Üzerine bardağı dolduracak şekilde kırık buzlar koyulur.Następnie wsypać pokruszony lód do pełna szklanki.
Sürekli etrafa buzlar dağıtır.Lodowiec systematycznie się cofa.
Ancak, Jeannette buzlar arasında kaza yaparak battı.Niestety idyllę przerwał koszmar.
Yüzen buzlar okyanus akıntıları ve rüzgarlar ile taşınır.Dessa öar rör sig med vind och ström.
Belli bir süre sonra aralarındaki buzlar erimeye başlar ve yavaş yavaş birbirlerini tanımaya başlarlar.Tiden går, och båda börjar långsamt att frysa mer och mer.
Denizin güney suları Kuzey Atlantik Akıntıları'ndan dolayı yıl boyunca buzlardan arınık durumdadır.Hamnen hålls isfri året runt tack vare de varma strömmarna från Nordatlanten.
Buzların kırılması çok zordur.Комплекс льодовикових розривів.
Yılın büyük bölümü buzlarla kaplıdır.Значну частину року покритий плавучими льодами.
Nisandan sonra buzları erimeye başlar.Але лід вже почав пускати тріщини.
Yılın büyük bölümü buzlarla kaplıdır.Převážnou část roku je pokryta ledem.
Kuzey Sibirya'da buzlar altında on binlerce donmuş mamut cesetleri vardır.Odhaduje se, že na Sibiři může být stále ukryto ve zmrzlé půdě až 10 milionů mamutů.
Yılın hemen her ayı, deniz tamamen buzlar ile kaplıdır.Culmile munților sunt acoperite cu zăpadă tot anul.
Kimsenin, hatta ünlü Ulysses Moore'un bile ulaşamadığı buzların arasındaki kayıp ülkeye...Ezt a jég birodalmában rejtőző legendás, elveszett várost még Ulysses Moore-nak sem sikerült megtalálnia...
Kışın buzlar delinerek balık avlanır.Jég alatt télen eleven halak úszkálnak.
Nisandan sonra buzları erimeye başlar.Ekkorra a jégmező megolvad.
Yılın büyük bölümü buzlarla kaplıdır.Suurimman osan vuodesta lahti on jäässä.
Sonra buzların üzerine düşerek onları eritir.Sitten hän heitti jäävettä heidän päälleen.
Nisandan sonra buzları erimeye başlar.Nyt kaiken lisäksi kevät sulatti jäätä.
Buz akışlarının yavaş hareket eden buzlardan sınırlandırmış.Suuret jäätiköt sulavat hitaasti.
Belli bir süre sonra aralarındaki buzlar erimeye başlar ve yavaş yavaş birbirlerini tanımaya başlarlar.Niin vahva, että heidän henkilöllisyytensä alkavat hiljalleen sekoittua keskenään.
Limanda yılda ancak üç ay buzlar çözülüdür.Η λίμνη παγώνει έξι μήνες το χρόνο.
Yılın büyük bölümü buzlarla kaplıdır.Μεγάλη έκταση καλύπτεται από πάγους.
Nisandan sonra buzları erimeye başlar.De skal hjem, før isen bryder op.
SinemaTürk'te Buzlar ÇözülmedenIsen brydes på Filmdatabasen
Buzların kırılması çok zordur.Dette modvirkes af gletsjerne.
Yüzen buzlar okyanus akıntıları ve rüzgarlar ile taşınır.Drivis eller pakkis er isen som beveger seg med vind og havstrøm.
Phoenix Mars Lander ise 31 Temmuz 2008’de Mars toprağındaki su buzlarından örnek parçalar almayı başarmıştır.Wahana Phoenix secara langsung mengambil sampel es air di Mars pada 31 Juli 2008.
Rüzgar ve akıntılar yüzen buzlar üzerinde birkaç metre yüksekliğinde çıkıntılar oluşturabilir.Angin dan arus yang membawa es dapat membentuk rimbunan sampai setinggi beberapa meter.
Yüzen buzlar en az 20 metre (66 ft) uzunluğundaki buz parçalarından oluşur.Es hanyutan terdiri dari pecahan-pecana es laut tinggal mengambang sepanjang 20 meter (66 ft) atau lebih.
Latini, her ikisi de sadece çikolata ve şeker içeren, içeceğe dayanan buzlar için iki tarif üretti.Latini đã sản xuất hai công thức cho kem dựa trên thức uống, cả hai đều chỉ chứa sô cô la và đường.
