cır cır ile cümle
cır cır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O çirkin.That's ugly.
İşler çirkinleşmek üzere.Things are about to get ugly.
Sen çirkinsin.You're outrageous.
O yaşlı, çirkin ve şişman.She's old, ugly and fat.
O salak ve çirkin.She's stupid and ugly.
Onlar gerçekten çirkin.They're really ugly.
Ben bir çırağım.I'm an apprentice.
Ciro edilemez.It's not negotiable.
O çirkin değil.It's not ugly.
Oldukça çirkin.It's pretty ugly.
Bu çok çirkin.It's too ugly.
Lütfen yumurtaları çırpın.Please beat the eggs.
O, çirkin yaşlı bir adamdır.He's a dirty old man.
Çırılçıplak yatarım.I sleep in the nude.
Ben çirkinim.I'm ugly.
Yemeğe koymadan önce yumurtayı çırp.Beat the egg before putting it in the soup.
Bunlar gördüğüm en çirkin ayakkabılar.Those are the ugliest shoes I've ever seen.
O çirkin değildir.She is not ugly.
Sen çirkin değilsin.You're not bad looking.
Ben Tom'un çırağıydım.I was Tom's apprentice.
Sen çirkin görünüyorsun.You look ugly.
Birinin çirkin olduğunu söylemek sizi daha güzel yapmaz.Saying someone is ugly doesn’t make you any prettier.
Dün gece çok çirkindin.You were very ugly last night.
Tom Mary'nin çirkin olduğunu düşünmedi.Tom didn't think Mary was ugly.
Tom Mary'nin çirkin olduğunu düşünüyor.Tom thinks Mary is ugly.
Tom çirkin ve aptal olduğumu söyledi.Tom said I'm ugly and stupid.
Bu şimdiye kadar gördüğüm en çirkin şey.That's the ugliest thing I've ever seen.
Kahretsin, o lanet baykuşun çok gürültülü bir şekilde cırlaması yüzünden uyuyamıyorum.Fuck, I can't sleep because those damn owls are screeching so loudly.
Ateş Yiyen (bu gerçekten onun adıydı) çok çirkindi.Fire Eater (this was really his name) was very ugly.
O, çirkin olduğu kadar pahalı olan pembe bir kemer takıyordu.She wore a pink belt that was as ugly as it was expensive.
Çirkin değilim ama güzel de değilim.I'm not ugly, but I'm not pretty either.
Bir hastanın çırpınmaları olduğunda ne yapılmalıdır?What must be done when a patient has convulsions?
O çirkin yüzünü sakladı.She hid her ugly face.
O, çirkin yüzünü sakladı.He hid his ugly face.
O, çirkin yüzünü gizledi.He hid his ugly face.
Bahçeden aldığın çiçek çok çirkin.The flower you picked from the garden is very ugly.
Bu köpek yavrusunu çok güzel yapan onun çirkinliğidir.It's the ugliness of this puppy that makes it very nice.
Güzel miyim yoksa çirkin mi?Am I pretty or ugly?
Gerçekten senin çirkin olduğuna inanıyor musun?Do you believe you're really ugly?
Siğiller çirkin ama zararsızdır.Warts are ugly but harmless.
Neden Tanrı beni bu kadar çirkin yarattı?Why did God make me so ugly?
Odaya girerken kalbi çırpındı.Her heart fluttered as he entered the room.
İlişkiler çirkinleşiyor.Things are getting ugly.
Bu çirkin olacak.This is going to get ugly.
Bu şimdiye kadar gördüğüm en çirkin kardan adam!This is the ugliest snowman I've ever seen!
Tom'un haricinde Mary'nin çirkin olmadığını düşünen tek kişi benim.I'm the only one other than Tom who thinks Mary isn't ugly.
Bu, şimdiye kadar gördüğüm en çirkin kardan adam.That's the ugliest snowman I've ever seen.
Çirkin olduğum için kendimden nefret ediyorum.I hate myself because I'm ugly.
Çirkinsin ama seni seviyorum.You're ugly... but I love you.
Çirkinsin ama yine de seni seviyorum.You're ugly, but I love you anyway.
Bu tayfunun ortasında çırılçıplak dışarı gitmek istiyorum.I'd like to go out stark naked in the middle of this typhoon.
Tom çirkin değildir.Tom isn't ugly.
Çirkin olduğunu düşünüyor musun?Do you think you're ugly?
Tom'un çirkin olduğunu düşünüyor musun?Do you think Tom is ugly?
Tom'un çirkin olduğunu düşünüyorum.I think Tom is ugly.
Neden Tom'a Mary'nin çirkin olduğunu söyledin?Why did you tell Tom Mary was ugly?
Ben gençken, insanlar her zaman bana çirkin olduğumu söylerdi.When I was young, people always told me I was ugly.
Tom çirkin ama gerçekten kibardır.Tom is ugly, but he's really nice.
Siz çirkinsiniz.You are ugly.
O köpek gerçekten çirkin.That dog is really ugly.