Peki cüzdanın?Din plånbok då?
Peki cüzdanın?E il portafoglio?
Peki cüzdanın?En jouw portemonnee?
Peki cüzdanın?Et ton portefeuille ?
Peki cüzdanın?А портмоне?
Pete, cüzdanında ne kadar var?Hej, Pete... kolik máš v peněžence?
Pete, cüzdanında ne kadar var?Pete... ¿Cuánto tienes en tu cartera?
Pete, cüzdanında ne kadar var?Pete... ¿Cuánto tienes en tu cartera?
Pete, cüzdanında ne kadar var?Pete, hoeveel geld heb je in je portemonnee?
Pete, cüzdanında ne kadar var?Pete ... hur mycket har du i din plånbok?
Pete, cüzdanında ne kadar var?Pete... ile masz kasy w portfelu?
Pete, cüzdanında ne kadar var?Pete, mennyi pénz van nálad?
Pete, cüzdanında ne kadar var?Pete... paljonko sinulla on lompakossasi?
Pete, cüzdanında ne kadar var?Pete... quanto tens na carteira?
Pete, cüzdanında ne kadar var?Pete... wie viel hast du in deiner Tasche?
Pete, cüzdanında ne kadar var?Pete... Πόσα έχεις στο πορτοφόλι σου?
Pete, cüzdanında ne kadar var?Пит, колико имаш у новчанику?
Şefn cüzdanı düşmüş.Nerdeydi..Oh burda.Bếp trưởng để quên ví. Đâu nhỉ... Oh đây rồi
Şefn cüzdanı düşmüş.Nerdeydi..Oh burda.Bucatarul-sef si-a uitat portofelul. Unde era...Oh aici este.
Şefn cüzdanı düşmüş.Nerdeydi..Oh burda.Chefen glömmde sin plånbok. Vart var den....Oh här är den.
Şefn cüzdanı düşmüş.Nerdeydi..Oh burda.Chef hat seinen Geldbeutel vergessen. Wo ist es... Oh hier.
Şefn cüzdanı düşmüş.Nerdeydi..Oh burda.Chef heeft zijn portemonnee achtergelaten. Waar is het...Oh hier is het.
Şefn cüzdanı düşmüş.Nerdeydi..Oh burda.Koki ketinggalan dompetnya. Dimana itu ...Oh ini.
Şefn cüzdanı düşmüş.Nerdeydi..Oh burda.Le chef a laissé son porte-feuille. Où était-il... Oh juste là.
Şefn cüzdanı düşmüş.Nerdeydi..Oh burda.Lo Chef ha dimenticato il portafoglio. Dov'era... Oh, eccolo qui.
Şefn cüzdanı düşmüş.Nerdeydi..Oh burda.Šef je pozabil denarnico. Čakaj, kje je že...O, tukaj...
Şefn cüzdanı düşmüş.Nerdeydi..Oh burda.Szef zostawił swój portfel. Gdzie to było... A, tu jest.
Şefn cüzdanı düşmüş.Nerdeydi..Oh burda.Ο Σεφ άφησε το πορτοφόλι του. Που ήτανε...Ώ εδώ είναι.
Şefn cüzdanı düşmüş.Nerdeydi..Oh burda.Шеф забыл свой бумажник. Где же он...о, вот он.
Şefn cüzdanı düşmüş.Nerdeydi..Oh burda..השף השאיר את ארנקו. איפה זה היה... הו הנה זה
Şefn cüzdanı düşmüş.Nerdeydi..Oh burda.لقد ترك الرئيس محفظته .أين كانت ...اه ها هى
Şefn cüzdanı düşmüş.Nerdeydi..Oh burda.さぁ
Seung Jo'nun nüfus cüzdanına ihtiyacımız var.Avem devoie de ID-ul lui Seung Jo.
Seung Jo'nun nüfus cüzdanına ihtiyacımız var.Chúng ta cần giấy chứng minh của Seung Jo.
Seung Jo'nun nüfus cüzdanına ihtiyacımız var.Ci serve la carta di identità di Seung Jo.
Seung Jo'nun nüfus cüzdanına ihtiyacımız var.ID. Vi behöver Seung Jo's ID.
Seung Jo'nun nüfus cüzdanına ihtiyacımız var.Kita butuh kartu identitas milik Seung Jo.
