cıkarmak ile cümle
cıkarmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Mesela diğer grupta olsaydı onu yine de çalışmadan çıkarmak ister miydik?"What would have happened if he was in the other group? Would we have thrown him out then?"
Sonuçta bu kişiyi çalışmadan çıkarmak yerine bu deneyi tekrar etmeye karar verdik.So we decided not to throw the guy out and to rerun the experiment.
Onları çıkarmak ne olur?What happens when you subtract them?
Yani, bankanın elindeki aktifi elden çıkarmak için istediği fiyatı ödemiş olacaklar. -Essentially paying a price that the banks are willing to part with the assets for.
Bunun patentini çıkarmak istemiyorum çünkü birisi gidip okuyabilir... ...ve her şeyi öğrenebilir.Well I don't want to patent this because someone is going to read the patent. They'll figure it out.
Yapmam gereken sadece hikayeye ait olmayan parçaları çıkarmak oluyor.I just have to remove what's not from that story.
Ve aynı zamanda sadece gerekli şeyleri anlatmak ve ön plana çıkarmak için yeterli.And it's also just getting to the essential of things.
Onlar acele aşağı atlamak ve olamaz 'em ortaya çıkarmak için uzun sürmez. "They can't jump down in a hurry, and it won't take long to ferret 'em out."
Sizi bir yolculuğa çıkarmak istiyorum, kendi seslerini içinde barındıran kıtalar boyu bir yolculuk.I would like to take you on a journey throughout the continents and throughout sound itself.
Bunları ortaya çıkarmak gerçekten çok zor.It's really difficult to disentangle those strands.
"Bunları çıkarmak zorundayız."Look, you're going to have to tear it down.
Bu yeni nesil kendi seslerini çıkarmak konusunda oldukça imtiyazlılar.This is a generation that's grown up taking their voices pretty much for granted.
Müşteri protopini çıkarmak neden önemlidir?Why is having a customer archetype important?
Ve bunlardan herhangi biri içindeki cümleyi ortaya cikarmak için açılabilir.And any of these can be opened up to reveal the sentence inside.
Kaplanı dağdan çıkarmak için bir yemdi! bana sebebini söylemedin gerek yok!It was to lure a tiger out of the mountain! You didn't tell me the reason It's not necessary!
Ve ondan sonra ürünü ortaya çıkarmak için bir koşuşturmaca.So there's all this hustle and bustle going on for the big unveiling.
'Ben gibi beş parka çıkarmak. ona her zamanki gibi, 'dedi.'I shall drive out in the park at five as usual,' she said as she left him.
Yaklaşık 120 milyon dolar bütçemiz var ve iyi bir iş çıkarmak istiyoruz.We have about 120 million dollars, and we want to do it well.
Ee-si onu dışarı çıkarmak zorunda kaldım.Pronto, agora tenho que levar ela pra sair.
Ve bunu söylemişken, sizi kısa bir zaman yolculuğuna çıkarmak istiyorum.And with that said, I'd like to invite you for a short, brief journey of life through time.
Neden sorun çıkarmak için uğraşıyorsun?What're you doin' up here? And why did you even bother to make the trip?
Ancak kesirleri toplamak ve çıkarmak biraz karmaşık.But adding and subtracting fractions are messy.
Başka bir deyişle, onlar değil çıkarmak dolaşımdan - hala sistemde dolaşan.In other words, they're not removed from circulation - they're still circulating through the system.
Bu çok özel yeteneği ortaya çıkarmak büyük bir başarıdır veya bastırmak.It's a real achievement to put that particular ability out, or to stifle it.
Ve bu olasılık diğer kapılardan biriin arkasında ne olduğunu açığa çıkarmakla değişmedi.And that probability hasn't been changed by the revealing of one of the other doors.
Ve her iki taraftandan da 25x kareyi çıkarmak istiyorum. *And then I want to subtract the 25x squared from both sides of this equation.
Bunu da şehirlerarası geniş yolların haritasını çıkarmak olarak düşünebilirsiniz.And again, you can think of this as almost mapping our interstate highways, if you will.
Amezcua Bio Disc'in yararlarının tadını çıkarmak için pek çok yol vardır örneğin,Ъубэб уэЧх ЧсдбШ ксь Чсобе
Bu Antarktika'nın troipk bölgelerden daha sıcak olduğunu ortaya çıkarmak kadar garip birşey.That's as bizarre as finding that the Antarctic on the Earth is hotter than the tropics.
