Ana içeriğe geç
Sözlük

buzla ile cümle

buzla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Antarktika'nın bazı bölümleri buzla kaplı değildir.Arktinė rūšis – nenutolsta toli nuo ledo krašto.
Yılın büyük bölümü buzlarla kaplıdır.Didžiąją metų dalį padengtas ledu.
Aralık - Haziran arasında tamamen buzla kaplı olan su yüzeyi yılın ufak bir bölümü çözülür.Nuo gruodžio iki birželio dauguma jūros būna sukaustyta ledo.
Limanda yılda ancak üç ay buzlar çözülüdür.Jūrą beveik ištisus metus būna sukaustę ledynai.
Yılın büyük bölümü buzlarla kaplıdır.Suurema osa aastast on jääs.
Anktarktik deniz buzlarında ve göl sularında bulunur.Jäätumise tunnuseid on leitud Sahara kõrbes ja mujal.
Kasım ayından itibaren bahar aylarına kadar buzla kaplı kalır.Novembri algusest aprillini on Sosva kaetud jääga.
Afrika buzla kaplı değildi.Afrika lag nicht unter einer Eisschicht.
Afrika buzla kaplı değildi.Afrika tidak tertutup es.
Afrika buzla kaplı değildi.Afryka nie była pokryta lodem.
Afrika buzla kaplı değildi.No estábamos cubiertos de hielo en África.
Afrika buzla kaplı değildi.Non eravamo coperti di ghiaccio in Africa.
Afrika buzla kaplı değildi.Nous n'étions pas recouverts de glace en Afrique.
Afrika buzla kaplı değildi.Nu eram acoperiţi de gheaţă în Africa.
Afrika buzla kaplı değildi.We zaten hier in Afrika niet onder het ijs.
Afrika buzla kaplı değildi.Африка не была покрыта льдами.
Afrika buzla kaplı değildi.Не сме покрити с лед в Африка.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.Aber diese Wahrscheinlichkeit schmilzt, solange das Eis wieder schmilzt.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.Ale ta wizja blaknie, gdy tylko lód stopnieje.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.Dar posibilitatea aceea pălește cum gheața se topește din nou.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.De ez a hasonlóság elhalványul, ha a jég újra elolvad.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.그러나 그런 가능성은 얼음이 다시 녹는 한 희미해집니다.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.Maar dat wordt minder waarschijnlijk zolang ijs blijft smelten.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.Mais cette possibilité s'efface dès que la glace fond de nouveau.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.Ma questa possibilità scompare quando il ghiaccio si scioglie.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.Mas essa parecença esmorece enquanto o gelo for derretendo.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.Mutta sen todennäköisyys pienenee, kunhan jäät vain sulavat.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.Nhưng khi băng tan, sự sống quay lại.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.Pero todo desaparece al derritirse el hielo de nuevo.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor. Su sıvı hale geldiğinde, bir rahim haline geliyor.Ale táto podobnosť mizne, keď sa znovu roztopí ľad.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.Tapi kemungkinan itu memudar selama es mencair lagi.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.Αλλά η πιθανότητα εξασθενίζει όσο ο πάγος ξαναλιώνει.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.Но това сходство избледнява, щом ледът се стопи отново.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.Однако это сходство исчезает, когда начинает таять лёд.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.אך סבירות זו נמוגה כל עוד הקרח שב ונמס.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.ولكن ذلك الإحتمال تلاشى طالما ذاب الجليد مرة أخرى.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.液体の水は 子宮となるのです
Antarktika'nın neredeyse yüzde 98'i en az bir mil kalınlığında olan buzla kaplanmıştır.남극 대륙의 98%는 얼음으로 둘러싸여있으며 1 마일정도의 두께를 가지고 있지요.
Antarktika'nın neredeyse yüzde 98'i en az bir mil kalınlığında olan buzla kaplanmıştır.98% تقريباً من مساحتها مغطى بالجليد ويبلغ سمكه حوالي الميل.
Antarktika'nın neredeyse yüzde 98'i en az bir mil kalınlığında olan buzla kaplanmıştır.Beinahe 98 % der Antarktis sind von Eis bedeckt, das mindestens 1,6 km dick ist.
Antarktika'nın neredeyse yüzde 98'i en az bir mil kalınlığında olan buzla kaplanmıştır.Casi el 98 % de la Antártida está cubierta por el hielo al menos de 1,6 km de espesor.
