cır cır ile cümle

cır cır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Seyirci tam beş dakika ellerini çırptı.The audience applauded for a full five minutes.
"Ne çirkin bir yüzün var!" diye bağırdı.He exclaimed, "What a dirty face you have!"
Büyük çirkin ağaç evin güzelliğini yok eder.The big ugly tree destroys the beauty of the house.
Bu şehrin bazı kısımları çok çirkin.Some parts of this city are very ugly.
Aramızda kalsın, şişman çirkin cadı diyet yapıyor.Between ourselves, the fat ugly witch is on a diet.
Senin ve benim aramda, şişman çirkin adam diyette.Between you and me, the fat ugly man is on a diet.
Bebeğin çirkin olduğunu gerçekten söyleyebilirim.I can truly say that baby is ugly.
Çirkin bir adam benim kapımı çaldı.An ugly man knocked on my door.
Polis kızın kayıp köpeğinin bir çırpıştırma resmini yapmasını istedi.The police asked the girl to make a rough sketch of her lost dog.
Bir köpek çok aç olduğu zaman, yemeğini bir çırpıda bitirir.When a dog is very hungry, it devours its food.
Çocuklar çırılçıplak yüzüyordu.The children were swimming in the altogether.
Benim evim yaşlı ve çirkin.My house is old and ugly.
Çirkin ördek yavrusu zarif bir kuğu oldu.An ugly duckling became a graceful swan.
Kuş kanatlarını çırptı.The bird flapped its wings.
Karısı bana çirkin görünmüyor.His wife doesn't seem ugly to me.
Yumurtaları çırpın.Beat the eggs.
Çıra dibine kör yanar.The darkest place is under the candlestick.
Yumurta beyazlarını katılaşana kadar çırpın.Beat the egg whites until stiff.
Bu çirkin sarı bana senin yatak çarşafı rengini hatırlatıyor.This ugly yellow reminds me of the color of your bedsheets.
O ne yakışıklıdır ne de çirkin.He is neither handsome nor ugly.
Odamda niçin cırcır böcekleri var?Why are there crickets in my room?
Bu çirkin.This is ugly.
Biraz çırpılmış yumurta ister misiniz?Would you like some scrambled egg?
Küçük erkek kardeşim oturma odasında çırılçıplak koştu.My little brother ran through the living room stark naked.
Onun kulağının dışında büyüyen çirkin tüyleri var.He has unsightly hairs growing out of his ears.
Onlar sertleşene kadar yumurta beyazlarını çırpın.Whip the egg-whites until they are stiff.
Bir çırpma teli ile yumurtaları çırp.Beat the eggs with a whisk.
O şimdiye kadar gördüğüm en çirkin bebek.That's the ugliest baby that I've ever seen.
Benim çirkin olduğumu düşünüyor musunuz?Do you think I'm ugly?
Sizce ben çirkin miyim?Do you think I'm ugly?
Hiç çırılçıplak yüzmeye gittin mi?Have you ever gone skinny dipping?
O gerçekten çirkin bir görüntü.It's really an eyesore.
Tom Mary'ye şişman ve çirkin olduğunu söyledi.Tom told Mary she was fat and ugly.
Tom çırılçıplak yüzmeye gitmenin çok iyi bir fikir olduğunu düşünmüyor.Tom doesn't think it's a very good idea to go skinny dipping.
Tom Mary'nin yaşlandığı için ne kadar çirkin olduğuna inanamadı.Tom couldn't believe how ugly Mary became as she got older.
Mary güzel değil, fakat çirkin de değil.Mary's not pretty, but she isn't ugly, either.
Sen yumurta çırpamazsın.You can't unscramble an egg.
Ellerini çırp!Clap your hands!
Bradford tartışmasız İngiltere'deki en çirkin şehirdir.Bradford is arguably the ugliest town in Britain.
Güzellik bir görüş meselesidir ama çirkinlik evrenseldir.Beauty is a matter of opinion but ugliness is universal.
Bu çirkin evi kim inşa etmişti?Who had this ugly house built?
O bir çirkin.She's a minger.
Tom oldukça çirkin olsa da, Mary hala ona aşık.Even though Tom is quite ugly, Mary still fell in love with him.
Neden bu kadar çirkinsin?Why are you so ugly?
Tom çırılçıplak.Tom is stark naked.
Ne çirkin bir kedi.What an ugly cat.
Ne çirkin saç.What ugly hair.
Seni gördüğümde ,senin hayatımda hiç görmediğim en çirkin şey olduğunu düşündüm.When I saw you, I thought you were the most ugly thing I've ever seen in my life.
Çırak tembel.The apprentice is lazy.
O kadın çirkin bir kadın.She's a dog.
Güzel ve çirkin diller olduğu doğru mu?Is it true that there are beautiful and ugly languages?
Tom'un çirkin bir yüzü var.Tom has an ugly face.
Kız çirkin.The girl is ugly.
Benim çırağım olmak ister misiniz?Would you like to be my apprentice?
O çırılçıplak.She's stark naked.
Tom caddede çırılçıplak koştu.Tom ran down the road as naked as a jaybird.
O çirkin adamın güzel bir karısı var.That ugly man has a beautiful wife.
Bir ciro istiyorum, lütfen.I'd like a turnover, please.
Tom çirkin.Tom's ugly.
Onlar çirkin.They're ugly.

İlgili Sayfalar