cıkarmak ile cümle
cıkarmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Spark Gallery, uygulamayı kullanan kişilerin yaptığı farklı projeleri ön plana çıkarmaktadır.The Spark Gallery highlights different projects made by people using the application.
Harekâtın hedefi, Alman kuvvetlerini Smolensk ve Bryansk bölgesinden çıkarmaktı.Its goal was to clear the German presence from the Smolensk and Bryansk regions.
Badfoot: Yılda bir kere şehre Woo Foo çıkarmak için gelen kötü bir yaratıktır.Once a year every year, he come into the city to drain Woo Foo out of Master Yo.
Kitapta olup da Ölümcül Oyuncaklar filminden çıkarmak zorunda kaldığımız bir sürü şey vardı.There was so much from the book that we had to leave out of the Mortal Instruments film.
Watermarkı kalın bir kâğıt üzerinde ortaya çıkarmak zordur.The watermark can be difficult to detect on the thicker paper.
Bu pantolonumu çıkarmak gibi olur." demiştir.Let me put my shoes on."
W3C, yine de HTML5’i çıkarmak için kendi projesine devam etmiştir.The W3C nevertheless continued its project to release HTML 5.
Kendi verdiklerini çıkarmak üzere memuriyete tayinlerinden lüzumundan fazla caizeler alır(dı).Nay, more: Let their representation increase in proportion to the Revenue they shall furnish.
Yeni Zelanda İçişleri Bakanlığı pasaportları çıkarmaktan sorumludur.The Department of Internal Affairs is responsible for issuing New Zealand passports.
İlke 2 Sorunları yüzeye çıkarmak için devamlı bir süreç akışı oluşturun.Principle 2 Create a continuous process flow to bring problems to the surface.
Michael kardeşini hapishaneden çıkarmak için detaylı bir plan hazırlar.Michael eventually developed an elaborate plan to break his brother out of prison.
Savaş sonrasında 1949’da, Roza yeni bir kimlik çıkarmak için Patras’a döndü.In 1949, Roza returned to Patras to obtain a new ID card.
Jeongjo, babasının adını temize çıkarmak için uzun süre saltanatta kalmıştır.Jeongjo spent much of his reign trying to clear his father's name.
Ermeni tutsaklarında Azerbaycan savaş esiri, değerli mermeri çıkarmak zorunda kalmıştı.Azerbaijani prisoners of war in Armenian captivity were forced to pull off the valuable marble.
Amacı, yörenin geçmişini gün ışığına çıkarmaktır.1: Bringing the Past to Light.
Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez.But it is not God's will.
Ulusal referandumlar için kararnameler çıkarmak.Determines whether to hold national referendums.
Oje çıkarmak için kullanılır.Also used for pannage.
1992’de Tañón, kendi ilk albümünü çıkarmak için WEA Latin kayıt şirketi ile sözleşme imzaladı.In 1992, Tañón signed a contract with the WEA Latina record label to record a solo album.
Shmuel Spiegel'e göre, sigorta şirketi zorluk çıkarmaktaydı.According to Shmuel Spiegel, "the insurance company playing hardball."
Bu süreç skalar altı MİB'de işin özünde bulunan bir yetersizliği ortaya çıkarmaktadır.The Funeral Rule prohibits specific misrepresentations in six areas.
Ama albüm anlaşmam yüzünden bir sanatçı olarak bir albüm daha çıkarmak zorunda kaldım.But my publishing deal was as an artist so I had to put one more album out.
Sadık ise Can Manay ile ilgili gerçekleri ortaya çıkarmak amacıyla Özge'yi tutmuştur.Sadık has kept Özge close to himself to reveal the facts about Can Manay.
İdeal kral, yasalar çıkarmak yerine âhenge teşvîk eder.The ideal ruler fosters harmony rather than laws.
Sesli harflerde bu kısalık ancak gırtlaksı sesler çıkarmakla mümkündür.In those vocals, his voice is easy to detect.
Bir maddeyi beyazlatır veya ağartır, amacı onun rengini çıkarmak veya açmaktır.They may walk or run toward an intruder, and chase or kick or spit at it.
Günde 2-3 kez dışarı çıkarmak yeterlidir.It is generally applied two to three times daily.
Kendinizi çıkarmak mümkün olacak mı?.")You're gonna take yourself out.")
Molozdan ikinci kurbanın cesedini çıkarmak altı gün aldı.It took workers six days to recover the body of the second victim from the rubble.
Bunlardan birini yerinden çıkarmak sabitleyici kablo kesilmeli ya da kilidi açılmalıdır.To steal one, the securing cable must be cut or the lock unlocked.
Bu durum karışıklık çıkarmaktaydı.This was confusing.
1285'te babasınıni kardeşi Charles'ı Aragon tahtına çıkarmak için güneye düzenlediği sefere katıldı.In 1285, Cholet himself accompanied Charles into Aragon.
Parti, Vanguardia Proletaria adında bir gazete ve Política adında teorik dergi çıkarmaktadır.It publishes the newspaper Vanguardia Proletaria and the theoretical magazine Política.
İtalyan pilotu aracın içinden çıkarmak görevlilerin tam 25 dakikasını aldı.The driver has approximately 15 seconds to tap the phone to accept the request.
Bir başka deyişle bir birey, bir seçeneği daha üste çıkarmak suretiyle aşağı çekemez.An individual should not be able to hurt an option by ranking it higher.
Söz konusu olan, bunları, prosedürler sahnesindeki olaylar olarak ortaya çıkarmaktadır.”He discussed each detail as the drawings appeared on the paper."
Işığa duyarlı opsinler, yüzey alanını maksimuma çıkarmak için tüysü bir katman üzerine borne.The light sensitive opsins are borne on a hairy layer, to maximise the surface area.
Frank kendisini temize çıkarmak ve Jack'i bulmak için uğraşır.She asks if it is accurate and they go to Jack to find out.
Katılaşan çikolatayı çıkarmak için kalıp biraz ısıtılır.He states that the chocolate must be kept at a certain temperature or it will melt.
Sırf şer işleyen, insanları yoldan çıkarmakla meşgul olan varlıklardır.Humans are a proud species who will do anything to avoid being humbled.
Hatta o kadar ki seriyi üç kitaptan dört kitaba çıkarmak zorunda kaldım.The series was planned in three groups of four books.
Çünkü amaç sağlam ve istenen bir ürünü tasarlayarak ortaya çıkarmaktır.Later, they become wise enough to renounce it and seek the path of bliss.
Bu aşamada kasaba sakinleri sehpaya çıkarmak istedikleri kişiye oy verebilirler.This flexibility allows the male to choose the posture in which to urinate.
Okul, son iki yıldır ÖSS'de Türkiye 5.si çıkarmaktadır.Stage 5 Training in Vietnam for 2 months.
Sadece gövdeyi çekmek için kabı çıkarmak tavsiye edilmez, bu emiş oluşturabilir.Simply pulling on the stem is not recommended to remove the cup, as that can create suction.
Değneği ise çeşitli sesleri çıkarmak için kullanır.It uses samples to produce its sounds.
Yaptıkları iş ise saldırdıkları cihaz üzerindeki güvenlik açıklarını ortaya çıkarmaktır.Hence, in order to entangle them, they make them interact with light which is then measured.
Sesleri sıraya sokmak için ses Siftable'ını sıralama Siftable'ının üstüne çıkarmak lazım.And you inject it by just bumping up the sound Siftable against a sequence Siftable.
O halde daha da şanslısın, ortaya çıkarmak için;So you are even more lucky, to find out,
Çevresinin haritasını çıkarmak için sensörlerini kullanıyor.And it uses these sensors to build a map of the environment.
"içeride olanı ortaya çıkarmak"tır, potansiyeli dışarıya çıkarmak.It means "to bring forth what is within, to bring out potential."
Yani yeniden, hangi potansiyelimizi çıkarmak istiyoruz?So again, which potential do we want to bring out?
Bunu yapmanın en kolay yolu bu şeyi denklemin her iki tarafından da çıkarmaktır.And the easiest way we can do that is to subtract this thing from both sides of the equation.
Sadece yapacağımız b bölü 2a yı bu denklemin iki tarafından da çıkarmak.We just have to subtract b over 2a from both sides of this equation.
Sırada bunu Riverside'dan dışarıya çıkarmak vardı.It was now time to take it outside Riverside.
Serbest kol ilk aracı ikinci araç-ebilmek var olmak kolayca çıkarmak kadar sonra kol döndürmeRelease the first tool from the arm then rotate the arm until the second tool can easily be removed
Açıklanan okul bırakma oranını bu takip yapıldıktan sonra %30'un üzerine çıkarmak zorunda kaldılar.They had to raise the stated dropout rate as soon as that tracking was done to over 30 percent.
Diğer kısmını da sen çıkarmak ister misin?Do you want to take the rest off?
Evet, şey, buraya sadece bir nevi iki saatlik bir sıranın keyfini çıkarmak için geldim.Yeah. Well, I just sort of come here to enjoy the two-hour line.
Elbetteki, TED, ünü dünyada kendisini ön plana çıkarmakta.Of course, TED, the reputation precedes itself all over the world.