Ana içeriğe geç
Sözlük

caiz ile cümle

caiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Onların yakılmaları caiz bulan fetva vermiştir.날이 가고 달이 가더니 훌쩍 초하루에 이르렀다.
Bu sebeple Allah'ın, yaratılmışlardan birini çağrıştıran bir isimle, kelimeyle anılması caiz değildir.기독교에서는 하나님의 이름은 인간의 발명품이 아니라 하나님에게서 기원한 것이며, 하나님의 계시에 근거한다.
Kendi verdiklerini çıkarmak üzere memuriyete tayinlerinden lüzumundan fazla caizeler alır(dı).그러나 태자 모용준(慕容俊)보다 모용패를 더 총애하였고, 이로 인해 모용준은 모용패를 시기하였다.
Tabiri caizse orta saha olarak bütün bir oyuncu olduğumu düşünüyorum.אז אני סוג של ניגנתי בזה כאילו זו גיטרה בכל מקרה.
Bu biçimler heykelsiydi ve tabiri caizse oyunbazlardı.Той е гледал на сценария като абсолютния си шедьовър.
Tabir caiz ise, onlar bayramları dört gözle beklerler.Vigílie sú predvečernou prípravou na veľké sviatky.
Bu duygu bizim tabiri caizse köklerimizde bulunmak zorunda.Che deve essere, se volete, alla nostra base.
Bu duygu bizim tabiri caizse köklerimizde bulunmak zorunda.Ea trebuie sa fie acolo, daca doriti, la radacinile noastre.
Bu duygu bizim tabiri caizse köklerimizde bulunmak zorunda.Hetgeen eigenlijk, zo je wilt, in ons wezen aanwezig moet zijn.
Bu duygu bizim tabiri caizse köklerimizde bulunmak zorunda.이러한 이해가 우리 마음 속 가장 깊숙한 곳에 존재해야 합니다.
Bu duygu bizim tabiri caizse köklerimizde bulunmak zorunda.Nó ở ngay gốc rễ của chúng ta.
Bu duygu bizim tabiri caizse köklerimizde bulunmak zorunda.Och det måste finnas, om man så vill, i vår innersta kärna.
Bu duygu bizim tabiri caizse köklerimizde bulunmak zorunda.Que tem que estar lá, nas nossas raízes,
Bu duygu bizim tabiri caizse köklerimizde bulunmak zorunda.Qui doit être là, si vous voulez, à nos racines.
Bu duygu bizim tabiri caizse köklerimizde bulunmak zorunda.Was, wenn Sie so wollen, in unseren Wurzeln bestehen muss.
Bu duygu bizim tabiri caizse köklerimizde bulunmak zorunda.Yang seharusnya sudah ada sejak kita lahir.
Bu duygu bizim tabiri caizse köklerimizde bulunmak zorunda.Που πρέπει να είναι εκεί, εάν θέλετε, από τις ίδιες τις ρίζες μας.
Bu duygu bizim tabiri caizse köklerimizde bulunmak zorunda.Което трябва да е тук, ако щете, в самите ни корени.
Bu duygu bizim tabiri caizse köklerimizde bulunmak zorunda.Эта идея должна в нас быть, у самых корней.
Bu duygu bizim tabiri caizse köklerimizde bulunmak zorunda.שחייב להיות שם, אם תרצו, בשורש הוויתינו.
Bu duygu bizim tabiri caizse köklerimizde bulunmak zorunda.والذي كان موجودا منذ القدم لدى اسلافنا
Bu duygu bizim tabiri caizse köklerimizde bulunmak zorunda.私たちが憐れみを自然と感じるのは
Bu, tabiri caizse komik bir resim.E' un quadro divetertente.
Bu, tabiri caizse komik bir resim.Je to zvláštní obraz.
Bu, tabiri caizse komik bir resim.Це весела картина.
Devasa pektoral yüzgeçleri ve hala görülebilir gözleri ile, tabiri caizse, bana çarmıha gerilmiş gibi göründü.Hatalmas mellúszóival és jól látható szemeivel, úgy hatott rám, mintha csak keresztre feszítették volna.
Devasa pektoral yüzgeçleri ve hala görülebilir gözleri ile, tabiri caizse, bana çarmıha gerilmiş gibi göründü.Jego ogromne płetwy piersiowe i wciąż widoczne oczy uderzyły mnie jak wizja ukrzyżowania.
Devasa pektoral yüzgeçleri ve hala görülebilir gözleri ile, tabiri caizse, bana çarmıha gerilmiş gibi göründü.그리고 그 것의 큰 가슴 지느러미들과 또렷한 눈을 보았을 때, 일종의 십자가 처형 같은 인상을 받았습니다.
Devasa pektoral yüzgeçleri ve hala görülebilir gözleri ile, tabiri caizse, bana çarmıha gerilmiş gibi göründü.S svojimi velikimi prsnimi plavutmi in še vedno vidnimi očmi, me je nekako spominjala na križanje.
Devasa pektoral yüzgeçleri ve hala görülebilir gözleri ile, tabiri caizse, bana çarmıha gerilmiş gibi göründü.Và với vây ngực rất lớn và đôi mắt của nó vẫn còn rất rõ ràng, nó làm tôi cảm thấy nhói lòng như bị đóng đinh.
Devasa pektoral yüzgeçleri ve hala görülebilir gözleri ile, tabiri caizse, bana çarmıha gerilmiş gibi göründü.И с нейните огромни гръдни игли и очи все още видими, ме порази като вид разпъване, ако щете.
Devasa pektoral yüzgeçleri ve hala görülebilir gözleri ile, tabiri caizse, bana çarmıha gerilmiş gibi göründü.Її велетенські грудні плавники та все ще виразні очі стали для мене уособленням розп'яття, якщо бажаєте.
Devasa pektoral yüzgeçleri ve hala görülebilir gözleri ile, tabiri caizse, bana çarmıha gerilmiş gibi göründü.Эти огромные грудные плавники и глаза, которые еще было видно - картина напомнила мне распятие, если хотите.
Devasa pektoral yüzgeçleri ve hala görülebilir gözleri ile, tabiri caizse, bana çarmıha gerilmiş gibi göründü.ועם סנפירי החזה הענקיים שלו והעיניים עדין מאוד גלויות, זה הכה בי כסוג של צליבה, אם תרצו.
Devasa pektoral yüzgeçleri ve hala görülebilir gözleri ile, tabiri caizse, bana çarmıha gerilmiş gibi göründü.ومع زعانف صدرية ضخمة ولها عيون لا تزال واضحة جدا ، مما صدمني تماما ، اذا صح التعبير.
Devasa pektoral yüzgeçleri ve hala görülebilir gözleri ile, tabiri caizse, bana çarmıha gerilmiş gibi göründü.一瞬、はりつけの刑と重なりました。 この写真はナショナルジオグラフィックで
İşte o zaman, tabiri caizse, üssünü, Elder Michaux'nun kitapevi'nin önüne kurmuştu.Also etablierte er seinen Platz vor dem Buchgeschäft von Elder Michaux.
İşte o zaman, tabiri caizse, üssünü, Elder Michaux'nun kitapevi'nin önüne kurmuştu.그래서 그는 그의 기반을 구축 말할 수도 장 미 쇼의 서 점 앞.
İşte o zaman, tabiri caizse, üssünü, Elder Michaux'nun kitapevi'nin önüne kurmuştu.Έτσι ίδρυσε την βάση του, μπορείτε να πείτε, μπροστά στο βιβλιοπωλείο του Έλντερ Μισό.
İşte o zaman, tabiri caizse, üssünü, Elder Michaux'nun kitapevi'nin önüne kurmuştu.لذا أسس قاعدته، قد تقول، أمام مكتبة "Elder Michaux".
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi."A átkozott hosszú kutatás," mondta, fúj a dugót ki, hogy úgy mondjam.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi."A damnable dolgo raziskave," je dejal, piha iz plute, tako rekoč.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi."A la recherche damnable longtemps", dit-il, soufflant le bouchon, pour ainsi dire.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi.'A pesquisa condenável longa ", disse ele, soprando a rolha para fora, por assim dizer.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi.A sietämätön pitkä tutkimus, "sanoi hän, puhaltamalla korkki pois, niin sanoakseni.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi.'A البحوث damnable طويلة ، وقال انه ، تهب من الفلين ، إذا جاز التعبير.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi.Đáng tội dài nghiên cứu, cho biết ông, thổi nút chai ra, do đó, để nói chuyện.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi.'Een vervloekte lang onderzoek,' zei hij, het blazen van de kurk uit, zo te zeggen.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi."Eine verdammte lange Forschung", sagte er und blies den Korken aus, so zu sprechen.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi."En jäkla lång forskning," sade han, blåser korken ut, så att säga.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi.'저주받을만한 오랜 연구'그는 말하자면, 코르크 마개를 폭파했다.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi."O cercetare condamnabil lung", a spus el, suflare plută afară, ca să spunem aşa.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi."Odsúdeniahodný dlhý výskum," povedal, fúkanie korku von, aby som tak povedal.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi."Przeklętych długich badań," powiedział, dmuchanie korek się, że tak powiem.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi.'Sebuah penelitian panjang yang terkutuk, "katanya, gabus meniup keluar, sehingga untuk berbicara.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi."Una investigación a largo condenable", dijo, soplando el corcho, por así decirlo.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi.'Una ricerca lunga maledetta', ha detto, soffiando il tappo, per così dire.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi."Zavrženíhodný dlouhý výzkum," řekl, foukání korek ven, abych tak řekl.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi."Μια μεγάλη έρευνα καταδικαστέος", είπε ο ίδιος, φυσά ο φελλός έξω, να το πω έτσι.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi."Гибелни дълги изследвания", каза той, разпенващ корк, така да се каже.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod