Ana içeriğe geç
Sözlük

cağ ile cümle

cağ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Lütfen bu bayana bir taksi çağırın.Please call this lady a taxi.
Sizi rahatsız ettiğim için üzgünüm fakat sizin için bir telefon çağrısı var.I'm sorry to disturb you, but there's a phone call for you.
Edwin adı bende hiç bir şey çağrıştırmıyor.The name Edwin doesn't ring a bell.
ABD anlaşmayı ihlal edenlere karşı bir silah ambargosu çağrısında bulunuyor.The U.S. is calling for an arms embargo against violators of the treaty.
O kale eski antik çağda inşa edilmiştir.That castle was built in ancient times.
Derhal bir doktor çağırsan iyi olur.You had better send for the doctor at once.
Sizin fikirleriniz tamamen çağ dışıdır.Your ideas are all out of date.
Ordu, devlet içinde bir devlettir, çağımızın kötülüklerinden biridir.An army is a nation within a nation; it is one of the vices of our age.
Biz atom çağında yaşıyoruz.We live in the atomic age.
Biz genellikle, bizimkinin aslında trajik bir çağ olduğunun söylenildiğini duyuyoruz.We often hear it said that ours is essentially a tragic age.
Çağdaş uygarlık, bilim ve eğitim temeli üzerine dayanmaktadır.Modern civilization rests on a foundation of science and education.
Eski çağlarda tuz az bulunan ve maliyetli bir metaydı.Salt was a rare and costly commodity in ancient times.
Birini çağırtmak istiyorum.I'd like to page someone.
Sabah bir taksi çağırın, lütfen.Call a taxi in the morning, please.
Bay Takakura'dan bir telefon çağrısı geldi.You had a phone call from Mr Takakura.
Milletler arası bir çağrı yapmak istiyorum.I'd like to make an overseas call.
Bu sabah hava o kadar kötüydü ki taksi çağırmak zorunda kaldım.This morning the weather was so bad that I had to take a taxi.
Onun çağrısına geri dönmeliyim.I must return his call.
Bugün bir sürü çağrı aldım.I've had a lot of calls today.
Yapacak ilk şey doktoru çağırmaktı.The first thing to do was call for the doctor.
Ofise ilk olarak ben çağrıldım.I was called into the office first.
Telefonu kapar kapamaz bir çağrı daha geldi.No sooner had I hung up the phone than there came another call.
Onu çağırdığım zaman telefonla konuşuyordu.When I called on him, he was talking on the phone.
Doktoru çağırsak iyi olur.We'd better call the doctor.
Doktoru çağırmalıyız.We'd better call the doctor.
Esas branşım orta çağ Avrupa tarihidir.My major is medieval European history.
Kızım ergenlik çağının sonlarındadır.My daughter is in her late teens.
Adımın çağrıldığını duydum.I heard my name called.
Hemen doktor çağırtmalısınız.I must send for the doctor at once.
Ben orta çağ müziğinden son derece etkilendim.I was deeply impressed with the medieval music.
Arada bir ondan bir çağrı alırım.I get a call from her once in a while.
Çağdaş müziği fazla beğenmediğimi kabul etmeliyim.I must admit I don't like much contemporary music.
Kaza mahalline çağrıldım.I was called out to the scene of the accident.
İsmimin çağrıldığını duyduğuma şaşırdım.I was surprised to hear my name called.
Bir yardım çağrısı duydum.I heard a call for help.
İsmimin kafeteryada çağrıldığını duydum.I heard my name called in the cafeteria.
Ben yardım için çağrıda bulundum.I called for help.
Orta çağ tarihinde uzmanlaşıyorum.I specialize in medieval history.
Caddedeki biri tarafından adımın çağrıldığını duydum.I heard my name called by someone on the street.
Beni ondan sonra çağırdılar.My name was called after his name.
Onu Mike olarak çağırırım.I call him Mike.
Nükleer güç çağında yaşıyoruz.We are living in the age of nuclear power.
Yardım çağırdık ama kimse gelmedi.We shouted for help, but no one came.
O, adının çağrıldığını duydu.He heard his name called.
Bir uzman tavsiye için çağrıldı.An expert was called for advice.
Bazı yeni ofis ekipmanları almalıyız, elimizdekiler çağ dışı.We ought to buy some new office equipment: the stuff we've got is out of date.
Geçen gün ondan bir çağrı aldım.The other day, I got a call from her.
Hızlı bir karar için endişeli olduğundan, başkan bir oy için çağrıda bulundu.Anxious for a quick decision, the chairman called for a vote.
Birçok Avrupalı çağdaş Japonya'yı bilmiyor.Many Europeans do not know modern Japan.
Beni lütfen Taro diye çağır.Please call me Taro.
Büyükelçi Varşova'dan geri çağrıldı.The ambassador was recalled from Warsaw.
Başkan, askeri güçleri çağırdı.The President called out the troops.
Başkan, halkı yoksulluk ve hastalıklarla mücadelede birleşmeye çağırdı.The president called on the people to unite in fighting poverty and disease.
Kimin çağrı aldığını biliyor musunuz?Do you know who took the call?
Birisi tarafından adımın çağrıldığını duydum.I heard my name called by someone.
Orta çağlarda süt bir ilaç olarak hala popülerdi.In the Middle Ages, milk was still popular as a medicine.
Çağrıyı iptal etmeme gerek var mı?Should I cancel the call?
Çağrı geldiğinde tesadüfen dışarıdaydım.I happened to be out when the call came.
Beni çağırmanıza gerek yoktu.You need not have called me.
Japonya'ya bir çağrı yapmak istiyorum.I'd like to make a call to Japan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod