cüz ile cümle
cüz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Melekler insanlardan, kendilerine cüzi irade verilmemiş olmaları yönünden ayrılırlar.The angels will come who can make the separation, and who cannot make mistakes. ...
1856) Mart 20 – Alexandru Ioan Cuza, Romanya'nın ilk devlet başkanı Domnitor (ö.1883) March 20 – Alexandru Ioan Cuza, Romania's first reigning Domnitor (d.
Cüzdanını aldın mı?Did you grab your wallet?
Cüzdanını yerine koy!Put your wallet away!
Cüzdanında taşımak gibi.It's like having a personal valet.
Pete, cüzdanında ne kadar var?Pete... how much have you got in your wallet?
Abi Serdar'ýn cüzdaný düţtü elime.Ezel, I got Serdar's wallet
- Cüzdan.The wallet...
- Cüzdan. Tamam.Okay.
Cüzdaný almaya geldim.I came here to take the wallet
Yahu cüzdaný burada unuttum herhalde.I guess I left my wallet here.
Cüzdaný kaybetmiţ. Telafi etsin.He lost his wallet, so he can compensate.
Şimdi tam zamanlı olarak, çok cüzi bir ücret ile bu projede çalışıyor.So she now works full-time on this for very little pay.
Cüzdanını ver !Give me your wallet.
Peki cüzdanın?What about your wallet?
Şu anda cüzdanlarımızın içinde.It's used in your wallets, right now.
Giydiği ceketi, cüzdanı ve saati yapardım. Niye mi?I'd say give me the bag Song Mo Yang carried, the coat she wore, the watch... why?
Bunu cüzdanınızda taşıyabilirsiniz, burada --Now, you can carry this in your wallet, so ...
Ah, telefonum, cüzdanım.. nerde bıraktım ki?Ah, my cellphone and my wallet... where did I leave it all?
Evlilik cüzdanımızı alınca takacağım.I'm going to wear it once we get our marriage license.
Evlilik cüzdanı?Marriage license?
Seung Jo'nun nüfus cüzdanına ihtiyacımız var.We need Seung Jo's ID.
Nüfus cüzdanı mı?ID?
Bir baskasinin cüzdanini neden karistiriyorsun?Why are you looking at someone else's wallet?
Cüzdanın çok hoştu bu neden ile bende bir bakıyordum.Your wallet was pretty so I was just looking at it.
Ben de çiftlerin kullandığı cüzdandan alsam mı?Should I buy a couple's wallet too?
Daha şimdiden eşinin cüzdanını karıştırmaya mı başladın?Are you touching your husband's wallet already?
Fakat sonra cüzdanıma baktın.But then you touch my wallet.
1$ kredi kullanan bu yeni müşteri de parayı cüzdanına koydu.In this chequeing account, it has to keep some reserves,
Bu Coach marka cüzdan ailesini ziyarete giderken Min'in trende bana verdiği hediye.This is the Coach purse that Min gave me on the train home to visit her family.
Şefn cüzdanı düşmüş.Nerdeydi..Oh burda.Chef left his wallet. Where was it...Oh here it is.
Cüzdanı mı?Wallet?
Bu benim Marc Jacobs cüzdanım.Here's my wallet from Marc Jacobs.
Cüzdanında para olan insan sayısı daha fazladır.There is more people that have money in their pockets.
Şimdi ellerinizin içinde ne tutuyor olabileceğinizi hayal edin. bir elma, belki de cüzdanınız.Now imagine what you could place in your hands: an apple, maybe your wallet. Now open your eyes.
İnsanların çantalarına bakıyorum.Ceplerine, cüzdanlarına bakıyorum.I go in people's bags. I look in people's pockets, purses.
Yani Yunus Kaptan onu yargıç ere, Yunus'un cüzdanın süresini test etmek için hazırlar. açıkça.So Jonah's Captain prepares to test the length of Jonah's purse, ere he judge him openly.
Bir cüzdana fişlerin ve çeşitli belgelerin yanına onun adına alınmış kredi kartını koydular.They have packed a purse with receits, documents and the credit card obtained in her name.
- Merhaba - Merhaba, siz Bayan Homstein'siniz. Dışarıda cüzdanınızı buldum.-Hello -Hi,hey you are Mrs Homstein, i just found your wallet outsides
Bu sizin cüzdanınız değil mi?Isn't that your wallet ?
Dürüst olmak gerekirse cüzdanı bulmadıkTo be honest with you , we didn't just find it ..
Cüzdanı biz hazırladık.We actually made it .
Ya da ilacınızı buz dolabınıza değil de, cüzdanınıza koyabilirsiniz.Or you could put drugs in your wallet and not in your fridge.
"Shawn, cüzzama yakalandım."(Laughter)
Cüzdanınızda 20 dolara aldığınız bir bilet var.In your wallet you have a ticket, for which you paid 20 dollars.
Tiyatroya doğru yola çıktınız, ve cüzdanınızda iki tane 20 dolarlık banknot var.You're on your way to the theater, and in your wallet you have two 20-dollar bills.
Cuzdanindaki son kurusa kadar kullan ve hepsini al.Take every last cent from your wallet and buy the whole lot.
Yemek istiyorsan, dun yaptigini denize dalip benim cuzdanimi alarak duzeltmen gerekiyor.If you want to eat, undo the mess you made yesterday by diving into the harbor and find my wallet.
Cuzdanimi bosalttim ve bunu aldim.I emptied my purse and bought this.
Cüzdanın. "br> Hıh?Your wallet.
Gidip yeniden cüzdanımı alıyım gerçekten çabucak.Let me go repack my wallet real quick.
İnsanlar yine aynı miktarda tasarruf yapıyorlar, cüzdanlarındaki nakit para miktarı aynı.People have the same savings. They have the same amount of money in their wallet.
Cüzdanımı kaybettiğim için cenaze için yardım edemedim. Sen yardım eder misin?I lost my wallet so I couldn't pitch in for the funeral.
İzin almadan cüzdanıma mı baktın?You looked at my wallet? Without permission?
Adam anında cüzamdan kurtulup tertemiz oldu.When he had said this, immediately the leprosy departed from him, and he was made clean.
Ama onlar, kullarından bir kısmını, O'nun bir cüzü kıldılar.Yet they make some of His creatures His offspring!
Öyle iken, müşrikler tuttular kullarından bir kısmını O'nun cüz’ü (parçası) saydılar.Yet they make some of His creatures His offspring!
ALLAH'ın izniyle körü ve cüzzamlıyı iyileştirir, ölüyü diriltirim.I will heal the blind and the leper, and infuse life into the dead, by the leave of God.
Körü ve cüzzamlıyı iznimle iyileştiriyordun. Yine benim iznimle ölüleri diriltiyordun.And you healed the blind and the leprous, by My leave; and you revived the dead, by My leave.
Ama onlar, kullarından bir kısmını, O'nun bir cüzü kıldılar. Gerçekten insan apaçık bir nankördür.And they assign to Him a part of His servants; man, to be sure, is clearly ungrateful.