Buzul Çağı bu dönemde yaşanmıştır.Živel je v času, ko je bila v Evropi ledena doba.
Bu ise doğuya doğru Grünhorn Boşluğu'nun (3280 m) buzul geçidi ile Fiescher Buzulu ile birleşir.Ta firn je priključen preko ledeniškega sedla Grünhornlücke (3280 m) k ledeniku Fiescher na vzhodu.
Son buzul ilerlemesi en yüksek genişlemesine yaklaşık günümüzden 18,000 yıl önce erişmiştir.Pred zadnjih prehodom Osončja je bila njegoba obhodna doba okoli 17.000 let.
En yaygın buzul yarığı türüdür.Ta tip hidroelektrarn je najbolj pogost.
Yeryüzü arktik ve antarktik buzullarına sahip olduğundan, halen minimum düzeyde bir buzul çağı yaşıyoruz.Arktični in antarktični predeli imajo visok albedo, a so hladni zaradi majhne insolacije.
Kaya buzulları Eosen yaşlı volkanitlerden oluşmuşlardır.Sudaryti iš žėručių, mergelių yra senųjų vulkaninių uolienų.
Bu bölgede buzun tamamı bir arada hareket eder.Visame regione paplitusi šaltiena.
Buzul bir U şekilli vadide yer alır.Telkšo ledyno suformuotame slėnyje.
Son buzul çağında iklim değişiklikleri hem bitki hem de hayvan topluluklarında değişikliklere neden oldu.Ilgainiui kintant klimatui, prasidėjo augmenijos ir gyvūnijos pokyčiai.
Eemiyan 130.000 yıl önce başlamış ve 115.000 yıl önce sona eren buzularası dönemdir..Tarpledynmetis prasidėjo prieš 130 tūkst. metų, baigėsi prieš 90 tūkst. metų.
Toplam su buzu miktarının bir kilometre küp olduğu tahmin edilmektedir.Buvo nustatyta, kad po 4 km ledo sluoksniu yra daugybė vandens.
Mevcut Holosen yaşlı buzullar arası oluşum yaklaşık 11.700 yıl önce Pleistosen'in sonunda başladı.Paskutinis tarpledynmetis prasidėjo pleistoceno pabaigoje, holoceno pradžioje, prieš 11,4 tūkst. metų.
Tahminlere göre yüzeyi; metan, etan ve olasılıkla nitrojen buzulları ile kaplıdır.Jos paviršiaus temperatūra ~30 K, vadinasi jos paviršius padengtas metano, etano ir tikriausiai azoto ledu.
Aslında bunlar yamaç buzullarının aşınma bölgesi sayılabilir.Greičiausiai tai buvo klajoklių gutijų gyvenamas kraštas.
BioShock2 'de buzun içinde gizleneölü bir kedi vardır.Ežero dubuo susidaręs ledo luistavietėje.
Buzul devrinin izleri görülür.On näha jäätumise jälgi.
18.000 yıl önce ise Buzul çağı sırasında buzullar New Jersey'e kadar ulaştı.Viimasel jääajal 18 tuhat aastat tagasi oli Uus-Inglismaa jääga kaetud.
Bazı buzullar ise günde birkaç metre hızla hareket eder.Nende kiirus kõigub mõnest meetrist aastas sadade meetriteni ööpäevas.
Ama ilk katmandan ötesini, buzun içini, göremiyorlar.Ülalpool kaljusid ei näinud me ometigi midagi peale jää ja lume.
Ekipte Britanyalı bir buzulbilimci bulunuyordu.Alta oli inglise automark.
Bu eserin yayımlanması tüm dünyada buzul fenomeninin araştırılmasına yeni bir hız kazandırmıştır.See teos andis uut hoogu liustike uurimisele üle maailma.
Buzullar arası dönem, buzul dönemleri arasında daha sıcak iklim koşullarına sahiptir.Õiepungade varane moodustumine on pärit soojema kliimaga ajast.
31.000–16.000 yıl önce: 'Son Buzul Maksimum' '(26.500 yıl önce zirve).Lk 15–26 "Võlg – Esimesed viis tuhat aastat".
İlk edebi eser ünlü dilbilimci Gjon Buzuku’ya ait “Meshari” olup 1555 yılında basılmıştır.Esimene raamat (Gjon Buzuku missaraamat) trükiti 1555.
Finlandia, Finlandiya'da üretilen altı sıralı arpa ve buzul kaynak suyundan üretilen bir votka türüdür.Finlandia on Soome viinamark, mida valmistatakse kuuerealisest odrast ja jää sulaveest.
Küçük Buzul Çağı. s. 379. ^ a b Kayan, İlhan (2012).Tartu: Ilmamaa. pp. 367 lk. Põllu, Kaljo (2012).
16.000 sene önce son buzul azami seviyesine ulaştı ama 70.000 yıl önce şartlar çetinleşmişti.우리는 약 16,000년 전 최대빙하기를 맞습니다. 그러나 기본적으로 70,000년 전, 정말로 가혹했습니다.
16.000 sene önce son buzul azami seviyesine ulaştı ama 70.000 yıl önce şartlar çetinleşmişti.7万年前からすでに 状況は厳しいものでした とても寒く 北半球には 巨大に発達した氷床がありました
16.000 sene önce son buzul azami seviyesine ulaştı ama 70.000 yıl önce şartlar çetinleşmişti.Das letzte glaziale Maximum gab es vor etwa 16.000 Jahren, aber seit 70.000 Jahren wurde es rau.
16.000 sene önce son buzul azami seviyesine ulaştı ama 70.000 yıl önce şartlar çetinleşmişti.Het laatste glaciale maximum werd 16.000 jaar geleden bereikt maar vanaf 70.000 geleden was het heel zwaar.
16.000 sene önce son buzul azami seviyesine ulaştı ama 70.000 yıl önce şartlar çetinleşmişti.הגענו לכיסוי קרח מקסימלי לפי 16,000 שנה, אבל בעקרון, מלפני 70,000 שנה המצב התחיל להיות ממש קשה.
16.000 sene önce son buzul azami seviyesine ulaştı ama 70.000 yıl önce şartlar çetinleşmişti.وصلنا إلى أشد مرحلة جليدية منذ 16000 سنة التي بدأت بالاشتداد أصلا من 70000 سنة
1980'den beridir, kalan buzun bir % 20-30'u daha kaybolmuştur.Čtyři z pěti let s největšími hospodářskými ztrátami v Evropě byly zaznamenány od roku 1997.
1980'den beridir, kalan buzun bir % 20-30'u daha kaybolmuştur.Desde 1980, desapareceram outros 2030 % do gelo restante.
1980'den beridir, kalan buzun bir % 20-30'u daha kaybolmuştur.Από το 1980, χάθηκε ακόμη ένα 2030 % του υπόλοιποι' πάγου.
1980'den beridir, kalan buzun bir % 20-30'u daha kaybolmuştur.От 1980 г. насам са загубени още 2030 % от останалия лед.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.1987-ben hallottam egy történetet egy fiúról, aki alatt beszakadt a jég, és alatta rekedt a folyóban.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.1987 hörde jag en berättelse och en pojke som ramla igenom isen och fångades där under.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.1987년에는 얼음 사이로 떨어져 강 아래에 같힌 한 소년의 이야기를 들었습니다.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.I 1987 hørte jeg en histore om en dreng der faldt gennem isen og var fanget under en flod.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.In 1987 am auzit despre o intamplare cu un baiat care a cazut in apa si a ramas sub gheata.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.In 1987 hoorde ik een verhaal over een jongen die door het ijs was gezakt en daaronder gevangen zat.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.Nel 1987 ho sentito la storia di un ragazzo che cadde in un fiume ghiacciato e rimase intrappolato sott'acqua.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.Vào năm 1987 tôi có nghe câu chuyện về một cậu bé bị ngã xuống dưới băng và bị kẹt dưới một dòng sông.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.V roce 1987 jsem slyšel historku o chlapci, který se propadl do zamrzlé řeky a zůstal uvězněný pod ledem.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.V roku 1987 som počul príbeh o chlapcovi, ktorý sa prepadol cez ľad a bol uväznený pod riekou.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.Vuonna 1987 kuulin tarinan pojasta, joka tipahti jäihin ja jäi kiikkiin joen alle.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.W 1987 r. usłyszałem historię o chłopcu, pod którym załamał się lód i uwięził go pod wodą.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.Το 1987 άκουσα μια ιστορία για ένα παιδί που έπεσε μέσα από πάγο και παγιδεύτηκε κάτω από ένα ποτάμι.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.В 1987-м году я услышал историю о мальчике, который провалился под лед и застрял в реке.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.През 1987г. чух история за момче, което пропаднало през леда, и останало хванато в капан в реката под него.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.ב-1987 שמעתי סיפור על ילד שנפל לתוך הקרח (בנהר שנקפא) ונלכד מתחת לנהר
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.في عام ١٩٨٧ سمعت بقصة عن صبي سقط في الجليد وكان محاصرا تحت النهر
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.氷の隙間から誤って落ちて 凍った川の中に閉じ込められた少年の話を聞きました 彼は息をせず 川の中で45分間も生き延びたのです
2050'ye kadar isviçre Alpleri'ndeki buzulların yaklaşık % 75'inin kaybolması beklenmektedir.Por volta de 2050, é provável que cerca de 75 % dos glaciares dos Alpes suíços tenham desaparecido.
2050'ye kadar isviçre Alpleri'ndeki buzulların yaklaşık % 75'inin kaybolması beklenmektedir.Pre Európsku úniu je boj s klimatickými zmenami kľúčovou environmentálnou prioritou.
2050'ye kadar isviçre Alpleri'ndeki buzulların yaklaşık % 75'inin kaybolması beklenmektedir.Το 2050 περίπου 75 % των παγετώνων στις Ελβετικές Αλπεις είναι πιθανό να έχει εξαφανιστεί.
2050'ye kadar isviçre Alpleri'ndeki buzulların yaklaşık % 75'inin kaybolması beklenmektedir.До 2050 г. около 75 % от ледниците в Швейцарските Алпи се очаква да изчезнат.
36 saatlik dolaşmadan sonra bulabildiğim buzul alan tam olarak 473 metreydi.저는 그래서 적당한 활주로를 찾느라고 - 스키를 타고 36시간을 헤멧는데 제가 간신히 찾은 빙판은
36 saatlik dolaşmadan sonra bulabildiğim buzul alan tam olarak 473 metreydi. Kızağımla tam olarak ölçebildim.Jedyny jaki znalazłem, spędziłem 36 godzin szukając odpowiedniego, był długi idealnie na 473 m.