Antarktika'nın neredeyse yüzde 98'i en az bir mil kalınlığında olan buzla kaplanmıştır.Gần 98% diện tích Nam Cực là băng tuyết dày ít nhất một mile.
Antarktika'nın neredeyse yüzde 98'i en az bir mil kalınlığında olan buzla kaplanmıştır.L'Antartide è coperta per il 98% circa da ghiaccio di almeno 1,5 km di spessore.
Antarktika'nın neredeyse yüzde 98'i en az bir mil kalınlığında olan buzla kaplanmıştır.Près de 98 % de l'Antarctique est couvert de glace sur au moins 1,6 km d'épaisseur.
Antarktika'nın neredeyse yüzde 98'i en az bir mil kalınlığında olan buzla kaplanmıştır.Quase 98% da Antártida está coberto de gelo com pelo menos 1600 metros de espessura.
Antarktika'nın neredeyse yüzde 98'i en az bir mil kalınlığında olan buzla kaplanmıştır.Σχεδόν το 98% της Ανταρκτικής είναι καλυμμένο από πάγο, με μέσο πάχος τουλάχιστον 1.6 χιλιόμετρα.
Antarktika'nın neredeyse yüzde 98'i en az bir mil kalınlığında olan buzla kaplanmıştır.Почти 98% Антарктики покрыто льдом толщиной по меньшей мере в полтора километра.
Antarktika'nın neredeyse yüzde 98'i en az bir mil kalınlığında olan buzla kaplanmıştır.כמעט 98% מאנטארקטיקה מכוסה קרח לפחות בעובי קילומטר וחצי.
Antarktika'nın neredeyse yüzde 98'i en az bir mil kalınlığında olan buzla kaplanmıştır.氷の厚さは少なくとも1.6 kmあります 南極の気候条件は世界有数の
Aradaki buzları çözüyordu, bir tabunun üstesinden geliyordu, ve bence bu da tasarımın yapabileceği birşey.Ça brisait la glace, ça surmontait un stigmate, et je pense que c'est aussi ce que le design peut faire.
Aradaki buzları çözüyordu, bir tabunun üstesinden geliyordu, ve bence bu da tasarımın yapabileceği birşey.Era romper el hielo, era superar un estigma, y pienso que eso es algo que el diseño puede hacer.
Aradaki buzları çözüyordu, bir tabunun üstesinden geliyordu, ve bence bu da tasarımın yapabileceği birşey.E' stato un rompere il ghiaccio, superare uno stigma sociale, e credo che il design possa fare anche questo.
Aradaki buzları çözüyordu, bir tabunun üstesinden geliyordu, ve bence bu da tasarımın yapabileceği birşey.덕분에 좌중은 입을 열었죠. 부끄러움을 넘어서는 것 이것도 디자인이 할 수 있는 일이라고 생각해요.
Aradaki buzları çözüyordu, bir tabunun üstesinden geliyordu, ve bence bu da tasarımın yapabileceği birşey.Nó đã phá tan tảng băng, nó đã vượt qua sự mặc cảm, và tôi nghĩ đó cũng là điều mà thiết kế có thể làm.
Aradaki buzları çözüyordu, bir tabunun üstesinden geliyordu, ve bence bu da tasarımın yapabileceği birşey.To przełamało lody, pokonało przepaść. Uważam, że to właśnie potrafi design.
Aradaki buzları çözüyordu, bir tabunun üstesinden geliyordu, ve bence bu da tasarımın yapabileceği birşey.Крига скресла, сором був подоланий і, я думаю, це теж заслуга дизайну.
Aradaki buzları çözüyordu, bir tabunun üstesinden geliyordu, ve bence bu da tasarımın yapabileceği birşey.Лед был сломан, стыд был преодолен и, я думаю, это тоже заслуга дизайна.
Aradaki buzları çözüyordu, bir tabunun üstesinden geliyordu, ve bence bu da tasarımın yapabileceği birşey.זה שבר את הקרח, זה היה להתגבר על סטיגמה, ולדעתי גם זה משהו שהעיצוב יכול לעשות.
Aradaki buzları çözüyordu, bir tabunun üstesinden geliyordu, ve bence bu da tasarımın yapabileceği birşey.كانت بمثابة كسر للحواجز، لدفع الخجل، وايضاً امكانية التصميم لايصال الفكره.
Aradaki buzları çözüyordu, bir tabunun üstesinden geliyordu, ve bence bu da tasarımın yapabileceği birşey.解き放てることも デザインがなしうることなのです
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod