cıkarmak ile cümle

cıkarmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İdeal kral, yasalar çıkarmak yerine âhenge teşvîk eder.Do đó vua Tiên Hoàng dùng pháp luật nghiêm ngặt để trừng trị.
Hatta o kadar ki seriyi üç kitaptan dört kitaba çıkarmak zorunda kaldım.Sau, có nhiều người ở đời Hậu Lê ra công tục biên, thành ra sách có đến 4 quyển, gồm 41 truyện.
Savaş sonrasında 1949’da, Roza yeni bir kimlik çıkarmak için Patras’a döndü.戦後、1949年にローザはパトラスへ戻り新しい身分証明を取得した。
Bunsen, metalleri çıkarmak için bu hücreden yararlandı.ブンゼンはこの電池を用いて金属を抽出した。
Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez.なぜ、アッラーの御赦しを請わないのか。
Bu durum karışıklık çıkarmaktaydı.事態を混乱させた。
Bunu yaparak hakikati ortaya çıkarmak için mücadele eder.彼は真相を究明しようとする。
Bu pantolonumu çıkarmak gibi olur." demiştir.そして「私のパンツだけ見て。
Bir maddeyi beyazlatır veya ağartır, amacı onun rengini çıkarmak veya açmaktır.愛称は「勢農」(せのう)あるいは「勢多農」(せたのう)。
Tanrıları kızdırması sonucu bir kayayı dağın tepesine çıkarmakla cezalandırılmıştı.神々を欺いた罰で大岩を山の上まで永遠に持ち上げる罰を受ける。
Günde 2-3 kez dışarı çıkarmak yeterlidir.週2~3回程度でも十分。
Hatta o kadar ki seriyi üç kitaptan dört kitaba çıkarmak zorunda kaldım.本系列はこれにより3両編成3本が廃車された。
Birinci kehaneti boşa çıkarmak için Aeson'un oğu öldürülmeliydi.報復にエイゴンの息子が暗殺される。
Denediğimiz şey buydu, gerçekten, ciddi bir dans parçası ortaya çıkarmak."気にはしながら見舞状を出したりはした」と明かした。
Senede 2 sayı çıkarmaktadır.2代を数える。
Ben dizinin adını ön plana çıkarmak için tekrar tekrar söyledim.ゆりたちのことは、プリキュアの名前で呼んでいる。
O, kendi birimini bu zor durumdan çıkarmak için çeşitli yollar düşünür.こうした状況を打破するために泰親は様々な手段を打った。
Günde 2-3 kez dışarı çıkarmak yeterlidir.傳統上每天使用 2-3次。
Çünkü amaç sağlam ve istenen bir ürünü tasarlayarak ortaya çıkarmaktır.他的宗旨是力求忠实原著,追求完美。
Daha sonra sunucu, istemciye gönderilen SYN cookie'yi ortaya çıkarmak için kabul numarasından 1 çıkartır.服务器接着从确认号中减去 1 以便还原向客户端发送的原始 SYN Cookie。
W3C, yine de HTML5’i çıkarmak için kendi projesine devam etmiştir.W3C仍然继续其发布HTML5的项目。
Havalimanının gelecekteki planları; yolcu kapasitesini 2010'da 32 milyona, 2015'te 38 milyona çıkarmaktır.机场年旅客吞吐量可以达到2500万人次,每小时可以完成12000人次旅客的运送,未来计划将这一能力于2010年提高至3200万人次,以及在2015年达到3800万人次。
Uşağın da onu devreden çıkarmak için kendi planları vardır.他的男仆也被绑架来帮助他。
Not: Mantarları kavanozdan çıkarmak için aynı yolu tersine katetmek gerekecektir.道諦:為了脫離輪迴,必須進行修行。
Yani şarjörlü tabancanın sadece şarjörünü çıkarmakla tabanca boşalmaz.是唯一不能連發的霰彈槍。
İdeal kral, yasalar çıkarmak yerine âhenge teşvîk eder.前明心王了別法盡。
Hocası rüyanın doğruluğunu tasdik edince Allah'tan başka bütün sevgileri kalbinden çıkarmak üzere gayret eder.하나님을 경륜자라고 할 때, 경륜이란 하나님께서 의중(意中)에 있는 그의 목적 그리고 그의 목적을 이루는 방법 을 의미합니다.
Bu pantolonumu çıkarmak gibi olur." demiştir.나는 무슨 수를 써서라도 내 누명을 벗을 것이다."는 것이다.
Ben dizinin adını ön plana çıkarmak için tekrar tekrar söyledim.흔히 이름의 앞 글자를 따서 NHØP라고 부른다.
Baştan çıkarmak, kendine saygının bir biçimidir.자신을 객관화하는 것은 자아존중감을 갖는 첫 단추이다.
Hatta o kadar ki seriyi üç kitaptan dört kitaba çıkarmak zorunda kaldım.삼국사기 잡지는 수서, 신당서, 책부원귀 세 권으로부터 인용했다.
Denediğimiz şey buydu, gerçekten, ciddi bir dans parçası ortaya çıkarmak."춤 밖에 없었기에 춤을 더욱 열심히 하게 됐다"고 말했다.
