Ana içeriğe geç
Sözlük

buz ile cümle

buz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Günümüzde en yaygın olarak kullanılan soğutucu türü buzdolabıdır.Jest to najczęściej spotykana chłodnica zwrotna.
Ancak, Jeannette buzlar arasında kaza yaparak battı.Niestety idyllę przerwał koszmar.
Sagawa iki gün boyunca çeşitli vücut parçalarını yemiş ve diğer parçaları buzdolabında saklamıştır.Ciało zjadał kawałek po kawałku przez następne miesiące, trzymając fragmenty w zamrażalniku.
Bayıldıktan sonra askerlerden bir tanesi, kafasından aşağı buzlu su boşaltıyordu.Po podcięciu gardła jeden z terrorystów odciął mu głowę.
Çok eskiden Pötürge, Malatya'dan gelip, Buzluca mevkisine yerleşmişlerdir.Powstały one w Poznaniu, Gnieźnie oraz na Ostrowie Lednickim.
Bugünkü kutup buz örtüleri jeolojik olarak oldukça yenidir.Budowa Czerwonych Wierchów jest dość zróżnicowana geologicznie.
Buzda kapışma.Bitwa na lodzie.
Kutuplarda buzullar yoktur ve deniz seviyeleri yüksektir.W mieście nie ma plaży, ale są tu nadmorskie klify.
Eemiyan 130.000 yıl önce başlamış ve 115.000 yıl önce sona eren buzularası dönemdir..Jego ostatni wybuch miał miejsce 150 000 lat temu, więc dziś jest już wygasły.
Ayrıca sokak satıcıları buzlu içecekler de satarlar.Bywają tam też instalowane automaty do sprzedaży napojów zimnych i gorących.
Eriyen buzul seviyelerinin en yüksek olduğu dönem yaz aylarıdır.Na miesiące letnie przypada największa ilość opadów.
3-12 Nisan 2015'te IIHF Buz Hokeyi Dünya Şampiyonası III. Klasman karşılaşmaları İzmir'de yapılmıştır.Mistrzostwa Świata w Hokeju na Lodzie III Dywizji 2015 zostały rozegrane w dniach 3 - 12 kwietnia w Izmirze.
Buz Devri serisinin üçüncü filmidir.Film jest trzecią częścią filmu Epoka lodowcowa.
İlkbahar (hotenh kkokk’a) mevsimi buz tutmuş kar üsütünde seyahat edilen aylardır.Wiosną długo zalega w wąwozie śnieg.
Tom buzdolabındaki yemekleri kendisi yemeğe başlar ve ikisi arasında kıyasıya bir mücadele başlar.Za każdym razem, gdy jest u Krawczyków, je z nimi obiad i zagląda do ich lodówki.
Dağlarının zirveleri büyük buzullarla kaplıdır.Wejścia do nor są zwieńczone dużymi kopcami.
Ayrıca bunların ışıktan korunması ve buzdolabında saklanması da önemlidir.Ponadto został on wyposażony w radio i lodówkę.
Buzullar arası dönem, buzul dönemleri arasında daha sıcak iklim koşullarına sahiptir.Na przykład klimatyzator zużywa więcej energii po południu, kiedy jest gorąco.
Toplam arazinin 500 000 km² sini buz kaplamıştır.Od około 15 milionów lat większą część kontynentu pokrywa lód.
Buzz - Kabadayı olmak isteyen kaba çocuktur.Percy Nibblemore – kozioł, który chciał dopaść narwala.
Spengler Kupası İsviçre'nin Davos kasabasında her yıl düzenlenen buz hokeyi turnuvasıdır.Spengler Cup) – coroczny towarzyski turniej w hokeju na lodzie odbywający się w szwajcarskim Davos.
Yeryüzü geçmişinde en azından beş başlıca buz çağı bulunmaktadır.Za 5 milionów lat na Ziemię powróciła epoka lodowcowa.
Adanın hemen hemen tamamı dağlık olup, buzul vadiler ve göllerle kaplıdır.Wyspa jest owalna, prawie w całości pokryta lodem.
Bazı balıkları buzu kırarak çıkarırlar.Z kilkunastu z nich spływają lodowce.
Buradaki halkın ana geliri, buzulları ziyarete gelen turistler oluşturur.Cukierki są sprzedawane głównie jako pamiątka dla turystów odwiedzających prowincję.
Cappellini buz patenine üç yaşındayken başladı ve 12 yaşında geldiğinde buz dansı’na geçti.Cappellini zaczęła jeździć na łyżwach kiedy miała 3 lata, a na taniec zdecydowała się w wieku 12 lat.
Antarktika buz sahanlıkları listesi.Wakacje w Arenie Lodowej.
Buz patenine yedi yaşında başlamıştır.Treningi hokeja na lodzie rozpoczął w wieku 7 lat.
Doktorlar en azından iki hafta buzdan uzak durmasını tavsiye etti.Zdaniem lekarzy miał się nie pojawić na boisku przez około 12 miesięcy.