Seung Jo'nun nüfus cüzdanına ihtiyacımız var.슨조 신분증이 필요하네
Seung Jo'nun nüfus cüzdanına ihtiyacımız var.Nous avons besoin de la carte d'identité de Seung Jo.
Seung Jo'nun nüfus cüzdanına ihtiyacımız var.Potrzebujemy dowodu osobistego Seung Jo.
Seung Jo'nun nüfus cüzdanına ihtiyacımız var.We hebben Seung Jo's ID nodig.
Seung Jo'nun nüfus cüzdanına ihtiyacımız var.Wir brauchen Seung Jo's Ausweis.
Seung Jo'nun nüfus cüzdanına ihtiyacımız var.Χρειαζόμαστε την ταυτότητα του Σουνγκ Τζο.
Seung Jo'nun nüfus cüzdanına ihtiyacımız var.Нам нужен его паспорт!
Seung Jo'nun nüfus cüzdanına ihtiyacımız var.نحن نحتاج إلى هوية سيونغ جو
Seung Jo'nun nüfus cüzdanına ihtiyacımız var.身分証?
Şimdi ellerinizin içinde ne tutuyor olabileceğinizi hayal edin. bir elma, belki de cüzdanınız.Acum imaginati-va ce ati putea tine in palme: un mar, sau poate portofelul.
Şimdi ellerinizin içinde ne tutuyor olabileceğinizi hayal edin. bir elma, belki de cüzdanınız.Agora imaginem o que podem colocar nas mãos: uma maçã, o porta-moedas, por exemplo.
Şimdi ellerinizin içinde ne tutuyor olabileceğinizi hayal edin. bir elma, belki de cüzdanınız.A teď si představte, co se vám vejde do dlaní: jablko, možná vaše peněženka.
Şimdi ellerinizin içinde ne tutuyor olabileceğinizi hayal edin. bir elma, belki de cüzdanınız.Bây giờ hãy tưởng tượng đến thứ bạn có thể nắm trong tay: đó có thể là quả táo, hay chiếc ví của bạn.
Şimdi ellerinizin içinde ne tutuyor olabileceğinizi hayal edin. bir elma, belki de cüzdanınız.Imagínense lo que podrían colocar en sus manos: una manzana, tal vez su cartera.
Şimdi ellerinizin içinde ne tutuyor olabileceğinizi hayal edin. bir elma, belki de cüzdanınız.Imaginez maintenant ce que vous pourriez placer dans vos mains: une pomme, peut-être votre portefeuille.
Şimdi ellerinizin içinde ne tutuyor olabileceğinizi hayal edin. bir elma, belki de cüzdanınız.손에 올릴 수 있는 게 뭘까 생각해보세요. 사과도 될수 있고 지갑도 될 수 있죠.
Şimdi ellerinizin içinde ne tutuyor olabileceğinizi hayal edin. bir elma, belki de cüzdanınız.Mieti, mitä voisit asettaa kämmenillesi: omenan tai vaikkapa lompakkosi. Avaa silmäsi.
Şimdi ellerinizin içinde ne tutuyor olabileceğinizi hayal edin. bir elma, belki de cüzdanınız.Most képzeljétek el, hogy mit tudnátok a kezetekbe rakni: egy almát, talán a tárcátokat.
Şimdi ellerinizin içinde ne tutuyor olabileceğinizi hayal edin. bir elma, belki de cüzdanınız.Ora pensate a cose potreste tenere tra le mani: una mela, o magari il portafoglio.
Şimdi ellerinizin içinde ne tutuyor olabileceğinizi hayal edin. bir elma, belki de cüzdanınız.Sekarang bayangkan jika Anda bisa meletakkan di tangan Anda: sebuah apel, atau mungkin dompet Anda.
Şimdi ellerinizin içinde ne tutuyor olabileceğinizi hayal edin. bir elma, belki de cüzdanınız.Stel je nu voor wat je in je handen zou kunnen leggen: een appel, misschien je portefeuille.
Şimdi ellerinizin içinde ne tutuyor olabileceğinizi hayal edin. bir elma, belki de cüzdanınız.Teraz si predstavte, čo by ste mohli vložiť do vašich rúk: jablko, možno vašu peňaženku.
Şimdi ellerinizin içinde ne tutuyor olabileceğinizi hayal edin. bir elma, belki de cüzdanınız.Überlegen Sie nun, was Sie in Ihren Händen halten könnten: einen Apfel, oder vielleicht eine Brieftasche.