Tom cüppesini giydi.Tom put on his robe.
Bu nedenle, cüppelerinizin üzerine değil, ruhunuzda onun tasvirini taşıyın.So, not upon your robes but upon your soul carry about his image.
Ak bir cüppe giyerdi.There she wore a headscarf.
25: 25 İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu.Co. 25: 249. you have probably noticed how nice and red corned beef is.
Ordudaki her askerin silahları ve cüppeleri vardır.Each of the four groups of guards have strong guns and turrets.
Olan Fittest çatı mavi cüppeli bir adam, onun yansıtan kapsamlı gökyüzü huzur.A blue-robed man, whose fittest roof is the overarching sky which reflects his serenity.
Onu korumak size yakýţýr... ama cüppeniz inanmamý zorlaţtýrýyor.- Este é o presidente. - Muito prazer. Chegou na hora certa, Senhor Padre...
Eđer papaz cüppenizi korumak istiyorsanýz, ayný ţeyi tekrarlamayýn.Porque este artigo, quem escreveu fui eu.
Cuppens, Segers, Vlanders, Poekens... kovuldunuz.Se o Papa castigar Daens, perderemos todos o trabalhadores católicos...
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.The first came out red all over, like a hairy garment. They named him Esau.
Samuel dönüp gitmeye davranınca, Saul onun cüppesinin eteğini tuttu. Cüppe yırtıldı.As Samuel turned about to go away, Saul grabbed the skirt of his robe, and it tore.
Ak bir cüppe giyerdi.Il portait Un lion.
O kahverengi bir cüppe giymiştir.Elle porte une robe brune fauve.
Bu nedenle, cüppelerinizin üzerine değil, ruhunuzda onun tasvirini taşıyın.Non point dans son âme, mais dans sa geôle.
Siyah cüppesi, kötülüğü temsil eder.Le dragon représente le Mal.
Bunların yanında Cuppedinis Forumu, birçok çeşit malın genel satışı için kullanılmaktaydı.Entre estos está el Forum cuppedinis, dedicado al comercio genérico de varias clases de bienes.
Siyah cüppesi, kötülüğü temsil eder.El negro representa el luto.
Kara cüppe giyer.Black el Payaso.
Ak bir cüppe giyerdi.Me tenía que poner con el pincel.
Bu nedenle, cüppelerinizin üzerine değil, ruhunuzda onun tasvirini taşıyın.No mastica su alimento, en su lugar lo traga entero.
Bu nedenle, cüppelerinizin üzerine değil, ruhunuzda onun tasvirini taşıyın.Dunque, non sulle vostre tuniche, ma sulla vostra anima portate la sua immagine.
Bu ceketler, aslında Aşkenazi Yahudilerin 19. yüzyılda giydikleri cüppelere benzeyen kaftanlardı.هذه الثياب كانت تُشبه ملابس يهود الأشكناز في القرن التاسع العاشر.
Kara cüppe giyer.أبلق أسود الأذن.
Bunların yanında Cuppedinis Forumu, birçok çeşit malın genel satışı için kullanılmaktaydı.Entre esses, o Fórum Cupedino, para comércio genérico de muitos tipos de mercadorias.
Siyah cüppesi, kötülüğü temsil eder.O Dragão representa o mal.
Bu nedenle, cüppelerinizin üzerine değil, ruhunuzda onun tasvirini taşıyın.Não importa quanto tenha em estoque mas sim o giro do seu estoque.
Ancak belki cüppesinin eteğini öpebilirdi.Eventueel kan hij het pennende stuk slaan.
Ak bir cüppe giyerdi.Hij wenste een slipje.
Siyah cüppesi, kötülüğü temsil eder.Wysoki Murzyn wysysa z niego zło.
Ünlü bir cüppe mağazasıdır.Jest znanym ośrodkiem narciarskim.
O kahverengi bir cüppe giymiştir.Han bär en brun huva.
Bütün Hogwarts öğrencileri cüppelerini buradan alırlar.Всі учні Гоґвортсу обов'язково розподіляються в гуртожитки.
Kukuletalı beyaz cüppe Kazakların geleneksel bir giysisidir.Оселедець — традиційна зачіска Запорозьких козаків.
Ak bir cüppe giyerdi.Вона носила перуку.
