Fëanor ve Nerdanel'in üçüncü oğludur, genellikle kardeşi Curufin ile beraber bahsedilir.He was the third son of Fëanor and Nerdanel, most closely associated with another brother, Curufin.
Celegorm ve Curufin Nargothrond'dan sürgün edilir.However they were attacked by Celegorm and Curufin, who had been exiled from Nargothrond.
Nereye geldiler? bir ülkenin bu kez sıska cüruf üzerine nasıl dikilmiş?Whence came they? how planted upon this once scraggy scoria of a country?
Dünyadaki kötüleri cüruf gibi atarsın, Bu yüzden severim senin öğütlerini.You put away all the wicked of the earth like dross. Therefore I love your testimonies.
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Take away the dross from the silver, and material comes out for the refiner;
Gümüşü cüruf oldu, Şarabına su katıldı.Your silver has become dross, your wine mixed with water.
Sana karşı duracak, Kül suyuyla arıtır gibi seni cüruftan arıtıp temizleyeceğim.and I will turn my hand on you, thoroughly purge away your dross, and will take away all your tin.
Huninin diğer ucu curufluğa bağlanır.The other end of the sprue attaches to the runners.
Curufluk: Hunileri memelere bağlayan yolluk sisteminin yatay kısmı.Runners: The horizontal portion of the gating system that connects the sprues to the gates.
Meme: Curufluktan kalıp boşluğuna açılan kontrollü girişler.Gates: The controlled entrances from the runners into the mold cavities.
Yolluk sistemi curufu ayırmak ayırmak için de tasarlanabilir.The gating system may also be designed to trap dross.
Özellikle maar ve cüruf ürünleri içerisinde yer alırlar.En especial tiene bajo llave las golosinas y gaseosas.
Celegorm ve Curufin Nargothrond'dan sürgün edilir.465 - Celegorm en Curufin worden uit Nargothrond verbannen.
Celegorm ve Curufin Nargothrond'dan sürgün edilir.Po drodze napotkali jednak Celegorma i Curufina, wygnanych przez Orodretha z Nargothrondu.
Fëanor ve Nerdanel'in üçüncü oğludur, genellikle kardeşi Curufin ile beraber bahsedilir.Han var Fëanors och Nerdanels tredje son, han nämns ofta tillsammans med en annan broder, Curufin.
Doriath İkinci Akrabakıyımıyla yok edilir; Dior, Celegorm, Curufin, ve Caranthir ölür.Doriath förstörs i det andra frändedråpet: Dior, Celegorm, Curufin och Caranthir dräps.
Celegorm ve Curufin Nargothrond'dan sürgün edilir.Celegorm och Curufin blir utkastade från Nargothrond och försöker anfalla dem.
Bölgede yapılan yüzey araştırmalarında bunu destekleyen maden ve cüruf kalıntılarına rastlanmıştır.Tämä on todettu alueella esiintyvän ja maaperään tallentuneen siitepölyn avulla.
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Bersihkanlah dahulu perak dari sanganya, barulah yang indah dapat dibentuk oleh tangan seniman
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Haal het schuim van het zilver af, dan blijft de goede grondstof voor de smelter over.
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Hãy lấy cức khỏi bạc , Thì thợ_bạc liền được một khí dụng ;
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Hãy lấy cức khỏi bạc, Thì thợ bạc liền được một khí dụng;
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Jako když bys odjal trůsku od stříbra, ukáže se slevači nádoba čistá:
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.은에서 찌끼를 제하라 그리하면 장색의 쓸만한 그릇이 나올 것이요
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Kun hopeasta poistetaan kuona, kuontuu kultasepältä astia.
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Man tue den Schaum vom Silber, so wird ein reines Gefäß daraus.
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Når Slagger fjernes fra Sølv, så bliver det hele lutret;
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Odejm zużelicę od srebra, a wynijdzie odlewającemu naczynie kosztowne.
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Odstrániť trosky zo striebra, a vyjde čistá nádoba slievačovi;
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Ote de l`argent les scories, Et il en sortira un vase pour le fondeur.
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Quita las escorias de la plata, y saldrá un objeto para el fundidor
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Scoate zgura din argint, şi argintarul va face din el un vas ales.
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Skaffa slagget bort ifrån silvret, så får guldsmeden fram en klenod därav.
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Skill slagget fra sølvet, så får gullsmeden et kar ut av det.
