Ana içeriğe geç
Sözlük

cali ile cümle

cali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Babam ve erkek kardeşim bu fabrikada çalışmaktadır.My father and my brother work in this factory.
Babam, emekli olana kadar neredeyse 30 yıl boyunca çalışmış olacak.By the time he retires, my father will have worked for almost thirty years.
Babam çalışmak için çok yaşlıdır.My father is too old to work.
Babam bir büro çalışanıdır.My father is an office worker.
Babam içki içmekten kaçınmaya çalışıyor.My father tries to abstain from drinking.
Babam bir banka için çalışıyor.My father works for a bank.
Babam iç hatlarda çalışan bir pilot.My father is a pilot on the domestic line.
Babam her gün sekizde çalışmaya gider.My father goes to work at eight every day.
Çalışmama müdahale etme.Don't interfere with my studying.
Çalışırken beni rahatsız etmeyin.Don't disturb me while I'm studying.
Bir zamanlar bir lokantada çalıştım.I once worked in a restaurant.
Ben iki günde bir çalışırım. Pazartesi, Çarşamba ve Cuma.I work every other day: Monday, Wednesday, and Friday.
Ben şimdi güçlükle çalışabiliyorum.I can hardly work now.
Ülkemin siyasetini anlamaya çalışıyorum.I am trying to understand the politics of my country.
Elimden geldiğince çok çalıştım bu yüzden başarısız olmadım.I worked as hard as I could so I didn't fail.
Başarmak için sıkı çalıştım.I worked hard to succeed.
Ben pazar günü çalışmam.I don't work on Sunday.
Ben bir seyahat acentası için çalışıyorum.I work for a travel agency.
On beş yıldır her gün piyano çalıştım.I have practiced piano every day for fifteen years.
Bütün gün çalışmaktan yoruldum.I am worn out from working all day.
İki saattir ders çalışmaktayım.I have been studying for two hours.
Dört yıldır İngilizce çalışıyorum.I have been studying English for four years.
NTT ile çalışıyorum.I'm with NTT.
Amerikan dramasını çalışıyorum.I'm studying the American drama.
Yarı zamanlı çalışmak zorunda kalabilirim.I may have to work part time.
Her zaman gerçeği söylemeye çalışıyorum.I always try to tell the truth.
Geçmişte yaşamamaya çalışıyorum.I try not to dwell on the past.
Çalışmak için o kütüphaneye giderdim.I used to go to that library to study.
Bu öğleden sonra bir süre çalıştım.I studied for a while this afternoon.
Bu sabah bir süre çalıştım.I studied for a while this morning.
Sınıf arkadaşları ile arkadaş olmaya çalıştım.I tried to make friends with the classmates.
Ben günden güne çok fazla İngilizce çalıştım.I studied English very hard day after day.
On yıldır burada çalışmaktayım.I've worked here for ten years.
Ben burada çalışmaktan bıktım.I'm fed up with working here.
Bu CD çaları nasıl çalıştıracağımı bilmiyorum.I don't know how to operate this CD player.
Bu bilgisayarı nasıl çalıştıracağımı bilmiyorum.I don't know how to operate this computer.
Kendimi bu kötü alışkanlıktan kurtarmaya çalışıyorum.I'm trying to rid myself of this bad habit.
Bu şirkette çalışırım.I work at this company.
4 yıldır bu gazete için çalışıyorum.I have been working for this newspaper for 4 years.
Bu sorunu çözmeye çalışıyorum.I'm trying to work out this problem.
Şu andan itibaren sıkı İngilizce çalışacağım.I will study English hard from now on.
Bilgisayarı çalıştırmayı kolay buldum.I found it easy to operate the computer.
Üç aydır orada çalışıyorum.I've been working there for three months.
Kavgaya son vermeye çalıştım.I tried to put an end to the quarrel.
Ben çocuğu yatıştırmaya çalıştım.I tried to soothe the child.
İmkansız bulduğum soruyu cevaplamaya çalıştım.I tried to answer the question, which I found impossible.
Ben sorunu halletmeye çalıştım.I tried solving the problem.
Sorunu çözmeye çalıştım ama çözemedim.I tried to solve the problem, but I couldn't.
Onu iyice çalıştı.I studied it thoroughly.
Ben tamamen çalıştım.I studied it thoroughly.
Sadece çalışmayı sevdiğim için çalışıyorum.I work simply because I like to work.
Belki iki saat boyunca ders çalıştım.I studied for perhaps two hours.
Ben çok az çalışırım.I study very little.
Çok az ders çalışırım.I study very little.
Bir roman yazmaya çalıştım.I tried writing a novel.
Mümkün olduğu kadar çok çalıştım.I worked as hard as possible.
Tenis çalışmam var.I have tennis practice.
Televizyon izledikten sonra, ders çalışırım.I study after I watch television.
Ben kapıyı kırarak açmaya çalıştım, ki bunu imkansız buldum.I tried to break the door open, which I found impossible.
Alman kültürü çalışmaya ilgi duyuyorum.I am interested in studying German culture.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod