Ana içeriğe geç
Sözlük

cadde ile cümle

cadde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom uzun yıllar Park Caddesi'nde yaşıyordu.Tom lived on Park Street for many years.
Biz hâlâ Park Caddesi'nde yaşıyoruz.We're still living on Park Street.
Tom hala Park Caddesi'nde yaşıyor.Tom is still living on Park Street.
Tom hala Park Caddesi'nde oturuyor.Tom is still living on Park Street.
Hâlâ park caddesinde yaşıyorum.I still live on Park Street.
Sen caddeyi geçtin.You crossed over the road.
Caddenin diğer tarafındaki apartman dairelerinde yaşıyoruz.We live in the block of flats just there on the other side of the street.
Bu caddenin sonunda bir kütüphane var.At the end of this street is a library.
Hem Tom hem de ben Park Caddesi'nde yaşıyoruz.Both Tom and I live on Park Street.
Annem ve babam Park Caddesi üzerinde küçük bir restorana sahiptir.My parents own a small restaurant on Park Street.
Tom'un Park Caddesi'nde bir ev satın aldığını biliyor muydun?Did you know Tom bought a house on Park Street?
Tom'un, Park Caddesi'nde bir evi vardı.Tom used to have a house on Park Street.
Tom hâlâ Park Caddesinde yaşıyor mu?Is Tom still living on Park Street?
Evim Park Caddesi üzerindedir.My house is on Park Street.
Tom'un evi Park Caddesindedir.Tom's house is on Park Street.
Tom'un Park Caddesi'nde bir barı var.Tom has a bar on Park Street.
Tom caddeyi geçerken bir araç ile çiğnendi.Tom got run over while crossing the street.
Caddeyi geçerken Tom bir araba tarafından çarpıldı.Tom got hit by a car while crossing the street.
Park Caddesi'nde bir ev satın almak istiyorum.I'd like to buy a house on Park Street.
Benim de Park Caddesinde bir evim var.I also have a house on Park Street.
Tom bir cadde yarışçısıdır.Tom is a street racer.
Tom, Mary'nin Park Caddesindeki şu yeni restoranda yemek yemek istediğini söylüyor.Tom says that Mary wants to eat at that new restaurant on Park Street.
Tom, Park Caddesindeki o eski restoranı satın almayı düşünüyor.Tom is thinking about buying that old restaurant on Park Street.
Tom'a Park Caddesi'nde yaşamak istediğimi söyledim.I told Tom that I wanted to live on Park Street.
Park Caddesi'nde iyi bir restoran var.There's a good restaurant on Park Street.
Caddenin karşısında bir berber dükkanı var.There's a barbershop across the street.
Yaşlı bayanın caddeyi geçmesine yardım ettim.I helped the old lady cross the street.
Tom Mary'nin Park Caddesinde yaşadığını düşünüyordu.Tom thought Mary lived on Park Street.
Tom Park Caddesi'nde bir ev satın alacak.Tom will buy a house on Park Street.
Şu anda Park Caddesi'nde yaşıyorum.I'm currently living on Park Street.
Keşke Park Caddesinde yaşayabilsem.I wish I could live on Park Street.
Hâlâ Park Caddesi'nde yaşıyorum.I'm still living on Park Street.
Tom'un okulu Park Caddesi'nde.Tom's school is on Park Street.
Park Caddesinde yaşardım.I used to lived on Park Street.
Park Caddesi'nde bir evim var.I have a house on Park Street.
Caddenin karşısındaki markete gideceğim.I'll go to the grocery store across the street.
Bu kitabı Park Caddesi'ndeki bir dükkandan aldım.I bought this book at a store on Park Street.
Tom ve Mary'nin Park Caddesi'nde evlerinin olduğunu biliyor muydunuz?Did you know that Tom and Mary both have houses on Park Street?
Park Caddesi'ndeki yeni restoran çok iyi değil.The new restaurant on Park Street isn't very good.
Park Caddesi'ndeki yeni restoran çok iyi.The new restaurant on Park Street is very good.
Trafik Park Caddesi'nde gerçekten kötü.Traffic's really bad on Park Street.
Tom ve ben Park Caddesi'nde yaşıyoruz.Tom and I live on Park Street.
Park Caddesi'nde yaşıyoruz.We live on Park Street.
Park caddesine bir ağaç düştü, trafiği tıkadı.A tree has fallen across Park Street, blocking traffic.
Tom ve ben Park Caddesi'nde bir ev satın alacak kadar zengin değiliz.Tom and I aren't rich enough to buy a house on Park Street.
Caddenin aşağısındaki gri evde yaşıyorum.I live in the gray house down the street.
Caddelerde kazalar var.There are accidents in the streets.
Onlar caddede yürüyorlar.They walk on the street.
Tom'un Park Caddesi'nde bir evi olduğunu bilmiyordum.I didn't know that Tom had a house on Park Street.
Sami, Bekir Caddesi'ndeki bir evde yaşıyordu.Sami lived in a house on Bakir Street.
Tom yaşlı bayanın caddeyi geçmesine yardım etti.Tom helped the old lady cross the street.
Hayır, artık Albert Caddesi'nde yaşamıyoruz.No, we don't live on Albert street anymore.
Hayır, artık Albert Caddesi'nde oturmuyoruz.No, we don't live on Albert street anymore.
Tom, Park Caddesi'nde bir daire kiralıyor.Tom rents an apartment on Park Street.
Tom, Park Caddesi'ndeki küçük bir evde yaşıyor.Tom lives in a small house on Park Street.
Tom ve Mary'yi birlikte yürürken gördüğümde Park caddesinde araba kullanıyordum.I was driving down Park Street when I saw Tom and Mary walking together.
Tom caddeyi geçmekten korkuyordu.Tom was afraid to cross the street.
Şimdi Park Caddesi'nde yaşıyorum.I'm now living on Park Street.
Dün öğleden sonra Park Caddesi'nde korkunç bir kaza oldu.There was a horrible accident on Park Street yesterday afternoon.
Tom'un caddenin karşısına geçtiğini gördüm.I saw Tom cross the street.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod