cıkarmak ile cümle
cıkarmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sinagog "Boletin Shalom" adında aylık gazete çıkarmaktadır.Zur Publikation gehört die Monatszeitschrift „Shalom Maná“.
Majolar ve mayalar San Antonio de la Florida Kilisesi'nin dışında öğleden sonranın tadını çıkarmaktadır.Jugendliche genießen einen Nachmittag auf der Festwiese vor der Kirche „San Antonio de la Florida“.
Bu durum onları sınıflandırmada zorluk çıkarmaktadır.Dennoch fällt es schwer, sie zu kategorisieren.
Senede 2 sayı çıkarmaktadır.2000 Die Zähmung der Zeit.
Bir elektronik müzik aleti, bir hoparlörü çalıştıran ses sinyali çıkarılarak ses çıkarmaktadır.Oder es werden akustische Signale genutzt, indem ein Geräusch über einen Lautsprecher abgespielt wird.
Kurumlara, ailelere,çocuklara ve eğitimcilere yönelik yayınlar çıkarmaktadır.Beratungspsychologie mit Eltern, Kindern und Lehrern.
Arka paneli çıkarmak için herhangi bir alete gerek yoktur.Ein Nachspannen ist nicht nötig, folglich entfällt der Einstellmechanismus für die Hinterradachse.
Kendinizi çıkarmak mümkün olacak mı?.")Na gut, welches Teil soll ich ausziehen?“).
EDP içerisinde Marx 21 adlı dergiyi çıkarmaktalar.Marx21 bezeichnet sich selbst als „Netzwerk um das Magazin marx21“.
Hatta o kadar ki seriyi üç kitaptan dört kitaba çıkarmak zorunda kaldım.Außerdem führte sie für jeden Tag vier Kenngruppen aus jeweils drei verschiedenen Buchstaben auf.
Spark Gallery, uygulamayı kullanan kişilerin yaptığı farklı projeleri ön plana çıkarmaktadır.Kickstarter gibt Richtlinien vor, welche Form von Projekten zugelassen werden.
Kalıntıları günışığına çıkarmak için arkeolojik kazılara başlanmıştır.Archäologische Funde lassen aber auf eine Besiedlung bereits zur Bronzezeit schließen.
O, kendi birimini bu zor durumdan çıkarmak için çeşitli yollar düşünür.Er fragt überall herum, wie er denn nur diese schwierige Aufgabe lösen soll.
Günde 2-3 kez dışarı çıkarmak yeterlidir.Sie erscheint 2–3 Mal jährlich.
Bu ifadeler, mantıksal sonuçlar çıkarmakta kullanılır.Urteile wiederum aggregieren sich zu logischen Schlüssen.
Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez.Et tu ne trouveras jamais de changement à la règle d’Allah.
Savaş sonrasında 1949’da, Roza yeni bir kimlik çıkarmak için Patras’a döndü.Après la guerre, en 1949, Roza retourne à Patras pour obtenir une nouvelle carte d'identité.
Sarıkaya halen bu dergiyi çıkarmaktadır.Qui se cache derrière ce magazine ?
Maçı kaybeden Guerrera maskesini çıkarmak zorunda kaldı.Le vainqueur emporte le masque du perdant.
Shmuel Spiegel'e göre, sigorta şirketi zorluk çıkarmaktaydı.Selon Shmuel Spiegel, « la compagnie d'assurance va adopter une attitude très intransigeante ».
Alt dudağını ileri çıkarmak ve gözlerini (güçlü bir şekilde) döndürmek: İnanmazlık ya da şüphe belirtmektedir.Leur visage ou leur regard est orienté vers le bas, comme pour se repaître des turpitudes qui s'y déroulent.
Günde 2-3 kez dışarı çıkarmak yeterlidir.On la retrouve 2 à 3 fois par an.
Bir türlü iflah olmayan sınıf, Çamlıca Lisesi'nin müdür ve öğretmenlerini yeniden çileden çıkarmak üzeredir.Bêtises sur bêtises, la directrice de l'école ne peut autre que la renvoyer.
İtalyan pilotu aracın içinden çıkarmak görevlilerin tam 25 dakikasını aldı.Sur un peu plus de dix kilomètres, le pilote italien a repris vingt-cinq secondes à son coéquipier.
Kendinizi çıkarmak mümkün olacak mı?.")Serais-tu capable d'en faire autant ? »).
Bunu yaparak hakikati ortaya çıkarmak için mücadele eder.Il tentera de faire éclater la vérité.
Ana faaliyetleri bilimsel toplantılar düzenlemek ve bilimsel yayın çıkarmaktır.Son activité principale est la publication de revue scientifique.
Hatta bunda başlıca nedenin Sisamlılar'ı temize çıkarmak olduğu ileri sürülmektedir.Il paraît clair que le gouvernement fait tout pour dissimuler les véritables causes.
Her ne kadar Brian ve Stewie Chris'i cezalandırsa da, onun adını da temize çıkarmak istemektedirler.Aunque Brian y Stewie castigan a Chris, deciden limpiar su nombre.
