Hem Lübnanlılardan hem de uluslararası camiadan itibar görüyordu.Hitelessé vált mind a libanoni, mind a nemzetközi közösség szemében.
Hem Lübnanlılardan hem de uluslararası camiadan itibar görüyordu.Il a gagné en crédibilité, à la fois auprès des libanais et de la communauté internationale.
Hem Lübnanlılardan hem de uluslararası camiadan itibar görüyordu.이 마라톤 대회는 레바논 사람들과 국제 사회 모두에게서 신임을 받았습니다.
Hem Lübnanlılardan hem de uluslararası camiadan itibar görüyordu.Maraton mendapatkan kredibilitas dari penduduk Lebanon dan komunitas internasional.
Hem Lübnanlılardan hem de uluslararası camiadan itibar görüyordu.Nó nhận được tín nhiệm từ cả 2 phía từ người Lebanon và cộng đồng quốc tế.
Hem Lübnanlılardan hem de uluslararası camiadan itibar görüyordu.Získal si důvěru jak Libanonců, tak i mezinárodního společenství.
Hem Lübnanlılardan hem de uluslararası camiadan itibar görüyordu.Został uznany przez Libańczyków i obcokrajowców.
Hem Lübnanlılardan hem de uluslararası camiadan itibar görüyordu.Κέρδισε αξιοπιστία τόσο από τους Λιβανέζους, όσο και από τη διεθνή κοινότητα.
Hem Lübnanlılardan hem de uluslararası camiadan itibar görüyordu.Він отримав підтримку як від ліванців, так і від міжнародного співтовариства.
Hem Lübnanlılardan hem de uluslararası camiadan itibar görüyordu.Он завоевал уважение не только ливанцев, но и международного сообщества.
Hem Lübnanlılardan hem de uluslararası camiadan itibar görüyordu.Спечели слава дори на национално и международно ниво.
Hem Lübnanlılardan hem de uluslararası camiadan itibar görüyordu.הוא זכה למהמנות משני הקהילות, הלבנונית והבינלאומית.
Hem Lübnanlılardan hem de uluslararası camiadan itibar görüyordu.لقد اكتسب مصداقية من كلا اللبنانيين و المجتمع الدولي.
Hem Lübnanlılardan hem de uluslararası camiadan itibar görüyordu.レバノン人と国際社会の両方から信頼を得ました 2012年11月 85カ国から
Irak ve Afganistan'daki cami mimarilerine benzemesi amacıyla binanın etrafına bir de duvar örüldü.하나님의 세계교회 주변으로 담이 세워졌는데 아프가니스탄이나 이라크의 모스크처럼 만들기 위해서였습니다.
Irak ve Afganistan'daki cami mimarilerine benzemesi amacıyla binanın etrafına bir de duvar örüldü.בנו חומה מסביב לכנסיה העולמית של אלוהים כדי לחקות את מבנה המסגדים באפגניסטן או בעיראק.
Irak ve Afganistan'daki cami mimarilerine benzemesi amacıyla binanın etrafına bir de duvar örüldü.قاموا ببناء جدار حول كنيسة الله العالمية لتقليد انشاء المساجد في أفغانستان أو العراق.
Irak ve Afganistan'daki cami mimarilerine benzemesi amacıyla binanın etrafına bir de duvar örüldü.アフガニスタンやイラクのモスクを再現しました そこで メータ ビハールという
IŞİD Suudi Arabistan'da İkinci Kez Şii Camisine SaldırdıSegunda mezquita chiíta atacada por el ISIS en Arabia Saudita
İyi... Ne yapalım? Bizim camiada böyle kişiler olduğunu duymuştum.Cũng phải, trong thế giới này cũng nhiều thật đấy.
Juan Antonio'nun çevresi sayesinde sanat camiasının içine giriyordu.Con el grupo de amigos de Juan Antonio... ...pasaba el tiempo con gente creativa de toda clase.
Juan Antonio'nun çevresi sayesinde sanat camiasının içine giriyordu.Dankzij de kennissenkring van Juan Antonio leerde ze allerlei creatieve mensen kennen.
Juan Antonio'nun çevresi sayesinde sanat camiasının içine giriyordu.Juan Antonio baráti körében mindenféle kreatív emberrel lógott együtt.
Juan Antonio'nun çevresi sayesinde sanat camiasının içine giriyordu.No círculo de amigos do Juan Antonio dava-se com todo o tipo de gente criativa.
Juan Antonio'nun çevresi sayesinde sanat camiasının içine giriyordu.مع أصدقاء خوان أنطونيو تعرفت على المبدعين من كل نوع
Körfezde Şii camilerini hedef almak nefreti alevlendirmeye bir teşviktir...Die Prediger, die zum Sektierertum anstiften sind genauso schuldig wie die Attentäter selbst.
