Okolloh'un yaptığı, insanların cömertliği olmasaydı imkansızdı.Αυτό που έκανε η Okolloh δεν θα ήταν δυνατό χωρίς την ανθρώπινη γενναιοδωρία.
Okolloh'un yaptığı, insanların cömertliği olmasaydı imkansızdı.Работа Околло была бы невозможна и без человеческого участия и щедрости.
Okolloh'un yaptığı, insanların cömertliği olmasaydı imkansızdı.Това, което Околох направи, нямаше да е възможно без човешката щедрост.
Okolloh'un yaptığı, insanların cömertliği olmasaydı imkansızdı.Ця робота не могла бути виконана без людської великодушності та шляхетності.
Okolloh'un yaptığı, insanların cömertliği olmasaydı imkansızdı.מה שאוקולוה עשתה, היה בלתי אפשרי ללא נדיבות אנושית.
Okolloh'un yaptığı, insanların cömertliği olmasaydı imkansızdı.ما فعلته أوكوللو لم ليكن ممكنًا بدون التطوع البشري.
Okolloh'un yaptığı, insanların cömertliği olmasaydı imkansızdı.不可能でした 現在は興味深い時代であり
Oksitosin vererek, tek taraflı parasal transferlerde cömertliğin %80 arttığını gösterdik.우리는 옥시토신 주입이 일방적인 자금 이송에서 80퍼센트로
Oksitosin vererek, tek taraflı parasal transferlerde cömertliğin %80 arttığını gösterdik.Dokázali jsme, že dodání oxytocinu zvyšuje štědrost v jednostranných peněžních převodech o 80 procent.
Oksitosin vererek, tek taraflı parasal transferlerde cömertliğin %80 arttığını gösterdik.Totesimme, että oksitosiiniliuos lisää anteliaisuuden määrää yksipuolisissa rahasiirroissa 80 prosentilla.
Oksitosin vererek, tek taraflı parasal transferlerde cömertliğin %80 arttığını gösterdik.Ukázali sme, že dodanie oxytocínu zvyšuje štedrosť v jednostranných peňažných transferoch o 80%.
Oksitosin vererek, tek taraflı parasal transferlerde cömertliğin %80 arttığını gösterdik.Vi viste at infusion af oxytocin forhøjede generøsitet i ensidige overførsler af penge med 80 procent.
Oksitosin vererek, tek taraflı parasal transferlerde cömertliğin %80 arttığını gösterdik.Wir zeigten, dass die Gabe von Oxytocin die Großzügigkeit bei einseitigen Geldtransfers um 80 Prozent erhöht.
Oksitosin vererek, tek taraflı parasal transferlerde cömertliğin %80 arttığını gösterdik.Δείξαμε ότι η έγχυση ωκυτοκίνης αυξάνει τη γενναιοδωρία σε μονομερείς νομισματικές μεταφορές κατά 80%.
Oksitosin vererek, tek taraflı parasal transferlerde cömertliğin %80 arttığını gösterdik.И показали, что введение окситоцина повышает щедрость в односторонних переводах денег на 80 процентов.
Oksitosin vererek, tek taraflı parasal transferlerde cömertliğin %80 arttığını gösterdik.Показахме, че окситоциновото вливане повишава щедростта в едностранните парични преводи с 80%.
Oksitosin vererek, tek taraflı parasal transferlerde cömertliğin %80 arttığını gösterdik.הראנו שהחדרת אוקסיטוצין מגבירה נדיבות בהעברות כסף חד-צדדיות
Oksitosin vererek, tek taraflı parasal transferlerde cömertliğin %80 arttığını gösterdik.وجدنا أن ضخ الأوكسيتوسين يزيد من الكرم الناتج عن التحويلات النقدية من الطرف الأول أى أحادى التأثير
Oksitosin vererek, tek taraflı parasal transferlerde cömertliğin %80 arttığını gösterdik.この一方的にお金を 贈与する金額は 80%増大しました
Ondan sonra bunu görecek ve "Evren ne kadar cömert!" diyeceksin. S:Dan zal je zien en zeggen, "Hoe gul het Universum is!"
Ondan sonra bunu görecek ve "Evren ne kadar cömert!" diyeceksin. S:Entonces, verás y dirás: "¡Cuán generoso es el universo!"
Ondan sonra bunu görecek ve "Evren ne kadar cömert!" diyeceksin.И, увидев, ты воскликнешь: "Какая щедрая Вселенная!"
Onlar çekicilik, mutluluk, zenginlik ve öz-kontrol'den cömertlik ve affediciliğe dönüştü.Au trecut de la farmec, fericire, bogăţie şi autocontrol la generozitate şi iertare.
Onlar çekicilik, mutluluk, zenginlik ve öz-kontrol'den cömertlik ve affediciliğe dönüştü.Họ đi từ sự hấp dẫn, hạnh phúc, giàu có và tự chủ đến sự rộng lượng và tha thứ.
Onlar çekicilik, mutluluk, zenginlik ve öz-kontrol'den cömertlik ve affediciliğe dönüştü.그들은 매력, 행복, 부, 그리고 자신의 조절에서부터 관대함과 용서로 갔습니다
Onlar çekicilik, mutluluk, zenginlik ve öz-kontrol'den cömertlik ve affediciliğe dönüştü.Pasaron de belleza y felicidad y riqueza y autocontrl a la generosidad y clemencia.
Onlar çekicilik, mutluluk, zenginlik ve öz-kontrol'den cömertlik ve affediciliğe dönüştü.Sie gingen von Attraktivität, Glück und Reichtum zu Selbstkontrolle, Großzügigkeit und Vergeben.
