CA: Haydi ikinci videoyu gösterelim Tesla'yı buzun üzerinde görüyoruz.Schauen wir uns das zweite Video an, in dem man den Tesla auf dem Eis sieht.
CA: Haydi ikinci videoyu gösterelim Tesla'yı buzun üzerinde görüyoruz.Vamos a ver el segundo video que nos muestra al Tesla en acción sobre hielo.
CA: Haydi ikinci videoyu gösterelim Tesla'yı buzun üzerinde görüyoruz.Vamos passar o segundo vídeo mostrando o Tesla em ação no gelo.
CA: Haydi ikinci videoyu gösterelim Tesla'yı buzun üzerinde görüyoruz.Vediamo il secondo video che mostra la Tesla in azione sul ghiaccio.
CA: Haydi ikinci videoyu gösterelim Tesla'yı buzun üzerinde görüyoruz.Ας δείξουμε το δεύτερο βίντεο που δείχνει το Tesla εν δράσει πάνω στον πάγο.
CA: Haydi ikinci videoyu gösterelim Tesla'yı buzun üzerinde görüyoruz.Давайте посмотрим второй сюжет про модель S на льду.
CA: Haydi ikinci videoyu gösterelim Tesla'yı buzun üzerinde görüyoruz.Нека покажем второто видео, което показва Тесла в действие върху лед.
Cisim buzun üstünde olsun, yani sürtünme kuvveti 0Está sentado sobre el hielo, así que no hay ninguna fricción.
Cisim buzun üstünde olsun, yani sürtünme kuvveti 0얼음위에 앉아 있고, 마찰이 없습니다
Cisim buzun üstünde olsun, yani sürtünme kuvveti 0Намира се върху лед и няма съпротивление.
Cisim buzun üstünde olsun, yani sürtünme kuvveti 0הוא מונח על קרח, כך שאין לנו חיכוך.
Columbia Buzulu'ndan bir başka zaman atlamalı plan...Allora, ecco un'altra immagine del Columbia.
Columbia Buzulu'ndan bir başka zaman atlamalı plan...Bueno, aquí otra secuencia rápida de Columbia.
Columbia Buzulu'ndan bir başka zaman atlamalı plan...Hier is nog een time-lapse shot van Columbia.
Columbia Buzulu'ndan bir başka zaman atlamalı plan...Iată aici e o altă fotografiere a ghețarului Columbia.
Columbia Buzulu'ndan bir başka zaman atlamalı plan...자, 여기 콜롬비아를 저속 촬영한 다른 장면입니다.
Columbia Buzulu'ndan bir başka zaman atlamalı plan...Noch eine Aufnahme des Columbia.
Columbia Buzulu'ndan bir başka zaman atlamalı plan...Nos, van itt még egy időzített felvétel a Kolumbia gleccserről.
Columbia Buzulu'ndan bir başka zaman atlamalı plan...Spójrzmy na kolejny film poklatkowy z Columbii.
Columbia Buzulu'ndan bir başka zaman atlamalı plan...Tady je další časosběrný záběr Kolumbie.
Columbia Buzulu'ndan bir başka zaman atlamalı plan...Voici une autre prise accélérée de Columbia.
Columbia Buzulu'ndan bir başka zaman atlamalı plan...Вот ещё один цейтраферный снимок ледника Колумбия.
Columbia Buzulu'ndan bir başka zaman atlamalı plan...Ето още един филм от Колумбия, сниман с продължително действаща камера.
Columbia Buzulu'ndan bir başka zaman atlamalı plan...אז, הנה עוד תצלום בדילוגי זמן של 'קולומביה'.
Columbia Buzulu'ndan bir başka zaman atlamalı plan...هنا صورة آخري بطيئة من كولومبيا .
Columbia Buzulu'ndan bir başka zaman atlamalı plan...氷河が春、6月、5月、10月と、
Çünkü durmadan yer değiştiren, donmuş deniz buzuyla çevrili bir okyanusun ortasındadır.Ale nie da się długo stać na biegunie, bo znajduje się na środku oceanu pokrytego ruchomym lodem.
Çünkü durmadan yer değiştiren, donmuş deniz buzuyla çevrili bir okyanusun ortasındadır.왜냐하면 북극은 바다 한 가운데에 있고 얼어있는 바다 얼음은 계속 움직이기 때문이지요.
Çünkü durmadan yer değiştiren, donmuş deniz buzuyla çevrili bir okyanusun ortasındadır.מפני שהוא באמצע האוקיינוס, ומכוסה בקרח ים שזז ללא הפסק.
Çünkü durmadan yer değiştiren, donmuş deniz buzuyla çevrili bir okyanusun ortasındadır.لأنه يقع في نقطة وسط المحيط ومغطى بقطع جليدية من مياه البحر وهي دائمة التحرك والإنتقال.
Çünkü durmadan yer değiştiren, donmuş deniz buzuyla çevrili bir okyanusun ortasındadır.その上の海氷は常に動き続けるからです 万一 北極点で海に落ちると
Dağlar, buzullar gidiyor geliyor.Bergen komen en gaan. Gletsjers komen en gaan.
Dağlar, buzullar gidiyor geliyor.Các tảng băng cũng đến và đi
Dağlar, buzullar gidiyor geliyor.Gebirge kommen und gehen. Gletscher kommen und gehen.
Dağlar, buzullar gidiyor geliyor.Le montagne vanno e vengono. I ghiacciai vanno e vengono.
