İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.Der erste, der herauskam, war rötlich, ganz rauh wie ein Fell; und sie nannten ihn Esau.
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.Ðứa ra trước đỏ hồng , lông cùng mình như một áo_tơi lông ; đặt tên là Ê - sau .
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.Ðứa ra trước đỏ hồng, lông cùng mình như một áo tơi lông; đặt tên là Ê-sau.
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.És kijöve az elsõ; vereses vala, mindenestõl szõrös, mint egy lazsnak; azért nevezék nevét Ézsaúnak.
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.I vyšel první ryšavý všecken, a jako oděv chlupatý; i nazvali jméno jeho Ezau.
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.I wyszedł pierwszy syn lisowaty, i wszystek jako szata kosmaty; i nazwali imię jego Ezaw.
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.Izide pa prvi, rjav, ves kakor kosmat plašč: zato so ga imenovali Ezava.
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.먼저 나온 자는 붉고 전신이 갖옷 같아서 이름을 에서라 하였고
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.Le premier sortit entièrement roux, comme un manteau de poil; et on lui donna le nom d`Ésaü.
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.Saiu o primeiro, ruivo, todo ele como um vestido de pelo; e chamaram-lhe Esaú.
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.Uscì il primo, rossiccio e tutto come un mantello di pelo, e fu chiamato Esaù
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.Yang sulung warnanya kemerah-merahan, dan kulitnya seperti jubah yang berbulu. Sebab itu ia dinamakan Esau
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.Y salió el primero, rojizo y todo velludo como una túnica de pieles, y llamaron su nombre Esaú
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.Εξηλθε δε ο πρωτος ερυθρος και ολος ως δερμα δασυτριχος και εκαλεσαν το ονομα αυτου, Ησαυ.
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.Первый вышел красный, весь, как кожа, косматый; и нарекли ему имя Исав.
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.Първият излезе червен, цял космат, като кожена дреха; и наименуваха го Исав*.
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.ויצא הראשון אדמוני כלו כאדרת שער ויקראו שמו עשו׃
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.فخرج الاول احمر. كله كفروة شعر. فدعوا اسمه عيسو.
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.先 產 的 身 體 發 紅 、 渾 身 有 毛 、 如 同 皮 衣 . 他 們 就 給 他 起 名 叫 以 掃 。 〔 以 掃 就 是 有 毛 的 意 思
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.先 產 的 身體發紅 、 渾身 有 毛 、 如同 皮衣 . 他 們就給 他 起名 叫 以掃 。 〔 以 掃就是 有 毛 的 意思
Olan Fittest çatı mavi cüppeli bir adam, onun yansıtan kapsamlı gökyüzü huzur.A kék ruhás férfi, akinek legalkalmasabb tető az átfogó ég, amely tükrözi a nyugalom.
Olan Fittest çatı mavi cüppeli bir adam, onun yansıtan kapsamlı gökyüzü huzur.Blue-odziany człowiek, którego najsilniejszych dachu jest nadrzędnym niebo, które odzwierciedla jego spokoju.
Olan Fittest çatı mavi cüppeli bir adam, onun yansıtan kapsamlı gökyüzü huzur.Een blauwe geklede man, wiens fittest dak is de overkoepelende hemel die zijn weerspiegeling sereniteit.
Olan Fittest çatı mavi cüppeli bir adam, onun yansıtan kapsamlı gökyüzü huzur.Ein blau-gekleideten Mann, dessen fittest Dach ist das übergeordnete Himmel, der seinen Ausdruck Gelassenheit.
Olan Fittest çatı mavi cüppeli bir adam, onun yansıtan kapsamlı gökyüzü huzur.En blå-klädda mannen, vars starkaste tak är det övergripande himlen som speglar hans lugn.
Olan Fittest çatı mavi cüppeli bir adam, onun yansıtan kapsamlı gökyüzü huzur.En blå-klædt mand, hvis stærkeste tag er det overordnede himlen, som afspejler hans sindsro.
Olan Fittest çatı mavi cüppeli bir adam, onun yansıtan kapsamlı gökyüzü huzur.Modro-halje oblečeni moški, čigar najmočnejšega streha je krovni nebo, ki odraža njegovo vedrina.
Olan Fittest çatı mavi cüppeli bir adam, onun yansıtan kapsamlı gökyüzü huzur.Modro-rouchu muže, jehož střecha je nejvhodnější zastřešující nebe, které odráží jeho klid.
Olan Fittest çatı mavi cüppeli bir adam, onun yansıtan kapsamlı gökyüzü huzur.Modro-rúchu muža, ktorého strecha je najvhodnejší zastrešujúca neba, ktoré odráža jeho pokoj.
Olan Fittest çatı mavi cüppeli bir adam, onun yansıtan kapsamlı gökyüzü huzur.누구의 적자 지붕 푸른 robed 남자는, 그의 반영 overarching 하늘입니다
Olan Fittest çatı mavi cüppeli bir adam, onun yansıtan kapsamlı gökyüzü huzur.Seorang pria berjubah biru, yang terkuat atap langit menyeluruh yang mencerminkan nya ketenangan.