Yılın büyük bölümü buzlarla kaplıdır.Phần lớn thời gian trong năm bị băng che phủ.
Yılın büyük bölümü buzlarla kaplıdır.一年の大半は氷で覆われている。
Bazen buzları delerek besin aradıkları da olur.たまにコップなどを使って腹話術をすることもある。
Ginungagap'ın kıyısında buzlar diyarı Nifleheim ile alevler diyarı Muspelheim yer almaktadır.…… 最初は、北のニヴルヘイムの氷とムスペルヘイムの炎を除いて、何もなかった。
Üzerine bardağı dolduracak şekilde kırık buzlar koyulur.ガラス玉やコップに入った色水など。
Plüton, Güneş'e daha yakınken Plüton'un sert yüzeği ısınır ve böylece buzlar süblimleşir.當冥王星接近太陽時,冥王星固體的表面溫度上升,造成冰的昇華。
Antarktika Kıtası'nın civarında parça buzların kenarında hareket eder.南极洲海岸附近的海面上还漂浮着大量冰架。
Limanda yılda ancak üç ay buzlar çözülüdür.伏尔加河大部流程一年有三个月结冰。
Yazın toprağın üst kısmının buzları çözülür ve zemin bataklık haline dönüşür.夏天時,表面的冰會溶化,令冰看來是白色的。
Yılın büyük bölümü buzlarla kaplıdır.일 년의 대부분은 얼음으로 덮여 있다.
Denizin güney suları Kuzey Atlantik Akıntıları'ndan dolayı yıl boyunca buzlardan arınık durumdadır.הנמל נשאר נקי מקרח במשך כל ימות השנה, הודות לזרם הצפון-אטלנטי החם.
Limanda yılda ancak üç ay buzlar çözülüdür.הנתיב בחלקו פנוי מקרח רק חודשיים בשנה.
Yılın hemen her ayı, deniz tamamen buzlar ile kaplıdır.Целогодишно морето е покрито с дрейфуващи ледове.
Yılın büyük bölümü buzlarla kaplıdır.Голяма част от годината е покрита с ледове.
Denizin güney suları Kuzey Atlantik Akıntıları'ndan dolayı yıl boyunca buzlardan arınık durumdadır.Luka je nezaleđena cijelu godinu zbog utjecaja tople Sjevernoatlantske morske struje.
Yılın büyük bölümü buzlarla kaplıdır.Većina kontinenta pokrivena je ledom.
Üzerine bardağı dolduracak şekilde kırık buzlar koyulur.Sada se te čaše nalaze na sloju leda.
Buzların kırılması çok zordur.Ľadová pokrývka je nestála.
Kuzey Sibirya'da buzlar altında on binlerce donmuş mamut cesetleri vardır.Okrem zmrznutých tiel sa na Sibíri našlo veľa mamutej slonoviny.
15 Haziran 2008’de indiği yerde su buzlarını keşfetti.Víchrica 15. januára 2008 strhla neupevnené stavebné materiály zo stavby do ulíc pod ňou.
Yılın büyük bölümü buzlarla kaplıdır.Večji del leta je zaliv prekrit z ledom.
Yüzen buzlar en az 20 metre (66 ft) uzunluğundaki buz parçalarından oluşur.Plavajoči led je sestavljen iz ledenih plošč, posameznih kosov morskega ledu 20 metrov (66 ft) ali več.
Audhumbla buzları yalayarak ilk tanrı Buri'yi ortaya çıkarmıştır.Krava je z lizanjem ledu ustvarila prvega boga Burija, očeta Bora.
Yazın toprağın üst kısmının buzları çözülür ve zemin bataklık haline dönüşür.V kratkem poletju se zgornja plast snega raztopi in voda ne more nikamor odtekati.
Yılın büyük bölümü buzlarla kaplıdır.Didžiąją metų dalį padengtas ledu.
Limanda yılda ancak üç ay buzlar çözülüdür.Jūrą beveik ištisus metus būna sukaustę ledynai.
Yılın büyük bölümü buzlarla kaplıdır.Suurema osa aastast on jääs.
Anktarktik deniz buzlarında ve göl sularında bulunur.Jäätumise tunnuseid on leitud Sahara kõrbes ja mujal.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.Aber diese Wahrscheinlichkeit schmilzt, solange das Eis wieder schmilzt.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.Ale ta wizja blaknie, gdy tylko lód stopnieje.