Artık su ve buz parçalarına dönüşüp değişik formlarda hayatını sürdürebilmektedir.Jego zdolnością jest przemienianie wody i innych cieczy w lód oraz nadawanie im kształtu.
Lenin nükleer buzkıranı, dünyanın nükleer enerjiyle çalışan ilk gemisidir.NS "Lenin" – radziecki lodołamacz, pierwszy na świecie niewojenny statek o napędzie jądrowym.
Onlar, aynen senin bir buz bloğu içindeki balığı görebildiğin gibi, katmanların içini görebilirlerdi.Det visar sig dock att de spår i snön som de följer tillhör dem själva.
Kariyeri 2001 yılında BZRK Records'un başındaki Dj Buzz Fuzz'a bir demo kaydı göndermesinden sonra başladı.Hans karriär började år 2001 när han efter ett demoinskick till DJ Buzz Fuzz blev signad av BZRK Records.
Fleet "Tam önümüzde buz dağı var!" şeklinde bağırdı.Fleet svarade: "Isberg, rakt föröver!"
Buzul bölgesi, Saltfjellet-Svartisen Milli Parkı içindedir.Svartisen ingår i Saltfjellet-Svartisen nationalpark.
Buzdolabının mucidi olarak tanınır.Kylskåp räknas som en vitvara.
25 Eylül - Mao Asada, Japon buz patenci.25 september – Mao Asada, japansk konståkerska.
Titanik bir buzdağına çarparak battı.Titanic hade gått på ett isberg.
Kar ve buzlanma oldukça azdır.Snö och värmeböljor är sällsynta.
Bu bölgede buzun tamamı bir arada hareket eder.Då rör sig isen åt olika håll på de olika sidorna.
Tom buzdolabındaki yemekleri kendisi yemeğe başlar ve ikisi arasında kıyasıya bir mücadele başlar.Nästa morgon får han se Roberts penis i kylskåpet och börjar då allvarligt tvivla på deras förhållande.
2000 Dünya Buz Hokeyi Şampiyonası için inşa edilmiş ve 2000 yılında açılmıştır.Den byggdes inför VM i ishockey 2000 och öppnades 1999.
Bir kilometre çapında bir buzulun erimesi için yaklaşık 30 yıllık bir zaman gerekmektedir.Med andra ord tar det cirka tre timmar att förbränna en halvliter starköl.
İlçede çok sayıda buzul gölü bulunmaktadır.I Elva finns gott om lax.
Son buzul dönemi de yaklaşık 10,000 yıl önce sona ermiştir.Den senaste istiden slutade för omkring 10 000 år sedan.
Güneş ışığı buz tarafından saçılıyorsa bulut yeşilimsi bir renk alır.När järn förorenar glasmassan får glaset grön färg.
Soğuk Doğu Grönland Akıntısı Danimarka Boğazı'ndan geçer ve buzdağları kuzey Atlas Okyanusu'na taşırır.Den kalla Östra Grönlandsströmmen passerar sundet och för med sig isberg till Nordatlanten.
Diğer yandan, Buzullaşmalararası ise buzullaşma periyotları arasında geçen daha ılıman iklim dönemleridir.Än mer bisarr är den oseriösa atmosfär som konversationerna har.
İngiliz buz patenci Jenna McCorkell ile evlidir.Han är förlovad med den brittiska konståkerskan Jenna McCorkell.
Yazın bile buz üretmesi ile tanınır.Det finns även möjlighet till glaciärskidåkning på sommaren.
Javier Fernández López (doğum 15 Nisan 1991; Madrid, İspanya) İspanyol buz patenci.Javier Fernández López, född 15 april 1991 i Madrid i Spanien, är en spansk konståkare.
Genelde Buzölüm Drizzt'in sağ elinde yer alır.I princip körs tågen alltid i högertrafik.
Son buzul dönemi yaklaşık 15.000 yıl önce sona erdi.Den senaste istiden började för cirka 115 000 år sedan.
14 milyon km2lik bir alanı kaplar ve 30 milyon km<sıp>3lük buz içerir.Den täcker en yta på nästan 14 miljoner kvadratkilometer och innehåller 30 miljoner kubikkilometer is.
Rendelenmiş buz.Isen där skulle hålla.
Mavi bir kıyafet giyer ve buz güçlerini veren sihirli tacını takar.Han bär blå dräkt, och behärskar is.
O zamandan beri buzullar geri çekilmektedir.Strandlinjen har sedan dess dragit sig tillbaka.
Aşağı Grindelwald buzulu, İsviçre'nin Bern Alplerinde, Grindelwald'ın güneyinde bulunan bir vadi buzulu.Wetterhorn, är ett berg i de schweiziska alperna i närheten av byn Grindelwald.
1810’da, Sir John Leslie yapay olarak suyu buza dondurdu.År 1810 var John Leslie först med att tillverka artificiell is.
Commonwealth Buzulu resimleriGravar på Komitas Pantheon
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod