Ana içeriğe geç
Sözlük

cağ ile cümle

cağ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Asında benim arkadaşlarımı çağırsalar onlar.... neyse anladınız ne demek istediğimi.If they call back any of my friends, they're not going to... Well, you see the story.
Tanıdığımız tüm sosyal yatırımcıları çağırmıştık.And we called all of the social investors we know.
Küçücük, rengarenk enerji iplikleri daha bebeklik çağındaki evreni dolduruyor [13.7 MYÖ]Tiny, vibrating strands of energy, occupy an infant universe. [ 13.7 BYA ]
Tamam anladım şimdi ! sen işine bak istediğiniz zaman beni çağırabilirsinizOk, I got it ! go your work! You can call me any time
takviye gerekebilir Gong'un adamlarını da çağırın iri olanlardanit may need to reinforce call the Gong's men, too huge ones
- Alev halatları çağırın ! - peki !- Call the flaming union! - ok !
Dolayısıyla, demirsiz kalmış bir Avrupalı Demir Çağı toplumuna dönüştüler.So they ended up an Iron Age European society, virtually unable to make their own iron.
Yardım çağırmalıyız!" diyordu bana.We've got to get some help."
"Yardım çağırmalıyız." Ve ben düşünüyordum:We've got to get help."
"Yardım çağırmalıyım. Kendimi toplamalıyım."And I'm thinking, "I've got to get help.
Tamam. Öyleyse yardım çağırmalıyım.So I've got to call help.
Bügun İsrail'de, bir çağrı sonucu harekete geçme süremiz ortalama olarak 3 dakikanın altına düştü.Our average response time today went down to less than three minutes in Israel.
Daha sonra "hazırlan" çağrısı yapılır.Then they give you, "Get ready."
Şehrin en dikkat çekici konuşmacılarını çağırdık:We called the city's most remarkable speakers:
Ve burada, TED'de olmak ve bu çağrıyı görmek, duymak benim için çok enerji verici.And being here at TED and seeing the stimulation, hearing it, has been very, very energizing to me.
Arada Carr Hanım beni çağırır ve "Bryan, Parks Hanım şehre geliyor.And every now and then Ms. Carr would call me, and she'd say, "Bryan, Ms. Parks is coming to town.
Boylece, ben konusmami bu dusunceyle sonuclandirmak ve size bir cagri yapmak istiyorumSo I want to end my talk leaving this thought and challenge to you.
Emin değilim, biliyorsun, bu doğru bir çağrışım.I'm not sure if, you know, this was the right call.
Bu yeni makine çağında muhtemelen doğru gitmeyecek olan şey ne olabilir?Right?
Yeni makine çağında ortaya çıkacak olan toplumsal zorluk türleri hakkında size bir şey anlatacağım.To tell you the kinds of societal challenges that are going to come up in the new machine age,
Fakat öyle bir yer var ki " Karanlık Gezegen'den ACİL YARDIM çağrısı aldık."But there's one place. " We've received an SOS from the Dark Planet."
Doktor çağırın!Call the doctor!
Şanslıyım ki birçok insan bu çağrıma cevap verdi.Well, lucky for me, a lot of people answered that call.
Şu anda doğa çağındayız ya da biyoloji çağında... Ya da bilgi çağında --You hear that this is the era of environment -- or biology, or information technology ...
Pekala, şu anda "pek çok şeyin" çağındayız.Well, it's the era of a lot of different things that we're in right now.
(Kahkaha) Çünkü gayet kimse sizi çağırmaz.If you work in education, you're not asked. (Laughter)
Bale yaptılar, step yaptılar, jazz yaptılar modern dans yaptılar, çağdaş dans yaptılar.They did ballet, they did tap, jazz; they did modern; they did contemporary.
Yerel bir gazeteciyi çağırdıTitus was a restaurant manager He was 31 years old. He lived in Seattle, WA
Sana ulaşan askere çağrılma belgen hakkında benden ne yapmamı istiyorsun?What do you want me to do about you receiving your draft notice?
Ambulans çağıran var mı?Did anybody call the ambulance?
Biri ambulans çağırsın!Someone call the ambulance!
Ambulans çağıran oldu mu?Did someone call the ambulance?
Biri çağırmış olmalı.Someone must have.
Kimse çağırmadı mı?No one called?
Sanırım, dırdırcı bir Doğu Avrupalı olarak buraya karamsarı oynamam için çağırıldım.I think, as a grumpy Eastern European, I was brought in to play the pessimist this morning.
2 aydan 5,000'den fazla çağrıya cevap veriyorlar.They answer more than 5,000 calls in just two months.
Ve 23 yıl sonra, bizi gerçekleştirmemiz için çağırdılar -- bu fikri uyguluyoruz.And 23 years after, they called us to develop -- we're developing this idea.
JULIET Nasıl şimdi, kim çağırır?JULlET How now, who calls?
1 KULU için baktı ve çağrısında sorulur ve büyük bir oda için çalıştı.1 SERVANT You are looked for and called for, asked for and sought for in the great chamber.
[Bir çağrı içinde 'Juliet'][One calls within, 'Juliet.']
Çağrı, iyi Mercutio.Call, good Mercutio.
Bu bazı rağmen benim çağırma metresi 'adı altında, adil ve dürüst veThat were some spite: my invocation Is fair and honest, and, in his mistress' name,
Ben içindeki bazı ses duyacaksınız: sevgili sevgi, Adieu - [Hemşire içinde çağırır.]I hear some noise within: dear love, adieu!-- [Nurse calls within.]
ROMEO ismimi çağırıyor ruhumu:ROMEO It is my soul that calls upon my name:
Ben sana çağrı niçin unuttum.I have forgot why I did call thee back.
Marry, alana daha önce gitmek, onun takipçisi olacağım, bu anlamda ibadet onu insanın çağırabilir.Marry, go before to field, he'll be your follower; Your worship in that sense may call him man.
Ve dünyanın sürgün, ölüm, daha sonra sürgün ölüm yanlış-term'd: ölüm sürgün çağıran,And world's exile is death,--then banished Is death mis-term'd: calling death banishment,
ROMEO Ama sevinç geçmişte sevinç, beni dışarı çağırırROMEO But that a joy past joy calls out on me,
İyi geceler tarafından .-- erken çağrı olabilir.That we may call it early by and by.-- Good night.
Is't JULIET çağrıları? benim hanım anne?JULlET Who is't that calls? is it my lady mother?
Senin bilgelik, sen hiçbir yardım vermek canst, sen yapın ama benim çözünürlük bilge çağrıIf, in thy wisdom, thou canst give no help, Do thou but call my resolution wise,
Çağrı Peter nerede olduklarını, o sana göstereceğim.Call Peter, he will show thee where they are.
Revive, bakmak, ya da ben seninle ölecek - Yardım help - yardım çağrısı.Revive, look up, or I will die with thee!-- Help, help!--call help.
Kadar yüksek sesle çağırır eczacı?APOTHECARY Who calls so loud?
Öfke için beni çağıran kafamın üzerine başka bir günahı olmayan koyun:Put not another sin upon my head By urging me to fury:
Bu bir yıldırım Çağrı - my love Ey! karım!Call this a lightning?--O my love! my wife!
Bunda günahı çağrıştıran bir şeyler,... ..bir kadınsılık, bir zayıflık vardı.There was something in it that struck me as sinful something feminine and weak. Aha!
Günahı çağrıştıran buydu herhalde!So that's what's sinful.
Babanı çağır kahvaltıya gelsin.Call your father to breakfast!
Ama aramızda şanslı olanlar için hareket çağı bence heyecan verici, yepyeni seçenekler sunuyor.But for the fortunate among us, I think the age of movement brings exhilarating new possibilities.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod