Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.Dar posibilitatea aceea pălește cum gheața se topește din nou.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.De ez a hasonlóság elhalványul, ha a jég újra elolvad.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.그러나 그런 가능성은 얼음이 다시 녹는 한 희미해집니다.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.Maar dat wordt minder waarschijnlijk zolang ijs blijft smelten.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.Mais cette possibilité s'efface dès que la glace fond de nouveau.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.Ma questa possibilità scompare quando il ghiaccio si scioglie.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.Mas essa parecença esmorece enquanto o gelo for derretendo.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.Mutta sen todennäköisyys pienenee, kunhan jäät vain sulavat.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.Nhưng khi băng tan, sự sống quay lại.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.Pero todo desaparece al derritirse el hielo de nuevo.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor. Su sıvı hale geldiğinde, bir rahim haline geliyor.Ale táto podobnosť mizne, keď sa znovu roztopí ľad.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.Tapi kemungkinan itu memudar selama es mencair lagi.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.Αλλά η πιθανότητα εξασθενίζει όσο ο πάγος ξαναλιώνει.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.Но това сходство избледнява, щом ледът се стопи отново.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.Однако это сходство исчезает, когда начинает таять лёд.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.אך סבירות זו נמוגה כל עוד הקרח שב ונמס.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.ولكن ذلك الإحتمال تلاشى طالما ذاب الجليد مرة أخرى.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.液体の水は 子宮となるのです
Aradaki buzları çözüyordu, bir tabunun üstesinden geliyordu, ve bence bu da tasarımın yapabileceği birşey.Ça brisait la glace, ça surmontait un stigmate, et je pense que c'est aussi ce que le design peut faire.
Aradaki buzları çözüyordu, bir tabunun üstesinden geliyordu, ve bence bu da tasarımın yapabileceği birşey.Era romper el hielo, era superar un estigma, y pienso que eso es algo que el diseño puede hacer.
Aradaki buzları çözüyordu, bir tabunun üstesinden geliyordu, ve bence bu da tasarımın yapabileceği birşey.E' stato un rompere il ghiaccio, superare uno stigma sociale, e credo che il design possa fare anche questo.
Aradaki buzları çözüyordu, bir tabunun üstesinden geliyordu, ve bence bu da tasarımın yapabileceği birşey.덕분에 좌중은 입을 열었죠. 부끄러움을 넘어서는 것 이것도 디자인이 할 수 있는 일이라고 생각해요.
Aradaki buzları çözüyordu, bir tabunun üstesinden geliyordu, ve bence bu da tasarımın yapabileceği birşey.Nó đã phá tan tảng băng, nó đã vượt qua sự mặc cảm, và tôi nghĩ đó cũng là điều mà thiết kế có thể làm.
Aradaki buzları çözüyordu, bir tabunun üstesinden geliyordu, ve bence bu da tasarımın yapabileceği birşey.To przełamało lody, pokonało przepaść. Uważam, że to właśnie potrafi design.
Aradaki buzları çözüyordu, bir tabunun üstesinden geliyordu, ve bence bu da tasarımın yapabileceği birşey.Крига скресла, сором був подоланий і, я думаю, це теж заслуга дизайну.
Aradaki buzları çözüyordu, bir tabunun üstesinden geliyordu, ve bence bu da tasarımın yapabileceği birşey.Лед был сломан, стыд был преодолен и, я думаю, это тоже заслуга дизайна.
Aradaki buzları çözüyordu, bir tabunun üstesinden geliyordu, ve bence bu da tasarımın yapabileceği birşey.זה שבר את הקרח, זה היה להתגבר על סטיגמה, ולדעתי גם זה משהו שהעיצוב יכול לעשות.
Aradaki buzları çözüyordu, bir tabunun üstesinden geliyordu, ve bence bu da tasarımın yapabileceği birşey.كانت بمثابة كسر للحواجز، لدفع الخجل، وايضاً امكانية التصميم لايصال الفكره.
Aradaki buzları çözüyordu, bir tabunun üstesinden geliyordu, ve bence bu da tasarımın yapabileceği birşey.解き放てることも デザインがなしうることなのです
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.Chúng tôi thấy chúng ở Biển Beaufort, nổi lên ở mặt biển hở nơi mà băng tuyết đã tan chảy hết.
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.Estamos a vê-los no mar de Beaufort, a flutuarem em pleno oceano onde o gelo se derreteu.
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.Îi vedem în Marea Beaufort, plutind în largul oceanului unde s-a topit gheaţa.
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.Kami menemukannya di Laut Beaufort, mengambang di laut lepas di mana es telah mencair.
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.우리는 그 사체들을 보포트 바다, 빙하가 녹아버린 곳에서 떠다니는 것을 볼 수 있습니다.
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.Látni őket a Beaufort-tengeren, ahogy a nyílt vízen lebegnek, mert a jég már elolvadt.
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.Li troviamo nel mare di Beaufort, a galleggiare in pieno oceano dove il ghiaccio si è sciolto.
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.Los estamos viendo en el mar de Beaufort flotando en el océano donde el hielo se ha derretido.
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.Näemme niitä Beaufortinmerellä kellumassa avomerellä jään sulettua pois.
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.Nous les trouvons dans la Mer de Beaufort, flottant sur l'océan là où la glace a fondu.
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.Vidíme ich v Beaufortovom mori, ako plávajú v otvorenom oceáne, kde sa všetok ľad roztopil.
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.Vidíme je v Beaufortovo moři, jak plavou na otevřeném moři tam, kde roztál led.
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.Vi hittar dem i Beauforthavet, flytande på öppet hav där isen har smält bort.
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.Vi ser dem i Beaufort Sea, flydende rundt i det åbne hav, hvor isen er smeltet væk.
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.We zien ze in de Beaufortzee. Ze drijven in de open oceaan waar het ijs gesmolten is.
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.Wir sehen sie in der Beaufortsee, sie treiben im offenen Meer, dort wo das Eis weggeschmolzen ist.
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.Znajdujemy je dryfujące w Morzu Beauforta na otwartym oceanie gdzie lód się stopił.
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.Виждаме ги в морето Бофорт, плаващи в открития океан, където се е разтопил леда.
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.Ми бачимо, як їхні тіла плавають у морі Бофорта, у відкритому океані, де лід розтанув.
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.Мы видим их в море Бофорта, в открытом океане, там, где лёд уже растаял.
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.אנו רואים אותם בים בופור, צפים באוקיינוס הפתוח איפה שהקרח נמס לחלוטין.
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.غدونا نراهم في بحر بيفورت وهم عائمون على سطحه جراء ذوبان غطاءه الجليدي
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.氷の溶けた海に浮いているのを見ました 去年はノルウェーで2体見ました 氷の上で目にします
Beni buzların içerisine koymuşlar sonra da ilaca bağlı bir komaya girmişim.Am fost înfăşurată în gheaţă şi până la urmă m-au pus într-o comă indusă medicamentos.
Beni buzların içerisine koymuşlar sonra da ilaca bağlı bir komaya girmişim.Bola som zabalená v ľade a nakoniec uvedená do drogovo navodenej kómy.
Beni buzların içerisine koymuşlar sonra da ilaca bağlı bir komaya girmişim.Ero avvolta nel ghiaccio e mi misero in coma farmacologico.
Beni buzların içerisine koymuşlar sonra da ilaca bağlı bir komaya girmişim.Estava embrulhada em gelo e acabaram por me pôr em coma induzido.
Beni buzların içerisine koymuşlar sonra da ilaca bağlı bir komaya girmişim.Ich war in Eis gepackt und wurde mit Medikamenten ins Koma versetzt.
Beni buzların içerisine koymuşlar sonra da ilaca bağlı bir komaya girmişim.Ik werd in ijs gewikkeld en uiteindelijk in een kunstmatige coma gebracht.
Beni buzların içerisine koymuşlar sonra da ilaca bağlı bir komaya girmişim.Jeg blev pakket ind i is og på et tidspunkt lagt i et kunstigt koma.
Beni buzların içerisine koymuşlar sonra da ilaca bağlı bir komaya girmişim.얼음에 둘러 쌓여서 결국엔 약물유도에 의한 혼수상태로 들어갔지요