Birbirinizi ayıplamayın ve birbirinizi, küçük düşürücü kelimelerle çağırmayın.Do not slander one another, nor give one another nick-names.
Çağırıcının yakın bir yerden çağıracağı güne kulak ver.Take heed that the day the crier calls from a place close (to every one),
Onlara aldırma; çağırıcının, görülmemiş ve tanınmamış bir şeye çağıracağı gün,So turn away from them. When on the Day the crier calls to the painful business,
Rabbini çağırdı, "Ben yenildim; bana yardım et."So he prayed to his Lord: "I am helpless, deliver me."
Bir arkadaşlarını çağırdılar, o da çekip (deveyi) kesti.But they called their commander, who seized and hamstrung her.
İslam'a çağrıldığı halde ALLAH hakkında yalan uydurandan daha zalim kim olabilir?Who is more unjust than he who invents a lie against God when he is called to submit?
Oysa onlar sağlam iken secdeye çağrılmışlardıThey had indeed been called to bow in homage when they were free of blame.
Dedi ki, "Rabbim, ben halkımı gece gündüz çağırdım."He said: "O Lord, I called my people night and day,
"Ne var ki, çağrım onların kaçışını arttırmaktan başka şeye yaramadı."But the more I called, they only ran the farther away.
"Sonra onları açıkça çağırdım."Then I called them loudly and more openly,
Mescidler sadece ALLAH'a aittir; öyleyse ALLAH ile birlikte hiç kimseyi çağırmayın.All places of worship are for God; so do not invoke any one with God.
ALLAH'ın kulu kalkıp sadece O'na çağırdığında ona karşı nerdeyse hepsi bir bütün oldular.When the devotee of God stood up to invoke Him (the jinns) crowded upon him (to listen).
De ki, "Ben sadece Rabbime çağırırım; ve O'na hiç kimseyi ortak koşmam."Say: "I call on my Lord alone and I do not associate any one with Him."
Orada çağlar boyu kalacaklardır.Where they will remain for aeons,
O zaman haydi çağırsın kurultayını.So let him call his associates,
Biz de zebanileri çağıracağız..We shall call the guards of Hell.
Biz senin bizi çağırdığın şeyden şüphe içindeyiz, kuşkulanıyoruz!"And indeed we have fallen into a deeply intriguing doubt concerning what you call us to.”
Boyunlarını, çağırana doğru uzatmış koşarlarken, kafirler: "Bu çetin bir gündür!" derler.Rushing towards the caller; the disbelievers will say, “This is a tough day.”
Boyunlarını çağırana doğru uzatmış olarak koşarlarken, kafirler derler ki: "Bu, zorlu bir gün."Rushing towards the caller; the disbelievers will say, “This is a tough day.”
Size ne oluyor ki, elçi sizi Rabbinize iman etmeye çağırıp-dururken Allah'a iman etmiyorsunuz?And what is the matter with you, that you should not accept faith in Allah?
Doğrusu bizi çağırdığın şeyden şüphe ve endişedeyiz" dediler.And indeed we have fallen into a deeply intriguing doubt concerning what you call us to.”
Nedir başıma gelen? Ben sizi kurtuluşa çağırıyorum, siz beni ateşe çağırıyorsunuz."What is the matter with me that I call you towards salvation whereas you call me towards hell?”
Peygamber sizi, Rabbinize inanmaya çağırdığı halde, Allah'a niçin inanmazsınız?And what is the matter with you, that you should not accept faith in Allah?
Doğrusu ben, milletimi gece gündüz çağırdım."I invited my people night and day.”
Yönelirler çağırana; kafirler, bugün derler, ne de zorlu gün.Rushing towards the caller; the disbelievers will say, “This is a tough day.”
De ki: "Ortaklarınızı çağırıp bana tuzak kurun.Or have they eyes to see with? Or have they ears to hear with?
Gerçek şu ki biz, bizi çağırdığın şey hakkında kafaları karıştıran bir kuşku içindeyiz."And indeed we have fallen into a deeply intriguing doubt concerning what you call us to.”
Dönüp gittikleri takdirde sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.(The disbelievers are referred to as dead and deaf.)
Sebep ne ki; ben sizi kurtuluşa çağırıyorum, siz beni ateşe çağırıyorsunuz."What is the matter with me that I call you towards salvation whereas you call me towards hell?”
Boyunları büküktür çağıranın önünde. Derler ki o küfre saplananlar: "Çok zorlu bir gün bu!"Rushing towards the caller; the disbelievers will say, “This is a tough day.”
Ben toplumuma gece ve gündüz çağrıda bulundum."I invited my people night and day.”
Sonra da onları kendine çağır; koşarak sana gelirler. Bil ki Allah azizdir, hakimdir, buyurdu.(Prophet Ibrahim called the dead birds and they did come running towards him.)
