Ana içeriğe geç
Sözlük

cüzdan ile cümle

cüzdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Şimdi ellerinizin içinde ne tutuyor olabileceğinizi hayal edin. bir elma, belki de cüzdanınız.Wyobraźcie sobie, co moglibyście w nich trzymać - jabłko, portfel...
Şimdi ellerinizin içinde ne tutuyor olabileceğinizi hayal edin. bir elma, belki de cüzdanınız.Τώρα φανταστείτε τι θα μπορούσατε να βάλετε στα χέρια σας: ένα μήλο, ίσως το πορτοφόλι σας.
Şimdi ellerinizin içinde ne tutuyor olabileceğinizi hayal edin. bir elma, belki de cüzdanınız.А сега си представете какво бихте могли да поставите в ръцете си: ябълка, може би портфейла си.
Şimdi ellerinizin içinde ne tutuyor olabileceğinizi hayal edin. bir elma, belki de cüzdanınız.А тепер уявіть, що ви могли б тримати у своїх руках: яблуко, може ваш гаманець.
Şimdi ellerinizin içinde ne tutuyor olabileceğinizi hayal edin. bir elma, belki de cüzdanınız.Представьте, что может в них поместиться: может яблоко, а может Ваш кошелёк.
Şimdi ellerinizin içinde ne tutuyor olabileceğinizi hayal edin. bir elma, belki de cüzdanınız.עכשיו דמיינו מה אתם יכולים לשים בכפות הידיים: תפוח, אולי ארנק.
Şimdi ellerinizin içinde ne tutuyor olabileceğinizi hayal edin. bir elma, belki de cüzdanınız.الآن تخيلوا ماذا يمكن أن يكون في أيديكم: تفاحة، ربما حافظة نقود.
Şimdi ellerinizin içinde ne tutuyor olabileceğinizi hayal edin. bir elma, belki de cüzdanınız.リンゴ それとも お財布でしょうか では目を開けて
SSH parolalarını sorar ve istenilirse parolayı cüzdana kaydeder.Demande la phrase de passe pour SSH et, éventuellement, la mémorise dans le portefeuille.
SSH parolalarını sorar ve istenilirse parolayı cüzdana kaydeder.Frågar efter SSH- lösenordsfrasen och lagrar den valfritt i plånboken.
SSH parolalarını sorar ve istenilirse parolayı cüzdana kaydeder.Pede a senha ou palavra- passe do SSH e guarda- a, opcionalmente, na carteira.
SSH parolalarını sorar ve istenilirse parolayı cüzdana kaydeder.Pregunta la contraseña SSH y de forma opcional la almacena en la cartera.
SSH parolalarını sorar ve istenilirse parolayı cüzdana kaydeder.Spørger om SSH- adgangsfrasen og gemmer den eventuelt i tegnebogen.
SSH parolalarını sorar ve istenilirse parolayı cüzdana kaydeder.Vraagt om de SSH-wachtwoordzin en slaat het optioneel op in de portefeuille.
SSH parolalarını sorar ve istenilirse parolayı cüzdana kaydeder.Ερώτηση της φράσης πρόσβασης SSH και προαιρετικά αποθήκευσή της στο πορτοφόλι.
SSH parolalarını sorar ve istenilirse parolayı cüzdana kaydeder.Запитує про пароль SSH і за вашого бажання зберігає його за допомогою засобу зберігання паролів.
Şu anda cüzdanlarımızın içinde.Anche nei vostri portafogli, ora.
Şu anda cüzdanlarımızın içinde.C'est utilisé dans votre portefeuille, en ce moment même.
Şu anda cüzdanlarımızın içinde.Den bruges i jeres punge, lige nu.
Şu anda cüzdanlarımızın içinde.E folosită în portofelele voastre chiar acum.
Şu anda cüzdanlarımızın içinde.Ezt a pénztárcáitokban is használják, éppen most.
Şu anda cüzdanlarımızın içinde.Hij wordt gebruikt in uw portemonnee, op dit moment.
Şu anda cüzdanlarımızın içinde.지금 여러분의 지갑에도 있을 것입니다.
Şu anda cüzdanlarımızın içinde.Se usa en sus billeteras, en este momento.
Şu anda cüzdanlarımızın içinde.Sie wird in Ihren Geldbörsen eingesetzt, genau jetzt.
Şu anda cüzdanlarımızın içinde.Χρησιμοποιείται στο πορτοφόλι σας, αυτή τη στιγμή.
Şu anda cüzdanlarımızın içinde.Използват се в портфейлите ви сега.
Şu anda cüzdanlarımızın içinde.Она используется в ваших кошельках прямо сейчас.
Şu anda cüzdanlarımızın içinde.הוא משמש בארנקים שלכם, ממש עכשיו.
Şu anda cüzdanlarımızın içinde.تستخدم في محفظتك حالياً
Şu anda cüzdanlarımızın içinde.一番右にある黒い
Tiyatroya doğru yola çıktınız, ve cüzdanınızda iki tane 20 dolarlık banknot var.다시 여러분은 극장에 가고 있습니다. 지갑에는 20달러 지폐 두 장이 있고 극장표는 아직 안 샀죠.
Tiyatroya doğru yola çıktınız, ve cüzdanınızda iki tane 20 dolarlık banknot var.Bạn đang trên đường tới rạp hát và trong ví có 2 tờ 20$.
Tiyatroya doğru yola çıktınız, ve cüzdanınızda iki tane 20 dolarlık banknot var.Jdete do divadla, a v peněžence máte dvě 20 dolarové bankovky.
Tiyatroya doğru yola çıktınız, ve cüzdanınızda iki tane 20 dolarlık banknot var.Je bent onderweg met in je portemonnee twee briefjes van 20.
Tiyatroya doğru yola çıktınız, ve cüzdanınızda iki tane 20 dolarlık banknot var.Man er på vej til teatret, og i pungen har man to 20 dollar sedler.
Tiyatroya doğru yola çıktınız, ve cüzdanınızda iki tane 20 dolarlık banknot var.Sie sind auf dem Weg zum Theater und in Ihrem Portemonnaie haben Sie zwei 20-Dollar-Scheine.
Tiyatroya doğru yola çıktınız, ve cüzdanınızda iki tane 20 dolarlık banknot var.State andando a teatro, e nel portafoglio avete due banconote da 20 dollari.
Tiyatroya doğru yola çıktınız, ve cüzdanınızda iki tane 20 dolarlık banknot var.Ste na ceste do divadla, a v peňaženke máte dve 20 dolárové bankovky.
Tiyatroya doğru yola çıktınız, ve cüzdanınızda iki tane 20 dolarlık banknot var.Sunteţi pe drum spre teatru, iar în portofel aveţi două bancnote de 20 de dolari.
Tiyatroya doğru yola çıktınız, ve cüzdanınızda iki tane 20 dolarlık banknot var.Úton van a színházba, és a tárcájában van két 20 dolláros bankjegy.
Tiyatroya doğru yola çıktınız, ve cüzdanınızda iki tane 20 dolarlık banknot var.Van de camino al teatro y en la cartera tienen dos billetes de 20 dólares.
Tiyatroya doğru yola çıktınız, ve cüzdanınızda iki tane 20 dolarlık banknot var.Vous êtes en chemin vers le théâtre, et dans votre portefeuille vous avez deux billets de 20 dollars.
Tiyatroya doğru yola çıktınız, ve cüzdanınızda iki tane 20 dolarlık banknot var.Είστε στο δρόμο για το θέατρο, και μέσα στο πορτοφόλι σας έχετε δύο 20δόλλαρα.
Tiyatroya doğru yola çıktınız, ve cüzdanınızda iki tane 20 dolarlık banknot var.Вы на пути в театр, и в вашем кошельке две 20-ти долларовые купюры.
Tiyatroya doğru yola çıktınız, ve cüzdanınızda iki tane 20 dolarlık banknot var.Отивате на театър; имате две 20-доларови банкноти.
Tiyatroya doğru yola çıktınız, ve cüzdanınızda iki tane 20 dolarlık banknot var.אתם בדרככם לתיאטרון, ויש לכם בכיס שני שטרות של 20 דולר.
Tiyatroya doğru yola çıktınız, ve cüzdanınızda iki tane 20 dolarlık banknot var.أنت في الطريق الى المسرح، وفي محفظتك لديك ورقتين فئة عشرين دولاراً.
Tiyatroya doğru yola çıktınız, ve cüzdanınızda iki tane 20 dolarlık banknot var.財布には20ドル札を2枚持っています 劇場に着いた時 そのうちの1枚を失くしたことに気付きます
Trenle köye giderken bana bir hediye verdi: Coach marka kahverengi bir deri bozuk para cüzdanı.Auf der Fahrt mit dem Zug gab sie mir ein Geschenk: ein Portemonnaie der Marke Coach mit braunem Lederrand.
Trenle köye giderken bana bir hediye verdi: Coach marka kahverengi bir deri bozuk para cüzdanı.A vonaton hazafelé adott nekem egy ajándékot: egy Coach márkájú pénztárcát barna bőr szegéllyel.
Trenle köye giderken bana bir hediye verdi: Coach marka kahverengi bir deri bozuk para cüzdanı.Dalam perjalanan pulang di kereta api, dia memberikan saya hadiah: sebuah dompet merek Coach berhiaskan kulit.
Trenle köye giderken bana bir hediye verdi: Coach marka kahverengi bir deri bozuk para cüzdanı.Dans le train, elle m'a offert un cadeau : un porte-monnaie de la marque Coach avec une finition en cuir brun.
Trenle köye giderken bana bir hediye verdi: Coach marka kahverengi bir deri bozuk para cüzdanı.En el tren a casa, me dio un regalo: un monedero de marca Coach con ribete de cuero café.
Trenle köye giderken bana bir hediye verdi: Coach marka kahverengi bir deri bozuk para cüzdanı.Na vlaku domov mi je dala darilo, drobižnico znamke Coach z obrobo iz rjavega usnja.
Trenle köye giderken bana bir hediye verdi: Coach marka kahverengi bir deri bozuk para cüzdanı.No comboio, ela deu-me um presente: um porta-moedas da marca Coach, com acabamento em pele castanha.
Trenle köye giderken bana bir hediye verdi: Coach marka kahverengi bir deri bozuk para cüzdanı.Op de trein gaf ze me een geschenk: een portemonnee van het merk Coach met bruinleren rand.
Trenle köye giderken bana bir hediye verdi: Coach marka kahverengi bir deri bozuk para cüzdanı.Pe drum, în tren, mi-a dăruit ceva: un portmoneu de piele, produs de Coach.
Trenle köye giderken bana bir hediye verdi: Coach marka kahverengi bir deri bozuk para cüzdanı.Sul treno per andare a casa mi ha dato un regalo: un portafoglio Coach con bordi in pelle marrone.
Trenle köye giderken bana bir hediye verdi: Coach marka kahverengi bir deri bozuk para cüzdanı.Trên chuyến tàu về quê, cô ấy đã tặng tôi một món quà: một cái ví hiệu Coach với viền cắt da màu nâu .
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod