Joseph Cambpell inandı.Joseph Campbell did.
- Ben çamaţýrhanede çalýţýyorum.- Porque você está dizendo?
Kaplumbağalar volkanik çamuda yuvarlanıyorduTortoises wallow in thick volcanic mud
We need to watch the footage of security cam, right now!We thought you went to them. It was I who thought that. Not Fatmagül, but me.
İlk önce Waco'daki Cameron Park Hayvanat Bahçesinden orangutanlarla görüşeceğiz.So the first site we're going to meet is Cameron Park Zoo in Waco, with orangutans.
Bizim camiada böyle kişiler olduğunu duymuştum.There's a lot of them in this business.
Lekelenmiş camlı kemerler ise daha da ilgi çekicidir.Arches with stained glass -- even more glamorous.
Ve tabii ki cam kaplama yarı saydamlık algısına sahiptir.And of course glass block has that sense of translucence.
"Harika bir kadına çamur attın." diyordu."You have maligned a great woman."
Ailenin çamaşırhanesi olduğunu duydum...I hear your family owns a laundry shop..
Çamaşırhane değil.It's not a laundromat.
Çamaşırcı Jan Di,Sen şimdi öldünJanDi Cleaners, you're dead now.
Çamaşırcı kızı mı diyorsun?Perhaps, the laundry girl?
David CameronPaul Wolfowitz
Dennis Robertson, "ukalâ görüş gibi avlanan tavşan var. kullanılan Cambridge ekonomistDennis Robertson, Cambridge economist used to say, "highbrow opinion is like a hunted hare.
Arkadaki aynalı camdan çocuklara kutunun boş olduğunun gösterilmesini izliyoruz.As we watch from behind the two-way mirror the children are shown that there's nothing in the box
Hiram Süleymana istediği kadar sedir ve çam tomruğu sağladı.So Hiram gave Solomon timber of cedar and timber of fir according to all his desire.
Anlattıklarınız kül kadar değersizdir, Savunduklarınızsa çamurdan farksız.Your memorable sayings are proverbs of ashes, Your defenses are defenses of clay.
Ne altın ne cam onunla karşılaştırılabilir, Saf altın kaplara değişilmez.Gold and glass can't equal it, neither shall it be exchanged for jewels of fine gold.
Beni çamura fırlattı, Toza, küle döndüm.He has cast me into the mire. I have become like dust and ashes.
Keskin çömlek parçaları gibidir karnının altı, Döven gibi uzanır çamura.His undersides are like sharp potsherds, leaving a trail in the mud like a threshing sledge.
Ezdim onları, rüzgarın savurduğu toza döndüler, Sokak çamuru gibi savurup attım.Then I beat them small as the dust before the wind. I cast them out as the mire of the streets.
Kuşlar orada yuva yapar, Leyleğin evi ise çamlardadır.where the birds make their nests. The stork makes its home in the fir trees.
Ama Lut Gölünün çamurlu, bataklık kesimi tatlı suya dönüşmeyecek, tuzla olarak kalacak.But the miry places of it, and its marshes, shall not be healed; they shall be given up to salt.
İsanın çamur yapıp adamın gözlerini açtığı gün Şabat Günüydü.It was a Sabbath when Jesus made the mud and opened his eyes.
Surlar yeşimden yapılmıştı. Kent ise, cam duruluğunda saf altındandı.The construction of its wall was jasper. The city was pure gold, like pure glass.
Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın.""You created me from fire, and him from clay."
Andolsun biz insanı pişmemiş çamurdan, değişmiş cıvık balçıktan yarattık.Man We fashioned from fermented clay dried tingling hard,
O kentin üstünü altına getirdik ve üzerlerine de çamurdan pişmiş taşlar yağdırdık.And We turned the city upside down, and rained on them stones of hardened lava.
Andolsun biz insanı çamurdan bir süzmeden yarattık.We created man from the finest extract of clay,
Üzerlerine (pişmiş çamurdan bir taş) yağmur(u) indirdik.And We rained down on them a shower (of stones).
