Ana içeriğe geç
Sözlük

buzdağı ile cümle

buzdağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak tüm bunlar buzdağının sadece görünen kısmı.مع ذلك، هذه ليست سوى قمة الجبل الجليدي.
Ancak tüm bunlar buzdağının sadece görünen kısmı.人間が紫外線やX線で見ることができたら
B15 buzdağı Ross buz kalıbından kırılıp ayrılmıştı.B15 빙산이 로스 아이스 쉘프 (북극에서 가장 큰 빙산) 를 깨뜨렸습니다
B15 buzdağı Ross buz kalıbından kırılıp ayrılmıştı.De B15 ijsberg brak van de Ross-ijsplaat.
B15 buzdağı Ross buz kalıbından kırılıp ayrılmıştı.Der B-15-Eisberg brach vom Ross-Schelfeis ab.
B15 buzdağı Ross buz kalıbından kırılıp ayrılmıştı.Icebergul B15 s-a prăbușit de pe banchiza Ross.
B15 buzdağı Ross buz kalıbından kırılıp ayrılmıştı.Ledovec B15 se odlomil od Rossovy ledové stěny.
B15 buzdağı Ross buz kalıbından kırılıp ayrılmıştı.L'iceberg B15 s'est détaché de la Barrière de Ross.
B15 buzdağı Ross buz kalıbından kırılıp ayrılmıştı.L'iceberg B15 si staccò dal Ross Ice Shelf.
B15 buzdağı Ross buz kalıbından kırılıp ayrılmıştı.Od Lodowca Rossa oderwała się góra lodowa B-15.
B15 buzdağı Ross buz kalıbından kırılıp ayrılmıştı.O icebergue B15 separou-se da plataforma de gelo Ross.
B15 buzdağı Ross buz kalıbından kırılıp ayrılmıştı.Tảng băng B15 vỡ ra khỏi bãi băng Ross.
B15 buzdağı Ross buz kalıbından kırılıp ayrılmıştı.Το παγόβουνο Β15 αποκόπηκε από το παγετωνικό κάλυμμα Ρος.
B15 buzdağı Ross buz kalıbından kırılıp ayrılmıştı.Айсберг B15 откололся от шельфового ледника Росса.
B15 buzdağı Ross buz kalıbından kırılıp ayrılmıştı.Айсберга Б15 се отдели от ледения шелф Рос.
B15 buzdağı Ross buz kalıbından kırılıp ayrılmıştı.Айсберг В15 відколовся від шельфового льодовика Росса.
B15 buzdağı Ross buz kalıbından kırılıp ayrılmıştı.הקרחון B15 התנפץ ליד מדף הקרח Ross.
B15 buzdağı Ross buz kalıbından kırılıp ayrılmıştı.انفصل الجبل الجليدي B15 عن الجرف الجليدي روس.