Oraya bir roketin içerisinde çıkarmak zorundasınız.You've got to get it up there in a rocket.
İsveçli bir matematikçi, von Koch, çizgileri çıkarmak yerine çizgileri eklemeye karar verdi.A Swedish mathematician, von Koch, decided that instead of subtracting lines, he would add them.
Bizim görevimiz özellik ortaya çıkarmak, kod ortaya çıkarmak değil.This is not a class -- or it shouldn't be a class.
Ama ilk önce, sizi kısa bir yolculuğa çıkarmak istiyorum.But first, I want to take you on a little journey.
İşte biz de laboratuvarımızdan benzer bir şey çıkarmak üzereyiz.We do have something like that that is just coming out of the lab.
Böylece, gerçek mesajı açığa çıkarmak için kaydırmayı ters çeviriyorlar. .So they reverse the shift in order to reveal the original message.
Olaylardan doğru dersi çıkarmak da önemli.Good news is also about learning the right lesson.
Yani piyasaya bir ilaç çıkarmak istiyorsanız, çıkarabileceksiniz.So if you wanted to put a drug on the market you could put it on.
Pantolunu çıkarmaktan çekinme.Feel free to ditch the pants.
O zaman geriye tek bir ihtimal kalıyordu, kolonu bilgisayardan dışarı çıkarmak.So there was only one possibility -- to bring the column out of the computer.
Gözyaşlarını saklandıkları yerden çıkarmak zorundaydı.Condor: After Marge died, doctor said I'd lose my foot from the diabetes.
Zaten kesirleri çıkarmakla toplamak birbirine çok benzer işlemler. -So subtracting fractions is very similar to adding fractions.
İki taraftan 2x'i çıkarmak.Subtract 2x from both sides
Ve eğer su varsa, onu buza dönüştürmek için ısı çıkarmak gerekir.And if you have water, to turn it into ice, you have to take heat out of it.
İkinci olarak, birkaç ses çıkarmak için iletişim halinde olun. Sesi yaratın.Secondly, get in touch with making some sound -- create sound.
İnsanlar arkadaşlarının kendileriyle paylaştığı haberlerin keyfini çıkarmakla meşgul olacak.They're going to be too busy enjoying the stories that their friends have shared with them.
Tamam, belki... -- belki fazladan ses çıkarmak için takılarımı kullanabilirim.OK, maybe ... (Claps) Maybe I can use my jewelry to create extra sounds.
Belki fazladan ses çıkarmak için bedenimin diğer kısımlarını kullanabilirim."Maybe I can use the other parts of my body to create extra sounds."
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.There's my somewhat ruined Sculpey Falcon, because I had to get it back out of the mold.
Öylesine onlar-ebilmek var olmak çıkarmakSo they can be removed
Fakat ben 2x'i denklemin bu tarafından çıkarmak istiyorum.But I want to subtract 2x from this side of the equation.
Onu övmek için değil,... ...işlediği suçları gün yüzüne çıkarmak için.Not to celebrate him
Babamın bir suçlu olduğunu söyleyip, öz babanı temize çıkarmak için mi?You wanted to reveal that my father was a burglar, so your real father will look better?
Yani bunu şundan çıkarmak, yeşilden pembeye çıkarmakla denktir.So if we subtract this from that its equivalent to subtracting the pink from the green
1930'larda çıkarmak için harcadığımız her bir ünite için 100 ünite enerji elde ediyorduk.In the 1930s we got 100 units of energy back for every one that we put in to extract it.
Peki ya Pink Floyd'un tamamı gibi ses çıkarmak istersem?But what if I wanted to sound like the whole of Pink Floyd?
Bunların hepsi sayıların içinden anlam çıkarmak için kullandığımız matematiksel araçlar.These are all kind of mathematical tools for getting our heads around numbers.
Anlam, ortaya çıkarmak, meydan okumak, aidiyet, kimlik, gurur, gibi.Meaning,creation, challenge, ownership,identity,pride etc.
Yani yemeği kopyalamak, bir sonraki seviyeye çıkarmak bizim ilerlediğimiz yol.So replicating food, taking it into that next level is where we're going.
Burada yaptığım kamerayı çıkarmak --So, what I did here is remove the camera --
Dinin tamamını bu şekilde gözden çıkarmak çok kolay.I think it's too easy to dismiss the whole of religion that way.