Kutsal camiye gittim.신성한 모스크로 가서
Kutsal camiye gittim.Tôi đến nhà thờ Hồi giáo;
Kutsal camiye gittim.הלכתי למסגד הקדוש;
Kutsal camiye gittim.وزرت المسجد الحرام
Kutsal camiye gittim.礼拝をし、
Kuveyt'te camiye intihar saldırısında birçok kişi hayatını kaybetti.Dieses Video wird fleißig in den Sozialen Netzwerken geteilt, man sieht darin die Nachwehen des Attentats:
Kuveyt'te IŞİD Tarafından Şii Camisine Gerçekleştirilen Saldırı 24 Kişinin Ölümüne Neden OlduAtentado de ISIS contra mezquita chiita en Kuwait deja al menos 24 muertos
Kuveyt'te IŞİD Tarafından Şii Camisine Gerçekleştirilen Saldırı 24 Kişinin Ölümüne Neden OlduAttentat auf schiitische Moschee in Kuwait: 24 Tote
Kuzey Bosna'daki bir cami, Sırp topları tarafından yıkılmıştı ve derme çatma bir morga dönüştürülmüştü.A szerb tüzérség megsemmisített egy mecsetet Észak-Boszniában és harctéri hullaháznak használták.
Kuzey Bosna'daki bir cami, Sırp topları tarafından yıkılmıştı ve derme çatma bir morga dönüştürülmüştü.세르비아의 포격에 의해 파괴된 보스니아 북부의 모스크입니다. 임시 시체 안치소로 사용되고 있습니다.
Kuzey Bosna'daki bir cami, Sırp topları tarafından yıkılmıştı ve derme çatma bir morga dönüştürülmüştü.Meczet w płn.Bośni, zniszczony przez serbską artylerię, stał się prowizoryczną kostnicą.
Kuzey Bosna'daki bir cami, Sırp topları tarafından yıkılmıştı ve derme çatma bir morga dönüştürülmüştü.O moschee din nordul Bosniei a fost distrusă de artileria sârbă şi a fost folosită pe post de morgă temporară.
Kuzey Bosna'daki bir cami, Sırp topları tarafından yıkılmıştı ve derme çatma bir morga dönüştürülmüştü.Serbian tykistö tuhosi Pohjois-Bosniassa moskeijan, ja sitä käytettiin tilapäisenä ruumishuoneena.
Kuzey Bosna'daki bir cami, Sırp topları tarafından yıkılmıştı ve derme çatma bir morga dönüştürülmüştü.Uma mesquita no norte da Bósnia foi destruída pela artilharia sérvia e foi usada como uma morgue improvisada.
Kuzey Bosna'daki bir cami, Sırp topları tarafından yıkılmıştı ve derme çatma bir morga dönüştürülmüştü.Джамия в северна Босна беше унищожена от сръбската артилерия и беше използвана като импровизирана морга.
Kuzey Bosna'daki bir cami, Sırp topları tarafından yıkılmıştı ve derme çatma bir morga dönüştürülmüştü.Мечеть в северной Боснии была разрушена Сербской артиллерией и использовалась как временный морг.
Kuzey Bosna'daki bir cami, Sırp topları tarafından yıkılmıştı ve derme çatma bir morga dönüştürülmüştü.מסגד בצפון בוסניה שנהרס ע"י ארטילריה סרבית ושימש כחדר-מתים ארעי.
Kuzey Bosna'daki bir cami, Sırp topları tarafından yıkılmıştı ve derme çatma bir morga dönüştürülmüştü.تم تدمير مسجد في شمال البوسنة من قبل المدفعية الصربية وكان يُستخدم كمشرحة مؤقتة.
Kuzey Bosna'daki bir cami, Sırp topları tarafından yıkılmıştı ve derme çatma bir morga dönüştürülmüştü.仮設の死体安置所として使われました
León/Virgen del CaminoLeón/Virgen del Camino
Los Angeles camisindeki çatışma, Malcolm X ile표면에 로스 앤젤레스 모스크에 충돌
Macaristan Cami, ilk başta silah yapıyor.C'è Jami dall'Ungheria, che all'inizio costruisce armi.
Macaristan Cami, ilk başta silah yapıyor.Îl avem pe Jami, din Ungaria, care începe prin a fabrica arme.
Macaristan Cami, ilk başta silah yapıyor.Itt van Jami Magyarországról, aki először fegyvereket készít.
Macaristan Cami, ilk başta silah yapıyor.Kami punya Jami dari Hungaria, yang pertama kali mulai membuat senjata.
Macaristan Cami, ilk başta silah yapıyor.헝가리인 자미입니다. 처음엔 무기를 만들었죠.
Macaristan Cami, ilk başta silah yapıyor.Mamy Jamiego z Węgier, który najpierw zaczyna tworzyć broń.
Macaristan Cami, ilk başta silah yapıyor.Nous avons Jami de Hongrie, qui commence d'abord par fabriquer des armes.
Macaristan Cami, ilk başta silah yapıyor.O Jami, da Hungria, que primeiro começa a fabricar armas.
Macaristan Cami, ilk başta silah yapıyor.Ta có Jami từ Hungary lần đầu tiên chế vũ khí:
Macaristan Cami, ilk başta silah yapıyor. Teknoloji dehası.Es gibt da Jami aus Ungarn, der zunächst Waffen herstellt - er ist der Technik-Freak,
Macaristan Cami, ilk başta silah yapıyor.Tenemos a Jami de Hungría, que empezó fabricando armas.
Macaristan Cami, ilk başta silah yapıyor.We hebben Jami uit Hongarije, die begint met het maken van wapens.
Macaristan Cami, ilk başta silah yapıyor.Έχουμε τον Τζάμι από την Ουγγαρία που αρχίζει να φτιάχνει όπλα.