cıkarmak ile cümle

cıkarmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Harekâtın hedefi, Alman kuvvetlerini Smolensk ve Bryansk bölgesinden çıkarmaktı.Obiectivul operațiunii a fost curățarea elementelor germane din regiunile orașelor Smolensk și Briansk.
Bu ifadeler, mantıksal sonuçlar çıkarmakta kullanılır.În mod obișnuit se folosesc aceste relee pentru a realiza decizii simple logice.
Kendinizi çıkarmak mümkün olacak mı?.")Crezi că te poți salva singur?”.
Regression testing, bir yazılımdaki hataları ortaya çıkarmak amacıyla kullanılan bir test yöntemi.Corectura este o lectură făcută în scopul de a detecta erori tipografice.
Bu etki beklenen yüksek enflasyonu ortaya çıkarmaktadır.Aceasta este o mărturie a impresiei puternice pe care o lăsase.
Bu da İskilip'in ceviz üretimi için son derece uygun bir ekolojiye sahip olduğunu ortaya çıkarmaktadır.Susține că alchimia ar trebui să producă elemente compuse utile pentru omenire.
Değneği ise çeşitli sesleri çıkarmak için kullanır.El o folosește pentru a face o varietate de lucruri.
Bu turnuva 2005/2006 sezonunu ortaya çıkarmak için davetli oyun olarak başladı.Acest turneu a fost introdus în circuitul mondial în sezonul 2005/2006.
Böylelikle Alman saldırısını, önleyici bir savaş olarak haklı çıkarmak istemiştir.El respinge însă afirmațiile conform cărora invazia germană a fost de fapt un atac preventiv.
Bu lekeyi çıkarmak zor olacak.Această pată va fi greu de îndepărtat.
Bu lekeyi çıkarmak zor olacak.Această pată va fi greu de scos.
Sana bir zahmet çıkarmak istemiyorum.Nu vreau să îți creez vreo problemă.
Sana bir zahmet çıkarmak istemiyorum.Nu vreau să îți creez niciun fel de neplăcere.
Günde 2-3 kez dışarı çıkarmak yeterlidir.Évente 2-3-szor ellik.
Bu durum karışıklık çıkarmaktaydı.Az egész egy zűrzavar volt.
Söz konusu olan, bunları, prosedürler sahnesindeki olaylar olarak ortaya çıkarmaktadır.”Jelentését az határozza meg, hogy a tárgyalás során később milyen tételek vonatkoznak rájuk."
Diğer tanrılar onu saklandığı yerden çıkarmak için bir oyun kurarlar.Felszólítják, hogy küldje ki azt a valamit, amit rejteget.
Bu teknolojiler uykuda bile beynin bütün bölgelerinin bir şekilde etkinlik gösterdiğini ortaya çıkarmaktadır.Kimutatják, hogy még álmunkban is az agy valamennyi területe mutat valamilyen szintű tevékenységet.
Titanyumun cevherlerinden çıkarmak zahmetli ve pahalı bir süreç gerektirir.A ma ismert eljárások a titán különféle érceiből való előállítására költségesek és sok munkát igényelnek.
Grup 2009 yılında ilk albümü çıkarmak için stüdyoya kapandı.A zenekar 2009 végén tért vissza a stúdióba, hogy felvegye az albumot.
Arka paneli çıkarmak için herhangi bir alete gerek yoktur.Takapaneelin poistamiseen ei tarvita mitään työkalua.
Poliksines Sicilya Krallıgını ziyaret etmekte ve eski arkadasıyla tekar buluşmanın zevkini çıkarmaktadır.Polixenes on vierailulla Sisiliassa ja nauttii vanhan ystävänsä kohtaamisesta.
Maçı kaybeden Guerrera maskesini çıkarmak zorunda kaldı.Guerrera hävisi ottelun ja joutui riisumaan maskinsa.
Günde 2-3 kez dışarı çıkarmak yeterlidir.Tästä syystä nämä lääkkeet pitää ottaa 2–3 kertaa päivässä.
Diğer tanrılar onu saklandığı yerden çıkarmak için bir oyun kurarlar.Pelin tarkoitus on auttaa heidät pois sieltä.
Hatta o kadar ki seriyi üç kitaptan dört kitaba çıkarmak zorunda kaldım.Monet kirjoista on myös sinetöity kirjojen kolmella muulla sivulla olevilla renkailla.
Kendinizi çıkarmak mümkün olacak mı?.")Πίστεψες πως θα μπορούσα να σε ξεχάσω;...»).
OpenBSD projesi, her 6 ayda bir yeni sürüm çıkarmaktadır.Καλό είναι να αγοράζεται καινούργια άμμος κάθε 6 μήνες.
Bu durum onları sınıflandırmada zorluk çıkarmaktadır.Αυτό μπορεί να καταστήσει δύσκολη την κατάταξη.
Bir başka deyişle bir birey, bir seçeneği daha üste çıkarmak suretiyle aşağı çekemez.Ένα άτομο δεν θα πρέπει να είναι σε θέση να βλάψει μια επιλογή από την υψηλότερη κατάταξη.