O'dur ki, yarattığı herşeyi güzel yaptı ve insanı yaratmağa çamurdan başladı.Who made all things He created excellent; and first fashioned man from clay,
Biz kendilerini yapışkan bir çamurdan yarattık.Indeed (man) We created from fermented clay.
Rabbin meleklere demişti ki: "Ben çamurdan bir insan yaratacağım."When your Lord said to the angels: "I am going to create a man from clay;
Beni ateşten, onu çamurdan yarattın."You created me from fire, and him from clay."
Ki onların üzerine çamurdan taş(lar) salalım.So as to let loose clods of clay on them
İnsanı kiremit gibi pişmiş çamurdan yarattı.He created man of fermented clay dried tinkling hard like earthen ware,
Onlara çamurdan sertleşmiş taşlar atan (kuşlar).(While) you were pelting them with stones of porphyritic lava,
(İblis) Dedi ki: "Ben ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın.""I am better than him," said he. "You created me from fire, and him from clay."
Andolsun, insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.Man We fashioned from fermented clay dried tingling hard,
Andolsun, Biz insanı, süzme bir çamurdan yarattık.We created man from the finest extract of clay,
(Süleyman:) Dedi ki: "Gerçekte bu, saydam camdan olma düzeltilmiş bir köşk-zemindir."(Solomon) told her: "This is paved with tiles of glass."
Ki O, yarattığı herşeyi en güzel yapan ve insanı yaratmaya bir çamurdan başlayandır.Who made all things He created excellent; and first fashioned man from clay,
Doğrusu Biz onları, cıvık-yapışkan bir çamurdan yarattık.Indeed (man) We created from fermented clay.
Hani Rabbin meleklere: "Gerçekten Ben, çamurdan bir beşer yaratacağım" demişti.When your Lord said to the angels: "I am going to create a man from clay;
Dedi ki: "Ben ondan daha hayırlıyım; sen beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın."He said: "I am better than he. You created me from fire, and him from clay."
"Üzerlerine çamurdan (iyice sertleşip kaskatı kesilmiş) taşlar yağdırmak için."So as to let loose clods of clay on them
İnsanı, ateşte pişmiş gibi kuru bir çamurdan yarattı.He created man of fermented clay dried tinkling hard like earthen ware,
And olsun ki, insanı süzme çamurdan yarattık.We created man from the finest extract of clay,
Aslında Biz kendilerini özlü ve yapışkan çamurdan yaratmışızdır.Indeed (man) We created from fermented clay.
Rabbin meleklere şöyle demişti: "Ben çamurdan bir insan yaratacağım.And when I have made him and have breathed into him of My spirit.
Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın" dedi.You created me from fire, and him from clay."
O, insanı pişmiş çamur gibi kuru balçıktan yaratmıştır.He created man of fermented clay dried tinkling hard like earthen ware,
Yemin olsun, biz insanı; kuru çamurdan, değişken-cıvık bir balçıktan yarattık.Man We fashioned from fermented clay dried tingling hard,
O, odur ki, yarattığı her şeyi güzel yarattı. Ve insanın yaratılışına çamurdan başladı.Who made all things He created excellent; and first fashioned man from clay,
Gerçek şu ki, biz onları bir cıvık çamurdan yarattık.Indeed (man) We created from fermented clay.
Hani, Rabbin meleklere şöyle demişti: "Ben çamurdan bir insan yaratacağım."When your Lord said to the angels: "I am going to create a man from clay;
"Üzerlerine çamurdan taş atalım diye."So as to let loose clods of clay on them
İnsanı, pişirilmiş çamur gibi kuru bir balçıktan yarattı.He created man of fermented clay dried tinkling hard like earthen ware,
Atıyorlardı onlara kurumuş çamurdan damgalı taş.(While) you were pelting them with stones of porphyritic lava,