B15 buzdağı Ross buz kalıbından kırılıp ayrılmıştı.新聞にはこう書かれていました
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Ahogy a jéghegy elolvad, én belélegzem az ősi atmoszféráját.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.A medida que se derrite un témpano, estoy respirando su atmósfera ancestral.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Když ledové kry tají, vdechuji jejich pradávnou atmosféru.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Keď sa topí ľadovec, nasávam jeho starodávnu atmosféru.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Khi một tảng băng tan chảy, Tôi hít vào cái không khí xưa cũ của nó.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Kiedy góra lodowa topi się wdycham jej antyczną atmosferę.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.하나의 방산이 녹는것은, 빙산이 품고있던 태고의 공기를 호흡하는 것입니다.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Ko se ledena gora topi, vdihavam njeno starodavno atmosfero.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Naarmate een ijsberg smelt, adem ik zijn oude sfeer in.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Når et isbjerg smelter, indånder jeg dens gamle atmosfære.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.När ett isberg smälter andas jag in dess uråldriga atmosfär.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Quando um icebergue derrete, eu estou a inspirar a sua atmosfera antiga.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Quando un iceberg si scioglie io respiro la sua atmosfera atavica.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Quand un iceberg fond, je respire son atmosphère d'années innombrables.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Saat gunung es mencair, saya bernafas dalam atmosfer masa lalu,
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Während ein Eisberg schmilzt, atme ich seine vorzeitliche Atmosphäre ein.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Καθώς λιώνει ένα παγόβουνο, αναπνέω την αρχαία του ατμόσφαιρα.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Докато айсберга се топи, аз дишам неговата древна атмосфера.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Когда тает айсберг, я вдыхаю его древнюю атмосферу.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Коли тане айсберг - я вдихаю його давню атмосферу.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.כשקרחון נמס, אני נושמת את האטמוספרה העתיקה שלו.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.بذوبان كتلة الجليد المتحركة، أتنفس هواءها العتيق.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.私が吸っているのは 太古の空気なのです 氷山が解けるとき
Bir buzdağına baktığınızda onların izole olduklarını, ayrı ve yalnız olduklarını düşünmek kolaydır.사람들이 빙산을 바라보며, 쉽게 가지는 생각은 "그들은 고립되어있어" "그들은 분리되어있고 외로와"라고 생각합니다.
Bir buzdağına baktığınızda onların izole olduklarını, ayrı ve yalnız olduklarını düşünmek kolaydır.Дивлячись на айсберг, можна подумати, що він ізольований, що він відокремлений і самотній.
Bir buzdağına baktığınızda onların izole olduklarını, ayrı ve yalnız olduklarını düşünmek kolaydır.זה קל לחשוב, כשאתם מסתכלים על קרחון, שהם מבודדים, שהם נפרדים ולבד,
Bir buzdağına baktığınızda onların izole olduklarını, ayrı ve yalnız olduklarını düşünmek kolaydır.من السهل الإعتقاد، حين ننظر إلى كتلة جليد متحركة، أنها منعزلة، أنها منفصلة ووحيدة،
Bir buzdağına baktığınızda onların izole olduklarını, ayrı ve yalnız olduklarını düşünmek kolaydır.孤独なのだなとか ひとりぼっちなのだなと 考えがちです
Biz DNA buzdağının sadece ucunu görüyoruz.Chúng ta chỉ mới thấy đỉnh của tảng băng DNA.
Biz DNA buzdağının sadece ucunu görüyoruz.우리는 'DNA 빙산'의 일각만을 보고 있는 것이죠.
Biz DNA buzdağının sadece ucunu görüyoruz.Estamos apenas a ver a ponta do icebergue do ADN.
Biz DNA buzdağının sadece ucunu görüyoruz.Kita hanya melihat ujung dari DNA yang sangat banyak.
Biz DNA buzdağının sadece ucunu görüyoruz.Nous n'apercevons que la partie émergée de l'iceberg de l'ADN.
Biz DNA buzdağının sadece ucunu görüyoruz.Sólo estamos viendo la punta del iceberg del ADN.
Biz DNA buzdağının sadece ucunu görüyoruz.Stiamo vedendo solo la punta dell'iceberg del DNA.
Biz DNA buzdağının sadece ucunu görüyoruz.Vedem doar vârful aisbergului ADN.
Biz DNA buzdağının sadece ucunu görüyoruz.Vi ser bare top af DNA-isbjerget.
Biz DNA buzdağının sadece ucunu görüyoruz.We zien enkel de top van de DNA-ijsberg.
Biz DNA buzdağının sadece ucunu görüyoruz.Widać zaledwie wierzchołek góry lodowej DNA.
Biz DNA buzdağının sadece ucunu görüyoruz.Wir sehen nur die Spitze des DNA-Eisberges.
Biz DNA buzdağının sadece ucunu görüyoruz.Βλέπουμε μόνο την κορυφή του παγόβουνου του DNA.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod