cılız ile cümle

cılız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Buraya bir cılız gelecek olursa bizi koru.Si vienen por estas esquinas, protégenos las espaldas. -¿Y el escuadrón de rescate?
Buraya bir cılız gelecek olursa bizi koru.Sreča, da si oborožen. Če se kateri suhec pojavi izza vogala, nam varuj hrbet.
Buraya bir cılız gelecek olursa bizi koru.- Tak, generale? - Rób co należy.
Buraya bir cılız gelecek olursa bizi koru.Αν πλησιάσουν κοκαλιάρηδες, φύλαγε τα νώτα μας.
Buraya bir cılız gelecek olursa bizi koru.Няколко хърби идват около тези ъгли, прикривай си гърба! Хей!
Buraya bir cılız gelecek olursa bizi koru."אם יבואו הנה כמה "כחושים .תחפה עלינו
Çavuş Eversmann'a sor. Cılızları sever. Çavuş Eversmann, cılızları gerçekten seviyor musun?Hvis en skinny slår en anden skinny ihjel, skal hans klan giver den dødes klan hundrede kameler
Çavuş Eversmann'a sor. Cılızları sever. Çavuş Eversmann, cılızları gerçekten seviyor musun?Sir.
Çavuş Eversmann'a sor. Cılızları sever.Intreabă-l pe Sergent Eversmann, lui îi plac slăbănogii.
Çavuş Eversmann'a sor. Cılızları sever.Náš seržant Eversmann má rád chudobných.
Çavuş Eversmann'a sor. Cılızları sever.Náš seržant Eversmann má rád somálce.
Çavuş Eversmann'a sor. Cılızları sever.Resno, narednik Everson ljubi suhe.
Çavuş Eversmann'a sor. Cılızları sever..תשאל את סמל אוורסמן .הוא אוהב כחושים
Çavuş Eversmann'a sor. Cılızları sever.إذا قلدتني ثانية , ستنظّف المراحيض بلسانك. . .
Çavuş Eversmann, cılızları gerçekten seviyor musun?EIe gosta dos "peIe-e-osso".
Çavuş Eversmann, cılızları gerçekten seviyor musun?Narednik Everson, res ljubite suhe?
Çavuş Eversmann, cılızları gerçekten seviyor musun?Sargento Eversmann, ¿le gustan los flacos?
Çavuş Eversmann, cılızları gerçekten seviyor musun?Sergent Eversman, chiar iţi plac slăbănogii?
Çavuş Eversmann, cılızları gerçekten seviyor musun?Seržante Eversmann je to pravda?
Çavuş Eversmann, cılızları gerçekten seviyor musun?Seržant Eversmann je to pravda?
Çavuş Eversmann, cılızları gerçekten seviyor musun? Sevip sevmeme meselesi değil.Z tymi specjalnymi wstawkami.
Çavuş Eversmann, cılızları gerçekten seviyor musun?Λοχία Εβερσμαν, συμπαθείς τους κοκαλιάρηδες;
Çavuş Eversmann, cılızları gerçekten seviyor musun?Сержант Евърсмън, наистина ли обичате хърбите?
Çavuş Eversmann, cılızları gerçekten seviyor musun?סמל אוורסמן, אתה באמת ?אוהב את הכחושים
Çavuş Eversmann, cılızları gerçekten seviyor musun?. . . حتى لن تستطيع التفرقه في الطعم بين البراز والبطاطا المقلية.
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.Bảy con bò xấu dạng , gầy_guộc nuốt bảy con bò mập tốt . Pha-ra-ôn bèn thức_giấc .
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.Bảy con bò xấu dạng, gầy guộc nuốt bảy con bò mập tốt. Pha-ra-ôn bèn thức giấc.
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.De magere koeien naderden de vette koeien en aten die op! Op dat moment werd Farao wakker.
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.E as vacas feias � vista e magras de carne devoravam as sete formosas � vista e gordas. Então Faraó acordou.
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.És elnyelék a rút és ösztövér tehenek a hét szép és kövér tehenet; és felserkene a Faraó.
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.Ja ne rumat ja laihat lehmät söivät ne seitsemän kaunista ja lihavaa lehmää. Siihen farao heräsi.
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.Kemudian sapi-sapi yang kurus memakan sapi-sapi yang gemuk. Setelah itu raja bangun dari tidurnya
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.그 흉악하고 파리한 소가 그 아름답고 살진 일곱 소를 먹은지라 바로가 곧 깨었다가
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.Och de fula och magra korna åto upp de sju vackra och feta korna. Därefter vaknade Farao.
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.Og de stygge og magre kyr åt op de syv vakre og fete kyr. Da våknet Farao.
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.og de usle og magre Køer åd de syv smukke og fede Køer. Så vågnede Farao.
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.Tiste grde in suhe krave pa požro onih sedem lepih in debelih krav. Tedaj se prebudi Faraon.
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.Und die häßlichen und mageren fraßen die sieben schönen, fetten Kühe. Da erwachte Pharao.
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.И грозните, мършави крави изядоха седемте хубави и тлъсти крави. Тогава Фараон се пробуди.
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.и съели коровы худые видом и тощие плотью семь коров хороших видом и тучных. И проснулся фараон,
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.ותאכלנה הפרות רעות המראה ודקת הבשר את שבע הפרות יפת המראה והבריאת וייקץ פרעה׃
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.فاكلت البقرات القبيحة المنظر والرقيقة اللحم البقرات السبع الحسنة المنظر والسمينة. واستيقظ فرعون
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.這 又 醜 陋 、 又 乾 瘦 的 七 隻 母 牛 、 喫 盡 了 那 又 美 好 、 又 肥 壯 的 七 隻 母 牛 . 法 老 就 醒 了
Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.這又醜陋 、 又 乾 瘦的 七 隻 母牛 、 喫盡 了 那 又 美好 、 又 肥壯 的 七 隻 母牛 . 法老 就 醒了
Cılız başaklar yedi güzel başağı yuttular. Büyücülere bunu anlattım. Ama hiçbiri yorumlayamadı.››I pohltili klasové ti drobní sedm klasů pěkných. Což když jsem vypravoval hadačům, nebyl, kdo by mi vyložil.
Cılız başaklar yedi güzel başağı yuttular. Büyücülere bunu anlattım. Ama hiçbiri yorumlayamadı.››그 세약한 이삭이 좋은 일곱 이삭을 삼키더라 내가 그 꿈을 술객에게 말하였으나 그것을 내게 보이는 자가 없느니라
Cılız başaklar yedi güzel başağı yuttular. Büyücülere bunu anlattım. Ama hiçbiri yorumlayamadı.››и пожрали тощие колосья семь колосьев хороших. Я рассказал это волхвам, но никто не изъяснил мне.
Cılız başaklar yedi güzel başağı yuttular. Büyücülere bunu anlattım. Ama hiçbiri yorumlayamadı.››ותבלען השבלים הדקת את שבע השבלים הטבות ואמר אל החרטמים ואין מגיד לי׃
Cılız başaklar yedi güzel başağı yuttular. Büyücülere bunu anlattım. Ama hiçbiri yorumlayamadı.››فابتلعت السنابل الرقيقة السنابل السبع الحسنة. فقلت للسحرة ولم يكن من يخبرني
Cılız başaklar yedi güzel başağı yuttular. Büyücülere bunu anlattım. Ama hiçbiri yorumlayamadı.››這 些 細 弱 的 穗 子 、 吞 了 那 七 個 佳 美 的 穗 子 . 我 將 這 夢 告 訴 了 術 士 、 卻 沒 有 人 能 給 我 解 說
Cılız başaklar yedi güzel başağı yuttular. Büyücülere bunu anlattım. Ama hiçbiri yorumlayamadı.››這些 細弱 的 穗子 、 吞 了 那 七 個 佳 美的 穗子 . 我 將這夢 告訴 了 術士 、 卻沒 有 人 能 給我 解說
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.A tie tenké klasy pohltily tých sedem klasov tučných a plných. A zase sa prebudil faraon. A hľa, bol to sen.
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.A ti klasové tencí pohltili sedm oněch klasů zdařilých a plných. I procítiv Farao, a aj, byl sen.
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.Bảy gié lúa lép nuốt bảy gié lúa chắc . Pha-ra-ôn bèn thức_giấc ; và nầy , thành_ra một điềm chiêm_bao .
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.Bảy gié lúa lép nuốt bảy gié lúa chắc. Pha-ra-ôn bèn thức giấc; và nầy, thành ra một điềm chiêm bao.
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.Drobni klasovi pa pogoltnejo sedem debelih in polnih klasov. In ko se Faraon zbudi, glej, sanje so bile.
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.e as espigas miúdas devoravam as sete espigas grandes e cheias. Então Faraó acordou, e eis que era um sonho.
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.elnyelék a vékony gabonafejek a hét kövér és teljes gabonafejet. És felserkene a Faraó, és ímé álom [vala.]
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.I pożarły te kłosy cienkie, siedem onych kłosów pięknych i zupełnych; i ocknął się Farao.
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.그 세약한 일곱 이삭이 무성하고 충실한 일곱 이삭을 삼킨지라 바로가 깬즉 꿈이라

İlgili Sayfalar