Daha önce istihbarat camiasında hangi konumlarda yer aldınız?ماهي الوظائف التي عملت بها سابقا داخل المجتمع الاستخباراتي؟
Daha önce istihbarat camiasında hangi konumlarda yer aldınız?システムエンジニアをしていました 正確にはシステム管理者です
Eğitim camiasında şu tartışma yapılıyorAz oktatási közösségben van ez a vita, hogy
Eğitim camiasında şu tartışma yapılıyorDalam komunitas pendidikan ada diskusi tentang
Eğitim camiasında şu tartışma yapılıyorDentro da comunidade da educação há essa discussão,
Eğitim camiasında şu tartışma yapılıyorDentro de la comunidad educativa existe la discusión:
Eğitim camiasında şu tartışma yapılıyorIl y a une discussion au sein de la communité éducative sur,
Eğitim camiasında şu tartışma yapılıyorIn het onderwijsveld gaat de discussie nu over
Eğitim camiasında şu tartışma yapılıyorÎn interiorul comunității din educație există o discuție:
Eğitim camiasında şu tartışma yapılıyorInom undervisningssamfundet så diskuterar man
Eğitim camiasında şu tartışma yapılıyorI uddannelses fællesskabet er der en diskussion om,
Eğitim camiasında şu tartışma yapılıyorJuż dziś wśród nauczycieli trwają dyskusje:
Eğitim camiasında şu tartışma yapılıyor교육계에서는 다음과 같은 논의가 벌어지고 있습니다.
Eğitim camiasında şu tartışma yapılıyorNella comunità educativa c'è una discussione su,
Eğitim camiasında şu tartışma yapılıyorUnter Bildungsexperten wird folgendes diskutiert:
Eğitim camiasında şu tartışma yapılıyorUvnitř učitelské komunity se diskutuje o tématech jako:
Eğitim camiasında şu tartışma yapılıyorV profesorskej komunite prebieha diskusia:
Eğitim camiasında şu tartışma yapılıyorΣτην εκπαιδευτική κοινότητα υπάρχει αυτή η συζήτηση,
Eğitim camiasında şu tartışma yapılıyorВнутри педагогического сообщества существует дискуссия:
Eğitim camiasında şu tartışma yapılıyorВ рамките на образователната общност тече тази дискусия:
Eğitim camiasında şu tartışma yapılıyorУ середині освітянської спільноти точиться дискусія щодо того
Eğitim camiasında şu tartışma yapılıyorבתוך מערכת החינוך מתקיים דיון על,
Eğitim camiasında şu tartışma yapılıyorيوجد نقاش داخل كليات المجتمع حول،
Eğitim camiasında şu tartışma yapılıyorあまり優秀でない教員を切るべきか?」
En nihayetinde; yaşlı bir adam ve küçük bir cami.전혀 그들의 관심의 대상이 아니었죠.
En nihayetinde; yaşlı bir adam ve küçük bir cami.Starszy człowiek, mały meczet...
En nihayetinde; yaşlı bir adam ve küçük bir cami.אדם זקן, מסגד קטן --
En nihayetinde; yaşlı bir adam ve küçük bir cami.رجل عجوز، مسجد صغير --
En nihayetinde; yaşlı bir adam ve küçük bir cami.突然 訪れるようになり
Gazze Şehri'nin Emin Muhammed camisinin içi, vurulduğunda kitli ve boştu.Interior de la mezquita Amin Muhammad en Gaza City.
Geçtiğimiz sene Tunus'taydım. Orada çok küçük bir caminin ihtiyar imamı ile tanıştım.Acum un an, am fost în Tunis și am întâlnit imanul unei moschei minuscule, un bătrân.
Geçtiğimiz sene Tunus'taydım. Orada çok küçük bir caminin ihtiyar imamı ile tanıştım.Byl jsem před rokem v Tunisu a potkal jsem imáma velmi malé mešity, starého muže.
Geçtiğimiz sene Tunus'taydım. Orada çok küçük bir caminin ihtiyar imamı ile tanıştım.Een jaar geleden ontmoette ik in Tunis de imam van een kleine moskee, een oude man.
Geçtiğimiz sene Tunus'taydım. Orada çok küçük bir caminin ihtiyar imamı ile tanıştım.För ett år sen var jag i Tunis, och jag träffade imamen från en väldigt liten moské, en gammal man.
Geçtiğimiz sene Tunus'taydım. Orada çok küçük bir caminin ihtiyar imamı ile tanıştım.Một năm qua tôi đang ở Tunis, tôi gặp một Thầy tế của một đền thờ nhỏ, một ông lão.
Geçtiğimiz sene Tunus'taydım. Orada çok küçük bir caminin ihtiyar imamı ile tanıştım.Rok temu w Tunezji spotkałem imama z małego meczetu, starszego mężczyznę.
Geçtiğimiz sene Tunus'taydım. Orada çok küçük bir caminin ihtiyar imamı ile tanıştım.Un anno fa ero a Tunisi e ho incontrato l'imam di una moschea davvero piccola, un uomo vecchio.
Geçtiğimiz sene Tunus'taydım. Orada çok küçük bir caminin ihtiyar imamı ile tanıştım.Vor einem Jahr war ich in Tunis und habe den Imam einer sehr kleinen Moschee getroffen, einen alten Mann.
Geçtiğimiz sene Tunus'taydım. Orada çok küçük bir caminin ihtiyar imamı ile tanıştım.Πριν ένα χρόνο ήμουν στην Τυνησία, και γνώρισα τον ιμάμη ενός πολύ μικρού τζαμιού, έναν γέρο άνθρωπο.
Geçtiğimiz sene Tunus'taydım. Orada çok küçük bir caminin ihtiyar imamı ile tanıştım.Год назад я был в Тунисе и встретил имама очень маленькой мечети, старика.
Geçtiğimiz sene Tunus'taydım. Orada çok küçük bir caminin ihtiyar imamı ile tanıştım.Преди една година бях в Тунис и се срещнах с имама на много малка джамия, който беше възрастен човек.
Gitmiş dergaha. Gitmiş camiye.Gitmiş mescide.ذهب إلى الزاوية ، إلى الجامع ، ذهب إلى المسجد ...
- Gözünü camiden ayırma.- Gardez les yeux sur la mosquée. - Oui, maître.
- Gözünü camiden ayırma. - He ağam.- راقب المسجد جيداً. -حسنا، سيدى
- Gözünü camiden ayırma.- Mira bien la mezquita.
- Gözünü camiden ayırma.- Πρόσεχε το τζαμί.
- Gözünü camiden ayırma.- Не откъсвай очи от джамията.
Hazrat Ali: Bizi önce camiye çağırıyor ve vaaz veriyorlar.Inizialmente ci riuniscono nella moschea e predicano.
Hazrat Ali: Bizi önce camiye çağırıyor ve vaaz veriyorlar.알리: 처음엔 우리를 사원으로 불러모아 전도를 했어요.
Hazrat Ali: Bizi önce camiye çağırıyor ve vaaz veriyorlar.Najpierw zwołali nas do meczetu na kazanie.
Hazrat Ali: Bizi önce camiye çağırıyor ve vaaz veriyorlar.חזראט עלי: קודם כל הם מזמינים אותנו למסגד ומטיפים לנו.
Hazrat Ali: Bizi önce camiye çağırıyor ve vaaz veriyorlar.هازرات علي: إنهم يدعوننا إلى المسجد في البداية ويقومون بوعظنا.
Hem Lübnanlılardan hem de uluslararası camiadan itibar görüyordu.A câştigat atât încrederea libanezilor, cât şi a comunităţii internaţionale.
Hem Lübnanlılardan hem de uluslararası camiadan itibar görüyordu.Det hyllades av både det Libanesiska och det internationella samfundet.
Hem Lübnanlılardan hem de uluslararası camiadan itibar görüyordu.Det opnåede respekt fra både libaneserne og det internationale fællesskab.
Hem Lübnanlılardan hem de uluslararası camiadan itibar görüyordu.Er hat sowohl Glaubwürdigkeit bei den Libanesen als auch bei der internationalen Gemeinschaft gewonnen.
Hem Lübnanlılardan hem de uluslararası camiadan itibar görüyordu.Ganhou credibilidade quer dos libaneses, quer da comunidade internacional.
Hem Lübnanlılardan hem de uluslararası camiadan itibar görüyordu.Ha acquisito credibilità sia dai libanesi che dalla comunità internazionale.
Hem Lübnanlılardan hem de uluslararası camiadan itibar görüyordu.Ha ganado credibilidad tanto entre libaneses así como en la comunidad internacional.
Hem Lübnanlılardan hem de uluslararası camiadan itibar görüyordu.Hij heeft het aanzien van zowel de Libanese als de internationale gemeenschap verkregen.