbabamla ilgili can alıcı şey şuydu.Men her er det med min bedstefar.