Pazarın durumu nasıl olursa olsun, bir sektördeki her firmanın amacı karlarını maksimum seviyeye çıkarmaktır.매매의 목적이 무엇인가에 따라 매매에 의한 권리의무관계는 각각 상이하게 전개된다.
"Elbise, bir erkeğe onları çıkarmak için ilham vermedikçe anlamsızdır."그대는 덕 닦기에 힘쓸 뿐 사람이 없는 것을 근심해서는 안 됩니다."
Kendi verdiklerini çıkarmak üzere memuriyete tayinlerinden lüzumundan fazla caizeler alır(dı).그러나 태자 모용준(慕容俊)보다 모용패를 더 총애하였고, 이로 인해 모용준은 모용패를 시기하였다.
Uluslararası Bira Festivali şu üç amaç doğrultusunda kutlanır: Arkadaşlarla toplanıp biranın tadını çıkarmak.באופן ספציפי, ליום הבירה הבינלאומי יש שלוש מטרות רשמיות: להתאסף עם חברים וליהנות מהטעם של הבירה.
W3C, yine de HTML5’i çıkarmak için kendi projesine devam etmiştir.ה-W3C לעומת זאת המשיכה את הפרויקט לשחרור HTML5.
Havalimanının gelecekteki planları; yolcu kapasitesini 2010'da 32 milyona, 2015'te 38 milyona çıkarmaktır.התוכניות לעתיד כוללות גידול של קיבולת הנוסעים עד 32 מיליון נוסעים בשנת 2010 ועד 38 מיליון נוסעים בשנת 2015.
Ahenkli ses çıkarmak manası vardır.יש אפשרות להוסיף משתיק קול.
Günde 2-3 kez dışarı çıkarmak yeterlidir.ההצבעות נערכות כ- 2-4 פעמים בשנה.
Bu durum karışıklık çıkarmaktaydı."זה היה תוהו ובוהו.
"Elbise, bir erkeğe onları çıkarmak için ilham vermedikçe anlamsızdır."אין בכך כל טעם, שכן האדם אינו יכול לחמוק מכך ש"נגזר עליו לבחור".
Bu pantolonumu çıkarmak gibi olur." demiştir.ו"אכול את המכנסים שלי!"
Kendinizi çıkarmak mümkün olacak mı?.")איך יכולתם להסתיר את זה ממני?").
Watermarkı kalın bir kâğıt üzerinde ortaya çıkarmak zordur.קשה להציג גרף כזה על דף נייר.
Mirza Hazar şu anda üç dilde (Azerice, İngilizce, Rusça) online gazete çıkarmaktadır.מאוגוסט 2009, מנהל חאזר את העיתון באינטרנט בשלוש שפות: אזרית, אנגלית ורוסית.
Bu etki beklenen yüksek enflasyonu ortaya çıkarmaktadır.מפחיתים את הגובה המחושב מהגובה שמצאנו בפועל.
Ana faaliyetleri bilimsel toplantılar düzenlemek ve bilimsel yayın çıkarmaktır.Основни дейности в първото направление са организирането на конференции и издаването на научни списания.
Diğer tanrılar onu saklandığı yerden çıkarmak için bir oyun kurarlar.Другите богове се заели да я извадят иззад камъка.
Arka paneli çıkarmak için herhangi bir alete gerek yoktur.Обикновено не се налага да се вземат мерки за обездвижване на гръбначния стълб.
W3C, yine de HTML5’i çıkarmak için kendi projesine devam etmiştir.Въпреки това, W3C продължава проекта си по издаване на стандарт HTML5.
Oluşan kistleri çıkarmak için cerrahi müdahale de gerekebilir.Възможно е да се наложи хирургическа намеса за източване на запушената жлеза.
Titanyumun cevherlerinden çıkarmak zahmetli ve pahalı bir süreç gerektirir.Построяването на ганатите е дълъг и скъп процесс.
Kılıcı çıkarmak isterken kızı da elini keser ve o da zehirlenir.Ако дете я пипне и си оближе ръката, то може да се отрови.
OpenBSD projesi, her 6 ayda bir yeni sürüm çıkarmaktadır.Нова версия на Wordpress се публикува средно на всеки шест месеца.
Bu ifadeler, mantıksal sonuçlar çıkarmakta kullanılır.Базира се на използването на логически елементи.
Yeni Zelanda İçişleri Bakanlığı pasaportları çıkarmaktan sorumludur.Odjel unutarnjih poslova nadležan je za izdavanje putovnica Novog Zelanda.
Bu durum karışıklık çıkarmaktaydı.Sve je to prouzrokovalo nered.
Sivil insanları savaş bölgesinden çıkarmak gerekiyordu.Na prvom mjestu bila je evakuacija građana iz ratom zahvaćenih područja.
Bir gün Yang'ı kandırıp beynini çıkarmak ve kendi beynini yerleştirmektir.Sjevernovijetnamac ga obara na zemlju, stavlja mu svoj kalašnjikov u usta i raznosi mu mozak.

İlgili Sayfalar