cıkarmak ile cümle

cıkarmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Dil ders kitapları sadece iyi insanları ön plana çıkarmaktadır.Language textbooks often feature only good people.
Tom arabasını kardan kazıp çıkarmak zorunda kaldı.Tom had to dig his car out of the snow.
İğrenç bir yara izini açığa çıkarmak için kolunu sıvadı.Tom rolled up his sleeve, exposing a hideous scar.
Tom her şeyi meydana çıkarmakla tehdit etti.Tom threatened to expose the whole thing.
Tom her şeyi ortaya çıkarmakla tehdit etti.Tom threatened to expose the whole thing.
Mary'yi adaletin karşısına çıkarmak istiyorum.I want Mary brought to justice.
Kararını haklı çıkarmak zorunda değilsin.You don't have to justify your decision.
Sana bir zahmet çıkarmak istemiyorum.I don't want to put you to any trouble.
Bütün o şeyleri geçmişten çıkarmak istemiyorum.I don't want to rehash all that stuff from the past.
Tom'u buradan çıkarmak zorundayız.We've got to get Tom out of here.
Seni buradan çıkarmak zorundayım.We've got to get you out of here.
Seni buradan çıkarmak için geldik.We've come to get you out of here.
Tom'u oradan çıkarmak zorundayız.We have to get Tom out of there.
Seni buradan çıkarmak zorundayız.We have to get you out of here.
Tom gömleğini çıkarmak zorunda değildi.Tom didn't have to take off his shirt.
Sanırım Tom sorun çıkarmak için geldi.I think Tom has come to make trouble.
Ben aklımı işten çıkarmak istiyorum.I want to get my mind off work.
Çöpü çıkarmak için Tom'un sırası.It's Tom's turn to take out the garbage.
Bu gece seni yemeğe çıkarmak istiyorum.I want to take you out to dinner tonight.
İçeri girmeden önce ayakkabılarını çıkarmak zorundasın.You have to take off your shoes before you can come in.
Onları buradan çıkarmak zorundasın.You have to get them out of here.
Onları buradan çıkarmak zorundayız.We have to get them out of here.
Onu buradan çıkarmak zorundayız.We have to get him out of here.
Onları buradan çıkarmak zorundayım.I have to get them out of here.
Bizi buradan çıkarmak zorundasın.You have to get us out of here.
Beni buradan çıkarmak zorundasın.You have to get me out of here.
Onu buradan çıkarmak zorundayım.I have to get him out of here.
Cümleyi favorilerinizden çıkarmak için siyah kalp butonuna basın.To remove a sentence from your list of favorites, click on the black heart icon.
İşletme sahibi kârı maksimuma çıkarmak istiyor.The business owner wants to maximize profit.
O sorun çıkarmak istemiyor.He doesn't want to cause trouble.
Bu kazak çıkarmak ve giymek için rahat.This sweater is comfortable to take off and put on.
Bu anın tadını çıkarmak istiyorum.I want to enjoy this moment.
Ben çok sıcak giyinmiştim, bu yüzden bir şey çıkarmak için geri geldim.I was very warmly dressed, so I came back to take something off.
Herkesin önünde olay çıkarmak istemedim.I didn't want to make a scene in front of everyone.
Tom'un çöpü çıkarmak istemediği açıktı.It was obvious that Tom didn't want to take out the garbage.
Onu aklımdan çıkarmak istiyorum.I want to get her out of my mind.
Tom atları ahırdan çıkarmak için acele etti.Tom hurried to get the horses out of the barn.
Bu lekeyi çıkarmak imkansız olacak.It'll be impossible to remove this stain.
Tom, köpeğini dışarı çıkarmak için kapıyı açtı.Tom opened the door to let his dog out.
Sonuç çıkarmak için halen çok erken.It is still too early to draw conclusions.
Tom gömleğini çıkarmak istemedi.Tom didn't want to take off his shirt.
Sami, Leyla'yı resimden çıkarmak istedi.Sami wanted to get Layla out of the picture.
İnsanların beklentilerini boşa çıkarmak istemedim.I didn't want to let people down.
Sami, Leyla'yı hapisten çıkarmak istiyordu.Sami wanted to get Layla out of jail.
Sami yiyecekleri bagajdan çıkarmak için zamana sahip değildi.Sami didn't have time to take the groceries out of the trunk.
Çıkarmak mümkün değil, sabitlenmiş.It can't be removed. It's attached permanently.
William güneş ışığının tadını çıkarmak için parka gitti.William went to the park to enjoy the sunshine.
Rima, imparatoru baştan çıkarmak istiyordu.Rima wanted to seduce the emperor.
Bunsen, metalleri çıkarmak için bu hücreden yararlandı.Bunsen used this cell to extract metals.
Denediğimiz şey buydu, gerçekten, ciddi bir dans parçası ortaya çıkarmak."So that's what we tried, really, to do a serious piece of dance."
Fakat Jehan Barbur'un önceden albüm çıkarmak gibi bir niyeti yoktu.But Jehan Barbur had no intention of making an album initially.
Arka paneli çıkarmak için herhangi bir alete gerek yoktur.No tool is necessary to remove the back panel.
Saldırganın amacı gizli şifreleme anahtarının tamamını veya bir kısmını ortaya çıkarmaktır.The attacker’s goal is to reveal all or part of the secret encryption key.
LFTR, yakıttan fisyon ürünlerini çıkarmak için bir mekanizmaya ihtiyaç duymaktadır.The LFTR needs a mechanism to remove the fission products from the fuel.
Madencilikte değerli metalleri çıkarmak için bant filtreler.Belt filters to extract precious metals in mining.
Bu, kısa sürede reaktörlerin nasıl başlatılacağı sorununu ortaya çıkarmaktadır.This raises the problem of how to start the reactors in a short time frame.
Parti ayrıca Sovetskaya Rossiya (Sovyet Rusya) adında bir gazete daha çıkarmaktadır.The party has also a newspaper named Sovetskaya Rossiya (Soviet Russia).
Bu ifadeler, mantıksal sonuçlar çıkarmakta kullanılır.Be careful to draw logical conclusions.
"Elbise, bir erkeğe onları çıkarmak için ilham vermedikçe anlamsızdır.""A dress makes no sense unless it inspires men to want to take it off you."
20 mule takımı ilk olarak Francis Marion Smith tarafından boraks'ı çölden çıkarmak için kullanıldı.20-mule teams were first used by Francis Marion Smith to move borax out of the desert.

İlgili Sayfalar