Doğrusu biz, bizi kendisine (kulluğa) çağırdığın şeyden ciddi bir şüphe içindeyiz.And indeed we have fallen into a deeply intriguing doubt concerning what you call us to.”
Gerçekten sizin için o bağrışıp çağrışma gününden, korkuyorum.I fear for you a day on which will be a great outcry!”
Nedir bu hal? Ben sizi kurtuluşa çağırıyorum, siz beni ateşe çağırıyorsunuz.What is the matter with me that I call you towards salvation whereas you call me towards hell?”
Peygamber sizi, Rabbinize iman etmeye çağırdığı halde niçin Allah'a inanmıyorsunuz?And what is the matter with you, that you should not accept faith in Allah?
Ben size gelecek o çağrışma gününden (kıyamet gününden) korkuyorum."I fear for you a day on which will be a great outcry!”
O çağırana koşarak, kâfirler: "Bu çetin bir gündür." derler.Rushing towards the caller; the disbelievers will say, “This is a tough day.”
Rabbinizi içtenlikle ve gizlice çağırın. O, sınırı aşanları sevmez.Pray to your Lord crying humbly, and softly; indeed He does not love the transgressors.
De ki, "Ortaklarınızı çağırın ve benim için plan kurun. Hiç durmayın!"Say, “Call upon your ascribed partners and conspire against me, and do not give me respite.”
Biz, senin bizi çağırdığın şeylerden kuşku içindeyiz."And indeed we have fallen into a deeply intriguing doubt concerning what you call us to.”
Ey inananlar, peygamberin evine, yemeğe çağrılmadan girmeyin. Öyle bir çağrıyı da beklemeyin.O People who Believe!
Çağırıcıya doğru koşarlarken, inkarcılar, "Bu zorlu bir gündür," derler.Rushing towards the caller; the disbelievers will say, “This is a tough day.”
Rabbimiz, biz, 'Rabbinize inanın' diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen inandık.Our Lord, we have heard a caller calling us to belief, saying, "Believe you in your Lord!"
Şeytan onları alevli ateşin azabına çağırmış olsa da mı (babalarının izinde gidecekler)?What? Even though Satan were calling them to the chastisement of the burning?
Evlerinizde oturun, ilk cahiliye(çağı kadınları)nın açılıp kırıtması gibi açılıp kırıtmayın.Remain in your houses; and display not your finery, as did the pagans of old.
Ey kavmim, neden ben sizi kurtuluşa çağırdığım halde siz beni ateşe çağırıyorsunuz?O my people, how is it with me, that I call you to salvation, and you call me to the Fire?
Birbirinizde kusur aramayın; birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın.An evil name is ungodliness after belief.
"Yetimin malına, o erginlik çağına erişinceye kadar -o en güzel (şeklin) dışında- yaklaşmayın.And that you approach not the property of the orphan, save in the fairer manner, until he is of age.
Sen Rabbine çağır ve sakın müşriklerden olma.And call upon thy Lord, and be thou' not of the idolaters.
Şayet şeytan, onları çılgınca yanan ateşin azabına çağırmışsa da mı (buna uyacaklar)?What? Even though Satan were calling them to the chastisement of the burning?
"Ey kavmim, ne oluyor ki ben sizi kurtuluşa çağırıyorken, siz beni ateşe çağırıyorsunuz."O my people, how is it with me, that I call you to salvation, and you call me to the Fire?
"Rabbimiz! Doğrusu biz Rabbinize inanın diye inanmaya çağıran bir çağırıcıyı işittik de iman ettik.Our Lord, we have heard a caller calling us to belief, saying, "Believe you in your Lord!"
De ki: "Benim yolum budur; ben ve bana uyanlar bilerek insanları Allah'a çağırırız.Say: 'This is my way. I call to God with sure knowledge, I and whoever follows after me.
Yetimin malına ergin çağa ulaşana kadar en güzel şeklin dışında yaklaşmayın.And do not approach the property of the orphan save in the fairest manner, until he is of age.
Rabbine çağır, sakın müşriklerden olma.And call upon thy Lord, and be thou' not of the idolaters.
Ya şeytan, babalarını alevli ateşin azabına çağırmışsa?Even though Satan were calling them to the chastisement of the burning?
Çok an Rabbini, akşam ve sabah çağlarında, onun noksan sıfatlardan arı olduğunu söyle demişti.And mention thy Lord oft, and give glory at evening and dawn.'
Onu gördükleri gün, bir akşamcık yaşamışa dönerler, yahut da günün kuşluk çağı.It shall be as if; on the day they see it, they have but tarried for an evening, or its forenoon.
"Beşikte ve yetişkin çağında insanlarla konuşacaktır. Barışa ve hayra yönelik iş yapanlardandır."He shall speak to men in the cradle, and of age, and righteous he shall be.'