Savaş sonrasında 1949’da, Roza yeni bir kimlik çıkarmak için Patras’a döndü.Después de la guerra, en 1949, Roza regresó a Patras para obtener una nueva cédula de identidad.
Sivil insanları savaş bölgesinden çıkarmak gerekiyordu.La población civil debía ser evacuada del campo de batalla.
Arka paneli çıkarmak için herhangi bir alete gerek yoktur.No es necesario utilizar herramientas para quitar el panel posterior.
(Nisan 2018) İlk olarak, kalıplama katmanı devreyi ortaya çıkarmak için kesilir.(2016) Acuérdate de sacar la basura.
Onu öldürmeden dışarı çıkarmak gerekir.Deciden huir de allí antes de que los mate.
Bu sırrını da açığa çıkarmak istemez zira kendinin bu nedenle kullanılacağını ve özgür olamayacağını düşünür.Uno puede pensar lo que quiera y no por ello ser libre.
Ahenkli ses çıkarmak manası vardır.Tal vez despiertas susurran.
Fıskiye 500 kilowattlık iki pompa yardımıyla saniyede 500 litre suyu 140 metre yüksekliğe çıkarmaktadır.Dos bombas de 500 kW lanzan quinientos litros de agua por segundo a una altura de 140 metros.
Ulusal referandumlar için kararnameler çıkarmak.Convoca referéndums internos.
Parti Hemen eta Orain adında bir dergi de çıkarmaktadır.El Institut ha publicado y publica actualmente una revista.
Aşağı devinim genellikle daha yüksek ses çıkarmaktadır.A veces se dice que reducen poco el sonido.
Söz konusu olan, bunları, prosedürler sahnesindeki olaylar olarak ortaya çıkarmaktadır.”Él es responsable de todo lo que sucede arriba en el escenario”.
Birçok başarılı gruba albüm çıkarmaktadır.Algunas versiones soportan disco duro.
Hatta Kartacalılara sorun çıkarmak bir yana birçok Galyalı savaşçı Kartaca ordusuna katılır.Si introduces en ellos algunos campesinos, al cabo de unos minutos obtendrás guerreros con maza cartagineses.
Baştan çıkarmak ikna etmektir.Si decir es seducir.
Bu durum karışıklık çıkarmaktaydı.Éste evento provocó confusión.
Savaş sonrasında 1949’da, Roza yeni bir kimlik çıkarmak için Patras’a döndü.Dopo la guerra, nel 1949, Roza tornò a Patrasso per ricevere una nuova carta d'identità.
Majolar ve mayalar San Antonio de la Florida Kilisesi'nin dışında öğleden sonranın tadını çıkarmaktadır.Le majos e majas stanno godendo un pomeriggio al di fuori della Chiesa di San Antonio de la Florida.
Riveria'nın çalışması üç dilenci çocuğun üzerine düşen şeytani bir yüz görüntüsünü öne çıkarmaktaydı.La locandina di Riveria mostrava una faccia demoniaca che compariva sulle sagome di tre ragazzi.
Ulusal referandumlar için kararnameler çıkarmak.Emanazione dei decreti per i referendum nazionali.
Daha sonra bu tablolar grubun yaşını ortaya çıkarmak için kullanılanilir.Queste tabelle possono quindi essere utilizzate per dedurre l'età dell'associazione.
Rey ve Konnan maçı bu kaybedince Rey maskesini çıkarmak zorunda kaldı.Se invece CM Punk avesse vinto Rey Mysterio avrebbe dovuto togliersi la maschera).
Türkiye'nin ise henüz bir büyükelçisi olmaması iki soydaş halkın bağlantısında güçlükler çıkarmaktadır.Non è un caso che la Russia vi abbia aperto persino un consolato.
Bu durum karışıklık çıkarmaktaydı.La situazione era ingarbugliata.
Perşembe günü İsrail ordusu Hamas'ın tünel sistemini ortaya çıkarmak için operasyona başladı.Il 17 luglio inizia l'invasione di terra con l'obiettivo di distruggere la rete di tunnel di Hamas.
Dernek, İktisat adlı bilimsel bir dergi çıkarmaktadır.Possiede un magazine denominato 100% Fradi.
EDP içerisinde Marx 21 adlı dergiyi çıkarmaktalar.Il PdCI edita la rivista MarxVentuno.
En etkin ve tek tedavi şekli dietten laktoz içeren ürünleri çıkarmaktır.La versione più rustica e povera prevede l'uso della cipolla.
Tümdengelim öncül bilgilerden yeni sonuçlar çıkarmaktır.Il nuovo status quo apre le porte a nuove scoperte.
Nikeforitzes'in cevabı, onları zora katedralden çıkarmak oldu.Il culto di Ezechiele è stato introdotto molto presto dalla Chiesa cattolica.
Tom yedek lastiği çıkarmak için bagajı açtı.Том открыл багажник, чтобы достать запаску.