O kahverengi bir cüppe giymiştir.Nosil zemitě hnědý plášť.
Ak bir cüppe giyerdi.Acesta poartă pe cap un turban.
O kahverengi bir cüppe giymiştir.Egy barna övet visel.
Öğrencileri soluk mavi renk ince ipekten yapılmış cüppeler giyerler.Oppilaat käyttävät sinisiä ja hopeisia koulupukuja.
Ancak belki cüppesinin eteğini öpebilirdi.Se on saanut ehkä inspiraationsa Mekan Kaabasta.
Kara cüppe giyer.En sortklædt mand løber.
Siyah cüppesi, kötülüğü temsil eder.Sort kat betyder ulykke.
Ak bir cüppe giyerdi.I realiteten hadde han på seg tøfler.
Ak bir cüppe giyerdi.Yang sedang Buang air kecil.
Beyaz tüyleri olan kırmızı bir cüppe giymekte aynı görüntüde bir de kukuleta takmaktadır.ちょうどブラックライトの下で白いTシャツが青白く光るのと同じことを防いでいる。
Üniversiteye kabul töreni (matriculation) ve bazı kolej yemekleri dışında cüppe çok giyilmez.制服上並無校徽,僅於口袋上方繡有校名。
Siyah cüppesi, kötülüğü temsil eder.שחור: מנקי נקו שחורים אמורים להרחיק רוע.
Siyah cüppesi, kötülüğü temsil eder.Črna barva označuje smrt in zlo.
25: 25 İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu.Alles kolmandast tuli välja naine, kes oli valge kui juust ja punane kui veri.
Bunu duyunca giysimi ve cüppemi yırttım, saçımı sakalımı yoldum, dehşet içinde oturakaldım.Khi ta nghe các lời ấy , ta bèn xé áo trong và áo_tơi mình , nhổ tóc đầu và lông râu , rồi ngồi buồn_bã .
Bunu duyunca giysimi ve cüppemi yırttım, saçımı sakalımı yoldum, dehşet içinde oturakaldım.Khi ta nghe các lời ấy, ta bèn xé áo trong và áo tơi mình, nhổ tóc đầu và lông râu, rồi ngồi buồn bã.
Bunu duyunca giysimi ve cüppemi yırttım, saçımı sakalımı yoldum, dehşet içinde oturakaldım.내가 이 일을 듣고 속옷과 겉옷을 찢고 머리털과 수염을 뜯으며 기가 막혀 앉으니
Bunu duyunca giysimi ve cüppemi yırttım, saçımı sakalımı yoldum, dehşet içinde oturakaldım.Ko sem to zaslišal, sem si raztrgal suknjo in plašč ter si pulil lase iz glave in brado in sedel potrt.
Bunu duyunca giysimi ve cüppemi yırttım, saçımı sakalımı yoldum, dehşet içinde oturakaldım.וכשמעי את הדבר הזה קרעתי את בגדי ומעילי ואמרטה משער ראשי וזקני ואשבה משומם׃
Bunu duyunca giysimi ve cüppemi yırttım, saçımı sakalımı yoldum, dehşet içinde oturakaldım.فلما سمعت بهذا الأمر مزقت ثيابي وردائي ونتفت شعر راسي وذقني وجلست متحيّرا.
Bunu duyunca giysimi ve cüppemi yırttım, saçımı sakalımı yoldum, dehşet içinde oturakaldım.我 一 聽 見 這 事 、 就 撕 裂 衣 服 和 外 袍 、 拔 了 頭 髮 和 鬍 鬚 、 驚 懼 憂 悶 而 坐
Bunu duyunca giysimi ve cüppemi yırttım, saçımı sakalımı yoldum, dehşet içinde oturakaldım.我一聽見這 事 、 就 撕裂 衣服 和 外袍 、 拔了 頭髮 和 鬍鬚 、 驚懼憂悶 而坐
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.A vyšiel prvý červený, celý jako chlpatý odev, a nazvali jeho meno Ezav,
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.Cel dintîi a ieşit roş de tot: ca o manta de păr, şi de aceea i-au pus numele Esau.
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.Den første kom frem rødlig og lodden som en Skindkappe over hele Kroppen; og de kaldte ham Esau.
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.Den som först kom fram var rödlätt och över hela kroppen såsom en hårmantel; och de gåvo honom namnet Esau.