Buzdolabında saklanır.Blandningen står i kylen.
Bunlarda buz halinde bulunan su miktarı çok önemlidir.På grund av vätebindningarna i vatten är smältpunkten för is mycket hög.
Bayıldıktan sonra askerlerden bir tanesi, kafasından aşağı buzlu su boşaltıyordu.Hon svarade genom att hälla ut ett glas isvatten i hans ansikte.
Bir bardak buzlu su..(Jag vill ha en glass.)
Vatnajökull, İzlanda'nın en büyük buzuludur.Morsárfoss är Islands högsta vattenfall.
Spengler Kupası İsviçre'nin Davos kasabasında her yıl düzenlenen buz hokeyi turnuvasıdır.Spengler Cup är en internationell ishockeyturnering som spelas i Davos i Schweiz kring jul-nyår varje år.
İsveç buz hokeyi takımı Färjestads BK'nın taraftarıdır.I staden spelar ishockeylaget Färjestad BK.
Tüm buz hokeyi kariyeri boyunca New York Rangers Buz Hokeyi Takımı'nda oynadı.Han spelade för New York Giants under hela sin professionella karriär.
Yüzen buzlar okyanus akıntıları ve rüzgarlar ile taşınır.Dessa öar rör sig med vind och ström.
Dondurulan biradaki buz taneciklerinin uzaklaştırılmasıyla elde edilir.Detta används av Isbrytare när de har frusit fast i isen.
Buzdolabı bozulmuş.Kylskåpsmagneter.
Aynı zamanda iki paralel buzulun birbiriyle çarpışmasından da oluşabilir.Det kan också hända att två företag köper in sig i varandra för att förhindra uppköp.
Sungurlu asfaltı ile arasındaki yolun ocak –şubat aylarında kar yağışından dolayı buzlanma meydana gelir.Februari - Vasaloppet ställs in på grund av snöbrist .
Kırmızı Gül Buz İçinde.Ružica ingår i Ledenice.
Antarktika'nın %98'i buz tabakası ile kaplıdır.Över 90 procent av öns yta är täckt av glaciärer.
İstasyon bir buzulun üstünde durmaktadır ve yılda 10 metre kaymaktadır.Eftersom basen ligger på en glaciär flyttar den sig cirka 10 meter per år.
Uluslararası Buz Hokeyi Federasyonu resmî genel ağ sayfasıInternational Ice Hockey Federation. webbplats
Arktik Okyanusu'ne ulaşmayı hedeflediğinde dev buz kitleleri yolunu kesti ve Hawaii'ye geri döndü.Efter att ha stoppats av isen i norr återvände expeditionen till Hawaii för att övervintra.
"İzbırak (Uludoruk, Gelyasin) Buzulu".För versmåttet ve, se Ve (versmått).
Jungfrau-Aletsch koruma alanı Alplerdeki en büyük buzulları içerir.Här finns även Jungfrau-Aletsch-naturskyddsområdet, ett av de mest glacierade områdena i Alperna.
18 Mart - Aleksey Yagudin, Rus buz patenci.18 mars – Aleksej Jagudin, rysk konståkare.
Bazı buzullar ise günde birkaç metre hızla hareket eder.Fronten rör sig med en fart av uppskattningsvis ett par meter om dygnet.
Buzluca (Bulgarca: Бузлуджа) Koca Balkan Dağları'nda bulunan 1441 metrelik bir doruktur.Buzludzja är en 1441 meter hög bergstopp i Bulgarien.
Bu dağ, muhtemel bir buz yanardağı olarak belirlenmiştir.De används trolig för att klättra upp på isflak.
Barbara Ann Scott (9 Mayıs 1928 - 30 Eylül 2012), Kanadalı buz patencisi.Barbara Ann Scott, född 9 maj 1928 i Ottawa, död 30 september 2012, var en kanadensisk konståkare.
Belli bir süre sonra aralarındaki buzlar erimeye başlar ve yavaş yavaş birbirlerini tanımaya başlarlar.Tiden går, och båda börjar långsamt att frysa mer och mer.
Aslında bütün buzul aşındırma şekilleri üç temel süreç ile gerçekleşmektedir.Vilken som helst orientering kan åstadkommas genom en följd av tre elementära rotationer.
Yan yana dönüşler buz dansında yoktur.Varför är där ingen is till punschen?
Buzulların genişlediği alanlarda akışa paralel olarak şekillenirler.Det är vanligt att belysningselement i större lokaler är parallellkopplade.
Denizin güney suları Kuzey Atlantik Akıntıları'ndan dolayı yıl boyunca buzlardan arınık durumdadır.Hamnen hålls isfri året runt tack vare de varma strömmarna från Nordatlanten.
Pirogov Buzulu Antarktika'da.Roborovskogo är en kulle i Antarktis.
Günümüzde, buzulun önemli bir kısmı halen döküntü örtüsü altında bulunmaktadır.Idag har stora delar av pusztan uppodlats.
Natural Ice, ABD'de en çok satılan buz biralarından biridir.BRP är en av världens mest sålda snöskotrar.
Buz gibi suda yüzmeyi denemesi çılgınlıktı.Det var galet av honom att försöka simma i det iskalla vattnet
Pizza salatası, servis edilmeden önce birkaç saat buzdolabında bekletilir.Pizzasalladen brukar stå och dra några timmar eller längre i kylskåp innan den serveras.
Sagawa iki gün boyunca çeşitli vücut parçalarını yemiş ve diğer parçaları buzdolabında saklamıştır.Протягом двох днів Саґава поїдав різні частини її тіла.
Günde birkaç kez 20-30 dakika boyunca uygulanan buz ağrıyı azaltır.Для угамування болю прикладають лід на 20-30 хвилин декілька разів на день.
Daha hızlı dondurma, daha küçük buz kristalleri üretir ve hücresel yapıyı korur.Швидке заморожування створює менші кристали льоду і зберігає клітинну структуру.
Edward’ın cildi “mermere benzer” – çok soluk ve buz gibidir, ayrıca güneş ışığında parlar.Шкіра Едварда, «як порцеляна» — дуже бліда, холодна, як лід, і блищить на сонці.
Buzdolabında muhafaza edilmelidir.Зберігати в холодильнику.
Buzlu çay veya ice tea, genellikle bir bardakta buzlu olarak servis edilen soğuk çay türü.Чай з льодом (або холодний чай) — одна з форм холодного чаю, як правило, подається в склянці з льодом.
Onlar, aynen senin bir buz bloğu içindeki balığı görebildiğin gibi, katmanların içini görebilirlerdi.Вони могли бачити скрізь шари, так само, як ви можете бачити рибу, заморожену в блоці льоду.
Ross Denizi, Ross Buz Sahanlığı altındaki alanı ve Batı Antarktika'nın bir kısmını kapsar.Вона включає море Росса, терен під шельфовим льодовиком Росса і частину Західної Антарктиди.
Son buzul çağı boyunca buzlanma ve insanoğlunun doğuşu Avrupa faunasının yayılmasını etkiledi.Зледеніння в останній льодовиковий період та наявність людини вплинули на розподіл європейської фауни.
Elektrikler kesilince buzdolabındaki tüm yiyecekler bozulmuş.Їжа в магазинах і холодильниках зіпсується.
Sonrasında plastik bir kutuda buzdolabından 4-5 gün tutulabilir.Такий клей можна зберігати в холодильнику 4-5 днів.
Lenin nükleer buzkıranı, dünyanın nükleer enerjiyle çalışan ilk gemisidir.Ленін — перший у світі корабель з ядерною силовою установкою.
İrfan Buz (d.Мороз О. Г.
Buzullar, içeriden ve dışarıdan olmak üzere iki şekilde hareket eder.Він же зробив кілька фотографій всередині і зовні.
Aralarında buzdan bir köprü vardır.Між ними — великий льодовик.
Buz gücüne sahiptir.Володіє силою льоду.
Buzların kırılması çok zordur.Комплекс льодовикових розривів.
Ama ilk katmandan ötesini, buzun içini, göremiyorlar.Але вони не можуть бачити повз першого шару, в лід.
Buzz - Kabadayı olmak isteyen kaba çocuktur.Великий Кролик — хуліган, що хоче потоваришувати з бобрами.
Fakat bu buzlanma 3-4 gün içersinde erir.Сніг випадає раз на 3-4 роки.
Buzdolabı bozulmuş.Було відремонтовано холодильне обладнання.
Her bir parçayı buzdolabına koyup 20 dakika kadar (yağ donana kadar) bekletin.Загортаємо у серветку й хвилин на двадцять ставимо у холодильник.
Aynı zamanda buzul çökelleri bu bölgede ortaya çıkar.Сніг також випадає лише у цих районах.
Babası buzdolabı tamircisiydi.Його власником був поміщик Мороз.
1927 yılında, Zamboni ve Lawrence bir buz üretim tesisi açarak kalıp buz işine girdi.У 1927 році він та Лоренс увійшли у льодовиробничу галузь із власною льодовою фабрикою.