Onlar çekicilik, mutluluk, zenginlik ve öz-kontrol'den cömertlik ve affediciliğe dönüştü.Sono passate da fascino e felicità e salute e auto controllo a generosità e perdono.
Onlar çekicilik, mutluluk, zenginlik ve öz-kontrol'den cömertlik ve affediciliğe dönüştü.Ze gingen van aantrekkelijkheid, geluk, rijkdom en zelfbeheersing naar vrijgevigheid en vergeving.
Onlar çekicilik, mutluluk, zenginlik ve öz-kontrol'den cömertlik ve affediciliğe dönüştü.Вони перейшли від привабливості, щастя, багатства і самоконтролю до щедрості й великодушності.
Onlar çekicilik, mutluluk, zenginlik ve öz-kontrol'den cömertlik ve affediciliğe dönüştü.Те преминали от привлекателност и щастие, богатство и самоконтрол, към щедрост и прошка.
Onlar çekicilik, mutluluk, zenginlik ve öz-kontrol'den cömertlik ve affediciliğe dönüştü.מהרצון להיות מושכות, מאושרות, עשירות ובשליטה עצמית הן עברו לנדיבות ולסלחנות.
Onlar çekicilik, mutluluk, zenginlik ve öz-kontrol'den cömertlik ve affediciliğe dönüştü.اتجهوا من "الجاذبية" و "السعادة" و "الغنى" و "السيطرة على النفس" إلى "الكرم" و" التسامح".
Onlar çekicilik, mutluluk, zenginlik ve öz-kontrol'den cömertlik ve affediciliğe dönüştü.変化後には 寛大さや許しに 価値を見出すようになります いくつか名言を引用して終わりにします
Peki bu cömertliğin sebebi neydi?A co bylo důvodem této velkorysosti?
Peki bu cömertliğin sebebi neydi?Dar care a fost motivul acestei generozități?
Peki bu cömertliğin sebebi neydi?Entonces, ¿cuál fue la razón para la generosidad?
Peki bu cömertliğin sebebi neydi?Kaj je bil torej razlog za to radodarnost?
Peki bu cömertliğin sebebi neydi?Qual foi então o motivo para tal generosidade?
Peki bu cömertliğin sebebi neydi?Quali sono le ragioni di questa generosità?
Peki bu cömertliğin sebebi neydi?Så vad var anledningen till den storsinta handlingen?
Peki bu cömertliğin sebebi neydi?Takže aký bol dôvod pre takúto štedrosť?
Peki bu cömertliğin sebebi neydi?Vậy thì lý do gì cho sự rộng lượng này?
Peki bu cömertliğin sebebi neydi?Was war der Grund für diese Großzügigkeit?
Peki bu cömertliğin sebebi neydi?Wat was de reden voor deze vrijgevigheid?
Peki bu cömertliğin sebebi neydi?Więc jaki jest powód tej hojności?
Peki bu cömertliğin sebebi neydi?Ποιος ήταν ο λόγος για τέτοια γενναιοδωρία;
Peki bu cömertliğin sebebi neydi?И каква беше причината за тази щедрост?
Peki bu cömertliğin sebebi neydi?Отже, яка причина такої щедрості?
Peki bu cömertliğin sebebi neydi?Так что же явилось причиной для щедрости?
Peki, Sita. Benden çok az şey talep edip, bana karşı çok cömert davranıyorsun.בסדר, סיטה. את מבקשת ממני מעט ומעניקה לי רבות.
Peki, umarım ki bizde bu haberi yayacağız ve hükümetler cömertliklerini üst seviyede tutacaklar.Baik, semoga kata-katamu tersebar dan pemerintah akan menjadi lebih bermurah hati.
Peki, umarım ki bizde bu haberi yayacağız ve hükümetler cömertliklerini üst seviyede tutacaklar.J'espère qu'on passera le mot, et que les gouvernements resteront généreux.
Peki, umarım ki bizde bu haberi yayacağız ve hükümetler cömertliklerini üst seviyede tutacaklar.그래야 정부가 계속 지원을 해줄테니까요.
Peki, umarım ki bizde bu haberi yayacağız ve hükümetler cömertliklerini üst seviyede tutacaklar.Nou, hopelijk hebben ze het begrepen en gaan de regeringen hun portemonnee even openen.
Peki, umarım ki bizde bu haberi yayacağız ve hükümetler cömertliklerini üst seviyede tutacaklar.Nun, hoffentlich werden wir die Nachricht verbreiten, und die Regierungen ihre Grosszügigkeit aufrechthalten.
Peki, umarım ki bizde bu haberi yayacağız ve hükümetler cömertliklerini üst seviyede tutacaklar.Ojalá logremos difundir el mensaje y los gobiernos sean cada vez más generosos.
Peki, umarım ki bizde bu haberi yayacağız ve hükümetler cömertliklerini üst seviyede tutacaklar.Λοιπόν, ελπίζω ότι θα δημοσιοποιήσουμε το θέμα, και οι κυβερνήσεις θα διατηρήσουν τη γενναιοδωρία τους.
Peki, umarım ki bizde bu haberi yayacağız ve hükümetler cömertliklerini üst seviyede tutacaklar.Да се надяваме, че ние ще разпространим това и че правителствата ще продължат да бъдат щедри.
Peki, umarım ki bizde bu haberi yayacağız ve hükümetler cömertliklerini üst seviyede tutacaklar.וממשלות ימשיכו לתרום בנדיבות.