Dağlar, buzullar gidiyor geliyor.Les montagnes vont et viennent. Les glaciers vont et viennent.
Dağlar, buzullar gidiyor geliyor.Munţii vin şi se duc. Gheţarii vin şi se duc.
Dağlar, buzullar gidiyor geliyor.Τα βουνά έρχονται και φεύγουν. Οι παγετώνες έρχονται και φεύγουν.
Dağlar, buzullar gidiyor geliyor.Планини идват и си отиват. Глетчери идват и си отиват.
Dahası, bu 12,800 km.'lik seyahatte, buzun erimeyeceğinden emin olmak zorundadırlar.더우기, 12,000km 정도를 이동하는 동안, 얼음이 녹아서도 안 됩니다.
Dahası, bu 12,800 km.'lik seyahatte, buzun erimeyeceğinden emin olmak zorundadırlar.Además, en este viaje de 13.000 kms, tienen que asegurarse de que este hielo no se derrita.
Dahası, bu 12,800 km.'lik seyahatte, buzun erimeyeceğinden emin olmak zorundadırlar.Außerdem müssen sie dafür sorgen, dass das Eis auf der 12.800 km langen Reise nicht schmilzt.
Dahası, bu 12,800 km.'lik seyahatte, buzun erimeyeceğinden emin olmak zorundadırlar.De plus, durant ce voyage de 13 000 kms, ils doivent s'assurer que la glace ne fonde pas.
Dahası, bu 12,800 km.'lik seyahatte, buzun erimeyeceğinden emin olmak zorundadırlar.Hơn nữa, trong hành trình 8000 dặm này, họ phải đảm bảo là băng không bị tan.
Dahası, bu 12,800 km.'lik seyahatte, buzun erimeyeceğinden emin olmak zorundadırlar.In più, in questo viaggio di migliaia di chilometri, devono fare in modo che il ghiaccio non si sciolga.
Dahası, bu 12,800 km.'lik seyahatte, buzun erimeyeceğinden emin olmak zorundadırlar.Lisäksi, tämän yli 10 000 kilometrin matkan ajan heidän täytyy taata, ettei se sula.
Dahası, bu 12,800 km.'lik seyahatte, buzun erimeyeceğinden emin olmak zorundadırlar.Naviac, počas 13 000 kilometrovej cesty, musia zaistiť, že sa ľad neroztopí.
Dahası, bu 12,800 km.'lik seyahatte, buzun erimeyeceğinden emin olmak zorundadırlar.Navíc musí zajistit, že při 13 000 km dlouhém transportu nedojde k tání ledu.
Dahası, bu 12,800 km.'lik seyahatte, buzun erimeyeceğinden emin olmak zorundadırlar.Terlebih lagi, dalam perjalanan sejauh 8.000 mil ini mereka harus memastikan es ini tidak mencair.
Dahası, bu 12,800 km.'lik seyahatte, buzun erimeyeceğinden emin olmak zorundadırlar.Verder, tijdens deze reis van 13,000 km moeten ze zorgen dat het ijs niet smelt.
Dahası, bu 12,800 km.'lik seyahatte, buzun erimeyeceğinden emin olmak zorundadırlar.W czasie podróży na 12000 km., muszą uważać by lód się nie roztopił.
Dahası, bu 12,800 km.'lik seyahatte, buzun erimeyeceğinden emin olmak zorundadırlar.Επιπλέον σε αυτό το ταξίδι των 13000 χιλιομέτρων, πρέπει να εξασφαλίσουν ότι ο πάγος δεν θα λιώσει.
Dahası, bu 12,800 km.'lik seyahatte, buzun erimeyeceğinden emin olmak zorundadırlar.Кроме того, они должны гарантировать, что по пути на 13 тысяч км лёд не растает.
Dahası, bu 12,800 km.'lik seyahatte, buzun erimeyeceğinden emin olmak zorundadırlar.יותר מזה, במסע הזה בן ה12500 קילומטר, הם חייבים להבטיח שהקרח לא ימס.
Dahası, bu 12,800 km.'lik seyahatte, buzun erimeyeceğinden emin olmak zorundadırlar.واكثر من هذا . .. فخلال رحلة طولها 8000 ميل الامر الاكثر اهمية هو الحرص على عدم ذوبان العينات
Dahası, bu 12,800 km.'lik seyahatte, buzun erimeyeceğinden emin olmak zorundadırlar.氷が溶けないことを保証しなければなりません 赤道をこえて雪玉をやりとりするようなものです
Deniz buzunun giderek kaybolduğu ve en düşük seviyede olduğu ile ilgili haberlere boğuluruz hep.Ciągle docierają do nas informacje, że lód morski się topi, a jest go mniej niż kiedykolwiek.
Deniz buzunun giderek kaybolduğu ve en düşük seviyede olduğu ile ilgili haberlere boğuluruz hep.Hukumme jatkuvasti uutisiin siitä, kuinka merijää katoaa ja on nyt alimmalla tasollaan.
Deniz buzunun giderek kaybolduğu ve en düşük seviyede olduğu ile ilgili haberlere boğuluruz hep.Jsme stále zahlcováni zprávami, jak ledovce mizí a jsou na nejnižší úrovni.
Deniz buzunun giderek kaybolduğu ve en düşük seviyede olduğu ile ilgili haberlere boğuluruz hep.우리는 항상 뉴스의 홍수 속에 있습니다. 빙하가 없어지고 있다고요 그리고 그 것은 지금 바닥에 있습니다.