At arabası şimdi kesinlikle çağ dışı.The horse and buggy is now definitely out of date.
Adının çağrıldığını duyduğunda, o uyumak üzereydi.He was about to fall asleep, when he heard his name called.
Bir dakika lütfen. Onu telefona çağıracağım.Just a minute, please. I'll call him to the phone.
Onun babası onu Tom olarak çağırır.His father calls him Tom.
Onun fikirleri çağdaş.His ideas are up to date.
Karısı misafir çağırmayı seviyordu.His wife liked inviting guests.
Onun adı Kenji, ama herkes onu Ken diye çağırır.His name is Kenji, but everyone calls him Ken.
O, Shakespeare'le çağdaştı.He was contemporary with Shakespeare.
O, çocuğu Tom olarak çağırır.He calls the boy Tom.
Çağrılmaması onu hayal kırıklığına uğrattı.He was disappointed at not being invited.
O bir doktor çağırttı.He sent for a doctor.
O, eve çağırıldı.He was ordered home.
Çağdaş edebiyat okuyor.He studies contemporary literature.
Bir ankesörlü telefon buldu ve bir taksi çağırdı.He found a public telephone and called a taxi.
O, şimdi erkekliğinin en güzel çağında.He is now in the prime of manhood.
O, bana bir taksi çağırdı.He called me a cab.
Yaklaşmam için çağırdı.He beckoned me nearer.
O ismimi çağırdı.He called my name.
Adının çağrıldığını duyduğunda neredeyse uyuyordu.He was almost asleep when he heard his name called.
O, adının çağrıldığını duymadı.He didn't hear his name called.
O, tanıklık etmek için çağrıldı.He was called to give evidence.
Çağının en iyi yazarı olarak görülüyordu.He was regarded as the greatest writer of the day.
O hareket edemiyordu ve yardım çağırmak zorunda kaldı.He couldn't move and had to call for help.
O, düşüncelere dalmışken, adının çağrıldığını duydu.While he was lost in thought, he heard his name called.
Mahkemeye çağrıldı.He was summoned to appear in court.
O, iş için çağrıldı.He was called away on business.
O bir taksi çağırdı.He hailed a cruising taxi.
O gezisinden geri çağrıldı.He was called back from his trip.
Onu Jim diye çağırırlar.They call him Jim.
Onu telefona çağırır mısınız?Would you mind calling him to the phone?
Uzun süredir ondan ilk kez bir çağrı aldım.I had a call from her for the first time in a long time.
Ondan bir telefon çağrısı aldım.I had a telephone call from her.
Ondan bir çağrı aldığımda okumanın ortasındaydım.I was in the middle of reading when I had a call from her.
Bana bir taksi çağırdı.She called me a taxi.
Çocuklarını odaya çağırdı.She called her children into the room.
O, beni odaya çağırdı.She beckoned me into the room.
O, kalabalıkta adının çağrıldığını duydu.She heard her name called out in the crowd.
O, oğluna doktor çağırttı.She sent her son for a doctor.
O yardım için çağrıda bulundu.She called for help.
Ona ayısını Ted olarak çağırdı.She called her bear Ted.
Beni Kenji diye çağırır.She calls me Kenji.
Kocam iş için çağrıldı.My husband was called away on business.
Babam aile doktorunu çağırttı.My father sent for the family doctor.
Annem aniden hasta oldu ve bir doktor çağırdı.Mother suddenly got sick and we sent for a doctor.
Eğer biri benimle öyle konuşsa polis çağırırım.If anyone were to talk to me like that, I would call a police.
Adınızın çağrıldığını duydunuz mu?Did you hear your name called?
Adınız çağrıldığında ayağa kalkın.Stand up when your name is called.
Lütfen oturun ve adınız çağrılıncaya kadar bekleyin.Please have a seat and wait until your name is called.
Yarın sabah yedide uyandırma çağrısı istiyorum.I'd like a wake-up call at seven tomorrow morning.
Yarın sabah altıda uyandırma çağrısı istiyorum.I'd like a wake-up call at six tomorrow morning.
Ben bir genç kızın yardım çağrısı yaptığını duydum.I heard a young girl call for help.
Komşularımı akşam yemeği için çağırdım.I called my neighbors over for dinner.
Komşuları akşam yemeğine çağırdım.I called my neighbors over for dinner.
Çağımıza geri dönmek için ne yapmalıyız?In order to return to our era, what should we do?
Seni patronum diye çağıracağım.I'll call you my boss.
O bana bir taksi çağırdı.He called me a taxi.
O benim için bir taksi çağırdı.He called a taxi for me.
O, benim için bir taksi çağırdı.He called a cab for me.
"Bana bir taksi çağırır mısınız lütfen?" "Tamam, sen bir taksisin.""Would you please call me a taxi?" "OK, you're a taxi."
Bir yerel çağrı yapmak istiyorum, numara 20-36-48I want to make a local call, number 20-36-48.