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Távolítsd el az ezüstbõl a salakot, és abból edény lesz az ötvösnek:
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Tira da prata a escória, e sairá um vaso para o fundidor.
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Togli le scorie dall'argento e l'orafo ne farà un bel vaso
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Vzemi srebru žlindro, in prikaže se zlatarju posoda:
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Αφαιρεσον την σκωριαν απο του αργυρου, και σκευος θελει εξελθει εις τον χρυσοχοον
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Отдели примесь от серебра, и выйдет у серебряника сосуд:
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Отмахни нечистото от среброто, И ще излезе съд за златаря.
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.הגו סיגים מכסף ויצא לצרף כלי׃
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.ازل الزغل من الفضة فيخرج اناء للصائغ.
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.除 去 銀 子 的 渣 滓 、 就 有 銀 子 出 來 、 銀 匠 能 以 作 器 皿
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.除去 銀子 的 渣滓 、 就 有 銀子 出來 、 銀匠 能 以 作 器皿
Dünyadaki kötüleri cüruf gibi atarsın, Bu yüzden severim senin öğütlerini.(118:119) Как изгарь, отметаешь Ты всех нечестивых земли; потому я возлюбил откровения Твои.
Dünyadaki kötüleri cüruf gibi atarsın, Bu yüzden severim senin öğütlerini.Alle goddelozen op aarde worden eens door U weggevaagd. Ook dat is voor mij een reden Uw wet lief te hebben.
Dünyadaki kötüleri cüruf gibi atarsın, Bu yüzden severim senin öğütlerini.Ca spuma iei pe toţi cei răi de pe pămînt: de aceea eu iubesc învăţăturile Tale.
Dünyadaki kötüleri cüruf gibi atarsın, Bu yüzden severim senin öğütlerini.Chúa cất bỏ kẻ ác khỏi thế gian như xác bã; Nhơn đó tôi yêu mến các chứng cớ của Chúa.
Dünyadaki kötüleri cüruf gibi atarsın, Bu yüzden severim senin öğütlerini.Chúa cất bỏ kẻ ác khỏi thế_gian như xác bã ; Nhơn đó tôi yêu_mến các chứng_cớ của Chúa .
Dünyadaki kötüleri cüruf gibi atarsın, Bu yüzden severim senin öğütlerini.Consideri scorie tutti gli empi della terra, perciò amo i tuoi insegnamenti
Dünyadaki kötüleri cüruf gibi atarsın, Bu yüzden severim senin öğütlerini.Deitas fora, como escória, todos os ímpios da terra; pelo que amo os teus testemunhos.
Dünyadaki kötüleri cüruf gibi atarsın, Bu yüzden severim senin öğütlerini.Du förkastar såsom slagg alla ogudaktiga på jorden; därför har jag dina vittnesbörd kära.
Dünyadaki kötüleri cüruf gibi atarsın, Bu yüzden severim senin öğütlerini.Du wirfst alle Gottlosen auf Erden weg wie Schlacken; darum liebe ich deine Zeugnisse.
Dünyadaki kötüleri cüruf gibi atarsın, Bu yüzden severim senin öğütlerini.For Slagger regner du alle Jordens gudløse, derfor elsker jeg dine Vidnesbyrd.
Dünyadaki kötüleri cüruf gibi atarsın, Bu yüzden severim senin öğütlerini.Hiciste que todos los impíos de la tierra fueran consumidos como escoria; por tanto, he amado tus testimonios
Dünyadaki kötüleri cüruf gibi atarsın, Bu yüzden severim senin öğütlerini.Jako trůsku odmítáš všecky bezbožníky země, a protož miluji svědectví tvá.
Dünyadaki kötüleri cüruf gibi atarsın, Bu yüzden severim senin öğütlerini.Kaikki maan jumalattomat sinä heität pois niinkuin kuonan; sentähden minä rakastan sinun todistuksiasi.
Dünyadaki kötüleri cüruf gibi atarsın, Bu yüzden severim senin öğütlerini.Kakor žlindro odpravljaš vse brezbožne na zemlji; zatorej ljubim pričevanja tvoja.
Dünyadaki kötüleri cüruf gibi atarsın, Bu yüzden severim senin öğütlerini.주께서 세상의 모든 악인을 찌끼 같이 버리시니 그러므로 내가 주의 증거를 사랑하나이다