Bu ifadeler, mantıksal sonuçlar çıkarmakta kullanılır.Εδώ περιγράφονται ορισμένες συνήθεις τελέσεις λογικών συνεπειών.
Ayrıca yatırımcı sayısını da 8 milyon kişiye çıkarmak hedefler arasındadır.Επίσης πέτυχε ώστε να καθιερωθεί το 8ωρο για τους οικοδόμους.
Michael artık günahlarından arınmak ve bir daha günah işlememek üzere günah çıkarmak ister.Jeg tilgiver deres skyld og husker ikke længere på deres synd.
Harekâtın hedefi, Alman kuvvetlerini Smolensk ve Bryansk bölgesinden çıkarmaktı.Deres mål var at bekæmpe det nazistiske Tysklands tilstedeværelse ved Smolensk og Bryansk regioner.
Bundan korkan Shaw, onu çıkarmak için otomatik cerrahi masasını kullanır.Shaw bruger et automatiseret operationsbord til at skære væsenet ud af sin mave.
Sivil insanları savaş bölgesinden çıkarmak gerekiyordu.Civilbefolkningen flygtede fra konfliktområderne.
Yayınevi ayrıca 1947 yılından beri yayınlanmakta olan haftalık Şalom gazetesi’ni çıkarmaktadır.Dertil kommer en sporvognskalender, der er blevet udgivet siden 1973.
Bu pantolonumu çıkarmak gibi olur." demiştir.«Hvor er buksa mi?
Onu öldürmeden dışarı çıkarmak gerekir.Han må nå rømme fra byen før han blir drept.
Baştan çıkarmak, kendine saygının bir biçimidir.Å kjenne seg selv er en dyd.
Bu durum karışıklık çıkarmaktaydı.Dette ble gjort med forvirring.
Transkription: bu kelimenin anlamı kopya çıkarmaktır.Oversatt betyr dette la være i fred.
Hatta o kadar ki seriyi üç kitaptan dört kitaba çıkarmak zorunda kaldım.Det er antatt å ha blitt skrevet i tre bøker.
Günde 2-3 kez dışarı çıkarmak yeterlidir.Gudstjeneste ble avholdt kun 2-3 ganger i året.
Sivil insanları savaş bölgesinden çıkarmak gerekiyordu.Sivilbefolkningen flyktet fra konfliktområdene.
Yayınevi ayrıca 1947 yılından beri yayınlanmakta olan haftalık Şalom gazetesi’ni çıkarmaktadır.I tillegg har selskapet utgivelse av en årbok som har blitt utgitt årlig siden 1977.
Gücü, ağzından ses dalgaları çıkarmaktır.Det vil si at luften slippes ut gjennom munnen.
Daha akıllı hale gelen cihazlar nanomakineleri haklı çıkarmaktadır.De aller rimeligste instrumentene lages gjerne av nikkellegeringer.
Madencilikte değerli metalleri çıkarmak için bant filtreler.Belt Filter untuk mengekstrak logam mulia di pertambangan.
Jeongjo, babasının adını temize çıkarmak için uzun süre saltanatta kalmıştır.Jeongjo menghabiskan banyak waktu mencoba untuk membersihkan nama ayahandanya pada masa pemerintahannya.
Bu teknolojiler uykuda bile beynin bütün bölgelerinin bir şekilde etkinlik gösterdiğini ortaya çıkarmaktadır.Bahkan saat manusia sedang tidur, semua bagian otak menunjukkan aktivitas.
Ulusal referandumlar için kararnameler çıkarmak.Penerbitan dekret untuk referendum nasional.
Bir başka manevra da düşman gemisine bordalayarak asker çıkarmaktı.Siasat lainnya adalah dengan memasukkan prajurit ke kapal musuh.
Bu durum karışıklık çıkarmaktaydı.Hal ini membuatnya bermasalah.
Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez.Dan Allah tidak lengah tentang perkara yang kalian lalaikan.
Birçok başarılı gruba albüm çıkarmaktadır.Tentu saja ada banyak emosi yang tercurah dalam membuat sebuah album.
Cruise'un giysiyi giymek ve çıkarmak için 30 dakikaya ihtiyacı oluyordu.Phải mất Christie khoảng 45 phút để mặc bộ trang phục.
Harekâtın hedefi, Alman kuvvetlerini Smolensk ve Bryansk bölgesinden çıkarmaktı.Mục tiêu của chiến dịch nhằm đuổi quân phát xít Đức ra khỏi khu vực Smolensk và Bryansk.
Michael kardeşini hapishaneden çıkarmak için detaylı bir plan hazırlar.Trong suốt thời gian đó, Michael đã vạch ra một kế hoạch vượt ngục để đưa anh trai mình thoát khỏi nhà tù.
Günde 2-3 kez dışarı çıkarmak yeterlidir.Mỗi năm bón thúc 2 - 3 lần.

İlgili Sayfalar