Olan Fittest çatı mavi cüppeli bir adam, onun yansıtan kapsamlı gökyüzü huzur.Sini-robed mies, jonka fittest katto on hallitseva taivas joka kuvastaa hänen Serenity.
Olan Fittest çatı mavi cüppeli bir adam, onun yansıtan kapsamlı gökyüzü huzur.Um homem vestido azul, mais apto cujo teto é o céu abrangente que reflete sua serenidade.
Olan Fittest çatı mavi cüppeli bir adam, onun yansıtan kapsamlı gökyüzü huzur.Un hombre con túnica azul, más fuerte, cuyo techo es el cielo global que refleja su serenidad.
Olan Fittest çatı mavi cüppeli bir adam, onun yansıtan kapsamlı gökyüzü huzur.Un homme en robe bleu-, dont le toit est plus fort le ciel global qui reflète son sérénité.
Olan Fittest çatı mavi cüppeli bir adam, onun yansıtan kapsamlı gökyüzü huzur.Un om îmbrăcat-albastru, celui mai adaptat al carei acoperis este cerul globală, care reflectă său seninătate.
Olan Fittest çatı mavi cüppeli bir adam, onun yansıtan kapsamlı gökyüzü huzur.Un uomo vestito di blu, il cui tetto è più adatto il cielo sovrastante, che rispecchia la sua serenità.
Olan Fittest çatı mavi cüppeli bir adam, onun yansıtan kapsamlı gökyüzü huzur.Ένα μπλε-ντυμένος άντρας, του οποίου ισχυρότερου στέγη είναι ο πρωταρχικός ουρανός που αντανακλά του γαλήνη.
Olan Fittest çatı mavi cüppeli bir adam, onun yansıtan kapsamlı gökyüzü huzur.А синьо-облечени човек, чиято силния покрив е всеобхватна небето, което отразява неговата спокойствие.
Olan Fittest çatı mavi cüppeli bir adam, onun yansıtan kapsamlı gökyüzü huzur.Синий одеждах человека, которого приспособленных крыша всеобъемлющей небо, которое отражает его безмятежность.
Olan Fittest çatı mavi cüppeli bir adam, onun yansıtan kapsamlı gökyüzü huzur.Синій одязі людини, яку пристосованих дах всеосяжної небо, яке відображає його безтурботність.
Olan Fittest çatı mavi cüppeli bir adam, onun yansıtan kapsamlı gökyüzü huzur.איש בגלימה אדומה, אשר החזקים גג השמיים העל המשקף שלו
Olan Fittest çatı mavi cüppeli bir adam, onun yansıtan kapsamlı gökyüzü huzur.رجل الزرقاء وهم يدلون ، الذي أصلح سقف السماء الشامل الذي يعكس له
Olan Fittest çatı mavi cüppeli bir adam, onun yansıtan kapsamlı gökyüzü huzur.静けさ。彼はこれまで死ぬことができるか私が見る必要はありません;自然を
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.A gdy się odwrócił Samuel, żeby odszedł, uchwycił skrzydło płaszcza jego, i oderwało się.
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.A když se obrátil Samuel, aby odšel, Saul uchytil křídlo pláště jeho, i odtrhlo se.
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.A keď sa obrátil Samuel, aby odišiel, chytil Saul krýdlo jeho plášťa, a odtrhlo sa.
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.Cuando Samuel se volvió para marcharse, Saúl se asió del extremo de su manto, el cual se rasgó
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.Dermed vendte Samuel sig og vilde gå. Men Saul grep fatt i kanten av hans kappe, så den blev revet av.
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.Derpå vendte Samuel sig for at gå, men Saul greb fat i hans Kappeflig, så den reves af.
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.És mikor megfordula Sámuel, hogy elmenjen, megragadta felsõ ruhájának szárnyát, és leszakada.
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.Et comme Samuel se tournait pour s`en aller, Saül le saisit par le pan de son manteau, qui se déchira.
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.E, virando-se Samuel para se ir, Saul pegou-lhe pela orla da capa, a qual se rasgou.
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.In Samuel se obrne, da gre proč; on pa popade konec njegovega plašča, da se je odtrgal.
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.Khi Sa-mu-ên xây lưng đặng đi, Sau-lơ nắm vạt áo tơi người, thì áo bèn rách.
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.Khi_Sa - mu-ên xây lưng đặng đi , Sau-lơ nắm vạt áo_tơi người , thì áo bèn rách .
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.사무엘이 가려고 돌이킬 때에 사울이 그의 겉옷자락을 붙잡으매 찢어진지라
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.Kun sitten Samuel kääntyi menemään pois, tarttui Saul hänen viittansa liepeeseen, niin että se repesi.
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.Lalu Samuel berpaling hendak pergi, tetapi Saul menahan dia dengan memegang jubahnya, sehingga jubah itu sobek
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.När nu Samuel vände sig om för att gå, fattade han i hörnet på hans mantel, och den rycktes sönder.